Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Duygu Seli » Deneme, Hikaye & Öykü » biz gülü geç tanıdık,aşkı geç anladık...

Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 02-26-2008, 16:59   #1 (permalink)
Doktor
 
gonle giden yol kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2008
Mesaj: 841
Tecrübe Puanı: 290
Rep Puanı: 28984
Rep Derecesi: gonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond reputegonle giden yol has a reputation beyond repute
gonle giden yol is offline  
Varsayılan biz gülü geç tanıdık,aşkı geç anladık...


Her ikisinin de farkına, mevsimi geçtikten sonra vardık. Bilemedik gülün renginden, güzelliğinden, kokusundan... Ayıramadık aşkın sesini yüreğimizdeki diğer seslerden... Baskın çıktı gürültüler aşkın çağrısından... Gülü az olan ya da ona gerektiği kadar önem verilmeyen bir coğrafyada yaşadığımızdan mı bütün güller (çiçekler) aynı göründü gözümüze ve onun için de böyle oldu?.. Hepsinin aynı zamanda açtığını, tomurcuklandığını ve kokularının da aynı olduğunu sanır; gülle lâle, menekşeyle leylâk arasındaki farkları pek bilmezdik.
Hem zaten; leylâk kokan, iğde kokan, gül kokan, erguvan kokan sokaklardan ne zaman geçtik ki? Kim elimizden tutup bizi bu sokaklara götürdü, kim bunları gösterdi ki bize? Kim kılavuzluk etti ki? Gerçi farkına varsalar da, kimin zamanı vardı ki bunlardan söz etmeye? Cihanı velveleye veren bu görüntüler; çoğu karla kapla taşra günlerinin ne kadarında bulunurdu ki...



Biz gülü geç tanıdık, aşkı geç anladık.




Hep beyaz gecelerde, kış mehtabına karşı haykırdık acılarımızı... Dondurucu zemherilerde yeşile, çiçeğe, güle, ağaca hasret büyüdük. Gül büyütemedik koynumuzda, gül suyu yürümedi damarlarımızda... Gül büyütmenin ne demek olduğunu bilemedik. Gülden bir nefes alıp, güle bir nefes veremedik. Gülü ötelerde hayal edip, uzakları düşündük hep. Koparılmış bir gülün başında oturup, matemini çekemedik. Gül büyütenlere özgü bir hâlle hâllenemedik. Gülün kokusuyla sarhoş, gülün bakışıyla meyhoş olamadık; sitemimizi güle diyemedik. Güle benzetsek de bazı şeyleri, tam anlamıyla gülün ne olduğunu bilemedik. Sesimiz güle yetişmedi, elimiz güle ermedi, yüreğimizden kopup gelen hüzün meltemleri güle değmedi. Sokaklar acıyı serpti yüreğimize, dağlarda yankılandı sesimiz, dağlar hüznümüzü katmerleştirdi.


Biz gülü geç tanıdık, aşkı geç anladık.


Büyüdüğümüzde, aşkı az çok anlayacak çağa yaklaştığımızda, aşkın yakıcı elini yüreğimizin üstünde hissettiğimizde, aşk çoktan uzaktan bakar olmuş, ateşiyle yakar olmuştu bizi artık.

Gününde, zamanında bizim de içimizde bir yerlerde aşk vardı; aşkı anlamasak da aşkı duyabiliyorduk, aşkı okuyabiliyorduk kelimelerden... Aşk üzerine düşünmeyi bilmesek de, yüreğimizin kıpır kıpır etmesi bizde de bir şeylerin olduğunu, bize de aşktan bir nefes üflendiğini haber veriyordu.

Ne var ki, sevgi ırmağında yıkanarak hayatı sürdürmenin önemini kavrayamamıştık. Gelecekteki hayatımızda bunun ne derece önemli olduğunu, onu anlamaya çalışmanın, onunla bir kez bile birlikte olmanın, onun da bizi önemsemesinin hayatımızın akışını nasıl değiştireceğini hesap edememiştik. Hep korku, hep utanma ve hep içindekini demenin ayıp olduğu düşüncesi galip gelmişti. Gönlü gönle katıp, ıstırabı ıstırapla karıştıramamıştık. Belki de aşkın farkında olmayanların, aşka kötü gözle bakanların içinde, aşkın hiç farkında olmamak daha iyiydi.

En fecisi, en kötüsü de; yaşanmış farzedilen bir zaman dilimi geride kaldığında, acısı derinden hissedilen bu duyguya karşı koymaya çabalamak, artık böyle bir dünyada buna yer olmadığına, hele bundan sonra bunun yaşanamayacağına kendini inandırmaya çalışmak.

Hele de böyle bir duyguyu hiç tanımayan, adından bile haberdar olmayan biriyle bir ömrü paylaşmanın zorluğunu ve bununla birlikte aşkın gelip işte tam bu sırada sıkıştırmasının ne denli çekilmez bir azap olduğunu varın bir düşünün. Ve bir de hayatınıza müdahale edenler yüzünden bu hale düştüğünüz aklınıza geldikçe, çoluk çocuk etrafınızı sardıkça ve bu arada da; aşkı anlama, aşkı yorumlama yanınız geliştikçe, varın bir kez daha düşünün çekilenin ne boyutta bir azap olduğunu...



Biz gülü geç tanıdık, aşkı geç anladık.





Gülü vaktinde okuyamadık. Meramımızı gül yaprağına vaktinde yazamadık. Gül dalına bir buse konduramadık. Bülbülün iniltisine kulak veremedik, dediklerini bilemedik, yâre bir gül yaprağı bile götüremedik. Gül hep ötemizde kaldı; bizse ona uzaktan bakakaldık. Gün geldi tanıyamadık. Ne gülü tanıdık, ne aşkı anladık. Bir gül bahçesinde olsak da; cahilliğimizden, bilgisizliğimizden, sezgisizliğimizden hep gidip dikenlere sarıldık. “Gülü seven dikenine katlanır.” deseler de, biz sadece dikenlerin kanattığı yerlere aldandık. Dikenler doldurdu dünyamızı, dikenler yok etti güle olan sevdamızı. Korktuk artık gülün yanına varmaya, korktuk gülden terazi tutmaya, korktuk gülü koklamaya... Gül bizden ırağa gitti, biz gülden ırağa...



Biz gülü geç tanıdık, aşkı geç anladık.





Öyle ki, manzara şimdi daha ağlatıcı, daha yürek dağlayıcı, daha gönül bağlayıcıdır. Dilimiz dudağımız kurumuş, hikâye bir gizliye çekilmiştir artık. Bir manzumedir artık geceyi bağrımıza salan ve rengimizi solduran. Dokununca solgun bir gül olan... Dokununca sen olan.. Dokununca ben olan... Dokununca hüzün olan… Dokununca hüsran olan… Dokununca heder olan...

Diyeceklerimizi diyecek durumda değiliz şimdi. Artık ne gül çaredir derdimize, ne de aşk... Belki mısralardır bizi bize, bizi başkalarına anlatacak olan...


Zaman geçti gün döndü kalmadı bahçede gül

Bu sevda masalını anlatsın yine bülbül


ismail bingöl
__________________
Sustum!Nice oldu bilemem susalı.Hatırladığım epeydir gönül evimde asayişin berkemal olmadığı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-26-2008, 23:49   #2 (permalink)
MeLeĞiM BeNiM
 
GUNE kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: İzmir/Bornova
Mesaj: 7,292
Tecrübe Puanı: 1178
Rep Puanı: 116906
Rep Derecesi: GUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond repute
GUNE is offline  
Varsayılan


Zaman geçti gün döndü kalmadı bahçede gül

Bu sevda masalını anlatsın yine bülbül


teşekkürler canım...:
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-28-2008, 13:14   #3 (permalink)
Profesör
 
su perisi kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: KONYA
Mesaj: 2,235
Tecrübe Puanı: 572
Rep Puanı: 56860
Rep Derecesi: su perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond reputesu perisi has a reputation beyond repute
su perisi is offline  
Varsayılan


bayıldım yaaa....
__________________
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-11-2008, 15:42   #4 (permalink)
Acemi Öğrenci
 
Giriş: Mar 2008
Mesaj: 1
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: dogba is on a distinguished road
dogba is offline  
Varsayılan


Gerçekten yaşanmış bir kırık aşk hikayesi ise çok üzücü, belki de çoğumuzun yaşadığı gibi...Ama değilse çoook başarılı bir anlatım..Tebrik ederim.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-11-2008, 15:46   #5 (permalink)
(S.İ.S.)
 
...yitik... kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Yolda yolcu, halde garip; mekanı meçhul, konumu belirsiz...
Mesaj: 7,079
Tecrübe Puanı: 1074
Rep Puanı: 106447
Rep Derecesi: ...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute...yitik... has a reputation beyond repute
...yitik... is offline  
Varsayılan


"Binlerce çiçek var ama gül başka..."

Eyvallah, sağol.
__________________
حَسْبُنَا اللّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 04:36.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382