Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Duygu Seli » Deneme, Hikaye & Öykü » Ne çare ki gül koparılınca muhakkak solacaktır!

Deneme, Hikaye & Öykü Birbirinden güzel denemeler, hikayeler ve öykülerin arasında buluvereceksiniz kendinizi...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-07-2008, 16:42   #1 (permalink)
Öğrenci Temsilcisi
 
Mustafa CİLASUN kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi: Mustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond reputeMustafa CİLASUN has a reputation beyond repute
Mustafa CİLASUN is offline  
Varsayılan Ne çare ki gül koparılınca muhakkak solacaktır!


Annesi çığlık atıyordu ne olur yapma diye feryat ediyordu. Telaşın bini bin pare olmuştu, her bir tarafı merak kuşatmıştı.

Sesin geldiği yöne bakan insanlar istem dışı o yöne doğru ilerliyorlardı. Kalabalık hayli artmıştı fakat neden bağırıldığının henüz bir esamisi görülmüyordu.

Kadın yerde dizlerini döverek nefes nefese kalıyor, derdini pek anlatamıyordu. Bu bakımda her bir insanın nutku durmuş garipliğin esrarında nefesleniliyordu.

Bir sessizlik bu kadar mı olurmuş herkes pür dikkat kesilerek gözlerini açmıştı. Pencerelerden sesi duyan sakinler bir şaşkınlık içinde ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.

Yerde ki kadın bazen kötüleniyor bazen şaşkınlı içinde nazar ediyordu.

Takriben elli beş yaşlarında saçları ağarmış, kıyafet olarak giydiği entari koyu kahverengi renklerine bezenen desenlerden müteşekkildi. Lacivert bir kırkası üzerinde giyili bulunan bu kadın ağlamaktan soluk soluğa kalmıştı.

Yavaş yavaş kalabalığın baktıkları yön değişikliğe uğramıştı. Hadise bir manada, çok azda olsa anlaşılır olmaya doğru yolunu almıştı.

Aniden bir hareketlilik baş göstermişti. Merdivenlerden inen ve çıkmak isteyenler çoğalmıştı. Ama ne içindi henüz net olarak dışarıda kalanlar için çözümlenememişti.

Kadın sapsarı kesilmiş, çaresizliğin ensesinde erimiş, gözlerinin feri kesilmiş, yaşamak ümidini kaybetmiş perişan bir halde sanki bir heykel kesilmişti.

Bir acı sesin uzaklardan geldiği duyuluyordu. Tahminler bu noktada kesindi, buraya geldiği belliydi ancak ne için olduğu zaman içinde kayboluyordu.

Bayanın o anki hissiyatı yürekleri dağlıyor, perperişan ediyordu.

Onu sakinleştirmek için ne kadar uğraşlar verilmeye başlanmıştı. Komşuları mı hiç yoktu, akrabalarına mı ulaşılmamıştı, fırsat mı bulunamamıştı bilinmiyordu.

Sabahın çok erken saatlerinde olduğu için hava nispeten soğuktu. Bazı kuşlar bizlere refakat ederek farklı umutları yeniden muştuluyordu.

Ağaçların dalları sanki bu bayan misali kendini bırakmış, yapraklarından azat olmuşlardı. Nihayetin ayak izlerinden esintiler gibi.

Bir deri bir kemik misali… Kefen mi hani! Onu hazırlamaya fırsat mı verdiler ki diyesi geliyor insanın kendi melalinin seyrinde nefeslenirken.

Nasıl olsa ölmeyi gör bir şekilde ortada kalacak değil ya, yıllara sâri birlikteliğimizi idame ettirdiğimiz, aynanın karşısında şekillendiğimiz, ne derler kaygısıyla nizam ettiğimiz, üzerine giyeceğimiz kıyafetler için saatlerce çarşı pazar dolaştığımız ten, beden, sinede derlenen, ahirdir ötelenen, zahirdir öncelenen diye düşünürken…

Pencereden bakmayın arkadaşlar yardıma gelin çağrısıyla bir hareketlilik akışı sağlanmıştı. Dar bir odanın içinde insanlar bir telaşın arefesinde nefeslenirken, görünen manzara karşısında insanın nutku duruyor her ne yapmaya çalışsa da.

On altı yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir insan, ipin uçlarından sarkan o değerli mukaddes olan can, her ne sebeple olduğunu bilemediğimiz manada bir kez bu acımasız kararın eşiğinde kilitlenmişti.

Sehpanın kenarında bulunan ve alel acele karalanmış olan bir nottu sonralara bırakılan, ibret alınması için yazılan zavallı haliyle hayatı kararan bu insan.

Savcı beklenecekmiş, ambulans sirenlerini susturmuş, polisler bir şeritle sınırları koymuş, zavallı anne bayıldığı için hastaneye gönderilmesi uygun görülmüş.

Bulunan notta okuyanların anlattığı manada denilebilinen o ki kalan anılarda!

Kim bilir ki yazarken ne kadar acılar çekmiştir. O güzelim can için nede çok ümitlenmiştir. Hayallerini peşinde sürüklenmiştir.

Hülyalar onun için bir gerçektir, hakikati için nefeslenmektir zannıyla çekilecektir.
Hadiseler bu manada onu celbederek merak içinde şekillendirecektir.

Duygulara bırakırsa insan kendini, hissiyatın çeperleri, idrakin esintileri iradi olarak bir anlam bulamaz ise mesnet olarak zayıf durumda çaresiz bırakır insanı.

İnsan düşünen, muhasebe eden bu manada konumunu belirleyen aklın sahibidir.

Anne baba bunun için icbar olan emanetin müdavimleridir. Mürüvvetin, sahavetin, himmetin, şefkatin mübelliği olan bekçileridir.

Sadece şefkat, yalnızca himmet, akıldan yoksun hissiyat, manadan habersiz fiiliyat öncelenirse, hayat bir zevkin aracı görülürse başka ne beklene bilinir ki!


Hayatına son verecek kadar onur sahibi bir kız çocuğunun hakkını kimlerden alacağız, bu manada sorgulayacağız, adaleti dağıtacağız!

“Anne ne olursun sen beni bağışla, yüzüne bakacak halim kalmadı, umut bağladığım sevdiğim oğlan beni aldattı, kayıplara karıştı. Ne olur ağlama.”

Bir gül, gül için tefekkür ederken masumiyetin ceremesi bu olmasa gerek!


Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk, halin demidir!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 02:26.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382