|
||
![]() |
|
|
| Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Aşk dedim düştüm yoluna… Düştüm yalınayak aşkın yoluna.. Bir garip seyyahım şimdi alemde, Fikrim sensin,maksudum sen,her dem zikrimde. Bir "hû"sesi yükseldi göğe,bir "hû" sesi aşkın dilinden, Bırakma beni ya hû aşksız bırakma! Aşk diye diye geldim kapına… Çöl ruzgarlarına bıraktı kendini…Üzerinde boyunca uzanan düz beyaz bir elbise,bir beyaz örtü başında…Öne eğikti başı,mahcuptu,yüzü yoktu kaldıracak.Çölün sıcak kumlarında ilerliyordu yalınayak. "Yetmedi mi?" diyordu…"Sarayı altüst ettin,sevdiğin zindanlara girdi senin yüzünden.Halkın dedikodusuna kaynak oldun.Günahın bulaştı onlarca insana!Onca masumun hakkına girdin.Senin yüzünden ağlıyor çocuklar,mutsuz kadınlar.Sensin sebep havanın kararmasına.Başımıza taş yağarsa yine senin yüzündendir.Sen aşkın katili,nefsinin esiri…Aşka günah yüklemek istedin,olmadı.Bilmeden bu yaptığın aşkı öldürmeye çalışmaktı.Aşk bakidir,zarar veremez ona hiçbir fani.Aşk korudu kendini.Ya bunca halkın hakkı,sevdiğinin hakkı,aşkın hakkı…" Ayağını yakan sıcak kumlara aldırmadan yürüyordu.Gözlerinden akan sıcacık yaşlar süzülürken yanağından:"Yetmedi mi? " diyordu.Mahcuptu,başını yerden kaldıramıyordu. Durakladı.Bir deli ruzgarla kucaklaştı,kokladı.O’nun kokusuydu bu,sevdiğinin kokusu.Tekrar tekrar doldurdu ciğerlerini,ciğerleri patlasa umrunda olmazdı.Deli bir özlemle ruzgarı kucakladı. "Ey gözdeki perdeyi kaldıran mübarek koku!Ey sevdiğimin kokusunu taşıyan ruzgar!Gir ve aç gönlümdeki perdeyi!Göster bana görünmeyeni.Böyle deli esme yüreğimde,yüreğim yangın yeri…Körükleme bağrımdaki ateşi!…Ey mübarek koku!Dol içime,savur ‘ben’den ‘ben’i…" Dizlerinin üzerine çöktü çölün orta yerinde.Takati kalmamıştı.Kirliydi üzerindeki elbise,elbisede yaşamboyu biriktirdiği günahların izi vardı.Sürünüyordu etekleri yerde,çekiştiriyordu ardından yürüdükçe.Elbisesi cisminden ağırdı. "Su ve ateş…Biri yıkar,diğeri yakar… Çamura bulanmış ruhumu temizlemeye yetmez ırmaklar…Yak beni ey rab,yandır! Şu kum zerrecikleri tüm varlıklarıyla sana boyun eğmiş, nasılda yanıp kavrulmaktalar çöl sıcaklarında.Parçalanmaktalar her gün zerre zerre…Günahkar ayakların basmasına izin veriyorlar üstlerine sırf sevgilinin rızası olsun diye… Günah yükü ağır,yarışamam ruzgarda uçuşan kum taneleriyle.Kalkamam.Belki yanarsam küllerimle savrulurum sam yelinde…Aşkınla yak beni,ateşe ver!" Korkunç bir gök gürültüsü kapladı ortalığı.Yavaşça doğruldu.Gökten ateşler düşüyordu sanki yere.Ne yana adım atsa alev alıyordu.Ateş çemberi sarmıştı yüreğini.Yanmak istiyordu,temizlenmek…’Aşk’ diyordu,’aşk’ı istiyordu.Aşk çemberiyle kuşatılmıştı.Ateşi aşka,aşkı ateşe dönüşüyordu. "Ey Rabbim aşkını yağdır!" Kısa bir sessizlik.Bulutlar sokuldu birbirlerine sonra,birkaç damla düştü gözlerine.Süreklileşti akabinde damlalar,süzüldüler yanaklarından yere. Rahmet yağıyordu,aşk yağıyordu.Günahlara mağfiret yağıyordu.Sırılsıklam ıslanmıştı.Elbisesi yapışmıştı vücuduna,beyaz elbisesi sarmıştı bedenini kefen gibi.Elleri açıktı,ellerine dolan yağmurlar parmaklarının arasından boşalıyordu.Kapalıydı gözleri,yüzünden damlalar süzülüyordu. Ruzgar uçurdu başındaki örtüyü.Uzun siyah saçları döküldü başından aşağı …Savruldu saçları yağmurun altında,yapıştı yüzüne gözüne. Açıldı dumanlı gözleri yavaşça.Birkez daha doldurdu ciğerlerini bu temiz ve latif yar kokusuyla.Birkez daha yüzüne gözüne sürdü ruzgarı,doyamadığı yarin yerine.. Sonra yavaşça toprağa koydu alnını.Toprağın ellerinde dağıldı siyah saçları. "Yağmurlar kalsın benden geriye Göğe bakıp bakıp beni an diye!" Bir külçe gibi yığıldı olduğu yerde.Kumlara bulandı eli yüzü.Yavaş yavaş karıştı toprağa,toprak ona.Aşkla dönüyordu aslına,bağrındaki yarasıyla.Yüreğindeki kor yangınıyla.Sırlarıyla dönüyordu,suçlarıyla.Toprak örtecek üzerini,saklayacaktı. "Aşk!"dedi,"Ey Rabbim aşkını yağdır!" Ve üzerine aşk yağdı… Fatma BAYLAN |
|
|
|
#5 (permalink) |
|
K ı y m e t l i (m)
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Jun 2007
Konum: İstanbuL
Mesaj: 4,224
Tecrübe Puanı: 665
Rep Puanı: 65907
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
hoştu.. tşkler ![]()
__________________
Bazen beklemek faydasız kalıyor, özlemek anlamsız... Her ne kadar ismi söylese de dilimiz, Yüreğimiz gelmeyince gelmiyor işte beklenen... Çaresiz... Susmak düşer bizlere. Yaradanın yazgısına sual etmek yakışmaz bize, Elleri Yaradana açar, yine ondan isteriz herşeyimizi... Değil mi? |
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Jan 2008
Mesaj: 841
Tecrübe Puanı: 290
Rep Puanı: 28984
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ateş-i aşka düştüm...düştüm de düş oldum bir ummanda kayboldummm... teşekkürler...yüreğine dert uğramasın...
__________________
Sustum!Nice oldu bilemem susalı.Hatırladığım epeydir gönül evimde asayişin berkemal olmadığı... |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|