Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Genel Dini Konular » Anahtar!

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-12-2008, 16:51   #1 (permalink)
Stajyer Moderatör
 
menekşe kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2008
Konum: kalpler sevgiyle yaşamalı
Mesaj: 6,286
Tecrübe Puanı: 1202
Rep Puanı: 119559
Rep Derecesi: menekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond repute
menekşe is offline  
Arrow Anahtar!


Dört duvar arasında karanlıkta kalmış bir insan, bulunduğu yerden aydınlığa çıkabilmek için eliyle bir kapıyı arar. Çünkü bilmektedir ki, her mahzenin bir kapısı vardır.
Duvarda kapı olduğunu bilmek, elbette takdir edilecek bir durumdur.
Ancak, güzelliklerle kucaklaşabilmek için bu kapının açılması gereklidir.
Aydınlık arayan kişinin, kapıyı açacak bir anahtar olduğunu bilmesi ve bu anahtarı bulması ise, onu hedefine götürecek çok önemli bir aşamadır.

Mahzende kalmış bu insan için, çevresindeki dünya malının nefsi okşayıcılığı ve çekiciliği nasıl bir anlam ifade etmektedir? Onlardan hoşlanması ve hayatını onlarla anlamlandırması, duvarların arasında ebediyen kalması demektir. Onların reddi ise, insana aydınlıklarla dolu yeni vadiler, yeni ufuklar açacaktır.
Dünya malını bir araç olarak görebilmek ve sadece tabii ihtiyaçlarımızı karşılayacak kadarından
istifade edebilmek, kapının açılmasını sağlayacak anahtarlardan biridir.
İbn Abbas r.a.'dan gelen bir rivayete göre, bir gün Hz. Peygamber s.a.v. ile Cibril Aleyhisselam Safa Tepesi'nde idiler. Peygamber Efendimiz Cibril'e:

“Muhammed'in evinde bu akşam bir avuç un veya kavut (buğday lapası) bile yok.” diye yakındı. Peygamber Efendimizin bu sözü o kadar çabuk işitildi ki, bunu söyler söylemez göklerde bir binanın yıkılışı gibi bir ses duyuldu. Peygamber Efendimiz duyduğu bu dehşetli sesten korkarak Cibril'e:
“Acaba kıyametin kopma emri mi verildi?” diye sordu. Cibril Aleyhisselam:
“Hayır kıyamet kopmadı. Ancak Cenab-ı Hak senin sözünü duyunca İsrafil'e sana inmesini buyurdu. Duyduğun ses İsrafil'in iniş sesidir.” dedi ve biraz sonra İsrafil a.s. Peygamber Efendimiz'in yanına inerek:
“Cenab-ı Hak senin sözünü işitince, beni bütün yer hazinelerinin anahtarları ile birlikte gönderdi ve
Tihame dağlarını zümrüt, yakut, altın ve gümüşe çevirip, seninle beraber gezdirmeyi sana teklif etmemi emir buyurdu. Eğer kabul edersen yaparım, sen de düşün. İstersen hükümdar,
istersen kul bir peygamber ol.” dedi.

Tirmizî'deki rivayete göre, bunun üzerine, Rasulullah s.a.v. Efendimiz şöyle buyurdu:
“Rabbim bana: ‘Eğer istersen sana Mekke'nin Bahta denilen çölünü altına çevireyim' buyurdu. Ben:
‘Hayır, Yarabbi, ben bir gün tok, bir gün aç olmayı tercih ederim. Yahut üç gün tok olursam,
üç gün de aç kalmak isterim. Aç olduğum zaman sana yakarırım ve seni hatırlarım.
Tok olduğum zaman da sana şükrederim' dedim.” (Terğib, c. 5, s. 150, 175)
Acz, hakikat sarayının kapısını açan bir anahtardır. Hakikat yoluna yönelenlerin bilmesi gerekli olan temel şey, belalara, sıkıntılara sabretmeden sır ve hikmetlerin kapısının açılmayacağıdır. Mevlâna Hazretleri'ne göre bu kapıyı açacak en önemli anahtar sabırdır:
“Eğer tamamıyla zorluklara daldın ise, daralıp kaldın ise sabret; sabır genişliğin anahtarıdır.” (Mesnevî, c. 1, beyit: 2920) Sabır, insanın Yaratıcısına olan güvenini ve O'na olan teslimiyetini gösterir.
Kalp, öteleri özleyen ve gözleyen insan için bir anahtardır. Kalbinin derinliklerine vakıf olabilen insan, sonsuzluk alemine bakan kapısını açabilir. Aydınlığın nurları bu insanın yüzüne yansır. Kalbini kontak anahtarı haline getirebilen kâmil insanda akıl ise marş motoru hükmündedir. Akıl ve kalbin birlikte istikrara kavuşması, ancak “inşirah” desteği ile mümkündür.

Besmele-i şerif, Kur'an'ı açan bir anahtardır. Her başlangıç, her hareket ve her icraat O'nun adını anmak ile olur. Bundan dolayıdır ki, Cenab-ı Hak besmelenin Kur'an-ı Kerim'in 113 suresinin başında, denebilir ki bir anahtar olarak, bir surenin içinde de başlı başına bir ayet olarak bulunmasını murad buyurmuştur.
Allah'tan başka yaratıcı olmaması, O'nun en büyük delilidir. “Lâ ilâhe illâ hu / O'ndan başka yaratıcı yoktur.” kelimesi, “Ayetü'l-kübra” yani en büyük ayettir. Bu söz, insanı Allah'a ve O'nun dostlarına götüren tevhid kapısının anahtarlarından biridir.
Yüreğimizi aydınlıklara açabilmemiz için, herşeye bir tebessümle bakabilmeliyiz. Huzur dolu insanlardaki tebessüm, her kapının anahtarıdır. Tebessümle açılacak olan kapının ötesinde ne vardır diye sorulacak olursa, cevap “girmeden bilemezsin!” olacaktır.
İmanın özünü kavramış bir müminin, Allah ve Rasulü'ne bağlı olmaktan gelen sağlam bir özgüvene sahip olması, onun geleceği için iyi bir anahtardır. Teslim ve tevekkül noktasından hareket eden, “Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inanıyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz.” (Âl-i İmran, 139) ayetinin müjdesine inanan müminin “başarılı” olacağına dair özgüveni, kendisine hem bu dünyanın hem de sonsuzluğun nice kapılarını açacaktır.
Hıristiyanların inancına göre, Zeytindağı'nda çarmıha gerilen Hz. İsa a.s., düşe kalka Kudüs yakınlarındaki Acı Yolu'ndan Kıyamet Kilisesi'ne gitmiştir. Hıristiyanlara göre İsa a.s. bu kilisede medfun bulunmakta ve kıyamet günü de buradan dirilecektir. Kilisenin anahtarı, hıristiyanların mezhep tartışmaları dolayısıyla müslüman bir ailede bulunmaktadır. Bu örnek olay bizlere göstermektedir ki, eğer müslümanlar inançlarını ve Allah'a olan güvenlerini tazeleyebilirlerse, önlerinde duran dev kapıların anahtarları birer birer kendilerine verilecektir.
alıntı...
__________________
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 08:35.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382