|
||
![]() |
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
yine yalnız
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bilinçaltımızın derinliklerinde sınırsız bilgelik, engin bir güç ve bize gerekli her seyin oldugunu biliyor muydunuz? Bilinçaltımızı gelistirip kontrol ederek yasamımızdaki olumsuzlukları degistirmek mümkün mü? İste bu sorunun cevabını üç yıldır profesyonel olarak "zihin koçlugu" yapan fizik ögretmeni Zafer Akıncı´ya sorduk. Uzun yıllar ögrencilerin ögrenme modelleri üzerine çalısan Akıncı, "zihin koçu" olmasını söyle anlatıyor: "Önceden ögrencilerin ya zeki ya da geri zekâlı olduklarını düsünüyordum. 1998 yılında çoklu zekâ uygulamalarıyla tanıstıktan sonra her sey degisti. O yıl hafıza egitimi aldım. Ögrencilerle yaptıgım çalısmalarda gördüm ki bu çocuklarda anlayıs, ögrenme ve hafıza sorunu yok. Anladım ki ögrenmeyi etkileyen hafıza ve zekânın dısında bir faktör daha var. Onun da bilinçaltı oldugunu kesfettim." Vizyoner Egitim Danısmanlık Merkezi´nde "zihin koçlugu" yapan Zafer Akıncı, ögrenme problemi yasayan, kötü hatıralarından kurtulmak ve bilinçaltını kontrol altına almak isteyenler için sorularımızı cevaplandırdı. Bilinçaltını kısaca tarif eder misiniz? Amerika´da bilinçaltı konusunda uzmanlardan biri "Bir gemi düsünün, bütün tayfaları bilinçaltıdır. Her seyi yapan onlardır. Bilinç de kaptandır. Kaptan emir verir, duygularıyla ´sunu yapma´ derse, bilinçaltı ona itaat eder. Çünkü gemiyi kontrol eden esas isi yapan bilinçaltıdır." diyor. Kaptanı yani bilinci etkileyen faktörler vardır. Bunlar anne, baba, kardesler, arkadas çevresi, televizyon vb. Bir çocuk dogdugunda en az 400 defa "yapamazsın, edemezsin" sözünü isitiyor. Bilinç bunu hemen algılıyor ve bilinçaltına kaydediyor. Psikolojide buna "Kendini gerçeklestiren kehanet" deniyor. Bu olumsuz sartlanma, insan zihnini kötü yönde etkiliyor. Bilinçaltını kullanarak ögrenme nasıl gerçeklesir? Aslında bizim bütün ögrenmelerimiz bilinçaltında olur. Bilinçaltı baglantılarla çalısır. Bana getirilen bir ögrencinin ebeveyni "Hocam bu çocuk matematigi sevmiyor." demisti. Çocukla matematigi neden sevmedigini bulmak için konustuk. Konusurken ilkokul döneminde yasadıgı bir anısını anlattı. Matematik ögretmeni derste soru çözerken yanlıs cevap verdigi için çocugu ögrencilerin arasında küçük düsürmüs. Çocuk bilinçaltında baglantı kurmus, matematik islemlerini görünce kendisini asagılanmıs hissediyor. Ögrenciyle bir bilinçaltı çalısması yaptık. "Çok güzel bir anını düsün" dedim. Kendini çok iyi hissettigi sırada -tabiî gevsemis bir halde alfa konumunda, duyusal yogunluk yasayarak- tahtaya matematik dersinden uzun formüllerden birisini yazdım. "simdi gözünü aç!" dedim. Gözünü açınca formülü gördü. "simdi gözünü kapat" dedim. Bir iki kere daha bunu uyguladık. Yaptıgım sey su; matematik formülleriyle çocugun güzel anıları arasında baglantılar kurduruyorum. Çocuk, sene sonunda takdirname aldı. Matematigi de bes oldu. Velilerimizin çok kullandıgı bir sey var: Meselâ çocuk matematik dersinden ödevini yapmaya çalısıyor, fakat yapamıyor. Veli de sinirlerine hakim olamayıp çocuk anlamadı diye bagırıp çagırıyor veya tokadı yapıstırıyor. Farkında olmadan çocugun bilinçaltında matematik dersiyle azar ve tokat arasında baglantı kurduruyor. Bu da ileride o çocugun matematik dersini sevmemesine ve yapamamasına neden oluyor. Antony Robbins diyor ki "Annem bana sigarayı nefret ettiren kadındır. Birgün annem, ´Oglum sigara içmek ister misin?´ diye sordu. Ben de ´Evet´ dedim. Bir hafta kavanozun içinde beklemis, ıslanmıs, igrenç kokan sigarayı verdi ve ´İçecegin seyin kokusunu al.´ dedi. İçimde öyle bir baglantı olustu ki ne zaman sigara görsem midem bulanıyor." Bilinçaltı çok güçlüdür. Baglantılarını yapar ve sizin fizyolojinizi ona göre ayarlar. Farkında olmasanız bile bilinçaltı baglantıları egitimde, ailede ve her türlü iliskide kullanılır. Ne yapmanız gerektigini baglantılar kurarak ayarlar. Bu egitimde çok daha önemlidir. Bir seyi basaramayacagınıza inanırsanız onu basaramazsınız. Bilinçaltıyla ögrenme tekniklerini hangi temele baglıyorsunuz? Bilinçaltının temelinde baglantı kurma vardır. Ögrendikleriniz arasında baglantı kurarsanız unutmazsınız. Hafızası zayıf olan bir çocukla görüsüyorum. Çocuk ateri oyunlarında muhtesem. Labirent tipi oyunlarda bütün labirentleri sayabiliyor. "Nasıl tutuyorsun bunu aklında?" dedim. "Hocam, çok zevkli." dedi. Labirent isimleriyle bilinçaltı arasında zevkle baglantı kurmus. Hafıza teknikleri, çoklu zekâ uygulamaları, konsantrasyon egitimi, hızlı okuma teknikleri bunların hepsi bilinçaltı baglantı teknigiyle ögretilir. Zaten fizyolojik olarak da böyle. Beynimizde nöronlar var. Bütün nöronların arasında baglantı kurdugunuzda zekâ olusuyor. Yani ne kadar çok baglantı, o kadar çok zekâ. Herkeste yaklasık 100 milyar nöron var ama nöronlar arasındaki baglantı kombinasyonu sınırsız. Temel prensip baglantısını, bilinçaltında egitimcilerimiz kullanmalı. Meselâ ben ders anlatırken hiçbir zaman konunun ismini önceden söylemem. Her konuya hazırladıgım küçük hikâyelerle baslarım. Örnegin "Nisanlı güzel bir bayan laborant, deney yapıyor. Deney yaparken birden parmagındaki yüzük, deney yaptıgı sıvının içine düsüyor. Aglayarak profesörün yanına kosuyor diyor ki ´ben mahvoldum, alçak adam bütün hersey yalanmıs.´ Profesör soruyor; ´ne oldu kızım´ diye. ´Bu adamın sevgisi yalanmıs´ diyor. Profesör, ´Nerden anladın?´ deyince o da ´yüzügüm sıvının içine düstü ama dibe batmadı, sıvının öz kütlesi altının öz kütlesinden küçük oldugu için batması gerekirken yüzügüm batmadı. Demek ki altın degilmis bunun herseyi yalan." Ve diyorum ki "Çocuklar kaldırma kuvveti hayatınızı kurtarır, kendinizi kandırtmayın." Herkes gülmeye baslıyor. Böylece güzel bir duygu olusuyor konu hakkında. simdi ben ne anlatırsam anlatayım onlar anlayacaklar. Bu yöntem dersin basında 5 dakikamı alıyor. Sonra "Hocam ne kadar kolay bir konuymus." diyorlar. Psikolojide buna "çapa" deniyor. Mizah yaparak çocukların kafasına çapalar atıyorum. "Çocuklar simdi çok zor bir soru soracagım bunu yapan her soruyu çözer." diyorum. Halbuki sordugum soru çok basit. Tabiî çözüyor çocuk. "Hocam hani zordu" diyor. "Aslında zor da size kolay geldi, iste bir zor soru daha" diyorum, gülmeye baslıyorlar. Beyinlerinde baglantı kuruyorum. Zor soru deyince mizah anlıyorlar. Baglantıyı güçlü kurdugumuzda %95 basarı alıyoruz. 14 kisilik bir sınıfta yaptıgım çalısmalar sonunda 11´i Milli Egitim basarı sınavında ilk 50´ye girdi. Bunu tüm derslerde uygulayabilirsiniz. Bilinç ve baglantı teknigi artı mizah. Meselâ gazlarda kaldırma kuvvetiyle ilgili bir formül vardır. P.V=N.R.T çocuklara ben "Palavracı Nurettin" deyince gülüyorlar. Formül komik geliyor. Egitimde bu tekniklerin uygulanması gerekir. Bu bakıs açısını kazandırmak lâzım çocuklara. Bir ögrencim var. Psikologa götürmüsler IQ testinde geri zekâlı oldugu tespit edilmis. Halbuki IQ testi, zekânın tümü için yapılan bir test degil, sadece sayısal ve sözel zekâyı ölçüyor ve her insanda 20´ye yakın zekâ türü var. IQ testi sonucu geri zekâlı oldugu söylenen çocukla çalısmaya basladık. Ona 10 tane kelime verip "Say" dedim. "Hocam, biliyorsunuz bunu sayamam." dedi. Perisan olmus çocuk, ailesi de kendisi de geri zekâlı olduguna ikna edilmis. İki buçuk ay özel bir çalısma yaptık. simdi bana diyor ki "Hocam dünya hafıza sampiyonasına nasıl basvurabilirim?" Özgüven kazandı; çünkü yapabildigini gördü. Bilinçaltıyla ögrenme teknikleri herkese uygulanabilir mi? Herkese uygulanabilir. Özel bir sart gerekmiyor. Bilinçaltı sadece psikologların tapusunda olan bir konu degildir. En muazzam organımız olan beynin nasıl kullanılacagını ögrenmemiz gerekir. Egitimciler özellikle bilinçaltını bilmedigi için birçok çocugu harcıyor. Ögretmenler olarak verdigimiz mesajlar çocugun beynine ne olarak gidiyor, nasıl sonuçlar doguruyor, ögrenmemiz lâzım. Anne babaların da bilinçaltı konusunda etraflıca bilgi almaları gerekir. Çünkü her insan deha beyniyle dogar. Bilinçaltımızın kapasitesi ne kadardır? Beyni tanıdıkça bilimadamları su tespiti yapıyor: "Gerçekten muazzam sınırsız bir yapı." Oysa veliler çocuklarının bilinçaltını "yapamazsın, edemezsin, ahmak" gibi sözlerle dolduruyor. Ve bunlar sürekli kayıt ediliyor. Bu sekilde çocugun beyni sartlandırılıyor. Sonra da ögretmenler çocugun hayatını karartıyor. Hepsi için demiyorum; çünkü bu teknikleri bilmedigi halde ögrencilerini çok iyi yetistiren ögretmenler var. Bilinçaltı ögrenme teknikleriyle hangi yaslardaki ögrencilerden daha fazla verim alıyorsunuz? En çok ortaokul düzeyindeki ögrencilerle çalıstım. ÖSS düzeyinde de verim aldım. Ortaokul çok önemli bir çag; tam karakterin olustugu, bilinçaltının oturdugu bir dönem. 11-12 yasına kadar çocuklar çok iyi egitilmelidir. Her ders için aynı teknikle mi yoksa ayrı ayrı tekniklerle mi egitim veriyorsunuz? Aslında ben ilk basladıgımda fotografik hafızayı kullanıyordum. Ondan sonra çoklu zekâ uygulamalarını kesfettim. Sonra konsantrasyon, hızlı okuma ve NLP tekniklerini ögrendim. Ve bunların hepsini birlestirerek "bütünlesik zihin gelisimi" adında bir ögrenme modeli uygulamaya basladım. Bütünlesik zihin gelisimi modelini biraz daha anlatır mısınız? Bu sistemle insanlara zihninin nasıl çalıstıgını ögretiyoruz. Yani ben çocuga "Tarih dersini böyle çalısmalısın" demem, "Senin zihnin böyle çalısıyor, aklında böyle tutabilirsin." derim. Çocuk zaten zihnini kesfedince nasıl çalısacagını kendisi buluyor. Basarılı çocuklar bunları kullanıyor zaten. Basarısız olan ögrenciler ise "İllâ böyle çalısacaksın." diye bizim kosullandırdıklarımız. Su ana kadar 270´in üzerinde ögrenciyle çalıstım. 270 tane ayrı ayrı beyin çalısma sistemi buldum. Biz insanlara nasıl yapacagını ögretiyoruz. Bu yanlıs. Önemli olan beynin nasıl çalıstıgını anlatmak. Geçenlerde bir hadise yasadım. Velinin bir tanesi dedi ki "Hocam bu çocuk ders çalısırken ayakta geziyor. Ben de oturtuyorum". Çocukla konustum. Yaptıgım testlerde de çocugun "kinestetik" yani dokunsal bir yapısı oldugu ortaya çıktı. Bedeniyle anlayan bu çocugu oturtugun an dersi anlayamaz. İste veliler bunları bilmedikleri için çocugu kosullandırıyor. On kere çocugun kafasına vursanız bir daha kalkıp dolasamaz ama dersini de anlayamaz. Sonra da "geri zekâlıyım" diye kendini etiketler, inanç olusturur. Çocukları bir seylere zorlamadan önce iyi analiz yapmak gerekir. Küçük yaslarda bilinçaltıyla ögrenme egitimi almıs bir ögrencinin ileriki yıllarında aldıgı bu egitim etkisini korur mu? Küçük yaslarda verdigimiz böyle bir egitim, çocugun ileriki yaslarında da avantaj saglar. Çocuk, zihnini tanıdıgı için öz güveni gelisir; karakteri oturur. Biz çocukların zihinlerinin nasıl çalıstıgını önemsemiyoruz. Basarısız olduklarında ise onları suçluyoruz. Verimli bir bilinçaltıyla ögrenme egitimi kaç seansta tamamlanıyor? Bilinçaltı teknikleri dedigimiz ögrenme modelinde sihirli degnekle dokunup bir seyleri degistirmiyoruz. Çocuk nasıl ögreniyorsa öyle ögretiyoruz. Beynin grafigini çıkarıyoruz. Çalısmalarımız genellikle bir ay sürüyor. Bilinçaltı tekniklerini kullanarak konsantrasyon, ögrenme, motivasyon, hedeflere kilitlenme egitimlerini veriyoruz. Konsantrasyon çok önemli. Öyle ögrencilerle karsılasıyorum ki "Bes dakika dersin basında duramıyorum." diyor ama "Yüzüklerin Efendisi" filmini üç saat gözünü kırpmadan izliyor. Konsantrasyon bozuklugu olan çocuk üç saat nasıl otuyor? Sorun konsantre bozuklugu degil dersi nasıl çalısacagını bilmiyor. Biz derse konsantre olmasını saglıyoruz. BASARI İÇİN BİLİNÇALTINI PROGRAMLAMA İPUÇLARI 1- Bilinçaltınızda her sorunun cevabı vardır. Uykuya dalmadan önce bilinçaltına "Sabah altıda kalkacagım." emrini verirseniz sizi tam saatinde uyandıracaktır. 2- Her gece yatarken kendi kendinize söylediginiz olumlu ifadeler saglıgınızın kusursuz olması yönünde olsun; bilinçaltınız buyrugunuzu yerine getirecektir. 3- Bir kitap ya da harika bir tiyatro eseri yazmak, fevkalâde bir konusma yapmak istiyorsanız, bu fikri sevgiyle hissederek bilinçaltınıza iletin; o da size istediginiz karsılıgı verecektir. 4- Asla "bunu yapamam" ya da "sunun olması imkânsız" gibi sözler söylemeyin. Bilinçaltınız bunu yalın anlamlarıyla alacak ve bu düsüncelerden dolayı yapmak istediginiz sey için yeteneginiz olmadıgını kabul edecektir. 5- Size zarar verecek ya da canınızı yakacak seyler düsünmeyin. Çünkü neye inanırsanız onunla karsılasacaksınız. 6- En dogru sekilde düsünüp hissetmeye baslarsanız huzurlu bir zihne sahip olmanız kaçınılmaz olur. Bilinçaltınız, zihninizden geçirip dogru oldugunu iddia ettiginiz her seyi kabul edecek ve size bunu yasatacaktır. 7- Bilinciniz kapıdaki bekçidir. En önemli islevi bilinçaltını, yanlıs izlenimlerden korumaktır. İyi seylerin olabilecegini ve su anda olmakta oldugunu düsünmeyi her zaman tercih edin. |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|