Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Fikri Mülahazalar » ''Mi'racin Senin!"

Fikri Mülahazalar Din, toplum ve kültürümüz ve önemli kişiliklere ait mülahazaları buradan takip edeceğiz.

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 08-14-2007, 03:04   #1 (permalink)
Çalışkan Öğrenci
 
Shmal kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Mesaj: 78
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 181
Rep Derecesi: Shmal has a spectacular aura aboutShmal has a spectacular aura about
Shmal is offline  
Varsayılan ''Mi'racin Senin!"


Taninmis akademisyen-yazar Prof. Dr. Mim Kemal Oke namaza nasil basladigini yazdi.
Iste Prof. Oke'nin ilk kez Konya'da yerel bir gazete de yayimlanan ve her paragrafi anlam yuklu, dusunduren oykusu...



Imani ibadetle tamamlamak genclik yillarima nasip oldu. "Bu esigi gecisim, gurbetteki egitimim sirasinda, kendimle yuzlesme ile basladi" gibime geliyor.
Avrupa'da Pazar gunleri Hiristiyanlarin ibadet gunleridir. Kilise canlariyla baslayan bu gunde, Hiristiyanlar en temiz elbiselerini giyerek, ailece kiliselere kosarlar. O gun spor musabakalari, hatta bazi yerlerde barlar, restoranlar bile kapalidir. Iste boyle bir ortamda yedi yil yasadim ben...
***
Pazarlari dinlenme gunumdu. Ama yapacak bir mesgale bulamaz; kendimi bu haftalik teneffus surecinde, yalnizlas(tiril)mis hissederdim. Hatta birazda galiba, Hiristiyanlara imrenirdim. Onlarin o gunu ulvî bir atmosfer icinde gecirmelerini kiskanirdim.
O zaman sormaya basladim kendime;
"Sen nesin?"
Dinin kisinin kimliginde temel tasi olmasini kavramistim cok sukur.
Ama ya ben?
Evet, ailem daha kucukken bazi sure ve ayetleri ezberletmisti.
Hatta "yatmadan once Allah'a dua etmem" de tembihlenmisti.
Iyi niyetli ebeveynlerim sehirli uygarlik icinde buyuttukleri evlatlarini, adeta "protestanlastirilmis bir din telâkkisi" icinde, "modern" Musluman olarak gormeyi arzuladiklarindan olsa gerek, "kabahat de ibadet de gizlidir" zihniyetiyle, Allah'a gecenin o issizliginda el acmamizin uygun dustugunu belletmislerdi bana.
Din sahsi, belki de mahrem bir olguydu onlara gore...
***
Universite ise sorgulama insiyaki acar insanda. Benim okulum da dunyanin en saygin universitesiydi. Kurulusu XII. Yuzyila inen bir muessese.
Akademik hayatin gerceklestigi bir alem vardi, birde gunluk yasantinin gectigi mustakil kolejler...
Her biri bir Hiristiyan azizin ismini tasiyan bu kolejlerden birinde kaliyordum. Kolejlerin her birinin bunyesinde "chapel" dedikleri kilisecikler bulunuyordu. Bu kiliseler tarihi ozellikleriyle hem bir turist ugragi, hem de ogrencilerin ibadetlerine tahsis edilmis tapinaklardi.
Universite acildiktan sonra, kolej yetkilileriyle ogrencilerin tanisma caylarindan birinde, kolejin papazi yanima geldi.
"-Siz kimsiniz?" dedi. "Biz sizinle chapel'de hic karsilasmadik."
Dogrusu endiselenmistim. Olur ya, Papaz efendi;
"Bu universitede kiliseye devam etmeyenleri dislariz." derse ne yapardim? Yani onca zorlukla girdigim universiteyi birakip, Turkiye'ye mi donecektim?
Papaza biraz da mahcup bir tavirla;
"Affedersiniz, ben Turk ve Musluman'im..." diyebildim, o kadar...
Urkek halimi goren papaz, derhal ozur dilercesine sozu degistirdi. Ve sudan konulara dogru bir gedik acti.
Birkac hafta gecti oradan. Bu kez bir arkadasim, kolej bahcesinde beni gorunce;
"Hey, papaz seni cagiriyor." Demez mi!
Korktugum basima geldi, diye ic gecirdim. Oysa ki papaz beni guler yuzle karsiladi. "Otur!" dedi:
"Bu ulkede siz Muslumansiniz. Sizin de ibadet etmeye hakkiniz var. O nedenle ben universite yetkilileriyle gorustum. Musluman ogrencilerin de, ibadetlerini aksatmamalari icin, bir oda tahsis etmeye karar verdik. Gelin o odayi gezelim. Uygun olup olmadigini soyleyin bize. Uygunsa o zaman tefrisi icin ne gerekiyorsa temin ederiz. Tabii, universite butcesinden."
Sasirmistim. O gunden itibaren Aziz Rasmus'un odasi bir mescide cevrildi. Hem de ayni mahalde bir Turk Cemiyetinin temelleri atilarak. Papazin bu jestine karsilik;
"-Biz Muslumanlar namazimizi, her yerde, odamizda da kilariz" diyemedim. Hem toplu halde kilinan namazlar icin boyle mekân bulunmaz bir nimetti...
Herhangi bir Musluman Derneginin bulunmadigi bu kucuk universitede, namaz bile kilmak aliskanligi olmayan benim uzerime kalmisti, Imamlik...
Turkiye'den uzaktim. Kime yazip, bana malzeme gerek diyecektim. Imdadima universite kutuphanesi yetisti.
Turk-Islam Literaturunun, hem de orijinal dillerinde bollugu, bu universitenin sarkiyat fakultesinde ne kadar vukufla ogretildigini anlamami sagladi.
Ilmihale dalip, neredeyse butun derslerimi biraktim. Ustelik Ibrani, Isevi baslangiciyla... Hepsini taradiktan sonra;
"-Iyi ki Musluman'im" dedigimi hatirliyorum.
Taklid-i imandan, tahkik-i imana o safhada gecmistim herhalde. Toparlandigim bilgiler ile hem kendi namazlarimi kiliyor, hem de ogleleri universitenin Musluman asilli ogrencilerini, duvarlara yapistirdigim ilânlarla mescide cagirabiliyordum.
O gunlerde kolejde ayni suiti paylastigim arkadasim temiz bir Ingiliz idi. Bir gun ibadet icin yatak odama cekilip, kapiyi da kilitlemistim. Bizimki kapiyi vuruyor, bir daha... Disari cikip, sarmasIklara tutunarak, balkona tirmaniyor. Oradan girmek isterken, kolej yetkililerine yakalaniyor. Vaziyeti anlatiyor. Onlar da suphelenerek, bir yedek anahtarla cumbur cemaat kapiyi aciyorlar ve goruyorlar ki, adam namaz kiliyor.
Binlerce defa ozur dilediler. Ama arkadasim o gun hayli sitem etti bana. "Niye kapiyi kilitledin? Ben seni rahatsiz mi edecektim? Kinayacak miydim? O kadar kalpsiz ve imansiz biri miyim ben? Sana bir sey oldu zannedip, telâslandim" dedi.
O gun ibadetten utanilmamasi gerektigini ogrenmistim.
***
Noel tatilinde. Turkiye'deydim. Aileme kavusmak cok guzeldi. Ilk gun namazimi aksatmamak icin odama cekildim. Hani o eski aliskanligim var ya, kapiyi da kapamistim. Bu kez kilitlemedim.
Namazim sirasinda annem bir sey soylemek icin odama girdi. Durakladi, cikti. Sonra babamla fisir fisir konustuklarini duydum. Ses etmediler. Sorgulamadilar. Birkac namaz daha gecti. Annem devamli kilip, kilmayacagimi sordu. Basimi salladim. Ustunde durmayacaklar sandim.
Ertesi gun sanki benimle ciddi bir sey konusmak ister gibi karsima dikildiler. Bu kez babam sordu.
"-Evladim, sakin ola ki, Ingiltere'de bu asiri Islâmci gruplara falan takilmis olmayasin? Bu degisIklik niye?"
Guldum. Anlatmaya calistim onlara. Dinlediler. Ne onay, ne itiraz... Notr bir ifade ile...
Bir gun sabah namazina kalkmistim. Gurultulerden anladim ki, onlar da ayaklanmis, odama girmis, arkamda duruyorlar. Seyrediyorlar beni...
Selâmlarimi verdim. Seccadeyi katliyordum ki, babam "Dur" dedi. Merakli gozlerimi onlara cevirince, annemin basindaki basortusunu fark ettim.
"-Biz sana bir sey soylemek istiyoruz"
Bir anlik sessizlik; "-Bize de kilmayi ogretsene..." Annem de "hem de hemen" dercesine basini salliyordu.
Iste o gunden sonra namazlarini hep kildilar. Ustelik bunu benden imrendiklerini iftiharla soyleyerek... Hatta babam zaman zaman yanima gelip, nafile namazlarinin o gun kirkli, ellili, yuzlu rakamlara vardigini mujdeledi bana...
***
Cocuklarima yaslari gelince hicbir seyi empoze etmedim. Bu, onlarin insiyatifi ile gelismeliydi. Ancak bizi goruyorlardi.
Oglumun ne zaman namaza basladigini hatirlamiyorum. Lise yillarinda Ramazan'da teravihe ve bayram namazina gidisimiz disinda bellegim bir seyi kaydetmemis.
Ergenlik caginda bile edepli olan oglum, arada bir yanima gelir, dini meselelerden soz eder, daha dogrusu sorardi. Ben de dilim dondugunce anlatirdim ona..
Sonra, o da babasi gibi universiteyi yurt disinda okumaya basladi. Ramazan'a yakin seccade istedi bizden. Kargo ile hemen gonderdik. Bes vakit namaz kilmaya basladigini soyluyordu.
Orucunu ise ortaokuldan itibaren, aksatmadan tutmustu.
Erken yattigimiz bir gun telefonumuz caldi. Oglumdu. Telâsli, hatta biraz korkmus bir ses tonu vardi. Titredigini hissettim. Aglamakliydi. Ya da aglama sonrasi bir hal. Benimle konusmak istiyordu.
"-Baba, ne oldu biliyor musun?"
Eyvah, diye ic gecirdim. (O saatte kotu bir haber alma endisesiyle...)
"-Namaz kiliyordum. Kapim kapaliydi. Bir anda bir ruzgar doldu iceri. Oda da dolastiktan sonra adeta bir hortum gibi beni odakladi. Icime girdi sanki. Ve o anda sanki arkamda biri ile birlikte namaz kilmis gibi olduk. Sonra ayni ruzgâr perdeleri yalayarak, pencereden cikti, gitti. Bir aglama tuttu beni. Gozlerimden yaslar bosaldi. Vucudumu titreme aldi. Hâlâ o halin icindeyim. Bana ne oldu baba?"
Ne dersiniz? Ne anlatirsiniz? Tefsir edecek ehil de degiliz ki!...
-Mubarek olsun oglum. Bir ikram sunulmus olmali sana..."
Bu sozlerimin ne mânâya geldigini anladi mi, kavrayabildi mi, bilmiyorum. Zaten ben de anlayamamistim ki zuhurati. Ne var ki, ben; evet ben!...
Gipta ettim herhalde ogluma. Bana oyle bir hâl nasip olmamisti. Yani acikcasi onu hem kiskandim. Hem de telâffuzu imkânsiz bir hosnutluk icine girdim.
***
Oglumdan on yas kucuk kizima gelince... Yaradilisin efsanesi cesitliligin bir nisânesi olarak, sira disi bir cocuktu o... Ve daha yuruyemeden namazini kildi yavrum.
Onu kucagimiza alip, bir Allah dostunu ziyarete gitmistik esimle birlikte. Allah dostunun hane-i saadeti kalabalikti. Hepsi de "gozyasi uygarliginin" fertleri. Sessizligin konustugu, ruhaniyetin sarmaladigi o atmosferde talimat uyarinca cocugu Allah fakirinin onune biraktik. Eller acildi Yaradan'a... Dudaklar kipirdadi. Ve kizimiz, herkesin yasaran gozleri sahit oldugu gibi, sanki Yuce Efendisi'nin huzurundaymiscasina kendi safiyeti icinde ilk namazina basladi.
Hayir, bu "halisunasyon" olamazdi. Goz yanilmasi hic degildi. Yurekler kabarip, tasacak gibi olmustu. O anda bebegime dogru hamle yapip, yanik bagrima basmak istedim onu... Ama kipirdayamiyordum. Bir el kolumu tuttu. Hickiran annesiydi bu.. Ani elele paylasmak istemisti benimle. Goz yaslarim adeta hicap perdesi olusturmus, hakikati gizler bir misyon yuklenmislerdi. Bu "turbulans" ne kadar surdu, nasil olceyim. Bir sure sonra Allah dostuna cevrildi gozlerim. Avuclari yuzunu sivazlarken, ter boncuklarini da silmis oluyordu. Gozlerini actiginda cemâlden, celâle gecisinin bâriz hatlari yuzunde sekillenmisti.
"-Haydi, gecmis olsun, artik gidin!" dedi. "Gelmemeniz de olurdu. Giyabinizda okurduk. Bizde merasim yoktur. Bu is kalp isidir."
Biz de sessizce kapinin yolunu tuttuk. Tesekkur etme nezaketi gosterebildik mi, hatirlamiyorum. Ama bir daha o kapidan ayrilmadim.
***
Kizimiz bize bereket getirmisti. Yurudu, buyudu. Okula basladi. Islerim acildi. Yeni bir sitede ev almak istedik. Secenekler kondu onumuze. Birini begendik. Biraz ufak ama kaliteliydi. Odeme plânimiz ev sahibinin beklentisinin gerisinde kaliyordu.
Yeni evin icinde dolasiyor, hanimla hesap yapiyorduk. Hulyanin maddi bedeli yok ya, geziniyorduk iste... Bir ara kizimizin yoklugunu fark ettik. Acaba kapiyi acip, disari mi cikmisti? Aman kaybolmasin diye kapiya dogru hamle yaptim. Salona girdigimde rukudaydi. Namaz kiliyordu.
Gozlerim beni aldatiyor olmaliydi. Takla mi atacak oyun mu oynuyor dememe kalmadi. Namazina devam etti. O gunlerde bes yasindaydi. Ve namaza durmustu. Kiblesi de dogruydu, hareketlerinin insicami da...
Durdum, onu seyrettim. Arkadan emlâk danismani ve hanim da ayni sahneyi hayretle izlediler. Saskinlik sukûnetini ben bozdum.
"-Burayi aliyorum!..." demistim.
***
O daireyi aldik. Sıkısmadan da odedik.
Simdi ben, her gun bes vakit kizimin o namaz kildigi yerde, ibadetimi yapiyorum. Yine gunlerden bir gun, namazimi yeni bitirmistim ki, ana okuluna giden kizim yanima geldi. Soyle bir bakti bana, ve dudaklarindan;
"-MIR'ACIN SENIN!" sozleri dokuldu.
Once tam duyamadigimi sandim. Tekrarlattim.
"-MIR'ACIN SENIN!"
Sonra cocuksu bir ifade ile uzaklasti yanimdan. Bir sarki mirildanip, bebekleriyle oyuna daldi.
Belki namaz en ulvî mânasiyla, en guzel boyle anlatilabilirdi.
"Bu sozu ogluma, o gece telefon edisinde niye soyleyemedim." diye hayiflandim kendi kendime...
O anda; ilk namazi anne ve babama nasil ben ogretmissem, benim cocuklarim da bana bir seyler ogretiyorlar gibime geldi.
Geriye dogru bakinca sadece ilk namaz hadisesi... "sahdamarindan YAKIN'in" esrarini, bir hardal tanesi kadar bile olsa anlamaya basladigimi hissettim.


__________________
haksız bir davada ZİRVE olmaktansa,
haklı bir davada ZERRE olmayı tercih ederim...



Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-14-2007, 03:05   #2 (permalink)
Çalışkan Öğrenci
 
Shmal kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Mesaj: 78
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı: 181
Rep Derecesi: Shmal has a spectacular aura aboutShmal has a spectacular aura about
Shmal is offline  
Varsayılan


Ağlayarak , gıpta ile okuduğum bir yazı oldu. Ve sizlerle paylaşmak istedim. İnşallah hepimize Miraç nasip olur..
__________________
haksız bir davada ZİRVE olmaktansa,
haklı bir davada ZERRE olmayı tercih ederim...



Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-06-2008, 17:50   #3 (permalink)
Profesör
 
vuslat78 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2008
Konum: ...ANKARA...
Mesaj: 3,428
Tecrübe Puanı: 773
Rep Puanı: 76989
Rep Derecesi: vuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond repute
vuslat78 is offline  
Varsayılan


Allah Razi Olsun..feyİz Alinacak GÜzel Bİr PaylaŞim..
__________________

Gidiyorum gündüz gece........
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-06-2008, 21:17   #4 (permalink)
Acemi Öğrenci
 
Giriş: May 2008
Mesaj: 36
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı: 17
Rep Derecesi: mehmet_1905 is on a distinguished road
mehmet_1905 is offline  
Varsayılan


teşekkürler çok güzel...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-07-2008, 10:20   #5 (permalink)
Doktor
 
gazeteci kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Konum: Fanide misafir,ebediyyet yolcusu.Ank.
Mesaj: 687
Tecrübe Puanı: 122
Rep Puanı: 12036
Rep Derecesi: gazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond repute
gazeteci is offline  
Varsayılan


Gerçekten çok güzel bir yazıydı 'shmal' teşekkürler. ALLAH razı olsun.Hakikaten gıpta edilerek okunacak bir yazı.
__________________
Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.
(Blaise Pascal)
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 10:01.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382