|
||
![]() |
|
|
| Fikri Mülahazalar Din, toplum ve kültürümüz ve önemli kişiliklere ait mülahazaları buradan takip edeceğiz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: May 2008
Mesaj: 216
Tecrübe Puanı: 77
Rep Puanı: 7690
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Yaz Tatilimiz Tatil düşüncesi nerden doğdu? Kimler getirdi, şu tatil yapma geleneğini? Tatil atâlete, tembelliğe, durgunluğa dönme; ölüme yaklaşma gibi bir şey. Çalışmanın faaliyetin, verimli, üretici olmanın tam zıddı... Bana nereden musallat oldu bu hastalıklı duygu?... Ne kadarda masum bir gerekçesi var? Dinlenmek!... Oysa, aksiyon ve eser sahibi nice büyük insanlar, çalışarak dinlenmeyi prensip edinmişler. Bir işten yorulunca,bir başka işte dinlenmeye yönelmişler.Faaliyette lezzet bulan, çalışmayı zevk edinen, atâleti eziyet bilen, tembelliği günah kadar kötü gören yüce ruhlar, irade ve aksiyon adamlarının hepsi ömürlerini esere dönüştürmüşler, eserleriyle bütün bir insanlığı beslemişler. Tatil, işten, çalışmaktan kaçmadır, bir bakıma.Bir kaçış düşüncesidir. Çalışmayı ibadet kabul etmeyen ,hatta ibadeti bile çalışma gibi görüp ondan da kendini tatil etmek isteyen ve onun gibilere nereden bulaştı bu hal?.. Bir cemiyet ferdi, ailevi ve içtimai her işi angarya kabul eden bir zihniyetin, anlayışın hakimiyeti altındaysa o cemiyet ölüdür. Bir romatizma gibi vücuda sinmiş tatil düşüncesinin altında yatan sebepler tahlil edilse acaba nelerle karşılaşırız? Önce hangi duygular çıkar karşımıza? Tek olumsuz duygu idealsizlik, sonra yaşama şevkinin sönmesi, irade pörsümesi, inançsızlık, umutsuzluk v.b. duygular sıralanıp çıkarlar her halde.. ‘Vatan, çalışkan insanların omuzları üstünde yükselirmiş.. Almanya, Japonya gibi ülkelerin çalışkan insanları mı sözü edilen? İki büyük savaş geçiren ve her ikisinde de onulmaz yaralar alıp çıkan; ama yine de bütün maddi yaralarını sarıp canlanan, ayağa kalkan ve bizi, ikinci büyük savaşa girmeyen bizi, kendi felaketinden onbeş sene gibi kısa bir zamanda, kapısında işçi olarak çalıştıran Almanya insanı mı?.. Alman ve Japon, dirilip ayağa kalkıncaya kadar tatili haram bilmiş; çalışmayı disiplin altına almış; vaktini çalışmaya ayarlamış. Onların omuzlarında bugünkü Almanya ve Japonya yükselmiş.Ya bizim, bizim omuzlarımızda neler yükseldi? Neleri taşıdık omuzlarımızda ve yükselttik? Tatiller ettik, tatillere gittik; milletçe izindeyiz biz.Ve okullar kapandı. Çoluk çocuk tatillere çıkıyoruz.Bir yıl biriktirdiğimiz tatil harçlıklarını (öyle ya, tatil için çalışmıyor muyuz?) alıp tatillere, uzak, dönülmez tatillere çıkıyoruz. Ama, hayır! Tatil yok sana diyor bir ses! Talim var! Tamir var! Asırlık ihmallerin açtığı vatan ve millet bünyesindeki maddi-manevi boşluklan doldurma talimi!.. Durmak yok, kurmak var. İçten ve dıştan tahrip edilen yurdun ve milletin tamiri için koşmak, yorulmak çok mesaili çalışmalarla varolmak var! diyor, bir kutlu ses! Rüyada gibiyim! Bu sesi duyup, uyanır gibiyim. Bütün tatilleri iptal eden gençlerin kolları sıvalı, alınları, boyunları ter içinde harıl harıl çalıştıklarını duyuyorum. Gece-gündüz uyuyanları uyandırmak; uyuşuk dimağları, durgun kalbleri bir idealin ateşiyle yakıp canlandırmak için çırpındıklarını görür, ben de uyanır gibiyim! Nasıl atsam şu tatil romatizmasını vücudumdan? Nasıl kurtulsam şu idealsiz, uyuşuk, günübirlikçi varlığımdan! Çocuklarını kutlu gelecekler için kundaklara beleyen analar! Ya alim ya şehit olacaksın, diye büyüten hatunlar! Dinlenmeyi cennette düşünen, çalışarak, vatanı cennet yansıması yapmayı ideal edinen babalar! Onların sesleri midir, ufukları yavaş yavaş tutan?. O büyük, o kurtarıcı sese katılan bu sesler midir? Büyüt, yükselt Rabbim!.... Mehmet Tahiroğlu
__________________
avareyim..asudeyim..yorgunum.. bilmiyorum neden Sana vurgunum.. |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|