Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Fikri Mülahazalar » "Abdullah" olsun yeter

Fikri Mülahazalar Din, toplum ve kültürümüz ve önemli kişiliklere ait mülahazaları buradan takip edeceğiz.

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-03-2007, 21:40   #1 (permalink)
Hayra
 
Mesaj: n/a
 
Lightbulb "Abdullah" olsun yeter





Neseple övünmek bir Cahiliye âdeti. Bir insanın nesebiyle övünebilmesi için soyuna sopuna özel bir değer atfetmesi lâzım: Ya fazilet, ya asâlet veya zenginlik atfedilecek ki, "benim ceddim" denilebilsin.
Mefhumun muhalifinden şu çıkar ki ceddiyle övünenin, ceddinin kabahat ve kusurlarından, cürümlerinden utanması lâzım gelecektir. Bugüne kadar ecdâdının faziletsizliğinden bahsedene hiç rastlamadık; halbuki atalara bağlılık, onların mirâsını olduğu gibi kabullenmeyi icab ettirmez mi?

Bu saçma saplantıyı İslâm ortadan kaldırdı ve İslâm'ı kabul edenlere bir "tabula rasa" (bembeyaz, mâsum bir başlangıç) verdi. Bu husus, Efendimiz'in en tartışılmaz Hadis-i Şerifi sayılan (çünkü 100 binden fazla insan bu sözleri münâdiler aracılığı ile dinlemiş ve şehâdet etmişti) Vedâ Hutbesi'nde çok berrak kelimelerle aydınlatılmıştı:

"Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabb'iniz birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Böylece bütün Müslümanlar kardeştir."

Bu kardeşlik lâfta kalan teorik bir temennî değildi: Asr-ı Saadet manzaralarını inceleyenler, İslâm kardeşliğinin nasıl ciddiyet ve saffetle uygulandığını görürler ve o tecrübenin zamanla kaybedilmesi müşterek utancımızdır. Arap kavminin sosyolojik kurumlarını sarsan bu inkılâpçı öğütlerin zamanla Cahiliye geleneklerine yenik düşmesi ağlanacak bir hâldir. Olması gerekenden uzaklaşarak "olan"a teslimiyet, Müslümanları bir mânâda Müslüman olmayanlardan farksızlaştırdı.

Bir gazetede Abdullah Gül'ün soyağacı verilmiş. Ne dereceye kadar doğru olduğunu tahkik etmek imkânsız ve lüzumsuz. İmkân bulunsa da lüzumsuz, çünkü kelimenin tam mânâsıyla Abdullah olmak şereflerin en büyüğü. İslâm geleneğinde Abdullah ismi, az önce bahsettiğimiz "tabula rasa" noktasını işaret eder; hakkıyla "Abdullah" olanın, ayrıca bir şey olmasına lüzum ve hâcet de yoktur.

Vaktiyle merak edip bir aile şeceresi tanzimine kalkışmıştım; çünkü insanın soyunu merak etmesi tabii ve elzemdir. Bizim şecere 18. yüzyıl ortalarında takıldı kaldı; ötesine nüfuz etmek mümkün değil, işin güzeli lâzım da değil. Sulbümüzü elbette bileceğiz fakat bu bilginin üzerine sosyal statü tesis etmenin mânâsızlığını da bileceğiz. Pek çok insan için felânın fülânın yedi göbekten torunu olmak mânâ ifade edebilir fakat Allah indinde kıymeti yoktur. Hesap gününe yedi ceddimizden müteşekkil bir aşiret kalabalığı ile değil, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızdan ibaret bir amel defteri ile çıkacağız; son derece şahsi bir defter ve defterde yazılanlara hiçbir ulu dedenin bir harf ilâve veya tenkisi mümkün değil. İşte bu nokta, İslâm ferdiyetçiliğinin en iyi kavranmak gereken hususudur. Amel işlerken başkalarıyla beraber olabilirsiniz fakat hesap verirken yalnızsınız; yapayalnız. Bu titretici yalnızlık idraki bir Müslüman'ın ne kadar ferdiyetçi, ne kadar dayanışmacı olacağının miyârıdır. Terkib size ait.

O zaman şöyle düşünebiliriz; "soyum âdeta benimle başlıyor; öyleyse muhteşem bir başlangıç noktası teşkil etmeliyim. Benden öncekiler ne kadar temiz ve büyük bir iz bırakıp gitmiş olsalar da bana Allah katında bir hayrı olmayacaktır; çünkü 'bizim işlediğimiz günahtan siz mes'ul olmazsınız. Sizin yapmakta olduklarınızdan da biz mes'ul olmayız' (Sebe'; 25)"

Bizim geleneğimizde ad koymak dua gibidir; evladımıza isim seçerken onun nasıl biri olması hakkında temennîde bulunmuş oluruz ve mânidar bir şeydir.

Babası vaktiyle "Abdullah olsun" demiş; inşâallah, Abdullah olsun kâfidir.


A.Turan Alkan
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 09:49.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382