|
||
![]() |
|
|
|
|
#1 (permalink) |
|
dalgalandım da duruldum
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 3,938
Tecrübe Puanı: 52
Rep Puanı: 4653
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
O BİR KRALDI O bir kraldı. O, Türk sinemasına 1952 – 1979 arasında damga vuran büyük bir aktördü. 1929’un yağmurlu bir bahar günü İzmir’ de dünyaya geldi. Daha çocukken bile temiz ve düzgün fiziği ile dikkati çekti. Sanata karşı oldukça yatkındı. Güzel Sanatlar Akademisi Resim bölümüne girdi ve buradan 1953 yılında mezun oldu. Çeşitli dergilerde ressam ve grafiker olarak çalışmaya başladı. Henüz 22 yaşında gelmişti ki, bir gün eline geçen bir derginin açtığı yarışma ilanını gördü. Şansını denemek istedi. Yıldız dergisinin açtığı yarışmada Belgin Doruk ile birlikte birinci oldu. Gelen teklifleri değerlendirdi ve 1952 yılında, ölene değin yapacağı mesleğine kavuştu. O artık bir aktördü. İlk olarak Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan filmlerinde oynadı. Aynı yıl çevirdiği Kanun Namına filmi çok büyük gişe hasılatı yaptı. 1959 yılında Hollywood’a giderek şansını birde orada denemek istedi. Sinema konusunda incelemelerde bulundu. Fakat özlem kısa sürdü ve tekrar Türkiye’ye döndü. Peş peşe filmler çevirmeye başladı. Bu yıllarda çevirdiği Küçük hanım seri filmleri halk tarafından oldukça beğenildi. 1970’ li yıllarda yeni bir moda başlamıştı. Film yıldızları peş peşe sahneye çıkıyor, şarkı söylüyordu. Ayhan ışık’ da bu modaya uydu ve klasik Türk müziği dalında sahneye çıktı ve plak doldurdu. 1975’den itibaren yapımcı, yönetmen ve senarist olarak Türk sinemasına katkıda bulundu. 1976’da yapımcılığını üstlendiği, başrol oynadığı ve ilk kez yönetmenlik yaptığı “örgüt”, son filmi oldu. 200’ü aşkın filmde hep başrol oynadı ve sinemamızda ilk kez “kral” unvanını kazanan oyuncu oldu. Kral, 16 Haziran 1979’da güneş çarpması sonucu öldü. Cenazesi büyük bir kalabalık eşliğinde toprağa verildi. Ayhan ışık batılı anlamda “Star” sistemini Türk sinemasına kazandıran oyuncu olmuştur. Önemli filmleri: Kanun Namına (Lütfi Ö. Akad), Otobüs Yolcuları (Ertem Göreç), Acı Hayat (Metin Erksan), Namusum İçin (Memduh Ün), Küçük Hanım filmleri. KANUN NAMINA Yönetmen: Lütfi 0. Akad Oyuncular: Ayhan Işık, Gülistan Güzey, Neşe Yulaç, Muzaffer Tema, Pola Morelli, Talat Artamel, Settar Körmükçü. Ayhan Işık’ın birinci olduğu yarışmadan sonra çevirdiği üçüncü ve en iyi filmi. Kanun namına, İstanbul’da geçen gerçek bir olaydan yola çıkarak genç Nazım Usta’ nın dramatik öyküsünü anlatmaktadır. Kameranın İstanbul’un günlük yaşamına girdiği ve Lütfi Ö. Akad'ın ilk çıkışını yaptığı özgün bir deneme. Yer yer Amerikan "kara film”; türünün etkilerini taşısa da ilk kez sinemanın bir "dil”; olduğunu ortaya koyup, piyasayı elinde tutan tiyatrocu yönetmenlere ders veren gerçekçi bir kent filmi. Öykünün kuruluşu ve gelişmesi de aynı gerçekliği taşıyor. Kıskançlık nedeniyle önce kaynanasını sonra da kaynatası ile bir odabaşını öldüren Nazif Kuş adlı bir tornacının İstanbul’da geçen öyküsünden aktarılmış. İsmi Nazım Usta olarak değiştirilen tornacıyı Ayhan Işık oynuyor. Filmin kötü adamı ise _karısını baştan çıkaran dönemin yıldız oyuncularından Muzaffer Tema. Ancak, profesyonel bir oyuncu olan Tema' nın karşısında avantajlı rolüyle parlayan yalnızca Ayhan Işık oluyor. Muhterem Nur' da figüran olarak bir sahnesinde görüldüğü "Kanun Namına", Türk sinemasında bir dönem açan "ilk yenilikçi film” (1952). Bu filmdeki rolü ile Ayhan ışık 1.Türk Film Festivali’nde en başarılı erkek oyuncu seçildi. He was a king He was a great actor who signed his name on Turkish cinema between 1952 and 1979. He was born on a rainy spring day of 1929 in İzmir. He attracked attention with his clean baby face even as a little boy. He was trained in painting at the Academy of Fine Arts and graduated in 1953. He started to work for various magazines as a painter and a graphic artist. When he was 22 he saw an advertisement for a competition arranged by a magazine called Yıldız. He entered and shared first place with Belgin Doruk. After the competition he evaluated different offers from various film studios and started a career which would last until his death. He was now an actor. His first movies were Yavuz Sultan Selim and Yeniçeri Hasan. Another of his films, Kanun Namına (In The Name Of The Law), was a great box office success in the same year, 1952. In 1959 he went to Hollywood to try his luck and learn about the cinema. After his return he started to make a lot of movies, including a series of Küçük Hanım (Little Lady) films much loved by Turkish people. The new trend among movie stars in the 1970s was singing on the stage. Ayhan Işık followed this trend as well: he sang classical Turkish music and made a record. From 1975 on, he made many contributions to Turkish cinema as a producer, director and scenographer. His first experience as a director was in the 1976 movie Örgüt (The Organization). He played the leading role and was also the producer of the film. He played leading roles in more than 200 movies and was the first actor to be called "The King." The king died from sunstroke on June1, 1979. A large number of people attended his funeral of people. Ayhan Işık was the first actor to bring the star system in its Western sense to Turkish cinema. Famous Movies: Kanun Namına (Dir. Lütfü Ö. Akad), Otobüs Yolcuları (Ertem Göreç), Acı Hayat (Metin Erksan), Namusum İçin (Memduh Ün), the Küçük Hanım series. Kanun Namına (In The name Of The Law) The cast: Ayhan Işık, Gülistan Güzey, Neşe Yulaç, Muzaffer Tema, Pola Morelli, Talat Artamel, Settar Körmükçü Ayhan Işık produced his third and best film, Kanun Namına, after winning the magazine competition. Based on a true story, the film tells the dramatic story of young lathe operator Nazım. This was a genuine production which includes shots from ordinary life in İstanbul and was the first big success for its director Lütfü Ö. Akad. Although it was influenced by the American "black movie" style, it was a challenge to theater-based directors and revealed that cinema is a language. The story concerns Nazım (Ayhan Işık), who kills his mother, father-in-law and an office boy out of jealousy. The bad guy in the film is Muzaffer Tema who seduces Ayhan Işık's wife. But Ayhan Işık's performance outshone Tema's, even though the latter was a professional actor. Muhterem Nur can be seen in one scene as a walk-on. Kanun Namına (1952) was the pioneer of a new period in Turkish cinema as an advocate of change. Ayhan Işık was chosen best actor for his performance at the1st Turkish Film Festival.
__________________
Yaşamak,gecenin tüm karanlığına rağmen, buğulu bir cama güneşin resmini çizebilmektir |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
| Görünüm Modları | |
|
|