Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kişisel Gelişim » Özel Eğitimlerimiz » Çoklu Zeka Kuramı » Zeka

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-11-2006, 16:38   #1 (permalink)
yine yalnız
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi: USER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant future
USER is offline  
Varsayılan Zeka


ZEKA

Çoğu kimse insanların ne kadar zeki oldukları konusunda kolaylıkla yargıda bulunabilir. Ancak zekanın tanımı istendiğinde duraksarlar. Aynı durum eğitimciler ve psikologlar için de geçerlidir. Bu meslek gruplarının çalışmaları sıklıkla zeka düzeylerine göre insanlar arasındaki bireysel farklılıkları ortaya koymayı içermekle birlikte, verdikleri karara temel oluşturan zeka tanımını yapmada oldukça zorlanırlar (MacMillan, 1982).

Eğitim psikoloğu Jensen (1969), bilimsel olarak hiç de iç açıcı olmayan şu gerçeği kabul etmiştir: Zekayı ölçmek, tanımlamaktan daha kolaydır. Okula henüz başlayan öğrenciler bile, sınıflarında kimin en zeki olduğu konusunda fikir yürütürler. Çünkü görevi daha kolaylıkla ve daha kısa sürede bitirmek gibi zeka olarak adlandırdığımız gücün etkilerini farkındadırlar. Öğretmenler de benzer gözlemlerde bulunur, verilen görevi hangi öğrencinin daha kısa sürede ve doğru bir biçimde tamamlayacağını tahmin edebilirler. Kimin zeki olduğunu kimin olmadığını söylemek çoğu kez kolay gözükse de eğitimci ve psikologlar bu tür yargılarda bulunmanın nesnel yollarını mutlaka bulmalıdırlar. Çünkü verecekleri kararların çocuğun yaşamında önemli etkileri olabilecektir (MacMillan, 1982).


İnsanlar zekayı gerçek bir varlık gibi düşünme eğilimindedirler. Öyle bir varlık ki ona ne kadar çok sahipseniz o kadar zekisiniz. Oysa gerçekte zeka olarak adlandırılan bir varlık yoktur. Zeka bir kavramdır ve kavramlar yalnızca bilim adamlarının zihninde temsil edilirler. Zeka, bilim adamlarının belirli tip davranışları açıklamada kullandıkları kavramsal bir varlık ya da güçtür.


Zekanın Yapısı


Zekanın yapısını, hangi etmen ya da etmenlerden oluştuğunu anlamaya yönelik olarak çeşitli kuramlar geliştirilmiştir. Smith, Ittenbach ve Patton (2002) bu kuramları psikometrik kuramlar, bilgi işleme kuramları ve Gardner´in çoklu zeka kuramı olarak gruplandırmaktadır.


Geleneksel psikometrik kuramlar, zekada bireysel farklılıkların olduğu ve bunların zeka ölçekleriyle ölçülebileceği varsayımına dayalıdır. Psikometri terimi psikolojik özelliklerin ölçümünü ifade etmektedir. Psikometrik kuramcılar, insanların zeka ölçeklerindeki başarılarını değerlendirerek zekayı anlama ve tanımlama gayreti içerisinde olmuşlardır. Bu amaçla korelasyon ve faktör analizi olmak üzere iki istatistiksel işlem uygulanmaktadır (Maloney ve Ward, 1979).


Korelasyon, bir ölçekte ya da bir çok farklı ölçekte yer alan çeşitli yetenekleri ölçtüğü umulan soru maddeleri arasındaki ilişki düzeylerinin hesaplanmasını, faktör analizi ise bu ilişki düzeylerinden hareket ederek ortak boyut ya da etmenlerin belirlenmesi sürecini içermektedir. Böylece aralarında yüksek ilişki bulunan, birbirine benzeyen soru maddelerinde yer alan etmenler bir araya getirilerek zekayı tanımlayan temel etmenler bulunmaktadır (Hickson, 1995). Bulunan bu etmenler çerçevesinde zeka genel bir nitelik midir? Yoksa bazı özel etmenlerden mi oluşmaktadır? Sorularına yanıt aranmaktadır. Psikometrik kuramcıların önde gelen isimleri Spearman, Thurstone ve Carroll´dur.


Spearman (1927), farklı bilişsel puanlar arasındaki ilişkinin “;genel zeka”; ya da “;g”; olarak adlandırdığı tek bir etmen ile açıklanabileceğini öne sürmüştür. Thurstone (1938) ilk çalışmalarında analizini yaptığı zeka verilerindeki farklılıkların çoğunun tek bir etmenle açıklanamayacağını öne sürmüş, ancak daha sonraki çalışmalarında istatistiksel hesaplamalarda yanlış yaptığının farkına varmış ve genel zeka “;g”; etmenini kabul etmiştir.


Carroll (1993), 1920 ve 1990´larda yayınlanmış yüzlerce zeka faktörü analizi çalışmasını gözden geçirmiştir. Bunun sonucunda üç basamaklı hiyerarşik pramit bir modele ulaşmıştır. Pramitin tabanında altmış kadar birbirinden ayrı sınırlı yetenekler (örneğin, müzik yetenekleri, temel aritmetik) yer almaktadır. Birbirleriyle ilişkileri oldukça yüksek olan bu bilişsel yeteneklerin ileri faktör analizleri sonucunda kapsamlı on yeteneğe ulaşılmıştır. Modelde bu yetenekler pramitin ikinci basamağında yer almaktadır. Bu kapsamlı on yeteneğin ileri faktör analizleri sonucunda genel zeka “;g”; etmenine ulaşılmıştır. Böylece “;g”; etmeni pramitin tepesinde, üçüncü basamakta yer almaktadır.


Bilgi işleme kuramları, zekanın tek bir etmenle açıklanmasına karşı çıkmaktadır. Buna göre zeka bir çok etmenden oluşmaktadır. Bu grupta Cattell, Das ve arkadaşları ve Sternberg ve Greenspan´ın çalışmaları yer almaktadır.


Cattell (1963) ve Horn ve Cattell (1966), zihinsel yetenekleri açıklamada iki temel etmen belirlemişler ve bunları akıcı zeka ve kristalize zeka olarak adlandırmışlardır. Cattell´in zeka modelinde kristalize zeka, bilgi gibi birey tarafından yaşam deneyimleri ve eğitim yoluyla edinilen daha küresel yetenekler olarak tanımlanmaktadır. Akıcı zeka, doğuştan gelen zeka gücüdür. Muhakeme ve bellek yetenekleri akıcı zekanın örnekleridir. Cattell kristalize zekayı, yaşla azalabilmekle birlikte değişmez bir özellik olarak tanımlamaktadır.


Sternberg (1988), insan zekasının üçlü kuramı olarak adlandırdığı Zekanın Üç Etmen Modelini önermiştir. Modelin ilk bileşeni, bireyin kendi ve başkalarının fikirlerini analiz etme ve kritikte bulunma yeteneklerini temsil eden analitik yeteneklerdir. İkinci bileşeni, bireyin önemli katkılar getiren yeni fikirler üretmesi yeteneği, yaratıcılıktır. Üçüncü bileşeni, bireyin fikirleri pratik uygulamalara dönüştürme ve başkalarını bunun yararlı olduğuna inandırma yeteneği, pratik zekadır.


Greenspan´ın çoklu modeli yıllar içerisinde gelişimini sürdürmektedir. Zekanın kavramsallaştırılmasının bazı öğeleri Sternberg´in üçlü modeli ile binişiklik göstermektedir. Greenspan (1981) ilk çalışmalarında, kişisel yeterlik olarak adlandırdığı Çoklu Zeka Modelini önermiştir. Kişisel yeterlik, zihinsel yeteneklerin (sosyal zeka ve kavramsal zeka) yanı sıra pratik bağımsız yaşama becerilerini de kapsamaktadır. Greenspan ve Granfield (1992) kişisel ve genel yeterliğin iki alt etmenle açıklanan kapsamlı bir modelini sunmuşlardır. Bu alt etmenler araçsal yeterlik (örneğin, motor işlevler, bilgi işleme hızı, kavramsal zeka) ve sosyal yeterliktir (örneğin, pratik zeka, sosyal zeka ve huy). Greenspan ve arkadaşlarının (Greenspan ve Love, 1997; Greenspan, Switzky ve Grandfield, 1996) önerdiği üçlü modelde tanımlanan zeka, kavramsal zeka, pratik zeka ve sosyal zekadan oluşmaktadır. Kavramsal zeka esas itibarıyla “;g”;ye eşdeğerdir. Bununla birlikte Greenspan (1996, 1997), bireyin zihinsel yeteneklerini temsilen yalnızca “;g”; ya da tek bir ZB puanının kullanılmasına şiddetle karşı çıkmaktadır. Pratik zekayı tipik olarak uyumsal davranış ölçekleriyle ölçülen günlük becerilerin yerine getirilmesi, sosyal zekayı bireyin sosyal ve kişisel yetenekleri (örneğin, ahlaki yargılama, empati, sosyal beceriler) olarak tanımlamaktadır. Son olarak sosyal zekaya kolay aldanma (kandırılma ya da yönlendirilme olasılığı) ve saflık (abartılmış ya da doğru olmadığı açıkca belli olan iddialara hemen inanma) eklenmiştir (Greenspan, Loughlin ve Black, 2001). (Bkz.Çizelge 1.2).


Das, Naglieri ve Kirby (1994) zekayı dört etmenli model olarak kavramsallaştırmışlardır. Bu model planlama, dikkat, eş zamanlı ve ardışık bilgi işlemeden oluşmaktadır. Modelin kaynağında Rus nöropsikoloğu Luria´nın ilk çalışmaları yer almaktadır. Das ve diğerleri planlama sürecini durumları analiz ve değerlendirme yeteneği ve problem çözmede bilgiyi kullanma yeteneği olarak tanımlamaktadır. Dikkat süreci, bilişsel etkinlikleri düzenleme ve belirli uyaranda yoğunlaşmadır. Eş zamanlı bilgi işleme, uyaranların gruplandırılmalarını anlama ya da uyaran grubunun ortak özelliklerini tanımlamayı içermektedir. Ardışık bilgi işleme, bir dizi uyaranı belirli bir anlama göre doğrusal sırada gruplamayı içermektedir.


Gardner (1983, 1993), çoklu zekanın kuramsal bir modelini önermiştir. Başlangıçta model her biri ayrı problem çözme ve bilgi işleme kapasitesine değinen yedi farklı zekadan oluşmuştur. Bunlar dil, mantık-matematik, mekansal, müzik, bedensel, kinestetik, kişilerarası ve kişisel zeka olarak sıralanmaktadır. İleri yıllarda bu zekalara doğa zeka eklenmiştir. Doğa zeka, yaşayan organizmaları ve çevrenin diğer yönlerini ayırd etme yeteneği olarak tanımlanmıştır. Gardner´ın modelinde yalnızca dil, mantık-matematik ve mekansal zekalar geleneksel zeka bölümü (ZB) testleri ile ölçülmektedir. Gardner çoklu zekaların değerlendirilmesinde standarize olmayan yöntemlerin kullanılmasını önermektedir. Gardner çoklu zekaların değerlendirilmesini çeşitli ortamlarda yerine getirilen kişisel etkinliklere dayalı süregelen bir süreç olarak görmektedir. Gardner´e göre, çoklu zekaların değerlendirilmesi tek bir oturumla yerine getirilemez. Gardner´in çoklu zeka modeline getirilen en önemli eleştiri deneysel temelinin ve psikometrik geçerliğinin eksik olmasıdır (Herstein ve Murray, 1994).


Zekanın Yapısına İlişkin Sonuçlar


Zeka kuramlarının çoğunun standardizasyonları yapılmış ve nicelleştirilebilir ölçümler yoluyla geçerlikleri kanıtlanabilmiş değildir. Gardner´in çoklu zekası eğitim ortamlarında sağladığı bazı yararlı uygulamalar dışında kuramsal düzeyde kalmaya devam etmektedir. Stenberg zekanın üçlü modelinin ölçümünde güvenilir bir araç geliştirme girişimlerinde başarısız olmuştur. Greenspan ve Stenberg üçlü modellerinin yapısını (örneğin, sosyal beceriler) nicelleştirmede bazı zorluklarla karşılaşmışlardır. Her ne kadar Greenspan (1997) sosyal zekanın iyi bir ölçeğinin geliştirilebileceği konusunda iyimser olmakla birlikte, henüz böylesi bir araç geliştirilebilmiş değildir. Bazıları sosyal zekanın ölçümünde mevcut ölçeklerin alt testlerini kullanmayı denemiş ancak bunda da başarı sağlanamamıştır (Luckasson ve diğerleri, 2002).


Tüm bu olumsuz denilebilecek tabloya rağmen bazı araştırmacılar önerdikleri modeli kapsayan standartlaştırılmış edilmiş ölçek ya da ölçekler geliştirmede başarılı olmuşlardır. Bunların başında Naglieri ve Das (1997)´ın Çoklu Bilişsel Süreçler Modeline ilişkin olarak geliştirdikleri Bilişsel Değerlendirme Aracı (Cognitive Assessment Instrument) gelmektedir. Bilişsel Değerlendirme Aracı, Planlama, Dikkat, Eşzamanlılık ve Ardışıklık bireysel zeka bölümü (ZB) puanlarını sağlamanın yanı sıra aynı zamanda tüm bilişsel işlevlerin ölçümünü temsil eden Tam-Ölçek ZB puanını da vermektedir. Benzer olarak Zeka Ranj Genişliği Testi (Wide Range Intelligence Test) (Glutting, Adams ve Shelsow, 2000) akıcı zeka ve kristalleşmiş zeka ZB puanlarını değerlendirmekte aynı zamanda bireyin genel zihinsel işlevlerini temsil eden Tam-Ölçek ZB´nü sağlamaktadır.


Psikometri biliminin yakın bir gelecekte çoklu zeka yapısının ölçümünde güvenilir ölçekler sağlayacağı umulmaktadır. Mevcut koşullarda, zekayı en iyi biçimde zekanın genel etmeninin kavramsallaştırdığı kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu ölçekler geliştirilene değin zekanın zeka genel etmenine dayalı olarak değerlendirilmesi uygulamaları devam edecek gözükmektedir (Luckasson ve diğerleri, 2002).


Son yıllarda deneysel veriler zihinsel işlevlerin kavramsallaştırılmasının zekanın genel etmeniyle açıklanabilirliğini güçlü bir biçimde desteklemektedir. Bu, zekanın tek bir yetenek olduğunu değil farklı zihinsel yeteneklerdeki çeşitliliklerin çoğunun genel zeka ortak etmeni ile açıklanabileceği anlamını taşımaktadır. Zeka alanındaki araştırmacıların çoğuna göre zeka akıl yürütme, problem çözme, soyut düşünme, plan yapma ve deneyimlerden öğrenme yeteneklerini içeren genel zihinsel yeterlik olarak tanımlanmakta ve bir kimsenin çevresinde olup bitenleri anlama kapsamlı yeterliğini yansıtmaktadır (Gottfredson, 1997; Grossman, 1983). Bu tanım AAMR´nin 2002 yönergesinde de (Luckasson ve diğerleri, 2002) benimsenmiştir.


Zihinsel işlevlerde normal altının belirlenmesi, farklı tipte maddeleri ve zekanın farklı etmenlerini içeren genel ölçümleri gerektirmektedir. Henstein ve Murray (1994), zekanın mevcut standarize edilmiş testlerinin zekanın genel yapısını uygun olarak ölçtüğü inancını destekleyen sonuçlar elde etmişlerdir.


;Kalıtım-Çevre Tartışması


Tanımında herkesin görüş birliğinde olmadığı “;zeka”;nın gelişiminde genetik ve çevresel etmenlerin oynadığı rol, zeka kavramı üzerinde yapılan tartışmaların başka bir yönünü oluşturmaktadır. Çevresel etmenler bireyin aile, okul ve toplum içerisindeki yaşantılarından oluşmaktadır.


Günümüzde bireyin belirli bir zihinsel donanımla dünyaya geldiği, çevresel etmenlerin bu donanımı belirli bir ölçüde biçimlendirdiği görüşü yaygın kabul görmektedir. Bu yönüyle zekanın genetik ve çevresel etmenlerin karşılıklı etkileşimlerinin bir ürünü olduğu söylenebilir. Ancak bu iki etmenin zeka gelişimi üzerinde ne ölçüde etkili olduğu konusunda farklı tahminlerde bulunulmaktadır. Her ne kadar bu konuda oran vermek fazla anlamlı olmasa da Jensen (1981), zeka gelişiminde genlerin rölünü %70, çevrenin rolünü %30 olarak tanımlamıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda çevre etmenlerinin zeka üzerindeki etkilerinin sanıldığından daha fazla olduğu yönünde sonuçlar alınmaktadır. Örneğin Plomin ve Petrill (1997), çevre etmenlerinin rolünün yaklaşık %50 olduğunu öne sürmektedir
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 09:40.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382