|
||
![]() |
|
|
| Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
----- ARZ-I HÂL ----- Hala naz makamı, öyle mi? Hep söyledim yine diyorum ; buralarda ihtiyat değil, soluduğum her yerde ihtiyaçsın benim için. İnan son raddedeyim. İvedi yetişmen lazım. Sözünle ılık ılık aktın yine içime; ama diplerimde zemheri var, ayaz ayaz soluyorum bilesin. Daussıla dedikleriyle tanış olduk, samimiyet ilerledi; her gün bendeyiz. Nefesler derin, gözler dalgın, umut dediğin yorgun. Melâl fazla mesai yapıyor, kaleme çalışıyoruz. Hasretin içime is yaptı gözüm, zaten duman altı içerim, teselliden de geçtik, bağışıklık yapıyor. Bünyede "sen" kalmamış; hayalinin dozunu arttırmalı vesselam. Yine de... Aynı göğe bakmanın rahatındayım. Yatıştırıyor. Sema ile halleşirken, kaldır cankız gözünü diyorum, aya değdir, cevaben bir yıldız göz kırpıyor. Özlem gülüşlü çehrelere ekleniyorum gün be gün... Tebessümlerinde firâk izleri... Herkesin bir derdi durur içinde için için, cevabını bildiğim soruyu sormuyorum. Diline türkü diye bağla ; al senindir : Zarfı ben olanın mazrufu muhal değil Senle sıla içimde bağdaş kurmuş oturur. Zor zaman dedikleri âhirde zâhir midir Soru soran dilime, cevabı unutturulur İşte böyle düşkız , bir acayip bilişteyim, Kendinde değil dersen, derdinden geçişteyim Seni yazarken, kalemine dolanıp düşen bu sakar yazarın toparlayamadığı kelimeleri hürmeten ya da lütfen; sen yine diz hayaline... Ve çevir gözünü bir bak. Her an mucize dokunduğun ; hüzün, yetim ve ölüm... Alıntı |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|