Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Fıkıh & İçtihatlar » Allah (cc), Beni Neden Bana Sormadan Kaderin Mahkûmu Yapmış?

Fıkıh & İçtihatlar Fıkhi ve içtihadlarla ilgili bilgilerimizi buradan tazeleyebiliriz.

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-04-2006, 19:49   #1 (permalink)
anubis
 
Mesaj: n/a
 
Question Allah (cc), Beni Neden Bana Sormadan Kaderin Mahkûmu Yapmış?


Allah (cc), Beni Neden Bana Sormadan, İşin Başında İrademe Danışmadan Yaratıp, Kaderin Mahkûmu Yapmış? Sonra, Benim Kaderim Neden Zengin ve Müreffeh Olmak Değil de, Belâ ve Musibetlere Maruz Kalmak Şeklinde Tecelli Ediyor?

[Bu yazı Fethullah Gülen Hocaefendinin 12 Kasım 1976 tarihinde yapmış olduğu soru-cevap sohbetinden derlendi.]

Kader zorlayıcı, zulmedici ve hele asla çirkin değildir.

İnsan bir işe irâdesiyle sahip çıkmadan herhangi bir çirkinlik ve günah meydana gelmez. İnsan, nefsinin tesiriyle irâdesini kötüye kullanıp, kötülüklere davetiye çıkarmakla düğmeye dokunmuş ve düşeceği çukurun kapağının açılmasına sebep olmuş olur; sonra da gider o çukura yuvarlanır. Meselâ, bembeyaz nur parçası güneşimiz kirsiz, lekesiz olduğu gibi, hayat için mutlaka gerekli olan ısı ve ışığın kaynağı, aynı zamanda çiçeklerin simasında akseden renk ve güzelliklerin de menbaıdır. Fakat, insan onun altında saatlerce oturur ve gerekli tedbiri de almazsa hastalanır, hattâ ölebilir de. Şimdi, bu durumda suç güneşin midir? O kendi su-i istimaliyle sebep olduğu hastalığı veya ölümü karşısında, “Güneş olmasın, neden yaratıldı ki?” deyebilir mi? “Altında kaldık, hasta olduk; yemeklerimiz güneşin harareti altında kalıp bozuldu” gibi tamamen irâdî hatalarımızdan kaynaklanan cüz’î şerlerden dolayı güneşin yaratılması ve varlığı şer kabûl edilebilir mi?

Evet, kadere yüklenen günah, zarar ve çirkinlikler, esasen kulun irâdesini sû-i istimal etmesinin neticesidir. İrâdemizi hesaba katmadan bir takım zulüm ve çirkinlikleri kadere yüklersek, hem musibeti ikileştirmiş, hem de kadere karşı küstahlık etmiş oluruz.

Meselâ, insana hem bir lezzet, hem de neslin çoğalması gibi hayırlı bir neticeye götürücü bir sebep olarak şehvet hissi verilmiştir. İnsan, irâdesini kötüye kullanarak bu hissini fuhuş gibi yanlış ve haram yollarda tatmine çalışırsa, bu takdirde suç kaderin mi, yoksa bizzat o insanın mı olacaktır? Burada insan, hayra vesile olsun diye verilen ve yerinde kullanılması için her imkânın hazırlandığı bir vesileyi şerre âlet etmekle, şer işleyip günaha girmekte ve neticede kendisine zulmetmektedir. Cinayet gibi benzeri meseleleri de buna kıyas edebilirsiniz... Şu kadar ki, insanın sû-i istimali olmadan içine düştüğü bir kısım belâ ve musibetler de vardır ki, bunların hikmet, fayda ve güzelliklerini yeri geldikçe anlatmaya çalıştık ve çalışacağız da.

Kader, netice ile beraber sebeplere de bakar. İnsan ise, yaratılışı icabı ve kaderi de tam manâsıyla anlamayadığından, ancak zahirî ve görebildiği netice ve sebeplere atf-ı nazar etmekle, yanlış hükme varır ve zulmeder. Meselâ, yaşlı birinin, bir çocuğun kulağını çektiğini gördüğünüzde, hâdise yakışıksız olduğundan, hemen çocuğa zulmedildiği neticesine varırsınız. Oysa kulağı çeken kişi belki de çocuğun babasıdır ve sizin de yapabileceğiniz gerekli bir şeyi yapmaktadır. İlerde dizini dövmemek, testinin kırılmasını daha baştan önlemek için, yani çocuğunun mânevî hayatı mahvolmasın ve ebedî hayatı ölmesin diye ahlâk dışı bir hareketinden dolayı böyle bir te’dibe tevessül etmiştir... Ama, siz zahire bakıp, görünüşe göre hüküm verdiniz ve o babayı zulümle itham ettiniz; böylece ona değil, kendinize zulmettiniz. Halbuki kader, bütün sebeplere birden bakar ve hakiki, görünmeyen sebepleri de bilir; dolayısıyla hükmünü tam ve adâletli verir.

Bir avcı görürsünüz, bir aslanı vurur ve öldürür. Aslana acırsınız ama, bilmezsiniz ki, o aslan bir ceylanın yavrularını anasız bıraktığından, kader ona o cezayı vermektedir. Beri yanda, bir gün gelir, avcının ayağı kırılır; o da, aslanı öldürmesinin cezasını bulur. Bir insan bir başkasını bıçaklar ve yaralar; cezasını görmez ve hâdise unutulur gider. Fakat, bir gün bu şahıs zina iftirasıyla mahkemeye düşer.. böyle bir isnat itibariyle o suçsuzdur; fakat, hâkim zahiri sebeplere bakarak kendisini mahkûm eder. Şimdi siz, “hâkim zulmetti” dersiniz ama, o kimse hakkında Kader, hakiki sebebe bakarak adâletle hükmetmiş ve o şahıs da, unutulup giden bıçaklama suçunun karşılığını görmüştür. İşte kaderdeki güzellik ve bizim hükümlerimizdeki çirkinlik! Evet, kaderin her hükmü ya bizzat güzeldir veya neticesi itibariyle güzeldir.

Yeri gelmişken, Musa Aleyhisselâm’la alâkalı olarak rivayet edilen bir hâdiseyi anlatmakta fayda mülâhaza ediyorum:

Musa Aleyhisselâm, “Ya Rabbi, bana adâletini göster” diye duâ eder. Cenâb-ı Allah da kendisine, “Falan çeşmenin yakınında bekle ve olup bitecekleri gözetle” diye vahyeder. Derken, çeşmenin başına bir atlı gelir, atını sulayıp giderken bir kese altın düşürür. Arkadan hemen bir çocuk gelir ve o bir kese altını alıp uzaklaşır. Sonra, çeşmeye bir âmâ gelir ve o esnada altın kesesini düşürdüğünü farkeden atlı geri döner. Altınlarını âmâdan ister; âmâ, ne kadar ben almadım derse de dinletemez ve atlı âmâyı öldürür. Hep zulüm gibi görünen bu hâdiselerdeki adâleti Hz. Musa, Cenâb-ı Hakk’tan sorar ve şu cevabı alır:

“Atlı, vaktiyle çocuğun babasının bir kese altınını çalmıştı; böylece o bir kese altını sahibine iâde etmiş olduk. Âmâ ise, vaktiyle atlının babasını öldürmüştü, onu da atlıya öldürterek, kısas uyguladık.” Evet, hakiki sebepler bilinmeyip, dıştan bakılınca serâpâ zulüm görülen hâdiseler zinciri, hakiki sebepleriyle serâpâ adâlet olup çıkıyor. İşte kaderin hükmü de böyledir; onda en ufak bir zulüm ve çirkinlik olmayıp, her hükmü mahza adâlet ve mahza güzelliktir.

İnsanın zâhire bakarak kerih gördüğü şeylerde Allah (cc) onun için pek çok hayırlar murat etmiştir. Buna karşılık, insanın fayda mülâhaza ettiği pek çok şeyde ise, kendisi için şerler vardır.(Bakara, 2/216). Meselâ, bilhassa soğuklarda insana abdest almak zor gelebilir, fakat abdestin gerek kendisi, gerekse neticesi pek güzeldir. Cihad, âyetin ifâdesiyle ağır ve kerih gelebilir; fakat netice itibariyle pek çok lûtuf ve mükâfatlar getirir. Öyle olur ki, Allah (cc) sevdiği bir kulu iflâs ettirir; ama o kul bilmez ki, mal kendisinin Sırat-ı Müstakim’den sapmasına vesile olacaktı. Kul duâ eder, fakat, duâda istediklerinin verilmemesi karşısında ümitsizliğe düşer; oysa, ya istediği aleyhinedir; ya da ilerde veya Ahiret’te çok daha fazlası ve güzel şekliyle karşılanacaktır.

Öyleyse, Allah'ın (cc) hakkımızdaki her hükmünde bilemediğimiz pek çok fayda ve hikmetler vardır. Allah (cc), mutlaka kulunun faydasını esas alarak ona hikmetiyle muamele etme mecburiyetinde değildir; fakat nasıl o Hâlık’tır ve Alîm’dir, aynı şekilde Hakîm’dir de; hiç bir zaman abes iş yapmaz; ne var ki, biz çok zaman onun ef’alindeki hikmetleri bilemeyebiliriz. O halde bize düşen, kadere razı ve Cenâb-ı Hakk’a teslim olmak ve O’na teveccüh etmek, “lûtfun da hoş, kahrın da hoş” anlayış ve inancıyla, hakkımızdaki her takdirine boyun eğip, itirazda bulunmamaktır.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-15-2006, 16:07   #2 (permalink)
Öğrenci Temsilcisi
 
nurbonu1453 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2006
Mesaj: 245
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı: 293
Rep Derecesi: nurbonu1453 is a jewel in the roughnurbonu1453 is a jewel in the roughnurbonu1453 is a jewel in the rough
nurbonu1453 is offline  
Varsayılan


bu konular hep kafamı karıstırıyor.ınsanın dogumu,evlenecegı kisi,ölumu önceden belirli oldugu hak arasında dolasıyor.cuz-i iradeye sahibiz.güzel bir konu.eline saglık.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-25-2007, 00:18   #3 (permalink)
Çalışkan Öğrenci
 
diksoy kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Mesaj: 67
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı: 64
Rep Derecesi: diksoy will become famous soon enough
diksoy is offline  
Varsayılan


usta emegine ellerine saglık güzel bi konuda bizleri bilgilendirdin.Fakat arkadasımın biri bana bi soru sormustu bende cewap veremedim.Şimdi aynı soruyu buraya yazayım :
iki kardeş war büyük olan doguyo büyüyo ve dine ters bi yasantı sürüyo.Küçük olanda dogunca hemen ölüyor.Burada büyük olanın Allahım beni neden yaşattında kardeşim gibi hemen öldürmeyim cehennemine koydun.Hemen ölseydim cennete gidecektim deme hakkı yokmudur.Küçük olanında Allahım beni neden dünyanın nimetlerinden mahrum bıraktın, belki insanliga faydalı olcaktım deme hakkı yokmudur.
Ben düşündüm fakat ikna edici bir cewap bulamadım.
__________________

her lafa verilecek bir lafım vardır,lakin
suskunlugum ASALETİMDENDİR
önce lafa bakarım lafmı diye
sonra söyleyene bakarım adammı diye
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-25-2007, 11:36   #4 (permalink)
anubis
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan


Diksoy bu konuyu etraflıca anlatmam mümkün değil ancak şöyle basit bir örnek verecek olursak eğer anlaşılır zannediyorum:

Elimde 1 milyar para olsa ve 5-6 kişiye gönlümden dağıtmak istesem. kimine 3 milyon, kimine 500 milyon versem, kimisine de hiç vermesem... kimse bana itiraz edebilir mi sence? Para benim, gönül benim; istediğime istediğim kadar veririm, hakları yok itiraz etmeye. Allah (cc) da bize nimet verirken soracak değil ki. Hayatı verirken de alırken de onun tasarrufu neyse odur.

Bir de şu yönden düşünmek icap eder; ölen çocuğun makamı belli ama yükselme şansı yok. Ama yaşayan insan Allah rızası için yaşarsa Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile beraber olabilir. Yani aslında hayat bir fırsat olarak da düşünebilir.

Ama yine söylüyorum bu tür konularda geniş kaynaklara bakmak onun için de senin için de hayırlı olacaktır.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-25-2007, 14:37   #5 (permalink)
bir varmış..bir yokmuş...
 
Desis kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: şimdilik dünya'da...
Mesaj: 1,591
Tecrübe Puanı: 37
Rep Puanı: 3361
Rep Derecesi: Desis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond repute
Desis is offline  
Varsayılan


"Evet, kadere yüklenen günah, zarar ve çirkinlikler, esasen kulun irâdesini sû-i istimal etmesinin neticesidir. İrâdemizi hesaba katmadan bir takım zulüm ve çirkinlikleri kadere yüklersek, hem musibeti ikileştirmiş, hem de kadere karşı küstahlık etmiş oluruz. "

"Kader, netice ile beraber sebeplere de bakar. İnsan ise, yaratılışı icabı ve kaderi de tam manâsıyla anlamayadığından, ancak zahirî ve görebildiği netice ve sebeplere atf-ı nazar etmekle, yanlış hükme varır ve zulmeder. "

önemli bir konuya değinilmiş.bu konularda hataya düşmemiz tam kavrayamamış olmamızdan kaynaklanıyor gerçekten.tşk.
__________________
Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
Gölgemin peşinden yürür giderim...
N.F.K.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-25-2007, 23:21   #6 (permalink)
Çalışkan Öğrenci
 
diksoy kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Mesaj: 67
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı: 64
Rep Derecesi: diksoy will become famous soon enough
diksoy is offline  
Varsayılan


teşekkür ederim garip.Bu açıdan bakmak benim hiç aklıma gelmemişti ve susup kalmıştım.
__________________

her lafa verilecek bir lafım vardır,lakin
suskunlugum ASALETİMDENDİR
önce lafa bakarım lafmı diye
sonra söyleyene bakarım adammı diye
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-25-2007, 23:32   #7 (permalink)
yine yalnız
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi: USER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant future
USER is offline  
Varsayılan


bende düşününce şöyle sonuca varıyorum
çok basıt bı mantıkla hayat bı sınav değilmi
önemli olan sorular değil
sizin sorulara verdiğiniz cevaplar
fakır olunca ne yaptınız
zengın olunca ne yaptınız
ikiside imtihandır
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 09:35.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382