|
||
![]() |
|
|
| Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Sandor Anton La vey
![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Konum: Aksaray,Sakarya,İstanbul,Balıkesir
Mesaj: 490
Tecrübe Puanı: 56
Rep Puanı: 5356
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tüm dünya üzerindeki Globalleşme hayranlarının dikkatine! Durum tespitinden öte bir şey ve dünya ticaretinin başkentlerinden birinin ilk okul kitaplarında okutulması takdire şayan. Sanki öykü değil, Türkiye'nin son 50 yılı. Ya bu öyküyü yazan Türkiye'den esinlendi, ya da Türkiye'yi "Kırmızı ibikli Tavuk"a çevirenler bu öyküden esinlendiler. Yok bunun başka açıklaması. KIRMIZI İBİKLİ KÜÇÜK TAVUK Zamanın birinde bir çiftlikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış.Tavuk kendi yiyeceğini kendisi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir hayat yaşarmış. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için arkadaşlarından yardımistemiş: "- Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek ?" Ördek cevaplamış:"- Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim. Buğday yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın." Domuz oradan seslenmiş: "- Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım." Fare hemen atlamış:"- Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim, sonra ödersin." Ticaretten ve tarımdan anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk, bu sözler sonrasında kahve ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vazgeçmiş. Ancak kahve nasılekilir bilmediğinden yine yardım istemiş: "- Kahve ekmek için kim bana yardım edecek?" Ördek:"- Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi sanasatabilirim" demiş. Domuz:"- Ben kahve yetiştirmekten anlamam ancak kahveleri zararlı böceklerden korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım" demiş. Fare de:"- Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm"demiş. Sonunda kırmızı ibikli tavuk çalışmaya başlamış, çalışmıııııış çalışmııııış. Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok gübre ve ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz sonunda çok zengin olacağını hayal ederek sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş ve gerçekten de tavuk çok miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş: "- Kahveleri satmama kim yardım edecek?" Ördek: "- Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim fabrikama getirmelisin." Domuz:"- Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez." Fare:"- Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen lazım." Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve buğday yerine kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış, çünkü borç içinde imiş ve yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım istemiş: "- Yiyecek bir kaç lokma bulmama kim yardım edecek?" Ördek:"- Ben yardım edemem, senin hiç paran yok." Domuz:"- Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken de kalmadı, yiyecek yok." Fare:"- Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki senin o arlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim. Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan eski tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor. Kaynak : İngiltere de ilkokullarda okuma kitabı olarak okutulan "The Little Red Hen" kitabı"
__________________
Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını.. Herkesin yüzü gözü ıslak, Başları eğik omuzlarının arasında.. Yağmur yağdığında... Herkes.. Benim hep olduğum gibi... |
|
|
|
#2 (permalink) | |
|
(S.İ.S.)
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Konum: Yolda yolcu, halde garip; mekanı meçhul, konumu belirsiz...
Mesaj: 7,079
Tecrübe Puanı: 1074
Rep Puanı: 106447
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Ben katılmıyorum bu dediğine. Bizim son elli yılımıza baktığında durumun öyküde anlatılanla benzerlik göstermediği görülür. Bence bu tür şeyler gözümüzü dikkatimizi başka yönlere çevirmemiz için önümüze konuluyor, suçlu da bellidir; kapitalizm, globalizm.(kapitalizmi ya da globalleşmeyi desteklemiyorum!) Bakmamız gereken asıl yer kendi özümüzse kendi içimizse o zaman sorunun kaynağı da çözümü de orasıdır.
__________________
حَسْبُنَا اللّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ |
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|