|
||
![]() |
|
|
| Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
...KOMİSER VEDAT...
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Dec 2006
Konum: İzmir
Mesaj: 2,551
Tecrübe Puanı: 40
Rep Puanı: 3516
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Yıl 1800’ler civarıydı. Her zamanki gibi babam ve dedemle oturmuş sohbet ediyorduk. Bu son aylarda ölü sayısı iyice azalmıştı. Artık erkekler evlerinde değil de savaş meydanlarında ölmeyi tercih ediyorlardı. Yanlarında erkeği olmayan kadınlar da çok uzun yaşıyorlardı. Buradan şöyle Avrupa-Osmanlı sınırına yakın bir yerlere taşınmayı, böylece gelir seviyemizi arttırmayı planlıyorduk. Rus sınırına mı Avusturya sınırına mı diye tartışmaya başladık Neyse lafı uzatmayayım Rus sınırına taşınmaya (Ruslar daha iri oldukları ve savaşlarda daha çok ölü verdikleri için) karar verdik. Eşyaları topladık eski mezarlık yerine gidip yüzlerce yıl içinde gömdüğüm binlerce kişiye son bir dua edip arabaya bindim ve Rus sınırına doğru yola koyulduk Yol sakin ve sessizdi. Uzun bir yolculuktan sonra Rus sınırına vardık. Bir baktım Baltacı Mehmet Paşa'nın ordusu arkamızdan geliyor. Çariçe Katerina’nın ordusunun çıkardığı söylenilen toz bulutu ise ileride açıkça görünüyordu. Dedem ve babam buraya gelmekle iyi ettiğimizi söyleyerek ellerini ovuşturmaya kazanacakları parayla neler yapacaklarını tartışmaya başladılar. Ben de Osmanlı ordusunun karargahına doğru yola koyuldum. Oradaki bir Miralay'a "Burada gerçekten bir savaş olacak mı yoksa iki ordu karşılıklı bir güç gösterisi yapıp gidecekler mi?" diye sordum Sormaz olaydım. Bu soru yüzünden az daha cephe görevine veriliyordum. Mezar kazıcısı olmasaydım (yada bu sıralar bana çok ihtiyaç duymayacak olsalardı) kendimi Rus ordusuna karşı savaşıyor bulacaktım. Bu meslek hayatımda ilk defa işe yaradı, neyse ölü gömme işinin ihalesini biz kazandık (başka da talip yoktu zaten). Gittim babam ve dedem e haber verdim Dedem “boş durmayalım hemen kazmaya başlayalım anca biter savaş sonuna” dedi. Bu bana da mantıklı geldi. Hemen işe koyulduk Bir hafta sonra falan savaş başladı, Ruslar geri çekilmeye başladılar. Osmanlı ordusu karşı tarafı çok zor bir durumda bırakmış; Rus Ordusunun kılıçtan geçmesine az kalmıştı. Allahtan mezar kazma işine önceden başlamıştık Yaklaşık 50.000 civarı ölü vardı. Kalan Ruslar da öldürülürse bu sayı 80.000’e kadar çıkabilirdi. Savaş tüm hızıyla sürerken Baltacı Mehmet Paşa’nın yanına bir Rus elçisi geldi. Savaş durdu. Paşa korumalarıyla birlikte Rus karargahına girdi. Benim tahminim Çariçe Katerina ile barış şartlarını görüşmeye başlamışlardı. Aradan bir kaç saat geçti. Paşa Rus karargahından garip bir sırıtma ifadesiyle dışarı çıktı. Bunu muzaffer bir kumandan gülümsemesine benzetemesek de başka bir anlam veremedik. Osmanlı ordusu o gece apar topar savaş meydanından ayrıldı. Biz olanlara inanamıyorduk sanki savaşı kaybedenler Ruslar değil de Osmanlılardı. Sonra Ruslar 15 tane askeri bizim üstümüze salıp 55.000 ölüyü gömmemizi bunu kabul etmezsek savaştaki ölü sayısının 55.003 olacağını söylediler Bizde bu kibar teklifi reddetmedik ve 6 ay boyunca bu işle uğraştık. İş bittiğinde bize para verecekleri yere elimizdeki her şeye el koyup bizi şimdi 200 km içerde kalan Osmanlı sınırına kadar kovaladılar. Böylece Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan da olduk Ama ben hala Baltacı Mehmet Paşa'nın sırıtmasının nedenini anlayamadım ![]() |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|