Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Genel Dini Konular » işte hayat bu kadar kısaydı

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 11-15-2008, 18:20   #1 (permalink)
Stajyer Moderatör
 
menekşe kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2008
Konum: kalpler sevgiyle yaşamalı
Mesaj: 6,295
Tecrübe Puanı: 1202
Rep Puanı: 119559
Rep Derecesi: menekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond repute
menekşe is online now  
Arrow işte hayat bu kadar kısaydı






Artık nefes alırken yoruluyorum
Yaşamak bir heyecandı eskiden;
Şimdilerde ise çile gibi geliyor bana
Aynaya bakmaya korkuyorum
Korktuğum yüzümdeki çirkinlik değil;
Yılların getirmiş olduğu bitkinlik,
Yorgunluk…
Ve beni eski halime yabancılaştıran bu yeni hal…
Dönüp baktığımda geriye,
Maziden kalan en güzel hatıralar çıkarken bir bir karşıma;
Bu yorgun bakışlarımı sorguluyorum
* * *
Önceleri heyecandan titrerdi ellerim; şimdi ise yaşlılıktan…
Düşünmezdim o zamanlar, o güzel günlerimin, o heyecan dolu yıllarımın, o güzelim gözlerimin, ellerimin, o kızıl saçlarımın ihtiyarlaşıp yerini şu son haline bırakacağını…
Oysa şimdi korkuyorum düşündükçe o cesur yürekli günlerimi…
Gittikçe yavaşlayan nabzım ve nefes almanın zorluğu ölümü hatırlatıyor bana
Ölümden de korkulur muymuş, Rabbe giden yolculukta?
Oysa gençliğime baktığımda, hatırlamazdım ölüme bu kadar yakın olacağımı O isyankâr halim, dünyaya hükmeden tavrım, bana geçen yılları göstermiyordu Daha çok, daha da çok yaşayıp günümü gün etmek, yarınlar kaygısı olmadan ânlara takılıp boş ve anlamsız geçen o gençlik günlerimin hesabını vereceğimi bilmiyordum
Yarınlar yoktu benim hayatımda…
Gelecek diye bir şey yoktu…
Ve geçmişimi sorgulamadığım gibi, nereden geldiğimi bilmediğim gibi, nereye varacağımı da bilmiyordum Bu dünyanın hevâsına takılıp kalmış, geçen ömrümün, yıpranan, biten bedenimin ve acı çeken ruhumun inleyişlerine bir mâna katmayacak kadar, yaşamak sadece nefes almaktı
Oysa yaşamak nefes almaktan ibaret değildi
Bu yorgun hayat çabuk bıktırmıştı beni
Artık sabah olmalıydı
Karanlık geceler yerini aydınlık günlere bırakmalıydı
Artık sabah olmalıydı…
Fakat “gece neye gebeyse onu doğurur” diyen Mevlana hazretlerinin sözü bir şimşek gibi aydınlatırken aniden zihnimi, düşündüm benim kaçmak istediğim gecenin neye gebe olduğunu…
Benim kaçmak istediğim gece, itirafı ne kadar zor olsa da dünya hayatımdı Ben bir an önce sabah olmasını istiyordum, yani ölümle gelecek olan ebedi hayatı…
Fakat tüm ömrü boyunca isyan ve küfür içerisinde olan bir insanın, gençlik yıllarını, o en verimli dönemlerini ALLAH’tan uzak, Peygamberinden uzak, Kitabından uzak bir şekilde geçirdikten sonra; kendinin ölüme değil; ölümün kendine yaklaştığını anlayınca ahirete hazırlanması ve onu arzulaması, onun için bir sabah mı olurdu; yoksa ebedi bir karanlık mı?
Evet, elbette ki tövbe denen bir olgu vardı ve ALLAH, sonsuz bir rahmete, mağfirete sahipti Affedebilirdi Lakin gençlikte yapılan amellerle şu son halimdekiler bir birinin yerini asla tutamazdı
* * *
Gece neye gebeyse, sabah o doğacaktı ve benim gecemin çok büyük bir kısmı karanlığa gebe olduğu için sabahım da kararacaktı
Beni bu kadar geç uyandıran bu müthiş duygu, kaynağını nereden alıyordu Bana son anlarımda da olsa bu hoş nefesleri aldıran gücün sahibi kimde ise, bir gün nefes aldıramayacak güne getiren de o olacaktı
İşte hayat bu kadar kısaydı…
Ya yeni doğan bir bebeğin gözlerini bile dünyaya açamadan yaşama veda edişi…
Ya genç bir bedenin yaşama doymadan toprağa girişi…
Ya da yılların verdiği yorgunluklara katlanan, göğüs geren ihtiyar bir bedenin korkarak hayata veda edişi…
İşte hayat bu kadardı…
İşte hayat bu kadar kısaydı
Aslolan hayat, gerçek hayat bizlere ahirete sunulacak olan ebedi hayattı Orada ne zamanın sınırlaması vardı, ne yaşlanma korkusu… Ne alnımız kırışacaktı, ne saçlarımız ağaracaktı, ne de geçen günler bize ölümü hatırlatacaktı Çünkü ölmek yoktu orda…
Sonsuz bir yolculuk ve onunla gelen bir güzellik vardı bu güzellikte rabbimin tüm mahlûkata sunmuş olduğu dünya nimetleri, bedeni ve akli olan güzellikler, bununla beraber ölümle başlayan ve ebedi olan bir yolculukta ahrete dair güzellikler…
Biz insanlar bu kadar güzellik ve müjdeden sonra neyi beklemekteyiz
Yaşamanın tadını çıkarmak için, yaşamı özümsemek gerekti sanırım ve yaşamayı bilmek… Aslında yaşamdan tad almak ve yaşamın keyifli, hoş güzel yanlarını bulmak çok da zor değil Biz insanların yapamadığı, beceremediği ve ona zor diye koşullandığı, yaşam ile mücadele etmeyi bilmemek
Yaşamın gizli koşulu yaşlanmak olsa da yaşlanırken genç kalabilmeyi ve içimizdeki güzellikleri kaybetmeden sabaha dahil olmayı başardığımız an şekillenecektir kaderimiz
Biz insanlar gerçekten kader oyunculuğunu çok iyi yaparız Kendimizi teslim ederiz
Acizliğin en ötesinde aciz yaşarız Mücadeleden değil; müdahale etmekten hoşlanırız Kaygı duymayız, kaygılarda boğuluruz Her şeyi şansa ve kısmete mâl edip kendimizi iyiden iyiye bırakırız tesadüfler yoluna ve hep takılıp durduğumuz engeller zincirine Hiçbir şey olağan değildir, her şey olağanüstü Olmaması gerektiğini düşünürüz, olmalı olan her şeyi Hep bir çıkar yol ararız Yolumuzdaki engelleri ve tuzakları görebilmek ve yıkabilmek varken

alıntı...
__________________
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 09:08.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382