Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kişisel Gelişim » Özel Eğitimlerimiz » Çoklu Zeka Kuramı » Anne Baba ve Eğitimcilerin okuması gereken yazı

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-11-2006, 16:38   #1 (permalink)
yine yalnız
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi: USER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant future
USER is offline  
Varsayılan Anne Baba ve Eğitimcilerin okuması gereken yazı


Bilinçaltımızın derinliklerinde sınırsız bilgelik, engin bir güç ve bize
gerekli her seyin oldugunu biliyor muydunuz? Bilinçaltımızı gelistirip
kontrol ederek yasamımızdaki olumsuzlukları degistirmek mümkün mü? İste bu
sorunun cevabını üç yıldır profesyonel olarak "zihin koçlugu" yapan fizik
ögretmeni Zafer Akıncı´ya sorduk. Uzun yıllar ögrencilerin ögrenme modelleri
üzerine çalısan Akıncı, "zihin koçu" olmasını söyle anlatıyor: "Önceden
ögrencilerin ya zeki ya da geri zekâlı olduklarını düsünüyordum. 1998
yılında çoklu zekâ uygulamalarıyla tanıstıktan sonra her sey degisti. O yıl
hafıza egitimi aldım. Ögrencilerle yaptıgım çalısmalarda gördüm ki bu
çocuklarda anlayıs, ögrenme ve hafıza sorunu yok. Anladım ki ögrenmeyi
etkileyen hafıza ve zekânın dısında bir faktör daha var. Onun da bilinçaltı
oldugunu kesfettim." Vizyoner Egitim Danısmanlık Merkezi´nde "zihin koçlugu"
yapan Zafer Akıncı, ögrenme problemi yasayan, kötü hatıralarından kurtulmak
ve bilinçaltını kontrol altına almak isteyenler için sorularımızı
cevaplandırdı.

Bilinçaltını kısaca tarif eder misiniz?

Amerika´da bilinçaltı konusunda uzmanlardan biri "Bir gemi düsünün, bütün
tayfaları bilinçaltıdır. Her seyi yapan onlardır. Bilinç de kaptandır.
Kaptan emir verir, duygularıyla ´sunu yapma´ derse, bilinçaltı ona itaat
eder. Çünkü gemiyi kontrol eden esas isi yapan bilinçaltıdır." diyor.
Kaptanı yani bilinci etkileyen faktörler vardır. Bunlar anne, baba,
kardesler, arkadas çevresi, televizyon vb.

Bir çocuk dogdugunda en az 400 defa "yapamazsın, edemezsin" sözünü isitiyor.
Bilinç bunu hemen algılıyor ve bilinçaltına kaydediyor. Psikolojide buna
"Kendini gerçeklestiren kehanet" deniyor. Bu olumsuz sartlanma, insan
zihnini kötü yönde etkiliyor.

Bilinçaltını kullanarak ögrenme nasıl gerçeklesir?

Aslında bizim bütün ögrenmelerimiz bilinçaltında olur. Bilinçaltı
baglantılarla çalısır. Bana getirilen bir ögrencinin ebeveyni "Hocam bu
çocuk matematigi sevmiyor." demisti. Çocukla matematigi neden sevmedigini
bulmak için konustuk. Konusurken ilkokul döneminde yasadıgı bir anısını
anlattı. Matematik ögretmeni derste soru çözerken yanlıs cevap verdigi için
çocugu ögrencilerin arasında küçük düsürmüs. Çocuk bilinçaltında baglantı
kurmus, matematik islemlerini görünce kendisini asagılanmıs hissediyor.
Ögrenciyle bir bilinçaltı çalısması yaptık. "Çok güzel bir anını düsün"
dedim. Kendini çok iyi hissettigi sırada -tabiî gevsemis bir halde alfa
konumunda, duyusal yogunluk yasayarak- tahtaya matematik dersinden uzun
formüllerden birisini yazdım. "simdi gözünü aç!" dedim. Gözünü açınca
formülü gördü. "simdi gözünü kapat" dedim. Bir iki kere daha bunu uyguladık.
Yaptıgım sey su; matematik formülleriyle çocugun güzel anıları arasında
baglantılar kurduruyorum. Çocuk, sene sonunda takdirname aldı. Matematigi de
bes oldu.

Velilerimizin çok kullandıgı bir sey var: Meselâ çocuk matematik dersinden
ödevini yapmaya çalısıyor, fakat yapamıyor. Veli de sinirlerine hakim
olamayıp çocuk anlamadı diye bagırıp çagırıyor veya tokadı
yapıstırıyor. Farkında olmadan çocugun bilinçaltında matematik dersiyle azar
ve tokat arasında baglantı kurduruyor. Bu da ileride o çocugun matematik
dersini sevmemesine ve yapamamasına neden oluyor. Antony Robbins diyor ki
"Annem bana sigarayı nefret ettiren kadındır. Birgün annem, ´Oglum sigara
içmek ister misin?´ diye sordu. Ben de ´Evet´ dedim. Bir hafta kavanozun
içinde beklemis, ıslanmıs, igrenç kokan sigarayı verdi ve ´İçecegin seyin
kokusunu al.´ dedi. İçimde öyle bir baglantı olustu ki ne zaman sigara
görsem midem bulanıyor." Bilinçaltı çok güçlüdür. Baglantılarını yapar ve
sizin fizyolojinizi ona göre ayarlar. Farkında olmasanız bile bilinçaltı
baglantıları egitimde, ailede ve her türlü iliskide kullanılır. Ne yapmanız
gerektigini baglantılar kurarak ayarlar. Bu egitimde çok daha önemlidir. Bir
seyi basaramayacagınıza inanırsanız onu basaramazsınız.

Bilinçaltıyla ögrenme tekniklerini hangi temele baglıyorsunuz?

Bilinçaltının temelinde baglantı kurma vardır. Ögrendikleriniz arasında
baglantı kurarsanız unutmazsınız. Hafızası zayıf olan bir çocukla
görüsüyorum. Çocuk ateri oyunlarında muhtesem. Labirent tipi oyunlarda bütün
labirentleri sayabiliyor. "Nasıl tutuyorsun bunu aklında?" dedim. "Hocam,
çok zevkli." dedi. Labirent isimleriyle bilinçaltı arasında zevkle baglantı
kurmus. Hafıza teknikleri, çoklu zekâ uygulamaları, konsantrasyon egitimi,
hızlı okuma teknikleri bunların hepsi bilinçaltı baglantı teknigiyle
ögretilir. Zaten fizyolojik olarak da böyle. Beynimizde nöronlar var. Bütün
nöronların arasında baglantı kurdugunuzda zekâ olusuyor. Yani ne kadar çok
baglantı, o kadar çok zekâ. Herkeste yaklasık 100 milyar nöron var ama
nöronlar arasındaki baglantı kombinasyonu sınırsız.

Temel prensip baglantısını, bilinçaltında egitimcilerimiz kullanmalı. Meselâ
ben ders anlatırken hiçbir zaman konunun ismini önceden söylemem. Her konuya
hazırladıgım küçük hikâyelerle baslarım. Örnegin "Nisanlı güzel bir bayan
laborant, deney yapıyor. Deney yaparken birden parmagındaki yüzük, deney
yaptıgı sıvının içine düsüyor. Aglayarak profesörün yanına kosuyor diyor ki
´ben mahvoldum, alçak adam bütün hersey yalanmıs.´ Profesör soruyor; ´ne
oldu kızım´ diye. ´Bu adamın sevgisi yalanmıs´ diyor. Profesör, ´Nerden
anladın?´ deyince o da ´yüzügüm sıvının içine düstü ama dibe batmadı,
sıvının öz kütlesi altının öz kütlesinden küçük oldugu için batması
gerekirken yüzügüm batmadı. Demek ki altın degilmis bunun herseyi yalan." Ve
diyorum ki "Çocuklar kaldırma kuvveti hayatınızı kurtarır, kendinizi
kandırtmayın." Herkes gülmeye baslıyor. Böylece güzel bir duygu olusuyor
konu hakkında. simdi ben ne anlatırsam anlatayım onlar anlayacaklar. Bu
yöntem dersin basında 5 dakikamı alıyor. Sonra "Hocam ne kadar kolay bir
konuymus." diyorlar. Psikolojide buna "çapa" deniyor. Mizah yaparak
çocukların kafasına çapalar atıyorum.

"Çocuklar simdi çok zor bir soru soracagım bunu yapan her soruyu çözer."
diyorum. Halbuki sordugum soru çok basit. Tabiî çözüyor çocuk. "Hocam hani
zordu" diyor. "Aslında zor da size kolay geldi, iste bir zor soru daha"
diyorum, gülmeye baslıyorlar. Beyinlerinde baglantı kuruyorum. Zor soru
deyince mizah anlıyorlar. Baglantıyı güçlü kurdugumuzda %95 basarı alıyoruz.
14 kisilik bir sınıfta yaptıgım çalısmalar sonunda 11´i Milli Egitim basarı
sınavında ilk 50´ye girdi. Bunu tüm derslerde uygulayabilirsiniz. Bilinç ve
baglantı teknigi artı mizah. Meselâ gazlarda kaldırma kuvvetiyle ilgili bir
formül vardır. P.V=N.R.T çocuklara ben "Palavracı Nurettin" deyince
gülüyorlar. Formül komik geliyor.

Egitimde bu tekniklerin uygulanması gerekir. Bu bakıs açısını kazandırmak
lâzım çocuklara. Bir ögrencim var. Psikologa götürmüsler IQ testinde geri
zekâlı oldugu tespit edilmis. Halbuki IQ testi, zekânın tümü için yapılan
bir test degil, sadece sayısal ve sözel zekâyı ölçüyor ve her insanda 20´ye
yakın zekâ türü var. IQ testi sonucu geri zekâlı oldugu söylenen çocukla
çalısmaya basladık. Ona 10 tane kelime verip "Say" dedim. "Hocam,
biliyorsunuz bunu sayamam." dedi. Perisan olmus çocuk, ailesi de kendisi de
geri zekâlı olduguna ikna edilmis. İki buçuk ay özel bir çalısma yaptık.
simdi bana diyor ki "Hocam dünya hafıza sampiyonasına nasıl basvurabilirim?"
Özgüven kazandı; çünkü yapabildigini gördü.

Bilinçaltıyla ögrenme teknikleri herkese uygulanabilir mi?

Herkese uygulanabilir. Özel bir sart gerekmiyor. Bilinçaltı sadece
psikologların tapusunda olan bir konu degildir. En muazzam organımız olan
beynin nasıl kullanılacagını ögrenmemiz gerekir. Egitimciler özellikle
bilinçaltını bilmedigi için birçok çocugu harcıyor. Ögretmenler olarak
verdigimiz mesajlar çocugun beynine ne olarak gidiyor, nasıl sonuçlar
doguruyor, ögrenmemiz lâzım. Anne babaların da bilinçaltı konusunda
etraflıca bilgi almaları gerekir. Çünkü her insan deha beyniyle dogar.

Bilinçaltımızın kapasitesi ne kadardır?

Beyni tanıdıkça bilimadamları su tespiti yapıyor: "Gerçekten muazzam
sınırsız bir yapı." Oysa veliler çocuklarının bilinçaltını "yapamazsın,
edemezsin, ahmak" gibi sözlerle dolduruyor. Ve bunlar sürekli kayıt
ediliyor. Bu sekilde çocugun beyni sartlandırılıyor. Sonra da ögretmenler
çocugun hayatını karartıyor. Hepsi için demiyorum; çünkü bu teknikleri
bilmedigi halde ögrencilerini çok iyi yetistiren ögretmenler var.

Bilinçaltı ögrenme teknikleriyle hangi yaslardaki ögrencilerden daha fazla
verim alıyorsunuz?

En çok ortaokul düzeyindeki ögrencilerle çalıstım. ÖSS düzeyinde de verim
aldım. Ortaokul çok önemli bir çag; tam karakterin olustugu, bilinçaltının
oturdugu bir dönem. 11-12 yasına kadar çocuklar çok iyi
egitilmelidir.

Her ders için aynı teknikle mi yoksa ayrı ayrı tekniklerle mi egitim
veriyorsunuz?

Aslında ben ilk basladıgımda fotografik hafızayı kullanıyordum. Ondan sonra
çoklu zekâ uygulamalarını kesfettim. Sonra konsantrasyon, hızlı okuma ve NLP
tekniklerini ögrendim. Ve bunların hepsini birlestirerek "bütünlesik zihin
gelisimi" adında bir ögrenme modeli uygulamaya basladım.

Bütünlesik zihin gelisimi modelini biraz daha anlatır mısınız?

Bu sistemle insanlara zihninin nasıl çalıstıgını ögretiyoruz. Yani ben
çocuga "Tarih dersini böyle çalısmalısın" demem, "Senin zihnin böyle
çalısıyor, aklında böyle tutabilirsin." derim. Çocuk zaten zihnini
kesfedince nasıl çalısacagını kendisi buluyor. Basarılı çocuklar bunları
kullanıyor zaten. Basarısız olan ögrenciler ise "İllâ böyle çalısacaksın."
diye bizim kosullandırdıklarımız. Su ana kadar 270´in üzerinde ögrenciyle
çalıstım. 270 tane ayrı ayrı beyin çalısma sistemi buldum. Biz insanlara
nasıl yapacagını ögretiyoruz. Bu yanlıs. Önemli olan beynin nasıl
çalıstıgını anlatmak.

Geçenlerde bir hadise yasadım. Velinin bir tanesi dedi ki "Hocam bu çocuk
ders çalısırken ayakta geziyor. Ben de oturtuyorum". Çocukla konustum.
Yaptıgım testlerde de çocugun "kinestetik" yani dokunsal bir yapısı oldugu
ortaya çıktı. Bedeniyle anlayan bu çocugu oturtugun an dersi anlayamaz. İste
veliler bunları bilmedikleri için çocugu kosullandırıyor. On kere çocugun
kafasına vursanız bir daha kalkıp dolasamaz ama dersini de anlayamaz. Sonra
da "geri zekâlıyım" diye kendini etiketler, inanç olusturur. Çocukları bir
seylere zorlamadan önce iyi analiz yapmak gerekir.

Küçük yaslarda bilinçaltıyla ögrenme egitimi almıs bir ögrencinin ileriki
yıllarında aldıgı bu egitim etkisini korur mu?

Küçük yaslarda verdigimiz böyle bir egitim, çocugun ileriki yaslarında da
avantaj saglar. Çocuk, zihnini tanıdıgı için öz güveni gelisir; karakteri
oturur. Biz çocukların zihinlerinin nasıl çalıstıgını önemsemiyoruz.
Basarısız olduklarında ise onları suçluyoruz.

Verimli bir bilinçaltıyla ögrenme egitimi kaç seansta tamamlanıyor?

Bilinçaltı teknikleri dedigimiz ögrenme modelinde sihirli degnekle dokunup
bir seyleri degistirmiyoruz. Çocuk nasıl ögreniyorsa öyle ögretiyoruz.
Beynin grafigini çıkarıyoruz. Çalısmalarımız genellikle bir ay sürüyor.
Bilinçaltı tekniklerini kullanarak konsantrasyon, ögrenme, motivasyon,
hedeflere kilitlenme egitimlerini veriyoruz. Konsantrasyon çok önemli. Öyle
ögrencilerle karsılasıyorum ki "Bes dakika dersin basında duramıyorum."
diyor ama "Yüzüklerin Efendisi" filmini üç saat gözünü kırpmadan izliyor.
Konsantrasyon bozuklugu olan çocuk üç saat nasıl otuyor? Sorun konsantre
bozuklugu degil dersi nasıl çalısacagını bilmiyor. Biz derse konsantre
olmasını saglıyoruz.

BASARI İÇİN BİLİNÇALTINI PROGRAMLAMA İPUÇLARI

1- Bilinçaltınızda her sorunun cevabı vardır. Uykuya dalmadan önce
bilinçaltına "Sabah altıda kalkacagım." emrini verirseniz sizi tam saatinde
uyandıracaktır.

2- Her gece yatarken kendi kendinize söylediginiz olumlu ifadeler
saglıgınızın kusursuz olması yönünde olsun; bilinçaltınız buyrugunuzu yerine
getirecektir.

3- Bir kitap ya da harika bir tiyatro eseri yazmak, fevkalâde bir konusma
yapmak istiyorsanız, bu fikri sevgiyle hissederek bilinçaltınıza iletin; o
da size istediginiz karsılıgı verecektir.

4- Asla "bunu yapamam" ya da "sunun olması imkânsız" gibi sözler söylemeyin.
Bilinçaltınız bunu yalın anlamlarıyla alacak ve bu düsüncelerden dolayı
yapmak istediginiz sey için yeteneginiz olmadıgını kabul edecektir.

5- Size zarar verecek ya da canınızı yakacak seyler düsünmeyin. Çünkü neye
inanırsanız onunla karsılasacaksınız.

6- En dogru sekilde düsünüp hissetmeye baslarsanız huzurlu bir zihne sahip
olmanız kaçınılmaz olur. Bilinçaltınız, zihninizden geçirip dogru oldugunu
iddia ettiginiz her seyi kabul edecek ve size bunu yasatacaktır.

7- Bilinciniz kapıdaki bekçidir. En önemli islevi bilinçaltını, yanlıs
izlenimlerden korumaktır. İyi seylerin olabilecegini ve su anda olmakta
oldugunu düsünmeyi her zaman tercih edin.
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 10:08.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382