Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Fıkıh & İçtihatlar » Zina, kazif, kadının dövülmesi, laik düzende müslümanlar.

Fıkıh & İçtihatlar Fıkhi ve içtihadlarla ilgili bilgilerimizi buradan tazeleyebiliriz.

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 02-06-2007, 00:10   #1 (permalink)
Asistan
 
Enes_Bin_Malik kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 493
Tecrübe Puanı: 8
Rep Puanı: 534
Rep Derecesi: Enes_Bin_Malik is a glorious beacon of lightEnes_Bin_Malik is a glorious beacon of lightEnes_Bin_Malik is a glorious beacon of lightEnes_Bin_Malik is a glorious beacon of lightEnes_Bin_Malik is a glorious beacon of lightEnes_Bin_Malik is a glorious beacon of light
Enes_Bin_Malik is offline  
Varsayılan Zina, kazif, kadının dövülmesi, laik düzende müslümanlar.


Soru:
Hocam, sizden bu aralar magazin haberlerinde sık konuşulan ...'unda sebebiyet verdiği islam'la ve insan onuruyla bağdaşmayan kadının döğülmesi mevzuunu gündemden silmenizi (gündem oluşturarak) istirham edeceğim. Hocam, erkekler müslümanlar dahil, bir serkeşlik söz konusu olmadığı halde kadına despot bir tavır sergilemekteler. Kadın onlar için deşarj oldukları bir nesne sanki. Gazetelerde okuyoruz, hele bazı namus abideleri sahip çıkmak ve terbiye etmek yerine islam ceza hukukuna göre de cezayi gerektiren bir durumda, cezası oymuş gibi silaha sarılıp kurşun yağmuruyla feci durumlara yol açıp, çocuklar öksüz kalıp, yuvalar yıkılıyor ve sizler bunlara cevap vermiyorsunuz. Şahitlere gerek duyulmadan, onun bunun söylentileriyle kabul edilmeyen bir suçun, cezasi olmayan bir cezayi, namus adına, şeref adına uygulamaya kalkarak islam'a ve insana karşı suç işlemekteler. Belki bu insanlar günahsiz, belki tevbe edeceklerdir. Dayak mevzuunun ise gündem de tutulmasının çirkinliğiyle birlikte ... gibi dövülebilirliği değil de, saadetimiz açısından insanca ilişkilerin yaşanması gerektiği konu edilse daha yararlı olur. Zira islamla ilişkisi olmayanlara bolca malzeme verilmiş oluyor. Dahasi ilerde 2 yaşındaki oğlumun nasıl bir davranış içerisinde olacagını bilmemekle beraber terbiyenin önemine inanıyor ve bu şikayetci olunan erkeklerden ziyade bunlari ellerinde yetiştiren kadınların öncelikle sorumlu oldukların düşünüyorum.
Hocam kurban bayramında size bir kaç soru göndermiştim. Gerçek Hayat'ta da cevaplandınız; Allah razi olsun, fakat eşime söylediğimde sizi sevmek ve düşüncelerinize de değer vermekle birlikte "onun düşüncesi zaten belli hep ayni şeyler söyleniyor, Delil getirmiyorlar, yanlızca şöyle olmalı böyle olmalı diyorlar" dedi, fakat ben Resulullahin Mut'im isimli bir müşrikin himayesine girmesinden varmaya çalıştığınızı anlıyorum. Eşime ise çocugun (Allah korusun) kaybolsa, kaçırılsa, evinde yangın çıksa bir müşrikten yardım almaz mısın? Polise, itfaiyeye haber vermez misin? Devletinde dediğiniz gibi icra gücünün kullanılması da aynı diyorum. Yanlız hocam "Sana ve senden öncekilere indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Reddetmekle emrolunmuşken taguta muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor" (Nisa:60) "Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir" (Maide:44), "Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Heva ve heveslerine göre değil. Onların sana indirilenlerin bir kısmından seni ayırmalarından sakın" (Maide:49)
Bu ayetleri nasil açıklarsınız? Alanını daraltmış olmuyor muyuz. Hakimiyet kayıtsız şartsız Allah'ındır sözünü daha detayli izah edebilir misiniz. Hocam sizi ve M İslamoğlu hocamız, gönlümde sıcaklığını duyduğum, çok sevdigim değer verdiğim şahsiyetlersiniz. Rabb'im sizleri selamette kılsın, inşaallah. selamunaleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.

Cevap:
Müslümanım diyen kişilerin islam'a uymayan davranışları, meşruiyet ve meşrulaştırma bakımından birkaç çeşittir: a) İslam'a aykırı olduğunu bilir, inanır, fakat irade zaafı, alışkanlık, şiddetli iticiler gibi sebeplerle yaparlar. b) Usulüne uygun olmayan tevillerle meşru olmayanı meşru sayarak yaparlar. c) Bilgisizlik ve eğitim eksikliği sebebiyle nefsin veya mahalli örf ve âdetin istediğini yapar bunun aynı zamanda dine uygun olduğunu "düşünürler". Sizin verdiğiniz örnekler de işte bu şekilde ya meşrulaştırarak ya meşru olduğunu sanarak yahut da meşru olmadığını bilerek müslümanların, islam'a aykırı fiil ve davranışlarından bazı örneklerdir.
Bizim bunlara cevap vermediğimiz, itiraz etmediğimiz, uyarmadığımız tespitiniz doğru değil, kullandığımız bütün araçlarla biz açıklama ve uyarma vazifemizi yapıyoruz.
Kazif (kadını zina yapmakla suçlamak, iffetine dil uzatmak) suçu ile ilgili âyetler (Nur: 24/4) gelince birçok kimsenin zihninde sorular oluşmuş, bunu gelip Hz. Peygamber'e (s.a.) açmışlardır. Bu cümleden olarak Sa'd b. Ubâde "Yâ Resûlellah, karımla bir erkeği yakaladığım zaman dört şahit bulacağım diye onları bırakır mıyım? Vallahi sorgusuz süalsiz kafasını uçururum!" demiş ve şu cevabı almıştır: "Sa'd'in kıskançlığı ve namusuna düşkünlüğü sizi şaşırtmasın, ben ondan daha kıskancım, Allah da benden daha kıskançtır." (Buhârî, Nikah, 107; Hudûd, 40). Hilal b. Ümeyye Peygamberimiz'e gelerek Şerîk isimli birisi ile karsının zina ettiğini iddia etmiş, o da dört şahit getirmezse kendisine iftira cezası vereceğini bildirmişti. Hilal, "Ey Allah'ın elçisi, bir kimse karısının üzerinde bir erkek görürse şahit arar m?" diye savunma yapmış ise de Peygamberimiz "Ya dört şahit veya sırtına sopa" diyerek ısrar etmişti. Hilal doğru söylediğini ifade ederek işi Allah'a bıraktı, O'nun vahyile durumu aydınlatacağı ümidini dile getirdi, arkasından da "mülâ'ane: lanetleşme" ismi verilen âyetler geldi (Ebû Dâvûd, Talâk/li'ân, 27) Bu hadislerin açık ifade ve hükmü şudur: Hiçbir kimse kendini hakim yerine koyarak bir başkasını muhakeme edemez, hakkında hüküm veremez ve hükmü infaz edemez. Karısını zina halinde yakalayan bir koca bile bunu ya dört uygun şahitle ispat edecek veya iddiasının iftira olduğuna hükmedilerek bunun cezasını çekecektir. Ayrıca mülâane (hakim huzurunda karşılıklı olarak, yalan söyleyenin lanetlenmesini dilemek ve sonunda ayrılmak) talebinde bulunabilir. Bunları yapmaz da kadını öldürür veya yaralarsa bu suçların cezasını çeker.
Kur'an ve Sünnet birlikte, hem lafız hem de maksad ile değerlendirildiği zaman şu açıkça anlaşılacaktır ki, sopanın hem ceza hem de eğitim aracı olarak kullanıldığı bir ortamda İslam onu önce azaltmış, sonra da tamamen ortadan kaldırmak için etkili telkinlerde bulunuştur. Sünnet sünnet diye Hz. Peygamber'in (s.a.) beşeri âdetlerini bile taklit etmek isteyenler şunu bilmelidirler ki, o bütün ömrü boyunca bir eşini veya çocuğunu dövmek şöyle dursun azarlamamıştır bile. "Karılarını dövenler iyileriniz değildir" buyuran da odur.
Soruda geçen âyetlerde Allah, vahiy yoluyla gönderdiği hükümleri (emirleri, yasakları, kuralları...) müminlerin bütün hayatlarında uygulamalarını, onlara aykırı olan hükümleri uygulamamalarını emrediyor. Bu hükümlerin siyasi, hukuki, iktisadi, ictimâi ve ahlaki olanlarının bir kısmını uygulayabilmek için vahyi kaynak olarak kabul eden bir devletin bulunması gerekir. Böyle bir devlet bulunmadığında fertler kendi başlarına bunları uygulayamazlar; çünkü bu hükümlerle ilgili olay ve ilişkiler tek taraflı değil, çok taraflıdır ve tarafları bu hükümlere razı etmeye ferdin gücü yetmez. Laik devletlerde müslümanlar, Allah'ın buyrukları içinden uygulamaya güçlerinin yettiği kısmını uygularlar, güçlerini aşan kısmına gelince Allah onları bunlarla yükümlü kılmaz. Güvenlik, korunma vb. kamu hizmetlerinden yararlanma hususunda ise zaruret vardır; bunlarsız yaşamak ve normal olarak varlığını sürdürmek mümkün olmadığı için zaruret icabı yararlanmak da İslam'a aykırı değildir.
"Hep olmalı, bulmalı" diyorlar, "delil göstermiyorlar" sözlerine gelince, gösterilen delilleri görmek için gören göze, işiten kulağa ve şartlanmamış olarak düşünen kafalara da ihtiyaç vardır.


Hayrettin Karaman
__________________
Cennet Dediğin Nedir ki Birkaç Köşkle Birkaç Huri
İsteyene Ver Onları Bana Seni Gerek Seni


Yunus Emre
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 10:19.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382