|
||
![]() |
|
|
| Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Jan 2008
Mesaj: 818
Tecrübe Puanı: 263
Rep Puanı: 26233
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sus… Ve gözlerime bak sadece… Ne söylediğim değil önemli olan, hatta nasıl söylediğim de… Şimdi gözlerimde gördüğün şeyi söyle… Öfke mi, sevgi mi, korku mu, endîşe mi?… Yoksa bir kırgınlık mı geçiyor gözlerimden? Bilir misin gözleri okumayı, kalpleri hissetmeyi?… Hani o en insan yanımızı, en savunmasız ve en güçlü yanımızı… Gözlerimizi yani… Bakar mısın onlara… Bilir misin dillerini? Aşkı sevgiden ayırabilir misin, ya her ikisini merhametten? Küskünlüğü kırgınlıktan, umudu meraktan, şüpheyi korkudan ayırabilir misin ya da hepsi karıştığında biribirine, bir isim bulma telâşına düşmeden, başlıksız bir yazı gibi, isimsiz bir şiir gibi ve yorumlamadan okuyabilir misin onları?… Umudun, nasıl hayal kırıklığına evrildiğini seçebilir misin bir çocuk sîmâsında ya da koca adamların bir yanıyla çocuk kalmış sîmâlarında. Umudu hayâl kırıklığına dönüşürken çocukların, umutsuzluklarının da onları nasıl kocaman adamlara dönüştürdüğünü bir de… Bir dakika, sen beni dinlemiyor musun yoksa! Yoksa sen de, gözlerime bakan ama görmeyen gözlerinden, muhtemel tartışmalarımızın muhtemel cevaplarını mı geçiriyorsun? Tartışmak değil amacım… Hayır, hayır tartışmak değil amacım… Ben yine gözlerden bahsedeceğim sana… Birbirimizin gözlerine bakmadığımızdan bunca şaşkınlık, bunca karmaşa, bunca telâş… Hayır tartışmak değil amacım, öyle bakma bana… Beni tanıyamadıysan hâlâ, gözleri okumayı bilmediğinden… Okullarda sadece dudak okumak öğretildiğinden. Okumak için susmak gerekir evvelâ… Ve evvelâ içimizdeki sesleri susturmak. Hayır, her zaman doğruyu söylemez içimizdeki geveze. Her batacak gemiden kurtarmaz bizi ve bazen gemileri odur delen. Zâlim dedikleri her zaman zâlim değildir ve âlim dediklerinin de neye âlim olduğuna dair bir fikri yoktur onun. Zâlimin zulmü âşikardır ya, âlimin ilmidir asıl dedikodusu… Bazen içses der kendisine, bazen sezgi olduğuyla övünür… Ama ben yine gözleri tavsiye ederim sana. Gözleri okuyan geleceği de görür. Hayır tâcir de değilim ben, kişisel gelişim kitabı ya da gözlük satmıyorum… Hem satsam da, senin daha iyi görmeni sağlamaksa amacım, utanmalı mıyım yine de? Aslında bir üstaddan yardım almalısın okurken… Ben de kekeliyorum zira. Bunu sana ben öğretemem. Bakışlarındaki bunca ithâma gözlerimi kapayıp, sana bedel isteyen bir şey de öneremem… Ama özünde değerli olanlar bile, kolay kazanılmışsa eğer ayaklar altına alınırlar. En iyi ihtimalle klişeleşip, her ortamda kullanılmaya müsâit bir espri hammaddesine dönüşürler. Oysa ne espriler ne de uzun cümleler vardır gözlerde… Belli bir kültür seviyesini hedef alan bakışlar da fırlatılamaz meselâ… Îmânın kastedilişinden başkaca bir îmâ da yoktur onlarda. Yanlış anlaşılmalar olabilirse de yanlış anlatımlar yoktur ve hiçbir trajik bakış içinde bir komediyi de saklayamaz. Anlıyorum, çokça ” hayır” deyişimden kaybettim seni… Üstelik gözlerim de “hayır” diyordu o sırada.”Hayır” bir balyozsa, “evet”ler küçük birer çekiç oluyorlardı ve artık “hayır”larla “evet”lerin oranı hesabı değiştirmiyordu. Biliyordum, ayrılık gözlerimizde başlamıştı evvelâ , başlamış her şey gibi… Bitişi, başlangıcını yalanlamayan bir hikâye oldu bu… Pınar Deniz
__________________
Sustum!Nice oldu bilemem susalı.Hatırladığım epeydir gönül evimde asayişin berkemal olmadığı... |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|