Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Duygu Seli » Deneme, Hikaye & Öykü » Bir ''Hoşcakal'' Issızlığı...

Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 01-27-2008, 01:08   #1 (permalink)
Rektör
 
Giriş: Mar 2007
Konum: İki Kelime arasında.
Mesaj: 7,392
Tecrübe Puanı: 221
Rep Puanı: 21200
Rep Derecesi: AnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond repute
AnubiS is offline  
Wink Bir ''Hoşcakal'' Issızlığı...





..bir iç çekiş, bir içgüdü manyetiğinde, birbirini çeken tek kişilik iki dünya..

Güneş yılının en acımasız çağında, yıldızları çalınmış, bomboş bir kainatta; her anlamı yıldız yüklenen, her anına yıldız iliştirilen ve tüm içeriği; yaşanması zorunlu anıları betimleyen bir hızla birbirine yaklaşan tek kişilik iki dünya...

her şey dönüyordu
yörüngelerinin kesiştiği noktaya..




Ve ben şimdi, bu yazının her satır başında arıyorum seni...

Bir kez daha kelimeler sesi, ses teni çağırıyor ve adressiz mektuplar veriliyor şehrin tüm postahanelerine...

geceydi
Süngülerin düştüğü vakitti
yağmur yangınlarının alevlendirdiği şaşkınlığımızı
ve yangınlara atmak istediğimiz yanlarımızı
soru işaretleriyle takas ettiğimiz vakitti
büyülerle kuşatılmış
iki kişilik törendi
ve ben sunaklarına terk ediyordum gizlerimi,
aralanıyordu yüzümü karartan hüzün perdeleri

Kendi coğrafyasında kaybolan ütopyalar, kendi akıntısına kapılan akarsular, kendi gölgesinde üşüyen dağlar ve biyografisinin çevirisini yapamayan insanlar...

İncelen mürekkepleri ince gözyaşlarıyla beslenen günceler...

Zamanın talanını bekleyen, kendimizi içimize kitleyen bizler...


Kelimelerin sesi, sesin teni çağırdığı vakitti...
Geceydi...
Sabaha nöbetçi kılmıştı bizi, dindiremediğimiz güdülerimizin gizlerinde saklanan, o kendini açıklayan ama korkutan, kendimizle bizi yeniden tanıştıran devrik cümleler senfonisi..
Bir düşte gördüm
Değişecekti bestesi...

“Artık en sevdiğim insanlarla bile beraber olmaktan mutlu değilim.... Hiç kendini kalabalıklar arasında yapayalnız hissettiğin oldu mu?”

diye sormuştun konuşmamızın en başında.... Ve konuştukça biz, ben giderek kalabalıklaşıyordum. Çünkü seni de katıyordum içimdeki izdihama...


iki ömrü sekiz saate sığdırmaya çalışıyorduk
mutluyduk..
telaşlıydık ve biraz da korkuyorduk
çünkü biliyorduk;
aynı şiirin dizeleriydik,
aynı romanın kahramanları
aynı bulutun yağmurlarıydık..
yağıyorduk işte çölleşmiş yanlarımıza
kendi olmanın bedelini ödemeyi sevenlerden
ve gülerken ağlayabilenlerdendik...
8 saate sığdırabiliyorduk,
tarihçilerin 8 çağa sığdıramayacaklarını..
çünkü biliyorduk
aynı yerden kanayan iki yaraydık
ince bir kabuk bağlıyorduk...

Kelimenin sesi, sesin teni çağırdığı vakitti..
Bir ayindi....

Aşk değildi, serüven değildi, peki neydi?..

neydi birbirimizi kendimize ayna kılan
kelimeler senfonisi?...

şimdi yokluğunu açıklayabilecek,
ciltlenmemiş nota defterlerinin dağınıklığında,
hangi notayı çalabilir kalbimdeki telleri çoktandır kopuk keman?..

hangi uyağa sığar ki yokluğun?..

Söylesene neydi birbirimize yazdığımız coşkulu kelimeler?... Red edilmeye hazır; oyunsuz, kimsesiz, bir arka sokak çocuğunun günlüğü mü?.. Terk edenin sigarasını yakabildiği bir ayrılık mektubu?..

Bilmiyorum.....

ama ben de direnirim... kirpiklerim direniyor ya...

tek kişilik bir senfoni dinliyor şimdi
tek kişilik bir dünya...


biliyor musun?..
mutluydum....
kainattan yeni yıldızlar çalmaya hazırlanıyordum....

Ay ışığının gözlere temasında, gözlerin kirpikleri zorladığı anlarda kim yolunu bulabilir ki zamanın pusulasıyla?....

En köşeye sıkışmış halimizle, beş benzemezle blöf çekerken, bize yaşam tarihimizi tekzip etmenin yollarını hangi tarih atlasları tarif edebilir?..

Ve..
Kaç çağa sığar kanayan yerlerimize alışmamız?...

Bizi bekleyen tesadüfleri, çocukluğumuzdan miras edindiğimiz saflığımızı kuşanarak, içeriğimizle örtüşmeyen aitlendirildiğimiz sosyalin ağır çatışmasına direnerek konuk etseydik, neler tekrar yazılırdı biyografimize?...

benim düşündüklerim bunlardı...
– (ay ışığı temasının güneş ışığıyla takasında nasıl mutluydum ve bendim kendimi bırakırken sunaklarında.....) -


En azından bir gün sonraya erteleyerek kelimelerin sese, sesin tene çağrısını, bir “hoşça kal” daha ziyan ettik ayrılık koleksiyonumuzdan....
ve uyuduk...


Sanki iklimlerce süre gelen uykumuzdan yeni uyanmamış gibi dağıldık artık bizi tek başımıza kabullenemeyen yastıklara...
ve yalnızdık
alışamıyorduk bile rüyalara...

Uyandım...
Yoktun yanımda...
Hiç olmamıştın zaten..
Sadece ummuştum..

Ve şaşırmıştım sabah mahmurluğunun bile yenemediği bu tanımsız arzuya. Kahveyle nikotinin manşetleri eşliğinde, pazar bulmacalarının yalnız çözülme zorluğundan sıyrılıp bekledim seni...

Bir peri arzusuyla tutuşurken gözlerim, nikotin ve alkol kokuyordu daha 3 saat önce içimdekileri sana yetiştirebilmek çabasıyla titreyen parmaklarım...

Nabzımı zorlayan saatlerin acısını, şimdi hangi kelimelerime yükleyebilecek kadar acımasız olabilirim ki?... Ağır yüküyle batan geminin seyir defteriydi artık tüm yazdıklarımız. O batıktan tek kişi kurtulmuştu ve o ben değildim…


yine de iki soruyla bir çağrı çıkartıyorum sana...
“Mavi kuş ne renktir vurulduğunda?“
“Kaç damla gözyaşının tuzunu tadabilir bir kadın yaralı dudaklarında?“

Aramadın...
Yoktun...

Hiç var olmuş muydun artık onu da bilmiyorum...

Ben sana yazdım; yine gizli özneli ve yüklemi yanlış seçilmiş, imlası umuttan bu metni..
Şimdi anlatabilirsen kendine,
Sen anlat...

teğet geçti tek kişilik iki dünya
ve bomboş kaldı kainat…

gerisi..
…bir “hoşça kal” ıssızlığıdır artık


alıntı
__________________
“Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş...”
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-27-2008, 23:13   #2 (permalink)
Hayra
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan


güzel yazmış maşallah : )
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-28-2008, 08:18   #3 (permalink)
MeLeĞiM BeNiM
 
GUNE kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: İzmir/Bornova
Mesaj: 7,292
Tecrübe Puanı: 1178
Rep Puanı: 116906
Rep Derecesi: GUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond repute
GUNE is offline  
Varsayılan


teğet geçti tek kişilik iki dünya
ve bomboş kaldı kainat…



eline sağlık çok guzel........
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-28-2008, 10:02   #4 (permalink)
Doktor
 
gonle giden yol kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Mesaj: 841
Tecrübe Puanı: 290
Rep Puanı: 28984
Rep Derecesi: gonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond repute
gonle giden yol is offline  
Varsayılan


Uyandım...
Yoktun yanımda...
Hiç olmamıştın zaten..
Sadece ummuştum..



.........aaaffff........
__________________
Sustum!Nice oldu bilemem susalı.Hatırladığım epeydir gönül evimde asayişin berkemal olmadığı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-07-2008, 16:35   #5 (permalink)
Öğrenci Temsilcisi
 
zaina kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Mesaj: 178
Tecrübe Puanı: 15
Rep Puanı: 1384
Rep Derecesi: zaina has much to be proud ofzaina has much to be proud ofzaina has much to be proud ofzaina has much to be proud ofzaina has much to be proud ofzaina has much to be proud ofzaina has much to be proud ofzaina has much to be proud ofzaina has much to be proud ofzaina has much to be proud of
zaina is offline  
Varsayılan


“Kaç damla gözyaşının tuzunu tadabilir bir kadın yaralı dudaklarında?“

ellerine sağlık hakikaten güzel bir yazı
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-08-2008, 21:11   #6 (permalink)
Rektör
 
Giriş: Mar 2007
Konum: İki Kelime arasında.
Mesaj: 7,392
Tecrübe Puanı: 221
Rep Puanı: 21200
Rep Derecesi: AnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond repute
AnubiS is offline  
Varsayılan


un teşekkür ederim
__________________
“Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş...”
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 06:11.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382