Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Duygu Seli » Deneme, Hikaye & Öykü » BAYRAK ve ŞEHİDİN destansı hikayesi

Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-20-2007, 15:14   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan BAYRAK ve ŞEHİDİN destansı hikayesi


Ekranda yine bir şehit cenazesi, son örtüsüne bürünmüş kalabalığın arasından yapayalnız ilerliyor, guruba koşan bir kızıl küheylan gibi Hakka yürüyordu.Şehitliği anlatan muhteşem bir yazı...

Krizantem Çiçeği


O gün eve biraz erken gelmiştim.

Ekranda yine bir şehit cenazesi…

Şehit, son örtüsüne bürünmüş kalabalığın arasından yapayalnız ilerliyor,

Guruba koşan bir kızıl küheylan gibi Hakk'a yürüyordu…

Analar, gelinler sarılmış tabuta, ayrılmıyorlar…

Kalabalığın elinden almak istercesine, “Götürmeyin onu!” diye yalvarıyorlardı.

Acılar sessizce sızıyor kalabalığın arasına.

Baharda bir taze yaprak düşüyor cami avlusundaki koca çınardan.

Ananın kanayan yüreği daha fazla dayanamıyor, o da yıkılıyor bir çınar gibi olduğu yere.

Şehidin masum çocukları henüz hiçbir şeyin farkında değil, çakır gözleriyle olup biteni anlamaya çalışıyor.

Perişan gencecik bir kadın takılıyor gözüme, belli ki şehidin eşi.

Bitkin bedenini bırakıyor son defa, şehidinin kan kızıl kollarına.

Gözyaşları kırmızılaşarak sızıyor tahtaların arasından.

Şehidin örtüsü, al bir tülbent gibi süzüyor can yoldaşının saf ve berrak gözyaşlarını.

İnce ve zarif gelin, hiç uyanmak istemediği kızıl bir rüyada şehidiyle beraber yürüyor.

Bir aleve bırakırken dudaklarından son buseyi, zorla iki el koparıyor onu en tatlı rüyasından.

Bir buse uğruna feda etmiştir şehid canını.

Ay yıldızlı bayrağa sarılmış anaların, taze gelinlerin perişan halini gördükçe yanar yüreğim.

Yakıcı ağıtları duydukça, acıların avucunda titrer halsiz bedenim.

* * *

Geçenlerde bir dostum beğeneceğinizi umduğum bir hikâye göndermiş.

Her çiçeğin bir hikâyesi vardır ya, bu da krizantem çiçeğinin sevdalı hikâyesi…


Küçük ve şirin bir kasabada, Ante isminde soylu ve güzel bir kız yaşarmış…

Bir güzel bahar sabahı bahçeye çıktığında, bir gencin çiçekler arasında dolaştığını görür.

Genç krizantem çiçeğinin önünde durur.

Eğilir ve yüreğindeki bütün sevgisiyle dudaklarını dokundurur.

Ante çiçekleri kendi gibi seven bu gence bir anda sevdalanır.

Ne yazık ki genç geldiği gibi ansızın kaybolur.

Sevda ateşi yakar Ante'yi, alevlere atılmış taze bir gül gibi yanar.

Gencin öptüğü krizantem çiçeğinin yanına gider gencin az önce durduğu yerde durur ve eğilerek onun öptüğü yerden öper.

Gencin busesinin sıcaklığı hâlâ durmaktadır.

Ante utanır, yanakları al al kızarır. Bu haliyle o kadar güzel olur ki, Krizantem onun güzelliğini kıskanır.

Antenin dudaklarından bütün kanını bitinceye kadar emer.

Yapraklarından başlayarak kırmızılaşır krizantem…

Ortasına geldiğinde Ante'nin kanı biter ve krizantemin ortası sarı kalır.

Canını bir buse uğruna feda eden Ante, krizantem çiçeğinin altına gömülür.

Yaptığına pişman olan krizantem her bahar bir sürü tomurcuk açar ve Ante'nin üzerine yapraklar dökerek onun yeniden dirileceğine inanır.


Ay yıldızlı bayrağımız, krizantem çiçeği gibi gelir bana.

Nice yiğitler bir buse uğruna feda etmiştir canlarını.

Ante'nin vücudundaki kanını içine çektikçe kırmızılaşan bir krizantem çiçeği gibidir.

Ante gibi, nice kınalı kuzular kanlarını Gök bahçemizde açan bu sevdalı çiçek için vermiştir.

O sarılır da, öper şehidin sımsıcak dudaklarından.

O buseyle yeniden dalgalanır. Yeniden canlanır özgürlük çiçeğimiz.

O buseyle yeniden dirilir şehitlerimiz.

Onun sarıldığı şehitler hep diridir.

Abanır şehidin üzerine de kimselere vermez onu.

Kıskanır onu anasından, babasından, nazlı yârinden bile.

Şehit, o bayrak için terk etmiştir her şeyini.

Onun için akıtmıştır kanını, onun için vermiştir canını.

Kansızlıktan solgunlaşan bedenine kan verir kırmızılığından…

Şehidini ısıtır kendi kızıllığında, son yolculuğunda.


Ben bayrağımızı Krizantem çiçeğine benzetiyorum.

Kaç kendine sevdalı gencin dudağından içine çekmiştir kanlarını.

Nice analar kınalayıp yollamıştır, onun uğruna baharındaki yiğitlerini,

Nice gençler dul bırakmıştır taze gelinlerini.


Bizim insanımız kadar ülkesini, bayrağını seven ikinci bir millet var mıdır? Bilmiyorum.

Vatan yoluna, kınalanır nice yiğitler.

Bayrak uğruna kanlarını sebil eder nice civanlar.

O, hep özgürce dalgalanmıştır.

Rüzgarlar ondan aldığı özgürlük kokularını taşımıştır Anadolu'ya.


Dün 19 Mayıs'tı.

İstiklal meşalemizin hiç sönmemek üzere parladığı gün.

Milletimizin haksızlığa baş kaldırdığı, bağımsızlığa yürüdüğü gündür.

Gandi'nin dediği gibi; “Kahraman Anadolu İnsanı, ipi kendi bükmüş, kendi eğirmiş, kendi dokumuş, kendi giymiştir.

Gönlünü herkese, elini de sadece Allaha açmıştır.

Bu fakir ve çaresiz millet akıl almaz bir fedakarlık örneği sergilemiştir.”

İşte! Bayrak özgürce dalgalansın diye kocasının, kardeşinin ve iki ciğer paresinin ardından, son evladını da cepheye yollayan bir ananın oğluna söylediği son sözleri;


Yer Bilecik istasyonu…

Rüzgarın uğultularına karışmaktadır trenin acı ıslığı

Akşamın ayazı vurur bitkin bedenlere

Tren pencerelerinin önü ana baba günüdür.

Trenin dumanında savurur rüzgar, yüreklerdeki hasreti.

Kimi babalar, annelerinin omuzlarından yavrularını alarak son defa öpüp koklamaktadır.

Kimi taze gelinler, “Gelinceye kadar bebeğimiz olur” diye kocalarını gözyaşlarıyla teselli eder.


Akşamın alaca karanlığında beyaz yaşmaklı bir ana belirir.

Hafif kamburlaşmış belini duvara dayamış, vatanı gibi derin düşüncelerin kuşatması altında

Kırışıklılar derin çizgiler oluşturmuş mübarek yüzünde

Bir komutan yaşlı anayı uzaktan fark eder ve yanına yaklaşır;

“Ana ne bekliyorsun burada ?”

“Hüseyin'imi bekliyorum, o nu cepheye uğurluyorum”

“Son defa görmek ister misin oğlunu?”

“İstemem mi komutan bey yavrum.”

Aslan Köylü Hüseyin biraz sonra koşarak gelir. Önce komutanına selam çakar, sonra da Anasının elini öper ve “Buyur anacığım” der.

“Hüseyin'im, yavrum benim! Babanı Dömeteke'de, dayını Şıpka'da, iki ağabeyini de Çanakkale'de şehit verdim. Sen benim son can yongamsın, sen de dönmezsen anan ömrünü yapa yalnız geçirecek. Tarlayı bu yaşlı anan sürecek, ekini kendi ekecek ama olsun, ben bunlara da katlanırım.”

Belini hafifçe doğrultarak;

“Git oğlum git! Minareler ezansız, camiler kuransız, Vatan bayraksız kalacaksa seni de istemiyorum, sen de git Hüseyin'im”.


Bilecik İstasyonuna her uğradığımda, akşamın alaca karanlığında Aslan Köylü Yiğit Hüseyin'i anasının mübarek elini öperken görürüm.


O Hüseyin'ler gittiler ve bir daha dönmediler.

Alıntı:
yeni şafak gazetesinden alıntı
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-20-2007, 17:16   #2 (permalink)
Profesör
 
Kultanesi kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Konum: Sükûtun dinginliğinde esen bir rüzgârım şimdi.
Mesaj: 2,176
Tecrübe Puanı: 416
Rep Puanı: 41261
Rep Derecesi: Kultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond reputeKultanesi has a reputation beyond repute
Kultanesi is offline  
Varsayılan


Güzel paylaşım için teşekkürler,eline sağlık
__________________
...

Dua sardım kalbime, dilime dua ve sabrıma dua
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-20-2007, 18:46   #3 (permalink)
Doktor
 
Hokkabaztwo kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: İstanbul,Düzce
Mesaj: 574
Tecrübe Puanı: 21
Rep Puanı: 1964
Rep Derecesi: Hokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant futureHokkabaztwo has a brilliant future
Hokkabaztwo is offline  
Varsayılan


paylaşım için tşkler arkadaşım

__________________
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 10:04.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382