Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kişisel Gelişim » Özel Eğitimlerimiz » Çoklu Zeka Kuramı » Bilinmeyen Güç! Yapay Zeka

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-11-2006, 16:41   #1 (permalink)
yine yalnız
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi: USER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant future
USER is offline  
Varsayılan Bilinmeyen Güç! Yapay Zeka


Bilinmeyen Güç!
Yapay Zeka: 21. Yüzyıl Teknolojisi

“Tarihte üç büyük olay vardır. Bunlardan ilki; evrenin oluşumudur. İkincisi, yaşamın başlangıcının olması. Bu ikisiyle aynı derecede önemli olan üçüncüsü; belki daha önemlisi ise, yapay zekanın ortaya çıkışıdır.”
...

Sorularla başlayacağız makaleye.
Akıl, nedir ve ne işe yarar? İlk bakışta basit görünen bu sorunun cevabını aradı asırlardır insanoğlu.. Basit görünür akıl; gerçekten bu kadar basit açıklanacak bir şeymidir? Yoksa, çok komplekstirde kolayca açıklayamaz mıyız onu sihirli kelimelerimizle...Ya zekayı nasıl tanımlarsınız? İşte bu makalede akıl-zeka-beyin üçgeninde yapay zeka konusunu bilimsel olarak incelemeye çalışacağız.

Akıl?

‘Akıl, bu dünyanın en muazzam gücüdür. O, yeryüzünü alt üst etmiş, medeniyetleri yapmış ve yıkmıştır’ diyor 20. yüzyılın en büyük mütefekkirlerinden olan Nobel ödüllü Alexis Carrel. İnsanoğlu tarih sahnesine çıktığı ilk günden beri akıl ve onun ikiz kardeşi zekasiyla türlü medeniyetler kurmuş ve bir o kadarini yıkmıştır.

Zamanın zembereği 21. yuzyılı gösterdiğinde ortada aklın makineleşmesi yada makinelerin akıllılaşması denen bir kavramın ortaya çıktığını görüyoruz. Bu olayı ilk olarak Arnold Scwanzenegger’ in başrolünde oynadığı bol action sahneli Yok Edici(Terminatör) filmiyle belleklerimize soktuk. İşte kimilerinin sibernetik,robotlaşma vs. gibi yeni moda isimler taktığı bu konunun merkezinde 2000’ li yillarin en onemli ilim sahası olan Yapay Zeka(Artificial Intelligence) duruyor.

Merkezde duruyor diyorum, zira makalenin devamında zeka ile birlikte yapay zekaya yapılan atıfları okudukça neyi kastettiğimi daha iyi anlayacaksiniz.

Zeka?

Zekanın ne anlama geldiği ve ne kadarının ölçülebildiği konusunda henüz bir görüş birliği sağlanmış değildir. Latince “intellectus” kelimesinin karşılığı olan zekanın, kavramsal olarak birkaç tarifi ise şöyle sıralayabiliriz.
“Cevap vermede, muhtemel çözümleri inceden inceye aramadaki çabukluk ve bir problemin evreleri arasındaki yeni ilişkileri anlayabilme kapasitesi”
“Yeni bir düzeneği veya kuralı keşfetme yada bir rahmin yürütme ile ilgili faaliyet.”
“Beynin bilgiyi alıp, hızlı ve doğru olarak analiz etmesi..”

Biyologlar zekayı çevreye uyum kabiliyeti olarak görürken, eğitimciler öğrenme, psikologlar ilişkileri anlama, bilgisayarcılar bilgiyi işleme kabiliyeti şeklinde değerlendirmişlerdir. Şuur, bilinçaltı, ruh gibi açık uçlu bir kelime olduğu için zekanın evrensel bir tarifi yapılamamıştır.

IQ(Intellıgent Quotient)?

Zihinsel-entellektüel zeka olarak tanımlanan IQ son yıllarda gündemden düşmeyen ve çok sık tartışılan bir kavram. Tartışılan noktanın merkezinde ise şu var. Bir insan düşünün ki notları çok güzel mantık olarak herşeyi sağlam ve matematiksel temeller üzerine oturtabiliyor. Ancak hayatın kanunları bu insanın bir başka IQ’ su düşük insanla aynı zaman dilimi içerisinde daha başarısız yapabiliyor. Yani kısacası IQ her ne kadar bir test ve ölçüt gibi dursa da iş bitirme sanatı yada bana göre diğer tarifiyle başarının köşe taşlarından birisi sadece. Evet hayat yolunda bir insana başarılı denebilmesi için çoğu zaman IQ’dan daha fazlasına sahip olmak gerekiyor.

Zekanın yaşla da pek bir alakası yok. Örneğin Goethe, ilk şiirlerini, 10 yaşında iken yazmıştı. Fatih İstanbul’u fethettiğinde 21 yaşındaydı. Yine Mozart, henüz 6 yaşında iken, konser vermeye başlamıştı. Bütün bunlar zekanın yaşla değil başta olduğunun en büyük gösergeleri.
Aynı Goethe 83 yaşında ölmesine rağmen, en büyük eseri olan Faust’u ölümünden 1-2 yıl önce bitirmişti. Mimar Sinan, Süleymaniye’yi bitirdiği vakit, yaşı 70’i geçmişti. Thomas Hobbes, The Odyssey’i Yunanca aslından İngilizce’ye çevirdiği sırada 87 yaşında idi ve bir yıl sonra da İlyada’yı tercümeye başlamıştı.
Uzmanlar IQ’nun zekanın tek boyutunu ölçebildiği görüşünde birleşiyorlar. Yale Üniversitesi’nden psikolji Profesörü Robert Stern “Zeka Testleri Ne Kadar Akıllı?” başlığı altında derlediği yazısında geleneksel zeka testlerinin analitik ve sözel yetenekleri doğru olarak değerlendirdiğini, ancak yaratıcılık ve pratik bilgileri ölçmede yetersiz kaldığını belirtiyor. Harvard Üniversitesi’nden Daniel Goleman, “IQ testlerinin, kimin daha çok para kazandığıyla veya daha doyumlu bir sosyal hayat sürdüğüyle hiçbir ilgisi yok” diyor.

Sadece dile iyi hakim olmak, hesapları çabuk yapabilmek kişiyi zeki yapmaya yetmiyor. İnsan beyni son derece karışık ve şaşırtıcı bir organ olduğundan, sayısız yetenek ve fonksiyona sahiptir. Bu fonksiyonları hepsini de testlerle ölçmek mümkün değil. İnsan, beynin çeşitli yeteneklerini kullanmada ne kadar başarılıysa o kadar zeki sayılıyor.
Örneğin; üniversiteyi 1.’ likle bitiren öğrenci, özellikle akademisyenler tarafından en başarılı öğrenci sayılır. Not olarak belki bu başarıyı hak etmiştir de. Şimdiye kadar üniversiteyi büyük emeklerle, derecelerle bitirip hayat serüveninde işsiz yada başarısız olan birçok insan görmüşsünüzdür. İş bulanda tam olarak başarılı sayılmaz. Bence zekayı kullanabilmenin en önemli kanıtı; insanın öğrendiklerini hazmederek uygulamada ne ölçüde kullanabildiğidir.
Eğer şimdiye kadar bölümünüzü dereceyle bitirdiyseniz, bence bir an önce pratik hayatta bilgilerinizi nasıl kullanacağınızı öğrenmelisiniz.

Bir çok insanın bildiği üzere insan beyninin sağ lobu sayısal-analitik zekaya hükmederken, sol lobu ise sayısal olmayan daha ziyade sanat-müzik gibi sözel yetenekleri bünyesinde barındırıyor. Yine uzmanlarin ortak görüşü şu ki; akıllı ve zeki insanlar; beyinlerinin sağ ve sol loplarını dengeli şekilde kullananlar arasından çıkıyor.

Ya Yapay Zeka?

Bütün bu açıklayıcı tanım ve ifadelerin arkasından yapay zekanın ne olduğunu anlamak, yemeğin tatlısı misali, hazmedilmesinin kolay olacağı kanaatindeyim.
İnsanlığın tarihini ve tarihi gelişimini incelediğimizde otomatik olarak bir takım işleri yapan makinelere karşı ilginin yüksek olduğunu görürüz. Bu ilgi ve alaka o zamanların şartlarına göre belirli faaliyetleri gerçekleştirebilen otomatlar yapmalarına neden olmuştur. Bu tür bilgileri tarih kitaplarında bulmak mümkündür. Yine insanlığın tarihi süreci incelendiğinde şöyle bir yargıya varmak mümkündür: “İnsanlarda canlılığı taklit eden makineler, süs eşyaları ve oyuncaklar yapmak derinden gelen bir arzudur.”

Yapay Zeka, insanlık tarihinin en büyük mühendislik projesidir. İnşa etmek istediğimiz şey, sonuçta bir bilgisayar programından, yani formal bir dilde yazılmış bir metinden ibarettir. Ama bu metin o denli uzun ve karmaşık olacaktır ki, yazılması hemen aklınıza gelebilecek diğer dev mühendislik projelerinden daha çok adam-yıl alırsa şaşmamak gerekir. Özetlersek;

Yapay zeka, bir bilgisayar bilim dalıdır.
Yapay zeka, bilgi ve davranışa dayalı sistemler oluşturur.
Yapay zeka, zeki davranışlar üzerine araştırmalar yapar.

Yönetim bilimleri yapay zeka alanındaki gelişmelerden hızla etkilenmektedir. Bu etkileşimin bir sonucu olarak, doğal dil arabirimleri, endüstriyel robotlar, uzman sistemler ve zeki yazılımlar gibi uygulamalar ortaya çıkmıştır. Her seviyeden yöneticiler ve çalışanlar, direkt veya dolaylı da olsa son kullanıcı olarak bu gelişmelerden haberdar olmak durumundadır. Çünkü bir çok işyeri ve organizasyonda, gittikçe artan bir oranda yapay zeka teknikleri kullanılmakta ve bu yolla verimlilik artışı sağlanmaya çalışılmaktadır.
Yapay zeka uygulamaları ise şu başlıklar altında sıralanabilir:

• Uzman Sistemler;
• Robotik;
• Doğal Diller;
• İnsan Duyularının Taklidi;
• Sinirsel Ağlar
• Sanal Gerçeklik

Çıkarılabilecek Sonuç?

Hayatını her kolaylaştırdığında en yakın dostu ilan ettiği teknolojiyi kendisinden daha güçlü olduğunu hissettiği en ufak bir olay sonunda hiç düşünmeden düşman koltuğuna oturtan insanoğlunun, yapay zekaya yaklaşımı da farklı değil. Çoğu kişinin, yapay zekanın geleceğine paranoyak bir bakış açısıyla yaklaşıyor olmasının temel nedeni de bu. Amacı zorlukla yaptığımız işlerde bize yardımcı olmak ve hayatımızı kolaylaştırmak olan yapay zeka çalışmaları, oldukça kolay kabul görüyor. Ancak bizim zekamıza eşit, hatta bizden daha üstün bir zeka üretilmesi düşüncesi, çoğu kişi için pek de sevimli değil. Çünkü bu fikir, kendini doğadaki en üstün yaratık olarak görmeye alışmış insanoğlunun, gücüne gidiyor. Düşünün ki Star Trek(Uzay Yolu) filmlerinde bile kendini hep “efendi” görmeye alışmış ‘bizler’ için kendisinden üst bir benlik olması ne kadar zor olacak düşünün artık.

Yapay zeka bilimine olan ilgi sürekli artarken, bir noktaya dikkatleri çekmekte fayda var. İnsan davranışlarının modellenmesi konusundaki başarılı çalışmalar, insana benzer robotların yapılması çalışmalarını cesaretlendirmekle birlikte, bu çalışmalarda filmlerde gösterildiği gibi başarıların elde edilmesi şu an için oldukça uzak görülmektedir. İnsan, bilgisayarlaştırılması mümkün olmayan birtakım yetilere sahiptir. Toplumumuzdaysa insana benzer robotların üretileceği ve topluma hakimiyet kuracakları gibi bir anlayışın yayılması, yeni araştırmacıların dikkatlerini sonuçsuz çalışmalara çekebilecektir. Akıl (intellect) ve zeka (intelligence) sözcükleri, bizim dilimizde karıştırılmaktadır. Zeka aklın bir fakültesi, yani mekanik atölyesi olarak düşünülürse, bunun bilgisayar modelinin kurulması mümkündür. Yapay zeka bilimcilerinin yaptığı da bu açıdan bilimi ilerletmek. Akıl ise, sadece insanda olan bir yeti. İnsanı diğer yaratıklardan ayıran bir özellik. Bunun gerçekleştirilmesini düşünmek şimdilik ve gelecekte olası değil gibi görünüyor.

Gelelim yazının girişinde aktardığım sözlere... Bu sözler Massachusetts Teknoloji Üniversitesi(MIT) Bilgisayar Bilimi Labaratuvarı yöneticilerinden Edward Frenkin’in, BBC’yle bir söyleşisinde dile getirdiği sözlerdi. Frenkin’in söyledikleri yalnızca bilgisayar bilimcilerinin kendi dünyalarında geçerli, abartılı ve destek görmeyen bir iddia değil. ‘Yapay Zeka’ teriminin 1956 yılında ilk kez kullanılmasından bu yana farklı disiplinlerdeki bir çok araştırmacı bu konu üzerinde yoğun olarak çalışmakta. Ulaşılan nokta ve gelecekle ilgili hedeflerse, oldukça tartışmalı durumuyla her yaşta hemen herkesin ilgisini çekebilecek düzeyde görünüyor.

1950’lerde yeryüzünde belki de hiç kimse “uzaya gidilecek” cümlesinin manasını tam olarak anlayamamıştı. Kime sorsanız aya gitmek, yada bir başka gezegene seyahat hayali düşüncelerden ibaretti. Aya gidilince insanlığın ufku biraz açıldı. Bu sefer de, yapay zekanın neler getireceği aynı bilinmezlikte merak ediliyor.

Butun bunların yanıda Yapay Zeka ile direkt bağlantılı olan Turing Testi, Bulanık Mantık, Çin Odasi Deneyi, Deep Blue Zafer miydi, gibi merak edilen soru ve konulara son çıkan kitabımda geniş yer ayırdığımızdan buraya hapsetmek istemedik. Dileyenler “Yapay Zeka: 21. yuzyil teknolojisi” adli kitabımdan gerekli noktaları zevkle okuyabilirler.*

Yapay Zeka konusuna devam edeceğiz...

* Yapay Zeka: 21. Yüzyıl teknolojisi, Kariyer Yayınları-2003, +90 212 5169985
Abdullah D. DOĞAN

basariyolu@yahoo.com
Ağustos , 2005
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-30-2007, 15:34   #2 (permalink)
Acemi Öğrenci
 
Giriş: Nov 2007
Konum: dünyanın hareket edebilen en buyuk nesnesi....
Mesaj: 9
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 58
Rep Derecesi: toytoy will become famous soon enough
toytoy is offline  
Varsayılan


çok uzun olmuş daha sonra okurum artık.gene sağol ...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 09:02.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382