Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Duygu Seli » Deneme, Hikaye & Öykü » Ölüm ama Niçin?

Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 02-13-2008, 13:59   #1 (permalink)
Rektör
 
Giriş: Mar 2007
Konum: İki Kelime arasında.
Mesaj: 7,392
Tecrübe Puanı: 221
Rep Puanı: 21200
Rep Derecesi: AnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond repute
AnubiS is offline  
Wink Ölüm ama Niçin?





BU SABAH kalbim ferah. Dilimde Ahmet Hamdi Tanpınar’ın güzel bir şiiri var.

Selâm olsun bizden güzel dünyaya,/Bahçelerde hâlâ güller açar mı?/Selâm olsun, sonsuz güneşe, aya/Işıklar, gölgeler suda oynar mı?

Hepsi güzeldi kar, tipi, fırtına/Günlerin geçişi ardı ardına./Hasretiz bir kanat şakırtısına/Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?

Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,/Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan/Dönmeyen gemiler olduk açıktan/Adımızı soran, arayan var mı?


Evet, zaman zaman sormamız gereken bir soru var. Biz bu dünyada niye yaşıyoruz? Niçin buradayız, niye varız ve dahi nereye gidiyoruz? Çünkü bu sorulardır hayatımızı anlamlı kılacak olan. Hayat ki, bir emanet. Ömür ki, yegâne sermayesidir insanın. Bir ağabey anlatmıştı geçenlerde. Rüyasında ölüm meleğini yani Azrail’i görmüş insan suretinde. Çok anlamlı bir söz söylemiş ona: “Ben Azrail’im, ansızın gelirim” demiş. Lâl kesildim. Bazı rüyalar hakikat gibi. Evet, ölüm ama niçin? Ölüm bir gün bizi bulacak ama nerede? Ölüm bize bir gün ulaşacak ama nasıl? “Nerede olursanız olun, ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile.” (Nisa Suresi, 78) Böyle buyuruyor Allah (c.c.).

İnsan yıldızlara çıksa, hatta mümkün olsa da başka gezegenlere gitse, gökdelenlerin en üst katlarında, en zirvedeki, en sağlam kalelerde bile yaşasa ölüm, onu her yerde bulacak, bir şekilde ulaşacak ve yakalayacaktır vesselâm. Bu Yüce Yaratanın bir takdiridir. “Hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye, sizi sınamak için ölümü de, hayatı da yaratan O’dur. O’nun kudreti her şeye üstündür; O çok bağışlayıcıdır. (Mülk Suresi, 2) Bu Kur’an ayetinden de anlaşılacağı üzere ölümün de yaratılmış olması onun sadece hayatın yokluğundan ibaret bir hâl olmadığını, başlı başına bir varlık, hatta bir âlem olduğunu gösteriyor.



EVET, ölümden kaçmak ya da korkmak yerine akıllı olan kişi, ona hazırlıklı olmaya çalışır. Ne vakti, ne de saati bellidir. Hani meşhurdur, Hz Ebubekir’e biri gelir. Güya ölüme hazırdır. Ve kendisine bir kabir hazırladığını söyler. Hz Ebubekir (r.a.) : “Sen kendine kabir değil, kendini kabre hazırla.” der. Ölüme karşı daima hazırlıklı olmanın bir gereği, bir işaretidir bu.

Yüce Yaratanın bize emanet olarak verdiği en kıymetli şey, şüphesiz ömürdür. Bir insan bir gün içinde milyon ya da milyar lira kaybetse, ticarette ziyan etse, üzülür elbette. Oysa aynı insan bir günü ve bir günlük o kıymetli ömür sermayesini boş işler peşinde, boş yerlerde pekâlâ tüketip kaybedebilmektedir. İşte buna hiç üzüntü duymamasına gerçekten şaşmak gerektir. Bugün hepimiz bu durumdayız. Kazandıklarınızla ne bir ömür, ne bir saat, ne de bir dakika bile satın alamazsınız. İşte ömür sermayesi bu kadar kıymetlidir. Ve her an su gibi akıp gitmektedir. Kıymetini bilene ne mutlu. Hani ölenlerin ardından okuduğumuz bir ayet vardır ya; “İnna lillâhi ve inna ileyhi raciun” yani: “Şüphesiz Allah’tan geldik ve yine O’na döneceğiz.” Hayatın kimden geldiğinin, kimin verdiğinin ve ölüm ile nereye gidildiğinin çok açık bir ifadesidir bu ayet-i kerime. İnsana sonsuz bir moral kaynağıdır. Yani yokluğa, hiçliğe, boşluğa, toprağa gitmiyorsunuz. Sizi hiç yoktan yaratan, ruhunuzu ölümsüz kılan, ebedî bir hayatı size vaat eden ve vaadini yerine getirmeye muktedir olan o yüce Allah’a dönüyorsunuz.


Bu ayet hem müjde, hem de bir ikaz içeriyor. Hayatı ne şekilde kullandıysak, bu emri o tarzda anlamamız mümkün. Yüreğimizin sevgiyle ve iyilikle dolu dolu olduğu günler vardır. Şüphesiz bu günler hayatı çok anlamlı ve çok iktisatlı kullandığımız günlerdir. Meselâ gözlerimiz rasgele filmler çekmez, günahlara dalmaz. Kaçınır bakmaktan. Kulaklarımız ise, dedikodu ve gıybet dinlemekten uzak durur. Kalbimiz, Allah’a (c.c.) ait olan o güzel ve en özel yanımız ise O’nunla doludur, Onu anmakla huzurludur. Eller, ayaklar, organlar, hepsi aynı güzel davranış modeli içerisine girdiğinde insan yaşadığı hayattan gerçek bir lezzet alır. İman dairesindeki hakiki zevki tadar ve anlar ki helâl dairesi geniştir ve keyfe kâfidir. Harama girmeye hiç gerek yoktur. Evet, Kur’an’dan ve Peygamberimizin (s.a.v.) sözlerinden sürekli güzel mesajlar alan kalbimiz ise, korku duymaz olur artık ölmekten, toprağa girip yatmaktan. Çünkü ölümün nedenini ve niçinini, anlamaya başlamıştır yüreğinde. Hayat ölmekle bitmediğine göre, hem daha parlak bir şekilde bu hayat ebediyen devam edeceğine göre, bu dünyada faniliği ebedileştirmek için bulunduğumuzu anlar diri kalan yanımız yani kalbimiz, vicdanımız. Ebediyete, bekaya giden yol fenadan, bu dünyadan geçiyor. Ama her zaman da bu kadar uyanık, bu kadar diri olamayabiliyoruz. Olsun, bu bile büyük bir şey. Gafletten uyanmak da büyük bir nimet. Ne hastalık ne başka bir şeye, ölüm hiçbir şeye benzemiyor. Hayatta başımıza bir defa geliyor. Geldi mi de bizsiz gitmiyor. Bilinmez o an, ne zamandır, kim bilir? Bize en son yudum suyu kim verecek, hangi pınar, hangi çeşme, hangi tas kim bilir? Dilden, dudaktan ne dökülecek kim bilir? Allah’ım, kelimelerin en güzeli olan kelime-i şehadeti dünyanın son eşiğinden ayrılırken eksik eyleme dilimizden ve kalbimizden.



EVET, ölüm ama niçin? Candan sevdiğim dostların arka arkaya vefatlarıyla sarsıldım bu ay. Hiç bu kadar dostu böyle ard arda uğurlamamıştım. Hulusi ağabeye, Nedime teyzeye, Halil İbrahim Temel kardeşimizin babası, Rıfat amcamıza, yıllarca ders ve sohbetleriyle gönlümüzü fetheden Tireli Nihat ağabeye, Zafer Dergisi’nin vefakâr ve fedakâr dostu Denizlili Muammer Hünerli ağabeyimize yine ders arkadaşımız Melek kardeşimize ve bu yazıyı yazdığım sırada vefat haberini aldığım sevgili kardeşlerim Hasan ve Hüseyin Türkmen’in sevgili babaları, muhterem insan ve ders arkadaşımız Selahattin ağabeyin de ruhuna binler Fatihalar. Eski yeni bütün güzel dostlar, bütün güzel insanlar. Hepinize binler dualar olsun. Ebediyette yolunuz açık olsun, mekânınız Cennet olsun. Durağınız Hz Peygamberin (s.a.v.) sohbet halkası olsun inşaallah.

Yunus Emre gibi;

Toprağa gark olmuş nazik telleri/Söylemeden kalmış tatlı dilleri/Gelin, duadan unutman bunları.

Lütfen siz de, duadan unutmayın bu dostlarımızı.

Allah’ım, sevdiklerin hürmetine bu güzel insanları ve bizleri bağışla. Dünyada da, ahirette de iyilikler ihsan eyle.


EE⁄ER bugünü, dünden daha güzel yaşayamayacaksak ne anlamı var bir günün ya da bugünün. Bir gün demek, aslında yeni bir gün demek. Yeni bir güne yeni bir insan olarak girmek gerek. Haydi ruhum yeniden doğmaya. Ben alıştım zaten her sabah yeniden doğmaya ve yeniden uyanmaya. Hayata yeniden başlamaya. Haydi tövbelere, istiğfarlara sarılmaya. Rabbimizden af dilemekle, tekrar tazelemeye. Haydi yeniden hayata, imanla tutunmaya.

Niçin düşer bir yaprak dalından? Toprağa karışmak için ya da ağacın köklerini besleyip yeniden dal, budak, meyve olmak için. Ve bu duası kabul edilir bir küçük yaprakçığın. Düşen ve çürüyen bir yaprak yarın yeni bir ağacın, yeni bir meyvenin doğumunu müjdeler. Bir bir düşüyor dostlarımız hayat ağacının dalından yapraklar gibi. Bir gün de bizim hayat ağacımızın son yaprağı düşecek, son meyvesi dökülecek, Allah (c.c.) öyle istediği için. O’nun beka ve ebediyet sıfatının yanında faniliği taşıdığımız için bu dünyadaki vazifemizi bitirip, yerimizi başkalarına terk edeceğiz. Bu kadar. Ölüm ama niçin? Evet, ölüm ama bir daha ölmemek için dostlar. Hepinize hayırlı ölümler, hayırlı ömürler diliyorum. Rahmetli Selahattin Şimşek’i anmadan, bir dua ruhuna göndermeden olmayacak. Defterimde kayıtlı bir sözü var henüz neşrolmamış. İlk defa duyacaksınız belki de.

“Azrail ebedin ebesidir.”

Ne mutlu hayat çekirdeğini çürütmeyenlere, hakkını vererek yaşayanlara.


Selim Gündüzalp
__________________
“Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş...”
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-13-2008, 23:28   #2 (permalink)
MeLeĞiM BeNiM
 
GUNE kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: İzmir/Bornova
Mesaj: 7,292
Tecrübe Puanı: 1178
Rep Puanı: 116906
Rep Derecesi: GUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond repute
GUNE is offline  
Varsayılan


Hepinize binler dualar olsun. Ebediyette yolunuz açık olsun, mekânınız Cennet olsun. Durağınız Hz Peygamberin (s.a.v.) sohbet halkası olsun inşaallah.

İNŞALLAH TEŞEKKÜRLER KONU İÇİN GÖKHAN....
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-14-2008, 01:04   #3 (permalink)
Rektör
 
Giriş: Mar 2007
Konum: İki Kelime arasında.
Mesaj: 7,392
Tecrübe Puanı: 221
Rep Puanı: 21200
Rep Derecesi: AnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond reputeAnubiS has a reputation beyond repute
AnubiS is offline  
Varsayılan


Reca ederim Güneş, bak rüşvet verdiğimi sanacaklar konularımı ilgiyle takip ettiğin için tşk ederim
__________________
“Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş...”
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-14-2008, 08:03   #4 (permalink)
MeLeĞiM BeNiM
 
GUNE kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: İzmir/Bornova
Mesaj: 7,292
Tecrübe Puanı: 1178
Rep Puanı: 116906
Rep Derecesi: GUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond repute
GUNE is offline  
Varsayılan


Alıntı:
AnubiS tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Reca ederim Güneş, bak rüşvet verdiğimi sanacaklar konularımı ilgiyle takip ettiğin için tşk ederim

NE ALAKASI VAR CANIM ... görevimiz tehlike.... ben teşekkür ederim paylaşımları nız için.....
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-14-2008, 17:02   #5 (permalink)
Doktor
 
gonle giden yol kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Mesaj: 841
Tecrübe Puanı: 290
Rep Puanı: 28984
Rep Derecesi: gonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond repute
gonle giden yol is offline  
Varsayılan


[Yunus Emre gibi;

Toprağa gark olmuş nazik telleri/Söylemeden kalmış tatlı dilleri/Gelin, duadan unutman bunları.

Lütfen siz de, duadan unutmayın bu dostlarımızı.

Allah’ım, sevdiklerin hürmetine bu güzel insanları ve bizleri bağışla. Dünyada da, ahirette de iyilikler ihsan eyle.


...amin...amin...amin...

yüreğin dert görmesin...
__________________
Sustum!Nice oldu bilemem susalı.Hatırladığım epeydir gönül evimde asayişin berkemal olmadığı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 03:46.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382