|
||
![]() |
|
|
| Biyografi Tarihe, bulundukları ülkede önemli işlere damga vurmuş kişilerin biyografilerini okuyacaksınız |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
dalgalandım da duruldum
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 3,938
Tecrübe Puanı: 52
Rep Puanı: 4653
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
( Kendi Ağzından) 13 Haziran 1931’de, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Rusya’dan (Polish sınırının yakınındaki Celtz adlı küçük bir köyden) göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Washington DC’de doğmuşum. Evimiz Washington’un merkezinde, ailemin Seaton Caddesi’ndeki marketinin üstünde küçük bir apartman dairesiydi. Washington tecrit edilmiş bir şehirdi ve çocukluğum yoksul siyah komşularımızın arasında geçti. Sokaklarda yaşam çoğunlukla tehlikeliydi. Kapalı kapılar ardında okumak sığınağımdı ve haftada iki kez yedinci cadde ve K caddesindeki merkez kütüphaneye, kendime kitaplardan yığınak yapmak için riskli bisiklet yolculukları yapardım. Neredeyse hiç laik bir eğitim almamış olan annem ve babam kitap okumaz, bizi yalnızca ekonomik yönden desteklerdi; yönlendirme ya da öğüt yoktu. Kütüphane mimarisinin yönlendirdiği, değişken bir kitap seçimim vardı; merkezdeki büyük biyografi kitaplığı dikkatimi çekmekte gecikmedi ve bir yılımı bu kitaplıkta A’dan (John Adams) Z’ye (Zoroaster) harcadım. Fakat benim için asıl sığınak, ilham ve bilgi kaynağı edebiyattı. Asla vazgeçemeyeceğim bir inanç geliştirmiştim: Roman yazmak bir insanın yapabileceği en iyi şeydir. Zamanımın getto anlayışına göre genç insanların kariyer seçenekleri sınırlandırılmıştı ya da öyle algılanıyordu. Bütün akranlarım ya tıp eğitimi görüyor ya da baba mesleğini sürdürüyordu. Tıp okulu benim için Tolstoy ya da Dostoyevski’ye daha yakın göründü ve eğitimime psikiyatri okumaya karar vererek başladım. Psikiyatri durmaksızın merak uyandıran şeylerin kanıtını sundu (hâlâ sunuyor) ve ben hastalarıma her seferinde yeni bir öykünün şaşkınlığıyla yakınlaştım. Her hasta için ayrı bir terapi uygulanması gerektiğine inanıyorum, çünkü her biri benzersiz öykülere sahip. Yıllar geçtikçe bu tutum beni, şu anda ekonomik güçler tarafından tamamıyla tersine yönlendirilen, öyle ki herkese, bütünüyle kişiliksizleştirmeye yönelik etiketleme ve aynılaştırmaya dayanan, kalıplaşmış kurallarla yürüyen yönlendirmeci terapiyi uygun gören profesyonel psikiyatriden çok uzaklara götürür. İlk yazılarım, gazetelerde yayımlanan bilimsel makalelerdi. İlk kitabım The Theory and Practise of Group Psychotherapy (Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği, Kabalcı Yayınevi tarafından yayıma hazırlanmaktadır), terapistlerin eğitimi için yaygın biçimde kullanıldı (700.000 kopya). Yirmi dile çevrildi ve şu an dördüncü basımında. Yirmi yıldır öğrencilerimden duyduğum, kitabımın bir roman gibi okunabildiği. Sonraki kitaplarım: Existential Psychotherapy (bugün devam etmeyen bir kurs için ders kitabı; Varoluşçu Psikoterapi, Kabalcı Yayınevi, 2000), Inpatient Group Psychotherapy (rehber gruplar için yatan hastalara psikiyatrik tedavi rehberi); Encounter Groups: First Facts, yayımlanmamış bir monografi. Daha sonra, Varoluşçu Psikoterapinin çeşitli yönlerini öğretme çabasında edebiyata yöneldim ve son birkaç yıl içinde bir terapi öyküleri kitabı (Love’s Executioner), iki roman (When Nietzsche Wept [Nietzsche Ağladığında, AyrıntıYayınevi] ve Lying on the Coach) ve son kitabım Momma and the Meaning of Life (gerçek ve kurgu terapi öyküleri derlemesi [Annem ve Hayatın Anlamı, Kabalcı Yayınevi, 2000]) yazıldı. Her biri 15-20 yabancı dile çevrildi. Nietzsche Ağladığında İsrail’in çok satanlar listesinde dört yıl boyunca zirvedeki yerini korudu. The Yalom Reader antolojisi, Basic Books tarafından 1997’de yayımlandı. Bugünlerde Schopenhauer üzerine bir roman için çalışıyorum. Eşim Marilyn, John Hopkins’ten Karşılaştırmalı Edebiyat (Fransızca-İngilizce) dalında doktora aldı. Bir profesör ve yazar olarak (yakınlarda A history of the Breast’i yazdı ve şu anda History of Wife’ı yazıyor) parlak bir kariyere sahip. San Francisco Koyu’nda yaşayan dört çocuğum tıp, fotoğraf, yaratıcı yazarlık, tiyatro yönetmenliği ve klinik psikoloji gibi çeşitli meslekler seçti.
__________________
Yaşamak,gecenin tüm karanlığına rağmen, buğulu bir cama güneşin resmini çizebilmektir |
|
|
|
#2 (permalink) |
|
yine yalnız
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
he Theory and Practise of Group Psychotherapy (Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği, bu kitabı okudum elinizden bırakamıyıcagınız ama aynı zamanda insanın kendi zihninde karmaşık duygular uyandıran manyak bi kitap farklı bişey arayanlara tavsıyemdır |
|
|
|
#3 (permalink) |
|
dalgalandım da duruldum
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 3,938
Tecrübe Puanı: 52
Rep Puanı: 4653
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
"divan" kitabıyla tanıdım ilk yazarı.şu an elimde "bugünü yaşama arzusu" var. kuzum(nam-ı diğer black ) tavsiyeni de deneyeceğim tşk
__________________
Yaşamak,gecenin tüm karanlığına rağmen, buğulu bir cama güneşin resmini çizebilmektir |
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
dalgalandım da duruldum
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 3,938
Tecrübe Puanı: 52
Rep Puanı: 4653
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
hakkatten isim benzerliği varmış kuzum :![]() ![]()
__________________
Yaşamak,gecenin tüm karanlığına rağmen, buğulu bir cama güneşin resmini çizebilmektir |
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|