Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Sohbetler » Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri » Bediüzzaman’ın Gençliği, Gençliğin Bediüzzaman'ı

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 10-28-2007, 18:17   #1 (permalink)
Profesör
 
Kultanesi kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Konum: Sükûtun dinginliğinde esen bir rüzgârım şimdi.
Mesaj: 2,176
Tecrübe Puanı: 416
Rep Puanı: 41261
Rep Derecesi: Kultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond repute
Kultanesi is offline  
Varsayılan Bediüzzaman’ın Gençliği, Gençliğin Bediüzzaman'ı


Bazı insanlar bu dünyaya bir boşluğu doldurmak üzere gelirler. Onlar buradaki
görevlerini tamamlayıp da sonsuzluğa göçtükleri zaman, dünyanın eksik bir
parçası daha tamamlanmış olur. Zira kader, dünyamızı, içindekilerle, bilhassa
o büyük insanlarla beraber planlamıştır. Onların bu dünyada ne kadar önemli
bir yere sahip olduklarını anlamak için, kendilerinin bulunmadığı zamanları
dikkate almak yeter. Meselâ Sinan olmasaydı Süleymaniye’siz bir İstanbul
ile, Mevlânâ olmasaydı Mesnevî’siz bir dünya ile yetinmek zorunda kalacaktık.

Bediüzzaman Said Nursî’nin olmadığı bir dünya da, hiç kuşku yok ki,
bugünkünden yoksul bir dünya olurdu. O da bu dünyanın önemli bir eksiğini
tamamlamak üzere aramıza gelmiş, Risale-i Nur’u yazmış ve buradan
gitmiştir. Ya bu dünyada bir Bediüzzaman yaşamış olmasaydı?

Bu ihtimali, sadece bir eserin yokluğu şeklinde düşünmek yanıltıcı olabilir.
Gerçi Risale-i Nur gibi bir eserin yokluğu da dünya için büyük bir kayıp
olurdu; ama “Bediüzzaman olmasaydı ne olurdu?” sorusuna verilecek cevabın
önemli bir bölümünü de gençliğin durumunda aramak gerekir. Çünkü onun
ve eserlerinin asıl tesiri gençlik üzerinde görülmüştür. O kadar ki,
Bediüzzaman hakkında “Bu dünyaya gençler için gönderilmiştir” demek bir
abartı olmaz. Erbilli Esad Efendi ve Bediüzzaman ile ilgili olarak Sami Efendi
tarafından nakledilen hatıra da bu hükmü doğruluyor:

“Bendeniz Kelâmî dergâhında hizmet ederken, Bediüzzaman Hazretleri
başında poşusu, belinde silâhıyla, efevâri bir kıyafetle ziyarete gelirdi.
Bediüzzaman Hazretleri o zaman gençti. Esad Efendimize sorular sorardı.
Cevabını alınca ‘Allahü ekber’ der, hemen ayağa kalkardı. Kadirî tarikatinden
ders aldı. Bir defasında Bediüzzaman gittikten sonra Esad Efendi ‘Bu genç,
gençlere hizmetle görevli. İstikbalde gençlere iman dâvâsında çok büyük
hizmetler yapacak. Ama hâlâ kendisi bunu bilmiyor; kendisine söylenmedi’ dedi.”1

Bediüzzaman’ın kendi gençlik dönemi, İslâm ve insanlık âleminin

problemlerine, özellikle eğitim problemine çözüm arayışları içinde geçti. O,
dünyanın büyük çalkantılar içinde olduğunu ve bu çalkantılardan, çok farklı
bir dünya olarak çıkacağını görüyordu. Bediüzzaman, eski eğitim
yöntemlerinin bu yeni dünyaya çok fazla birşey anlatamayacağını da
görüyordu. Ne var ki, zamanı, onu anlamaya hazır değildi. O da zamanını bir
yana bırakıp istikbale, istikbalin gençlerine yöneldi.

Bediüzzaman, Hutbe-i Şamiye’de naklettiği bir anısında, bir tren
yolculuğundaki mübahasesinden söz eder. Bu sohbetteki yol arkadaşları ve
muhatapları iki genç aydındır. Fakat Bediüzzaman, onların yanı sıra,
geleceğin gençlerine de hitap etmeyi ihmal etmez ve her ikisine birlikte
şöyle seslenir:

“Ey bu şimendiferdeki arkadaşlarım ve elli sene sonra fenlere çalışan
kardeşlerim. . . Ey kardeşlerim ve elli sene sonra bu sözleri işiten
arkadaşlarım!”

Bediüzzaman’ın Münazarat’taki asıl muhatapları ise, daha da uzak bir
istikbalin gençleridir; çünkü zamanındaki muhataplarında kendisine kulak
verecek bir kavrayış bulamamıştır. Onlara, “İşte ben de sizinle
konuşmayacağım; şu tarafa dönüyorum, müstakbeldeki insanlarla
konuşacağım” der ve yüzyıllar sonrasına seslenir:

“Ey üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş ve sâkitâne
Nurun sözünü dinleyen ve bir nazar-ı hafî-i gaybî ile bizi temâşâ eden Said'ler,
Hamza'lar, Ömer'ler, Osman'lar, Tâhir'ler, Yûsuf'lar, Ahmed'ler, ve saireler!
Sizlere hitap ediyorum. Başlarınızı kaldırınız, ‘Sadakte’ deyiniz. Ve böyle
demek sizlere borç olsun. Şu muâsırlarım, varsın beni dinlemesinler. Tarih
denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla
sizinle konuşuyorum. Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ
bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek
açacaktır.”

Bediüzzaman, gün gelip de Risale-i Nur’ları telif etmeye başladığı zaman,
gençliğindeki gibi zamanın anlayışsızlığıyla karşılaşmadı. Daha Risale-i
Nur’un tamamı değil, pek azı bile telif edilmemişken, insanlar onun etrafında
pervane olmaya başladılar. Risaleler birer ikişer yazıldıkça elden ele dolaşıyor,
akşamı veya sabahı beklemek bile onun müştaklarına zor geliyordu. Nihayet
Bediüzzaman, genciyle, yaşlısıyla, ama daha çok gençleriyle, kendisini
anlayan insanları karşısında bulmuştu. Artık zamanına arkasını dönüp de elli
sene veya üç yüz sene sonrasına seslenmesine gerek yoktu. Ne çare ki, bu
defa gençliğe gözünü diken başkaları da vardı. Üstelik bu gözler hiç de iyi
niyetli bakmıyorlardı zamanın ve istikbalin gençliğine. Fakat bunu
anlayabilmek ve o günkü meş’um çabaların yıllar sonra vereceği sonuçları
görebilmek için de yine Bediüzzaman’ın gözüne sahip olmak ve bakışını
istikbal üzerinde netleştirmek gerekiyordu.
Yine yıllar boyu istikbalden söz etti Bediüzzaman. Yirmi sene sonraki
tokatlardan, elli sene sonra ortaya çıkacak ve şanlı geçmişini lekeleyecek
nesillerden söz etti. Verdiği haberler de, ne yazık ki, günü gününe
gerçekleşti. Bununla beraber, Bediüzzaman, o dehşetli yangından, pek çok
şeyi kurtarmaktan da geri kalmadı. Ve bu çabalarında, kendisine pek çok
yardımcı da buldu. Kurtardıklarının da, yardımcılarının da çoğunluğu gençlerdi.

Doksan yıllık bir ömrü tamamlayaraka bâki âleme göçerken, Bediüzzaman,
arkasında Anadolu’ya kök salmış bir iman hizmeti ve büyük bir gençlik
kitlesi bırakmıştı. O gün bugündür o kitle daha da büyüyor ve gençleşiyor.
Zaman geçtikçe Kur’ân’ın gençleştiğini âleme haykıran bir iman ve Kur’ân
hizmeti, bu dâvâsının maddî tezahürlerini kendi üzerinde de gösteriyor.
Bediüzzaman’ın canhıraş feryatlarına kulak tıkayanlar ise evlâtlarını
Satanistlerin, Hıristiyanların, alkol ve uyuşturucu simsarlarının elinden
kurtarmaya çabalamakla meşguller! Bediüzzaman’ın seslendiği üç yüz sene
sonrasının nesilleri henüz gelmedi; fakat Bediüzzaman, onlardan beklediği
cevabı birkaç neslin gençliğinden almış bulunuyor.



ÜMİT ŞİMŞEK
__________________
...

Dua sardım kalbime, dilime dua ve sabrıma dua
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-29-2007, 13:04   #2 (permalink)
bir varmış..bir yokmuş...
 
Desis kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: şimdilik dünya'da...
Mesaj: 1,591
Tecrübe Puanı: 37
Rep Puanı: 3361
Rep Derecesi: Desis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond repute
Desis is offline  
Varsayılan


çok güzel bir yazı.Üstadın hitapları, özellikle kardeşlerim deyişi çok duygulandırıcı...
__________________
Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
Gölgemin peşinden yürür giderim...
N.F.K.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-07-2007, 20:32   #3 (permalink)
Doçent Doktor
 
hayatın_rengi kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: sonsuzluğun sonsuzluğunda AFAK-I SEVDA'nın derinliklerinde..
Mesaj: 1,170
Tecrübe Puanı: 14
Rep Puanı: 1055
Rep Derecesi: hayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud of
hayatın_rengi is offline  
Varsayılan


teşekkür ederim gerçekten çok güzeldi..
__________________
think first!..
think fast!..
think different!..
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 06:54.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382