|
||
![]() |
|
|
| Dini Hikayeler & Kıssalar Dini Hikayeler & Kıssalar |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Apr 2008
Mesaj: 733
Tecrübe Puanı: 272
Rep Puanı: 27196
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ŞEHİT KANI VE GÖZYAŞI Osmanlı, Balkan Savaşlarında binlerce Mehmetçiği şe¬hit vermişti. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar, Alem-i İslam ağlıyordu. "Büyük abinin" kolu kanadı kırıl¬maya çalışılıyor, ihanetlerin, düşmanlıkların ardı arkası kesilmiyordu. Her tarafta yardım toplantıları vardı. Lahor'da da, Hintli Müslümanlar toplanmış, büyük bir miting yapıl¬mıştı. Hatipler coşkulu konuşmalar yapıyor, halkın hissi¬yatını dile getiriyor, meydan bir heyecan ve hüzün tufa¬nıyla dalgalanıyordu. Halk, son sözü söylesin diye sahi¬bini bekliyordu. Ve nihayet bembeyaz urbalar içerisinde Pakistan'ın manevî kurucusu, büyük gönül adamı Muhammed İkbal'in kalabalığın arasından kürsüye doğru süzüldüğü görüldü. Alem-İ islam'ın yediği darbelerden ötürü adeta iki büklümdü. "Kalb-i paki"nde Müslümanların yaşadığı acı¬yı duyuyordu. Bigane kalamazdı, kalmamıştı. Çıktı, coşkulu kalabalığa hissiyatını dile getirdi. Bahar bulutları gibi doluydu ve her an bir rahmet sağanağı bekleniyordu. Konuşmasını şu sözlerle bitirdi: - Cemaat, ben şu anda kendimi Resul-i Ekrem'in (a.s.v.) huzurunda görüyorum. Bana diyor ki "İkbal, ne hediye getirdin?" Ben de diyorum ki, "Ya Resullah, gedaya gedalık, sultana sultanlık... Benim Size getirebilecek bir hediyem yoktur. Fakat, huzurunuza öyle bir hediye İle geldim ki, ben onu cennetlerin kevserleriyle değiş¬mem. Size Trablusgarp'ta şehit düşen Müslüman Türk'ün kanını getirdim!" O gün büyük bir yardım toplanmış, herkes elinde av-cunda olanı vermiş, o fakir halk İslam'ın Son Karakolu'na üzerindeki elbisesini çıkarıp göndermişti. Şehit kanı, o kadar mühimdir ki, şehit yıkanmaz ve Rab-binin huzuruna yıkandığı al kanlan ile gönderilir. Devrimizin büyük hatibi meseleyi anlattıktan sonra kafiyeyi koyar ve şöyle der: "Muhal farz, ben o huzura çıkarılsa, aynı soruya muhatap olsa idim, Efendimiz'e (a.s.v.)- "Günahına ağlamış insanların gözyaşları ile geldim Ya Resulallah derdim!" Gözyaşının kıymeti budur. |
|
|
|
#2 (permalink) |
|
MeLeĞiM BeNiM
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2007
Konum: İzmir/Bornova
Mesaj: 7,280
Tecrübe Puanı: 1172
Rep Puanı: 116346
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Devrimizin büyük hatibi meseleyi anlattıktan sonra kafiyeyi koyar ve şöyle der: "Muhal farz, ben o huzura çıkarılsa, aynı soruya muhatap olsa idim, Efendimiz'e (a.s.v.)- "Günahına ağlamış insanların gözyaşları ile geldim Ya Resulallah derdim!" Gözyaşının kıymeti budur. TEŞEKKÜRLER ![]() |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|