Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Sohbetler » Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri » Risale-i Nurda kıyametin tarihi var mı?

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 09-03-2008, 16:51   #1 (permalink)
Doçent Doktor
 
edit kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,663
Tecrübe Puanı: 498
Rep Puanı: 49493
Rep Derecesi: edit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond reputeedit has a reputation beyond repute
edit is offline  
Varsayılan Risale-i Nurda kıyametin tarihi var mı?


Soru 27-Mayıs-2007 - 00:56:43
Üstad Bediüzzaman Hazretleri Risalede bir yerde kıyamet tarihini haber vermektedir.Ama bildiğimiz kadarıyla kıyametin ne zaman kopacağını kimse bilmemektedir.Bu konuda bilgi verir misiniz?

Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;


Aşağıda sunulan kısım, Bediüzzamanın ahirzamanla ilgili bir hadisi yorumudur. Cifr denilen özel bir hesap yolu ile kendi kanaatini yazmıştır. Bu bir kanaattir ve kesinlik ifade etmez. Zaten yazıda dört defa kullanılan “gaybı ancak Allah bilir” ve iki defa kullanılan “gerçek ilim Allah katındadır.” mealindeki ayetler bu manaya açıkça işaret etmektedirler. Alttaki yazıya dayanarak “Bediüzzaman kıyametin tarihini haber veriyor, bu ise ayet ve hadislere aykırıdır” sonucuna varmak insafsızlık-tabi sizi tenzih ederiz-. olur.

Ahirzamandan haber veren mühim bir hadis "la tezalu taifetun min ümmeti zahirine alel hakki hatta ye'tiyallahu bi emrihi" -1- Ramazan-ı Şerifte onuncu günün ikinci saatinde birden bu hadis-i şerif hatırıma geldi. Belki, Risale-i Nur şakirtlerinin taifesi ne kadar devam edeceğini düşündüğüme binaen ihtar edildi. "la tezalu taifetun min ümmeti" -şedde sayılır, tenvin sayılmaz-fıkrasının makam-ı cifrîsi 1542 ederek nihayet devamına ima eder."la y'lemul gaybe illallah" -şedde sayılır- "zahirine alel hkki" fıkrası dahi, makam-ı cifrîsi 1506 edip, bu tarihe kadar zahir ve âşikârâne, belki galibane, sonra ta '42'ye kadar gizli ve mağlubiyet içinde vazife-i tenviriyesine devam edeceğine remze yakın ima eder. Ve'l-ilmû indallah; "velilmu indallah laye'lemul ğaybe illalah" -şedde sayılır- "hatta ye'tiyallahu bi emrihi" fıkrası dahi, makam-ı cifrîsi 1545 olup kâfirin başında kıyâmet kopmasına ima eder.Lâ ya'lemu'l-ğaybe illâllah.

Câ-yı dikkat ve hayrettir ki, üç fıkra bil'ittifak bin beş yüz tarihini göstermeleriyle beraber, tam tamına mânidar, mâkul ve hikmetli bir surette 1506'dan ta '42'ye, ta '45'e kadar üç inkılâb-ı azimin ayrı ayrı zamanlarına tetabuk ve tevafuklarıdır. Bu imalar gerçi yalnız birer tevafuk olduğundan delil olmaz ve kuvvetli değil; fakat birden ihtar edilmesi bana kanaat verdi. Hem kıyametin vaktini kat'î tarzda kimse bilmez; fakat, böyle îmalarla bir nevî kanaat, bir galip ihtimal gelebilir."sirati müstekim" ashabının taife-i kübrâsını tarif eden"ellezine en'amte aleyhim" -2- fıkrası, şeddesiz 1506 veya 7 ederek, 1) "Ümmetimden bir taife Allah'ın emri gelinceye kadar (yani kıyâmetin kopmasına kadar) hak üzerinde galip olacaktır."

Bu hadis-i şerif, hadis kaynaklarında bu lafızlarla rivayet edildiği gibi, aynı manayı ifade eden farklı lâfızlarla da rivayet edilmiştir (Buhari, 9:125, 162; Müslim,1:137) 2 )"Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun kimseler." Fâtiha Sûresi: 1:7.

Gayb, genelde iki kısımda mütalaa edilmiştir:

1-Mutlak gayb

2-İzafî gayb

Mutlak gayb yalnız Allah'ın bildiği ve başkasına bildirmediği şeylerdir. İzafî gayb ise, bazılarına göre gayb iken, bazılarına gayb sayılmayandır. Mesela, kişinin kalbindeki manalar kendisine malum olduğu halde, başkası için meçhuldür, dolayısıyla gaybtır. (Yazır, VIII, 5415) Dağın eteğinde olan bir kimse için dağın ardı gaybtır. Ama dağın zirvesinden bakan kimse için, dağın hiçbir yanı gayb değildir. Her taraftan gayblarla çevrili bir âlemdeyiz. Okuma bilmeyen birisi, harfleri öğrendikçe yeni bir âleme açılması gibi, hiçbir şey bilmez halde dünyaya gelen bir insan, göz kulak gibi duygularıyla şu görülen âleme açılır. Duyduklarını, gördüklerini aklıyla, kalbiyle değerlendirir, Allah'a, meleklere, ahirete inanır. Kâinattaki kanunlar da bir yönüyle gaybtır. Bunlar keşfedildiğinde gayb olmaktan çıkar.

Mesela, Edison elektriği buluncaya kadar, böyle bir nimet gayb hazinesinde saklı idi. Aslında tabiatta elektrik vardı. Elektrikli balıklar elektrik üretiyorlardı. Şimşek, elektriği bulmaları için, insanlara devamlı göz kırpıyordu. Fakat insanlar, böyle bir ilâhi kanunun farkında değillerdi. Birisi vesile oldu, bu kanun gaybîlikten çıkıp, şehadet ufkunda göründü. Gaybın mühim bir boyutu, gelecekle alakalıdır. "Göklerde ve yerde Allah'dan başka kimse gaybı bilemez" ayeti genelde bu yönüyle anlaşılmıştır. (Neml, 65) Gaybın anahtarları Allah'ın elindedir. Allah bildirmedikçe, kimse gayba muttali olamaz. "Gaybı bilen O'dur. Gaybını, razı olduğu rasulden başkasına bildirmez" ayeti, Allah dilerse, gaybdan bir kısım sırları razı olduğu elçiye bildireceğini anlatır. (Cin, 26-27) Mutezile, ayetteki "Rasul (elçi)" kelimesinden hareketle, gaybî sırlara mazhariyetin sadece peygamberler için geçerli olduğunu savunur. Halbuki, "rasul" kelimesi sadece peygamberler için kullanılmamıştır. "Allah meleklerden rasuller seçer, insanlardan da.." ayeti açık bir şekilde bunu göstermektedir. (Hac, 75)

Rasulullah'ın " Sizden önceki ümmetlerde ilhama mazhar kişiler vardı. Eğer ümmetimden de öyle birisi varsa, işte o Ömer'dir" ifadesi de bu konuda net bir ifadedir. (Sahîhu'l-Buharî, Fedailü Ashabi'n-nebi, 6) Nitekim Hz. Ömer, halifeliği sırasında bir Cum'a hutbesinde hiçbir münasebet yokken, birden "Ey Sariye! Dağa, dağa!" der. O sırada İran'da düşmanla savaşan İslâm ordularının komutanı Sariye, bu sesi duyar, talimat doğrultusunda orduyu yönlendirir ve savaşı kazanırlar. (Süyutî, Tarîhu'l-Hulefa, s.117) Peygamberler, gayb hususunda ayrıcalıklı bir konumdadırlar. Zaten kendilerine gelen vahiy, gaybî bir olaydır. Vahyi getiren melek, gaybtan gelmektedir.

Fakat şu nokta unutulmamalıdır ki, her peygamber bir insandır. Bir beşer olma noktasında, kendiliğinden gaybı bilemez. Dolayısıyla Peygamberimiz de "kendi kendine gaybı bilmezdi. Belki Cenab-ı Hak O'na bildirirdi, O da bildirirdi" (Mektubat, s. 96) Peygamberimizin, bir kısım gaybî sırlara mazhariyeti kesin olmakla beraber , "her şeyi bütün ayrıntısıyla biliyordu" diyebilmemiz mümkün değildir.

Çünkü, gelecekle ilgili şeylerin bir kısmını önceden bilmek insanı rahatsız eder. Bu noktadan, Cenab-ı Hak rahmet ve hikmetiyle, böyle olayları gayb perdesinde saklamıştır. Peygamberimizin ümmeti içinde, pek çok veli insanlar gelmiştir. Bunlar, diğer insanlardan farklı olarak bazı gaybî tecellilere mazhar olmuşlardır.

Fakat gaybtan haber vermek yasak olması sebebiyle, ubudiyetkarâne güzel bir edeb takınmak için, açıktan belirtmeyip, işaretle söylemişler. Ta ki işaretler ile onların bunu bilmeleri iradeleri dışında, niyetsiz bir şekilde, Allah'ın talimiyle olduğu anlaşılsın. Çünkü, gelecekle ilgili gaybî şeyler niyet ve irade ile verilmediği gibi; niyet ile müdahale etmek, o yasağa karşı itaat etmemeyi andırır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale-i Nur Editör
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-03-2008, 16:54   #2 (permalink)
Stajyer Moderatör
 
menekşe kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2008
Konum: kalpler sevgiyle yaşamalı
Mesaj: 6,324
Tecrübe Puanı: 1211
Rep Puanı: 120454
Rep Derecesi: menekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond repute
menekşe is offline  
Varsayılan


Çünkü, gelecekle ilgili şeylerin bir kısmını önceden bilmek insanı rahatsız eder. Bu noktadan, Cenab-ı Hak rahmet ve hikmetiyle, böyle olayları gayb perdesinde saklamıştır. Peygamberimizin ümmeti içinde, pek çok veli insanlar gelmiştir. Bunlar, diğer insanlardan farklı olarak bazı gaybî tecellilere mazhar olmuşlardır.

Fakat gaybtan haber vermek yasak olması sebebiyle, ubudiyetkarâne güzel bir edeb takınmak için, açıktan belirtmeyip, işaretle söylemişler. Ta ki işaretler ile onların bunu bilmeleri iradeleri dışında, niyetsiz bir şekilde, Allah'ın talimiyle olduğu anlaşılsın. Çünkü, gelecekle ilgili gaybî şeyler niyet ve irade ile verilmediği gibi; niyet ile müdahale etmek, o yasağa karşı itaat etmemeyi andırır.

edit kardeşim allah razı olsun önemli bir konuya imza atmışsın önemli herkesin okumasını tavsiye ederim sağol...
__________________
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 07:58.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382