Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Duygu Seli » Deneme, Hikaye & Öykü » Hissedilenler Hatirlanir

Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-14-2007, 19:33   #1 (permalink)
K ı y m e t l i (m)
 
AyRis kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Konum: İstanbuL
Mesaj: 4,224
Tecrübe Puanı: 665
Rep Puanı: 65907
Rep Derecesi: AyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond reputeAyRis has a reputation beyond repute
AyRis is offline  
Arrow Hissedilenler Hatirlanir


Ben yalnızca anneme nasıl davranılmasını istiyorsam yolcularıma o şekilde davranmaya gayret ediyorum."

Yirmi yıl önce geçimimi taksicilik yaparak kazanıyordum. Bir keresinde,saat sabaha karşı 02.30'da bir yolcu aldım; adrese vardığımda, giriş
katındaki bir pencerede görülen tek ışığın dışında bütün bina kapkaranlıktı.Bu şartlar altında, çoğu taksi şoförü bir iki sefer korna çalar, bir
dakika bekler, sonra çeker giderdi.

Fakat ben, taşıma aracı olarak yalnızca taksiye bağlı pek çok fakir insanla karşılaşmıştım. Eğer etrafta tehlike kokusu yoksa, her zaman kapıya
giderdim. Bu yolcu belki de benim yardımıma ihtiyaç duyacak biridir, diye düşünürdüm kendi kendime.

Onun için kapıya gittim ve çaldım, "Bir dakika", diye yanıt verdi zayıf,yaşlıca bir ses. Yerde birşeyin sürükleyerek çekildiğini duyabiliyordum.

Uzun bir aradan sonra, kapı açıldı. Önümde 80'li yaşlarında, ufak tefek bir hanım duruyordu. Sanki 1940'ların filmlerinden çıkmışçasına, emprime
bir elbise giymişti ve başına da ön tarafına tül tutturulmuş yuvarlak bir şapka takmıştı.

Yanında küçük, plastikten bir valiz vardı. Daire sanki içinde yıllardır hiç yaşanmamış gibi bir görünüme sahipti. Bütün eşyalar çarşaflarla örtülüydü.
Duvarlarda saat, süs eşyası ya da tezgahın üzerinde kap-kaçak yoktu.
Köşede, içi fotoğraf ve cam bardaklarla doldurulmuş bir karton kutu duruyordu.

"Çantamı arabaya kadar taşır mıydınız?" dedi. Valizi arabaya götürdüm, sonra kadına yardım etmek üzere döndüm. Koluma girdi ve yavaşça arabaya yürüdük.
Nezaketimden ötürü teşekkür edip duruyordu.
"Bir şey değil", dedim ona.
"Ben yalnızca anneme nasıl davranılmasını istiyorsam yolcularıma o şekilde davranmaya gayret ediyorum."

"Ah, ne kadar iyi bir çocuksun sen," dedi. Arabaya bindiğimizde, bana adresi verdi, sonra, "Şehrin içinden gitmemiz mümkün mü?" diye sordu.

"Orası kestirme değil," diye cevap verdim hemen.
"Benim için fark etmez," dedi. "Acelem yok. Güçsüzler yurduna gidiyorum."

Dikiz aynasından baktım. Gözleri parlıyordu. "Ailemden kimse kalmadı," diye sözünü sürdürdü. "Doktor çok fazla zamanım kalmadığını söylüyor."

Yavaşça uzanıp taksimetreyi kapattım."Hangi yoldan gitmemi arzu edersiniz?" diye sordum.


Ondan sonraki iki saat boyunca şehirde dolaştık. Bana bir zamanlar, asansör işletmeni olarak çalıştığı binayı gösterdi. Yeni evlendiklerinde kocasıyla birlikte oturdukları mahallede gezindik. Arabayı, genç kızlığında dansa gittiği bir zamanlar balo salonu olan mobilya ambarının önünde durdurmamı istedi.

Arada bir belirli bir binanın veya bir köşenin önünden geçerken yavaşlamamı rica edip, gözlerini karanlığa içine dikerek, hiç bir şey söylemeden
öylece oturup baktı.

Güneşin ilk ışıkları ufukta belirmeye başlamıştı ki, birden "Yoruldum. Gidelim artık," dedi.
Sessizlik içinde bana vermiş olduğu adrese gittik. Sütunlu girişi olan alçak bir binaydı, hastaların iyileşmek için gittiği sağlık evlerine benziyordu.


Araba durur durmaz, iki hademe çıkarak yanımıza geldi. Merak ve dikkatle kadının her hareketini izliyorlardı. Onu bekliyor olmalıydılar. Bagajı
açarak küçük valizini kapıya götürdüm.
Kadın tekerlikli iskemleye oturtulmuştu bile.

"Borcum ne kadar?" diye sordu, çantasına uzanarak.

"Borcunuz yok," dedim.

"Geçiminizi sağlamanız gerek," diye cevap verdi.

"Başka yolcular var," dedim. Neredeyse hiç düşünmeden eğildim ve onu kucakladım. Bana sımsıkı sarıldı.

"Yaşlı bir kadına küçük bir mutluluk yaşattınız," dedi. "Teşekkür ederim."

Elini sıktım, sonra loş sabah ışıklarının içine yürüdüm. Arkamda bir
kapı kapandı. Bir hayatın kapanış sesiydi bu.

O vardiyamda artık hiç müşteri almadım. Amaçsızca, düşüncelerimde kaybolmuş dolaştım. Günün geri kalan kısmında hemen hiç konuşamadım.

Ya o kadıncağız öfkeli bir şoföre ya da vardiyasını bitirmek için acele eden bir şoföre rast gelseydi?

Ya ben yolculuğu reddetseydim veya bir kere korna çalıp sonra da çekip gitseydim?

Şöyle bir yeniden gözden geçirdiğimde, aklıma hayatımda bundan daha önemli yaptığım bir şey gelmedi.

Hayatımızın önemli anların etrafında geliştiğini düşünmeye şartlanmışızdır.

Fakat önemli anlar bizi genellikle habersiz yakalar başkalarının önemsiz sayabileceği bir biçimde güzelce paketlenmiş olarak.

İNSANLAR NE YAPTIĞINIZI VEYA NE SÖYLEDİĞİNİZİ TAM OLARAK
HATIRLAMAYABİLİRLER, FAKAT KENDİLERİNİ NASIL HİSSETTİRDİĞİNİZİ DAİMA
HATIRLARLAR.
__________________
Bazen beklemek faydasız kalıyor, özlemek anlamsız...
Her ne kadar ismi söylese de dilimiz,
Yüreğimiz gelmeyince gelmiyor işte beklenen...
Çaresiz...
Susmak düşer bizlere.
Yaradanın yazgısına sual etmek yakışmaz bize,
Elleri Yaradana açar, yine ondan isteriz herşeyimizi...
Değil mi?
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 06:33.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382