Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Biyografi » Peter Tschaikovsky

Biyografi Tarihe, bulundukları ülkede önemli işlere damga vurmuş kişilerin biyografilerini okuyacaksınız

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 01-13-2007, 18:28   #1 (permalink)
dalgalandım da duruldum
 
abis kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 3,938
Tecrübe Puanı: 52
Rep Puanı: 4653
Rep Derecesi: abis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond repute
abis is offline  
Varsayılan Peter Tschaikovsky


(Doğumu 1840 – Ölümü 1893)

18. ve 19. yüzyıllar boyunca Doğu Avrupa Rusya’sında, müzikteki yenileme eğilimleri Batı Avrupa’yı taklit etmeye başlamıştır. Kökü Çar Büyük Petro ve Çariçe II. Katerina zamanında başlayarak güzel sanat dallarındaki ilerleme, sanat ve sanatçılara verilen büyük değerle noktalanmış, müziğe ve müzisyene gereksinim duyularak, ön planda müziğin gelişmesine büyük ölçüde olanak sağlanmıştır. 18. yüzyılın yarısında, uygar ve saygıdeğer bir vatandaş ve ailesi, bugünkü Birleşik Rusya’da Tataristan bölgesinin başkenti Kazak’ın yakınındaki Wotkinsk ilinde yerleşmişti. Oğulları İljitsch Tschaikovsky, (İlyiç Çaykovski) öğrenimini bu ilde tamamlamış ve maden mühendisi çıktıktan sonra Petersburg Teknoloji Enstitüsüne müdür olarak atanmıştı. Daha önce tanıştığı Fransız asıllı Larina adındaki müzikden anlayan bir kızla 1836 yılında evlenmiş ve bu mutlu evliliklerinden dört yıl sonra oğulları PETER TSCHAİKOVSKY, 7 Mayıs 1840’ta gözlerini dünyaya açmıştır.

Mini mini Peter, dört kız kardeşi arasında büyüyor, Küçük Çaykovski ile dört kız kardeşine, Alman asıllı güzel şarkı söyleyen bir bayan çocuk eğiticisinden, özellikle Fransızca olarak dersler aldırmaya başladılar. O zaman öğretmen tutmak, bir yandan soylu aile olmanın bir gereği sayılırken, diğer yandan da resmî okullarda hüküm süren bozuk-düzen eğitim ve öğretim nedeniyle kaçınılmaz bir zorunluk olmuştu.

Çaykovski ailesinin, müzik merkezi olan Petersburg iline taşındığı 1848 yılında Rus halkının 4/5’i okuma-yazma bilmez durumdaydı. Soylu Rus ailelerinde töre gereği olduğu üzere, küçük Çaykovski, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve müzik öğreniyor ve daha 8 yaşındayken çoşku dolu Fransızca şiirler yazıyor ve bunları şarkı olarak söylüyordu. Bu dönemde küçük Çaykovski, kendi içine kapanan duygulu bir çocuktu. Zira, sıcak bir sevgiyle bağlandığı annesini pek erken yaşlarda kaybetmişti. Her zaman kalbinde onun sevgisini, kulaklarında onun sesini duyarcasına, hiç unutmadan yaşamını sürdürüyordu.

1855’te lise çağındayken öğretmenleri müzik çalıştığını gördükleri halde ondaki olağanüstü yeteneği bir türlü sezememişlerdir. Ancak Tschaikovsky’nin müzik alanındaki üstün başarısını araştıran, bulup meydana çıkaran, bestecinin müziği meslek olarak seçmesinde önemli rolü olan zamanın tanınmış şairi Apuchlin olmuştur; ve müzikle hiç bir ilgisi olmayan baba Çaykovski’yi de bu konuya inandıran yine bu şairdir.

Böyle olmakla birlikte Tschaikovsky, lise öğreniminden sonra müzik çalışmalarını büyük bir hevesle sürdürürken Petersburg Hukuk Fakültesine de yazılmıştı. 1859 yılında fakülteyi bitirerek Maliye Bakanlığında bir göreve atanmıştı. Burada çalışırken, bütün kalbiyle bağlı olduğu müziğe dönmek istemiş, 1863 de Devlet görevinden ayrılarak, henüz kurulmak üzere olan Petersburg Konservatuarına girmiş ve zamanın ünlü profesörlerinden Zaremba’dan müzik bilimi, Anton Rubinstein’den bestecilik, Ciardi’den flüt, H. Stiehl’den org öğretimi görmüştür. Bu arada Tschaikovsky’nin bestecilik alanındaki gelişmesine, yakın dostu ve konservatuar arkaadşı, ünlü eleştirici ve müzik eğitimcisi H.A. Larocbe’un büyük katkısı olmuştur.



Tschaikovsky, 1865 Petersburg Konservatuarının Bestecilik Bölümünü Bitirme sırasına F. Schiller’in (Daha önce Beethoven’in 9. Senfonisinin sonunda kullandığı “Leid an die Freude” (Neşeye Şarkı) adlı şiirini koro ve orkestra için besteleyerek girmiş ve bu eserden ötürü ödül de kazanarak mezun olmuştur. 1866 da A. Rubinstein, bu değerli öğrencisinin Moskova Konservatuvarına müzik bilimi öğretmeni olarak atanmasını sağlamış, ayrıca Belçikalı ünlü besteci ve müzik bilgini F. A. Gevaeri’nin “Yeni Enstrumantasyon bilimi” adlı kitabını Rusçaya çevirmekle görevlendirmiş, yaratılarının ilk olarak konser programlarında yer almasını sağlamıştır.

Daha 12 yaşındayken çok sevdiği annesi Larina’yı kaybeten Tschaikovsky, bu kaybın acısını çok çekiyor ve beklenmedik bu olay onu büsbütün müziğe itiyor, “Müzik olmasaydı, hiç kuşkusuz çıldırırdım” diyordu. İşte bu sıralarda sanatçıyı görmeden yalnız duygulu bestelerinin içtenliğine hayran, birkaç çocuk annesi zengin bir dul olan Bayan von Meck, mektup yazarak o’nunla tanıştı.

Bu zengin bayanın besteci hakkında o kadar çok bilgisi yoktu. Sadece bir mühendis oğlu olduğunu, 12 yaşındayken yitirdiği annesini çok sevdiğini, ondan ayrı kalmamak içni yatılı okula gitmek istemediğini ve konservatuvarı çok iyi derecede bitirdiğini biliyordu. Şimdi bütün düşüncesi, ona annesini aratmayacak şekilde şefkat göstermek, onu korumak ve her bakımdan yardım etmekti. Bu içten yakınlığı gören genç Tschaikovsky, özlemini çektiği anne sevgisini, kendisini her bakımdan koruyan Bayan von Meck’te bulur gibi olmuş, fakat bu ilişki de özleminin dinmesine pek o kadar yardımcı olmamıştı.

Bu tarihten başlayarak 11 yıl süreyle Moskova Konservatuvarında Prof. olarak çalışmış bulunan Tschaikovsky, birçok öğrenci ve bunların arasında en tanınmış olanları Sergey Tanayef; A. Arenski, N. İvanof gibi ünlü sanatçılar yetiştirmiştir. Bu devrede “op. 1 Rus Marşı”, “sol minör uvertür”, “Kış Hülyası” adlı 1. Senfonisi, “Küçük Rusya” adlı 2. Senfonisini besteledikten sonra ilk operası “Voyvoda”yı tamamlamıştır.

Yine 1868’de öğretmeni A. Rubinstein’ın yardımıyla, genç besteci, yaratılarının P. Jürgenson Matbaacılık Kurumu tarafından basılması olanağını elde etmiştir. Bundan sonra 1869’da Shakespeare’den esinlenerek Dünyaca tanınan “Romeo ve Juliet” uvertürünü bestelemiş ve 1872-74 yılları arasında kendini gitgide çoğalan bir ilgiyle tamamen besteciliğe vermiştir.

Bu ana kadar, birçok dedikodular yüzünden sosyal durumunda bir değişiklik yapamayan ve ruhu hâlâ, erken yaşamını yitiren annesinin sevgisi ve özlemiyle yaşayan Tschaikovsky, kız kardeşlerinin ve yakınlarının çabasıyla, biraz daha heveslenerek, kendisini seven konservatuvar öğrencisi güzel şarkı söyleyen ve piyano çalan Antonia adında bir kızla 1877’de evlendi. Düğünden sonra balayına çift, 3 hafta sonar Moskova’ya döndüler ve bir daha görüşmediler.

Bu zoraki evlenme, Tschaikovsky’nin üzüntülerini ve para sıkıntısını azaltacak yerde tersine sinirlerinin daha çok bozulmasına ve azap dolu günler yaşamasına neden oldu. Yeni evlileri bir arada göremeyen halk, yeniden dedikodulara başladı. Bir ara hayatına kıymayı bile düşünmüş, 48 saatlik bir baygınlıktan sonra kurtarılmıştır. İşte bu dönemde yardımına koşan, önemli bir sana dostu Bayan von Meck, çok takdir ettiği, mutsuzluk içerisinde bulunan Tschaikovsky’nin acılarını dindirmek, sanat atılımlarını korumak, daha rahat bir ortamda eser verebilmesini sağlamak için genç bestecinin bütün giderlerini üzerine almış, ona yılda 6.000 Ruble (Türk parası karşılığı 1 milyon) ödenek vermiş ve bu parayı düzenli bir şekilde her yıl ödemiştir.

Bunun üzerine Tschaikovsky, özgür yaşamak ve besteler yapmak için 1877’den sonra Moskova Konservatuvarındaki görevinden ayrılarak yabancı ülkelerden İsviçre ve İtalya’da inceleme gezisine çıkmış Cenevre, Roma ve Floransa’da bulunduğu sıralarda düzenli olarak von Meck ile mektuplaşmış ve von Meck de ona her zaman moral vermiş, gönderdiği mektuplarda “Seni kurtaracak tek şey müziktir. Tekrar eskisi gibi eser bestelemeye başlarsan dertlerini unutabilirsin. Böylece sinirlerin düzelecek, müzik sana her şeyi unutturacak ve yaşantını dolduracaktır.” Diye yazıyordu. Buna karşı Tschaikovsky, ilk 3 senfonisinden sonra 1877 yılı sonlarında tamamladığı op. 36 4. fa minör Senfonisini sadık koruyucusu, müzik dostu Bayan von Meck’e adamış ve çalınması için Moskova’ya göndermiştir.

Bundan sonra 1879’da şair Puşkin’in romanından esinlenerek ünlü “Eugen Onegin” operasının yeni şeklini bu gezilerde tamamlamıştır. Tschaikovsky, uzun süre İtalya’da ve batının bazı önemli kentlerinde yaşadıktan ve yabancı müzik üstadlarıyla ilişki kurduktan sonradır ki, doğuştan gelen utangaçlığı oldukça yenmiş ve önce Moskova ile Petersburg’da orkestra şefi olarak görünmeye başlamıştır.

Günün birinde von Meck’in büyük kızı Milocha, annesinin daima övdüğü Peter amcayı görmeyi çok istiyordu. Bu istek bir mektupla Tschaikovsky’ye iletildi ve kızının gönlünü kırmaması rica edildiyse de, ilk günlerde bunu olumlu karşılayan Tschaikovsky, sonradan özür dileyerek evlerine gitmedi. Ancak bir kez sanatçının konser gezileri sırasında her ikisinin de arabası yan yana giderken karşılaştılar ve birbirine gülümseyerek selâm vermekle yetindiler.

Tschaikovsky, henüz eşinden mahkeme yoluyla ayrılmamıştı. Antonia, kocasından durmadan para alıyor, hakaret dolu mektuplarıyla onu üzüyor ve hasta ediyordu. Bayan von Meck’e gönderdiği mektuplarda üzüntüsünden değil, sadece yeni bestelediği yaratılardan söz ediyor, “Artık bestelerim beni bambaşka bir Dünyaya gödürüyor.” diyordu. Bu durumda Tschaikovsky, Mozart’a taparcasına bağlanmış ve onu müziğin “İsa’sı” olarak nitelemiştir. Sanatçı, von Meck’e yazdığı mektupta Mozart’a duyduğu aşırı sevgiyi şu sözlerle dile getirmişti: “Ben, daha küçükken kırılmış, ruhen hırpalanmış bir insan olarak aradığım teselliyi, huzuru ancak kalbe işleyen saf, temiz Mozart müziğinde buluyorum.” Diyordu.

1880 yılına kadar Tschaikovsky, 40 yaşına basmış, ünü her yere yayılmış, oldukça güzel eserler meydana getirmiş, bunların kazancıyla varlıklı ve neşeli bir hava içine girmişti. Moskova’daki yoksul müzisyenlere para yardımında bulunuyordu. Bir ara Paris’te parası tükenmiş, Berlin’e zorlukla gitmişti. Hemen Bayan von Meck’e mektup yazıp durumu anlatmıştı. Bayan von Meck de oradaki ve Rusya’ya dönüş harcamalarını karşılayacak kadar para göndermişti.

Artık her yerde müzikseverler, onun değerini anlıyor, Amerika’da bile eserleri çalınıyor, besteciye Dünyanın dört köşesinden kutlamalar yağıyordu. Yaratılarının sayısı da günden güne artmaktaydı. Daha şimdiden 11 uvertür, yüksek virtioz literatürüne geçen 1 piyano, 1 keman konçertosu, 1 keman ve orkestra için Rococo Çeşitlemeleri ile İtalyan Kapriçyosu ve Kuğu Gölü Balesi gibi en güzel yaratılarını vermişti. Daha sonraki yıllarda: Leipzig, Hamburg, Berlin, Prag, Paris, Londra, Tiflis, Köln, Frankfurt, Dresden, Cenevre gibi kentlerde senfoni konserleri yönetmiştir.

1890 yılında bir süre Floransa’ya yerleşen Tschaikovsky, önemli sahne yaratılarından biri olan “Maça Kızı” operasının tamamını bu kentte bitirmiştir. Bu sıralarda sanat dostu Bayan von Meck’in gönderdiği paralarla bütün gereksinimlerini karşılayan Tschaikovsky, Floransa’da kaldığı sıralarda Sayın koruyucusu Von Meck, besteciyi görmeye gitmişti. Floransa’da kaldığı bir hafta birlikte oturan bu çiftin hiç konuşmadıkları Dünya tarihine görülmemiş bir olay olarak geçmiştir.



Tschaikovsky, 1890 yılında Amerika’ya davet edilmişti. Gitmeden önce, Paris’ten von Meck’e yazdığı mektuplara yanıt alamadığı gibi, Amerika’dan da yazdığı halde yine bir haber çıkmadı. Amerika’da New York, Baltimore ve Philadelphia’da coşkuyla karşılanan sanatçı orkestralar yönetmiş, yaratılarını dinletmiş ve bütün müzikseverlerin kalbine girmeyi başarmıştı. Kısa bir süre sonra von Meck’in bir akrabasının aldığı mektupta koruyucusu von Meck’in artık hayatta olmadığını yazıyordu. Bu olaya çok üzülen koca sanatçının bütün ümitleri kırıldı ve vaktinden önce çökmesine ve ihtiyarlamasına neden oldu.

Tschaikovsky, 1890,91 yıllarında Paris ve New York’ta, 1891-92 yıllarında Kiew, Varşova ve Hamburg’da, 1892-93 yıllarında da Viyana, Prag, Paris, Brüksel, Odesa, Harkof ve Londra’da konserler yönetmiştir. Yine aynı dönem içinde Cambridge Üniversitesinde verilen bir konseri yöneten sanatçıya bu üniversite tarafından “Fahri doktorluk” payesi verilmiştir.

Tschaikovsky, 1893’te tamamladığı op. 74 si mebol minör 6. Senfonisini, o güne kadar bestelerinin hepsinden daha güzel olduğunu söylüyor, fakat koyu mistik havasına uygun bir ad arıyordu. Bir kaç tanesi şöyleydi: “Gözyaşı Senfonisi” ya da “Trajik Senfoni”, “Requem”, “Vasiyetim” gibi deyimlerden birisini koyacaktı, ama kız kardeşi Modia, bu senfoniye daha güzel bir ad buldu, “Patetik Senfoni” (Acıklı Senfoni) denildi.

Bu çok görkemli ve son derece hisli 6. Senfonisinde Tschaikovsky, ustaca nüanslar kullanarak, koyu bir uyum karakteri içinde, kendini sonsuzluğa dek Tanrıya adama (Mistik) havasına girerek büyük bir anlatım kudreti gösterir. 3. bölümde hafif PP’deyken, birden FF çift kuvvetle zafer marşına girer, 4. bölüm Adagio’da çok acıklı, en nafif ve yavaş yavaş dönüp giden PPPP’li seslerle eser son bulur.

6. Senfonisini ilk kez 28.10.1893 gecesi Petersburg’daki İmparatorluk Müzik Derneğince düzenlenen konserde yönetmiş olan Tschaikovsky, 9 gün sonra Rusya’da başgösteren koleradan, henüz 53 yaşındayken 6.11.1893 günü gözlerini Dünyaya kapamıştır. İki hafta sonra “Patetik Senfoni” tekrar konser salonunda dinlenirken halk gözyaşlarını tutamamış, bu eşsiz romantik besteci Tschaikovsky’nin ruhunda esmiş olan fırtınalar ve acıları, az da olsa, kavramışlardı. Anısına Petersburg opera tiyatrosu ile Leipzig’deki Gewandhaus konser salonunda birer büstü konmuştur. Sanatçının Klind’deki evi olduğu gibi korunmuş ve bina bir Tschaikovsky arşivi ile müzesinin kurulması yolunda değerlendirilmiştir.

Tschaikovsky, romantik yaradılışı ile gerçekten müzisyen bir sanatçı, aynı zamanda iyi bir ulusçudur. Onun içindir ki, yaratılarında tam bir genç kız inceliği ve duygusallığı yanında, bir yarım Asyalılıktan gelen sertlik ve haşinlik ed yer almaktadır. Tschaikovsky, yaratıları oranında duygulu ve müziksel yetenek bakımlarından olağanüstü güçte bir bestecidir. Sanatta gerçek anlamda yaratıcı olduğunu yaratılarıyla kanıtlamıştır ve bu nedenle, ruhsal yaşantısına müzikle biçim vermede eşsizdir.

Onda çılgınlık derecesine varan bir ruhsal patlayış, çoğu kez büyük çapta bir yaratıya ortam olurdu. Aile üzüntüleri ve çok küçük yaşlarda, koleradan yaşantısını yitiren annesiyle olan nazik durumun ortaya koyduğu sorunlar, sanatçıyı müziğe büsbütün bağlamış ve Tschaikovsky, aradığı huzuru yalnız müziğe sığınmada bulunmuştu. Onun içindir ki, çeşitli heyecan etkileri arasında önemle yeralan anne sevgisi özlemi, sanatçının acıyla tükenen ömrünün sönmez bir volkanı imiş gibi sürüp gitti.

Tschaikovsky, ulusal Rus müziğini yenileme çabasına girmiş olan çağdaşları gibi çocukken halk şarkılarını, gençlik korolarında dinleye dinleye müziği sevmiştir. Ona göre halk şarkısı, kesinlikle kişiye özgü anlam taşırdı. Bu şarkları, çocukluğunu, annesiyle, kız kardeşleri ve yuvaya duyduğu inancı anımsattığı için severdi. Bunun için sanatta daha çok Batı Avrupa’ya dönük olan Tschaikovsky, Batıyı taklitle hiç ilgisi olmayan orijinal kapsamlı yaratılarından ötürü, önce Batının, sonra da Rus müziğinin simgesidir. Rus halk müziğinin yenileyicileri “Beşler” gibi o da rustur ve Batının uluslararası nitelikteki ortak bilim ve teknikten yararlanarak çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış ve Beşler’den daha usta bir besteci olmuştur.

Beşler’e göre, yeter derecede Rus olmadığı için aralarına almadıkları Tschaikovsky, bütün Dünya haklı ve sürekli bir başarıya ulaşmıştır. Bale müziğiyle oyunsu, melodileriyle duygulu ve ateşli Tschaikovsky’nin müziği bütün konser salonlarında yeralmıştır. Kendisini eleştiren ulusal Rus müzik okulunun “Beşler” denilen (Brodine, C. Cui, Balakirew, Maussorgsky, R. Korsakow) bestecilerini alkışlamakla beraber Tschaikovsky, şu yolda yayın yapmıştı: “Her Rus bestecisinin eseri, Beşler’den olmasa da, Rus müziğidir ve Rus sayılır.” Demişti.

Şunu da söyleyelim ki, Tschaikovsky’nin acıklı yaşantısı, filmlere bile konu olmuş, birtakım uydurmalara yolaçmış, tarihsel bir gizlilik altındaymış gibi gösterilmek istenmiştir. Halbuki, o da tıpkı Berlioz, Schumann, Brahms, Drovak ve C. Frank gibi çağının senfoni çapında yaratma zevgine ermiştir. O zaman Rus miziği henüz genç olduğu için Batıdaki geniş kapsamıl ve kudretli anlatımdan yoksundu. Tschaikovsky, güzel olan müzik yaratmaya koyulmuş, idealı olan Mozart’a bağlanmış, diğer yönden romantik benliğini anlatmak isteğiyle Schumann’a bağlanmıştır.

Özellikle orkestra yaratılarındaki üstün güzellik, dinleyicileri hayran bırakmakta, bu güzellik içinde Tschaikovsky, Batı etkisinde Doğu renklerini olağanüstü zarafet ve incelikle birleştirmiş seçkin bir bestecidir. Orkestra yaratılarındaki parlak buluşlar, derin ve içli bir ruhun yankısı olan melodileri ona sanat tarihinde özel bir yer sağlamıştır.

Eserlerine gelince: 9 opera, 7 senfoni, 3 piyano ve 1 keman konçertosu, 1 keman ve orkestra için Rococo teması üzerine çeşitlemeler, 11 uvertür, İtalyan Kapriçyosu, 3 yaylı çalgılar kuarteti, piyano trio’su, piyano sonatları, piyanoda dört el için 50 halk şarkısı, çocuk albümü, vals, serenad, bale’ler (Kuğu gölü, Fındık Kıran, Uyuyan Güzel) Mozartiyana, sözsüz şarkılar, ses ikilisi, Lied’ler, salon şarkıları gibi ölmez eserler bırakmıştır.

Tschaikovsky, ayrıca bilimsel alanda da çalışmış, müzik üzerine çok sayıda eleştiri yazılarıyla, 2 armoni, 1 genel müzik bilgisi kitabı yazmış ve Mozart’ın Figaro’nun Düğünü operasının Librettosunu Rusçaya çevirmiştir.

DÜNYACA ÜNLÜ MÜZİSYENLER DE ÇOCUKTU
Müzik Eğitimi
Akif SAYDAM
Doğuş Matbaası
1. Basılış, 1982, Sf. 104-108
__________________
Yaşamak,gecenin tüm karanlığına rağmen, buğulu bir cama güneşin resmini çizebilmektir
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 09:14.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382