|
||
![]() |
|
|
|
|
#1 (permalink) |
|
Sahip :p
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 10,991
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 13548
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İnsanoğlu yeryüzüne geldi geleli,vücudunun olanaklarını artıracak,gücünü çoğaltacak yenilikler,yardımcılar meydana getirebilmeye çalışmıştır. İnsanı hayvanlardan ayıran bir özellik de yaşantısını kolaylaştırmak amacıyla çeşitli araçlar meydana getirebilmesidir.Bu araçlar insanoğlunun olanaklarını artırmaktadır.İlkel insanın İlk yaptığı araç,iki tarafı da keskin,badem biçiminde bir taştı.Bu taş hem bıçak,hem keser, hem de çapa görevi görüyordu. İnsan tarafından yapılan ilk araç iki tarafı keskin taştır.Araç deyimi aklımıza çoğu kez makineyi getirir. Oysa makine,çağımızın geliştirdiği bir kavramdır. Bu aracın ille karmakarışık makinelerden meydana gelmesi gerekmez.Bir iğne, bir şişe açacağı,bir maşa da pekala son derece yararlı araçlardır.İnsanlar çok eskiçağlardan beri bazı araçlar düşünmüşlerdir.Bu araçlar çok daha sonraki dönemlerde icat edilecek araçların,makinelerin temelini teşkil etmiştir.En eskiçağlarda tasarlanan bu araçlar basit araçlardı.Basit ve ilkel olmalarına karşılık uygarlık tarihindeki yerleri çok önemlidir.Çünkü günümüzün en modern ve en karışık araçları ve makineleri hep bu basit araçların ortaya attıkları ilkelere,kurallara dayanır.Bu basit araçlar şunlardır;kaldıraç,takoz,eğik düzlem, vida,makara ve tekerlek mili…Bu basit araçları ikiye indirmek yanlış değildir. Çünkü bu araçlar aslından kaldıraçla eğik düzlemden ibarettir.Öbür araçlar bu ikisinin geliştirilmesiyle ortaya çıkmıştır. e KALDIRAÇ f Kaldıraç, basit araçlar içinde ilk icat edilenlerdendir.Araçların en basiti ve aynı zamanda da en önemlisidir.İlk insanlar iki tarafı keskin taşla,toprağı kazıp kökler ararken,farkında olmaksızın bu taşı bir kaldıraç gibi kullanmışlardır.Kaldıraç,genel olarak çubuk biçiminde sert bir koldan meydana gelir.Bu kol bir destek etrafında hareket eder.Bu noktaya dayanma noktası denilir.Kaldıraçların biçimi genellikle bu olmakla birlikte başka biçimlerde kaldıraçlara da rastlanır.Kaldıracın koluna iki kuvvet uygulanır.Bu kuvvetlerden birisi işi yapar,öbürü de ona karşı koyar ya da direnir.İşi yapan güce kuvvet,karşı koyan kuvvete de direnç denilir.Kaldıracın özelliği,daha az bir kuvvetle daha fazla bir direncin üstesinden gelebilmesidir. Archimedes’in ünlü sözünü duymuşsunuzdur.Archimedes , “Bana bir dayanma noktası verin,bir kaldıraçla dünyayı kaldırayım” demiştir.Gerçektende kaldıraç çok büyük ağırlıkların kolaylıkla kaldırılmasını olanaklı kılmaktadır.Kaldıraçtan yararlanarak kol kuvvetiyle büyük ağırlıklara yer değiştirmek olanaklı olmaktadır. Buna karşılık kaldıracın bazı sakıncaları da vardır.Yani genellikle büyük ağırlıkları ufak bir çaba harcayarak kaldırabilen kaldıraç,bazen de ufak bir direncin üstesinden gelebilmek için daha büyük bir kuvvete baş vurmak zorunda kalmaktadır. Demek oluyor ki,kaldıracın hem faydaları hem de sakıncaları vardır.Kaldıraç ufak bir kuvvetle daha büyük bir direnci alt ettiğinde direncin yerini azar azar değiştirmekte ve kuvvetin büyük ölçüde yer değiştirmesini gerektirmektedir. Buna karşılık ufak bir direnci alt etmek için büyük bir kuvvet gerektiğinde, kuvvetin ufak bir yer değiştirmesiyle direncin büyük ölçüde yer değiştirmiş olması sağlanmaktadır. Üç çeşit kaldıracı inceliyelim.Gerçekten de kaldıraçları özelliklerine göre üç çeşide ayırmak olanaklıdır.İlk kaldıraç çeşidi birinci çeşit kaldıraç adını taşır. Kaldıraçların en basitidir.Bu çeşit kaldıraçta dayanma noktası kuvvetle direnç arasında bulunur.Eğer dayanma noktası dirence daha yakın olursa,az bir kuvvetle daha büyük bir direncin üstesinden gelinebilir.Yok eğer dayanma noktası kuvvete daha yakın olursa,kuvvetin dirençten daha fazla olması gerekir.Birinci çeşit kaldıraca örnek makas,kerpeten,anahtarlar vb.’dir. Kaldıraçların ikincisi,ikinci çeşit kaldıraçlar dediğimiz kaldıraçlardır.Bu kaldıraçlar direnç,dayanma noktasıyla kuvvet arasında bulunur.Bunun için az bir kuvvetle çok büyük bir direnci yener.İkinci çeşit kaldıraca örnek kürek,el arabası, fındıkkıracağı vb.’dir. Üçüncü çeşit kaldıraçlarda ise kuvvet dayanma noktasıyla direnç arasında bulunur.Bu kaldıraçlar elverişsizdir.Çünkü dirençten fazla bir kuvvet gerekir. Üçüncü çeşit kaldıraca örnek insan kolu,küçük dikiş makinası pedalı,bileği makinesi vb.’dir. Ï TERAZİ Ò Terazinin temeli kaldıraçtır. Gerçektende terazi birinci çeşit kaldıraçtan başka birşey değildir. Dayanma noktası direnç ve kuvvetten eşit uzaklıktadır. Bu durumda direnç ve kuvvet birbirlerinin dengesini teşkil ederler. Terazi çok eskiçağlardan beri kullanılagelen bir araçtır.Yatay bir çubukla,bu çubuğun iki ucuna asılmış iki kefeden meydana gelir.Çubuk tam orta yerinden dayanma noktasına dayanır.Terazinin kolunun sürekli olarak dengeli durması için,ağırlık merkezinin dayanma noktasının altında bulunması gerekir. Yalnız ağırlık merkezi dayanma noktasının çok altında olacak olursa terazi duyarlığını yitirir.Terazinin koluna eklenen bir ibre kefelerin hareket etmesiyle yer değiştirir ve terazinin dengeli olup olmadığını gösterir.Terazinin çok daha eski bir şekli vardır.Eskiçağlardan beri kullanılan ve doğu ülkelerinden Avrupa’ya yayılan bu terazi kantardır.Eski Romalılar tarafından da kullanılmış olan kantar,günümüzde bile birçok yerlerde hala kullanılmaktadır.Kantar,birici çeşit bir kaldıraçtır.Kantarın kopuzu (ağırlık) kol üzerinde kayarak,dayanma noktasına yaklaşır ya da uzaklaşır. Yakınlaşıp uzaklaşma ile de kolun üstünde yazılı değerleri azalmış ya da çoğalmış olur.ııtdlıopdtlop Günümüzde çeşitli teraziler vardır.Bunların hepsi kaldıraç ya da kaldıraç sistemlerine dayanmaktadır.Hassas terazilerle bir miligramın yirmide birini bile tartmak olanaklıdır.Öte yandan kamyon,otomobil gibi tonlarca ağırlıktaki yükler için de büyük basküller vardır.Bu basküller söz konusu ağırlıkları kolayca tartarlar. Ø MAKARA × Makara tahtadan ya da metalden yapılmış bir halkadır.Boyun diye adlandırılan ve çerçesini izleyen oluğun içinden bir ip geçer.Makaranın ortasında bir eksen vardır.Eksenin iki tarafına tutturulmuş olan bir üzengi makaranın hareketli ya da hareketsiz bir yere bağlanmasını sağlar. Makaranın ilk kullanıldığı yer her halde kuyular olmuştur.Kuyudan su çekmek için makaraya baş vurulmuştur.Makara birinci çeşit bir kaldıraçtır.Makaranın dayanma noktasını meydana getiren eksen,kuvvetten ve dirençten eşit uzaklıktadır. Demek oluyorki makara,direnci kuvvete oranala azaltmamaktadır.Yani ağırlığı azaltmamaktadır.Yaptığı iş,direncin yönünü değiştirerek,aşağıdan yukarıya doğru harcanması gereken bir çabayı,çok daha kolay kılmaktadır. Gerçekten de makara aşağıdan yukarıya doğru harcanması gereken bir çabayı,yukarıdan aşağıya doğru harcattırarak,yapılan işi kolaylaştırır. Makarayı daha yararlı bir şekilde kullanmak da sözkonusu olabilir.Bunun için ipin bir ucunu sabit bir noktaya bağlarız.İpin öbür ucunu doğrudan doğruya ya da sabit bir makaradan geçirdikten sonra çekeriz.Böylece ikinci çeşit bir kaldıraç olan hareketli makara meydana gelmiş olur.Bu kaldıracın dayanma noktası ipin bağlı olduğu yerdir.Kuvvet ipin öbür ucunda,direnç ise ortada,yani makaranın eksenindedir.Bu şekilde kuvvet yarıya inmiş olmaktadır.Buna karşılık yükün havaya kaldırılma hızı da,ipin çekilme hızının yarısına eşit olur. Yelkenlilerde yelkenleri açmak için Atölyelerde ağır yükleri kaldırmak için sabit ve hareketli makaralar topluluğundan yararlanılır. Bu makaralar topluluğuna palanga adı verilir.Bu suretle kuvvet,makara sayısına göre azalır, yani y ükün dörtte biri, hatta sekizde biri kadar bir kuvvet gerekir. EĞİK DÜZLEM Eğik düzlem çok eski çağlardan beri bilinen bir araçtır.Son derecede basit olan bu araç,bundan beş yıl önce eski Mısırlılar tarafından kullanılmıştır.Mısırlılar piramitleri yaparken eğik düzlemden yararlanmışlardır.Eğik düzlem,eksenlerde kaldırılmış bir düzlemden ibarettir.Yatay düzleme göre küçük ya da büyük bir açı meydana getirerek kalkmış bir düzlemdir. Eğik bir düzlemüzerine koyacağımız bir cismin ağırlığın sanki ikiye ayrılır.Bu ağırlıklardan birisi eğik düzlem tarafından tutulur.Öbürü ise cismi düzlemin alt bölümüne doğru itmeye çalışır.Bundan çıkan sonuç,cismi düzlemin üst tarafına doğru çıkartmak için ağırlığının sadece bu tarafını alt etmenin yeteceğidir. Ë VİDALAR Ë Vida bir eksenin etrafına sarılmış eğik düzlemden başka birşey değildir. Vidalarda eğik düzlem,üçgen yada dörtgen biçiminde kabartma bir bölümdür.Bu düzlemler elips biçimindedir.Eğik düzlemin eğikliği ne kadar az olursa,vidanın iki kıvrımı arasındaki aralık ve kıvrım sayısı o kadar az olur.Nasıl ki eğimli bir yoldan yukarıya doğru çıkarken fazla yorulmamakla birlikte,düz bir yola oranla daha fazla zaman harcarsak,kıvrımların arası dar olan bir vida da vidalanmak için daha az çaba fakat daha fazla zaman gerektirecektir.Vidalardan yararlanılarak çeşitli araçlar, aygıtlar yapılmıştır.Bunların en önemlileri mengene,kriko ve uçsuz vidadır.Uçsuz vida dişli bir çarkla birlikte hareket ederek endüstride çeşitli alanlarda kullanılır. Arcihemedes vidası(burgusu) diye tanınan araç ise eskiçağlardan beri kullanılagelmiştir. Bu araç, içinde geniş bir spiral bulunan uzun bir borudan meydana gelir.Suyu yukarıya çıkartmaya,nehirlerden su almaya yarar. TAKOZ İki eğik düzlemin bir araya gelmesi takozu meydana getirir.Takoz,oduncular tarafından ağaç kütüklerini uzunluğa parçalamak için kullanılan bir araçtır. Eskiçağlardan beri bu amaçla kullanılan takoz, günümüzde bıçak, ustura, makas, çivi, iğne gibi birçok günlük eşyanın temelini de meydana getirmektedir. Bütün bu saydığımız cisimler bir eksen etrafında toplanmış takozlar sisteminden başka birşey değildir. Takozun,eğik düzlemlerin başladığı sivri noktasına keskin taraf denir.Keskin tarafın karşısı başı meydana getirir.Nihayet iki tarafa da yan denir.Baş ne kadar ufak ve yanlar ne kadar uzun olursa,takoz içine itildiği cisme o kadar rahat girer.Bir usturanın başı büyük ve yanları fazla uzun olmadığı halde yine de keskindir.Bu durum yukarıda söylenen kuralla bir çelişme yaratıyor gibi görünebilir.Oysa aslında usturanın sadece uç tarafını dikkate almak gerekir.Böyle olunca başın ufak,yanların da oldukça uzun olduğunu görürüz.Usturanın geri kalan bölümleri kullanılışını kolaylaştırmak için yapılmış eklemelerden ibarettir. TEKERLEK MİLİ Tekerlek mili döner bir silindirden meydana gelir.Silindir tahtadan ya da metaldendir.Silindirin uç tarafına yarı çapı oldukça büyük bir tekerlek bağlanır.Silindir eğer yatay olarak duruyorsa bu araca çıkrık denilir.Çıkrık, ağırlıkları yukarıya doğru kaldırmaya yarar.Kaldırma bir ipin de yardımıyla yapılır. Silindir yatay değil de dik durumda ise araca bocurgat adı verilir.Bocurgat, genellikle ağırlıkların yatay olarak yer değiştirmesini sağlar.Gerek çıkrık,gerekse bocurgat birinci çeşit kaldıraçlardır.Bunların dayanma noktası silindir,direnci silindirin içindeki ip,kuvvetide tekerleğin kenarı ya da yarıçapların ucudur.Tekerlek silindire göre ne kadar büyük olursa ya da silindirden ne kadar büyük olursa,araç o kadar yararlı olur.Bocurgat ve çıkrığın birleştirilmesiyle yapılan çeşitli araçlar kolla kullanılabilmektedir. BİLEŞİK ARAÇLAR VE HAREKET İLETİMİ – Araçlarda hareket üç biçimde gerçekleşir eğme yoluyla,eğilebilir bağla,sert bağla.Bir başka tekerleğe değerek dönen bir tekerlek,yanındaki tekerleğe kendi hareketini iletir.Bir tekerleğin hareket ederek yanındaki tekerleğe hareket sağlaması her zaman kolay olmaz.Eğer aşılması gereken direnç fazla ise ikinci tekerlek sadece sürtünme ile harekete geçmez.Bu durumlarda dişlilere baş vurulur.Dişli tekerleklerin çevresinde dişler bulunur.Bu dişler yandaki tekerleğin oyuklarının içine oturur.Böylece iki tekerleğin birbirine sıkı bir şekilde değmesi ve ilk tekerleğin ikinci tekerleği büyük bir kolaylıkla harekete geçirmesi sağlanmış olur.Eğilebilir bağla hareket iletimi kayış,ip ya da zincirlerle sağlanır. Bu kayışlar, ipler, zincirler iki tekerleğin etrafına sarılmıştır. Tekerleklerden birisi, aradaki zincir,kayış ya da ipin yardımıyla hareketini öbürüne ulaştırır.Sert bağla hareket iletiminin en iyi örneğini biyel verir. Biyel bükülmez bir çubuktur.Bir aracın hareket eden iki yanına bağlanınca, bir tarafın hareketini öbür tarafa iletir.Biyelin araçlarda kullanılan çok çeşitleri vardır.
__________________
Herşeyi bilirim mi diyor gençlik? Herşeyi yaparım mı diyor ihtiyarlık?
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
| Görünüm Modları | |
|
|