Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Eğitim Bölümü » Dersler, Ödevler & Tezler » Hukuk Bilgi Bankası » Şerie Sİcİllerİ

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
Eski 12-17-2006, 23:38   #1 (permalink)
Sahip :p
 
Tunaltay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 10,989
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 13548
Rep Derecesi: Tunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond repute
Tunaltay is offline  
Varsayılan Şerie Sİcİllerİ


ÖNSÖZ
Şeriyye sicilleri, Osmanlı Devleti’nin Taşra Teşkilatı’nın en önemli şahsiyeti olan kadıların, mahkemelerde tutmuş oldukları zabıtları, merkezden gelen emir ve fermanları ve mahalli kararların yanında, önemli vakaları kaydettikleri defterlerdir.
Nasıl ki toplumun en küçük yapı taşı ailedir ve o toplum hakkında incelemeler aileden başlar ve aile toplumu yansıtır; aynı şekilde bir devletin en küçük birimi köyler ve bu köylerin bağlı oldukları kazalardır. Bunun için bir devletin tam manasıyla ve ayrıntılı bir şekilde araştırılıp, öğrenilmesi için o devletin temeli olan taşra teşkilatının çok iyi öğrenilmesi gerekir. Şeriyye sicilleri de kazalardaki kadıların tutmuş oldukları, köydeki en küçük olaydan, padişahtan gelen fermanlara kadar kaydettikleri defter olduğu için Osmanlı Devleti’ni araştıran yerel, toplumsal, siyasi tarihçilerin ilk başvuracağı kaynaklardır.
751 No’lu Balıkesir Şeriyye Sicili’nin Transkript ve değerlendirilmesinin yapıldığı bu çalışmanın “Giriş” bölümünde Şeriyye Sicilleri hakkında genel bilgiler, Balıkesir’in Şeriyye Sicilleri, bu defterin tereke defteri olması sebebiyle tereke defterinin tutulmasında takip edilen usul anlatılmıştır.
Birinci bölümde Karasi Sancağı’nın tarihi gelişimi ve yerleşim birimleri belirtilmiştir. Ayrıca Sancak merkezinde bulunan idarecilerin kimler olduğu tespit edilmiştir. Transkribe edip incelediğimiz defter tereke defteri olduğu için tereke ve miras taksimi, vasi nasbı ve küçük çocuklarının haklarının korunması için yapılan faaliyetler ele alınmıştır.
İkinci bölümde ise defterde çok açık olarak yapılmış Müslüman ve gayr-i Müslim ayırımı göz önünde bulundurularak dini yapı, halkın geçimini sağladığı mesleklere göre mesleki yapı ve halkın sosyo – kültürel yapısını ortaya koyan folklorik özellikler defter genellemesi yapılarak ele alınmıştır. Son olarak şehre güzellik ve ihtişam veren dini ve sosyal yapılar ele alınmıştır.






Tezin üçüncü bölümünde 751 No’lu Balıkesir Şeriyye Sicil Defteri’nin transkiripti yer almaktadır. Transkiript esnasında mümkün mertebe orjinal kelimelere sadık kalınmaya çalışılmıştır.
Çalışmaya başladığımda çok zor gelen fakat uğraştıkça zevk veren bu çalışmaya beni teşvik eden İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanı saygıdeğer hocam Prof. Dr. M. Orhan ÜNER’e, üzerimde hakkı bulunan hocalarıma ve desteğini her zaman yanımda hissettiğim aileme sonsuz teşekkürü zevkli bir borç bilirim.

HALİL POLAT
ISPARTA-2003





















İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ i
İÇİNDEKİLER iii
KISALTMALAR v
GİRİŞ 1
A) ŞER’İYYE SİCİLLERİ 1
B) BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİL DEFTERLERİ 6
1) BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİLLERİ(Topkapı Sarayı Tasnifi) 7
II. KISIM 7
2) BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİLLERİ (Topkapı I. Kısım) 9
3. 751 NO’LU ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER 12
I. BÖLÜM 14
751 NOLU BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİNİN İDARİ VE HUKUKİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 14
A. 751 NOLU ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİNİN İDARİ DEĞERLENDİRİLMESİ 14
1. BALIKESİR’İN KURULDUĞU YER 14
2. KARASİ SANCAĞININ TARİHİ GELİŞİMİ 14
3. KARASİ SANCAĞININ İDARİ TAKSİMATI 15
a. Balıkesir’in Mahalleleri 15
b. Kaza 16
c. Balıkesir’in Köyleri 16
d. İskan Yerleri 18
4. KARASİ SANCAĞI İDARİ YAPISI 19
a. Bey (Mutasarrıf - Vali): 19
b.. Kadı: 20
c. Mal Müdürü: 20
d. Şehir Kethüdası: 21
e. Şehir Ağası: 21
f. Zaptiye Neferleri: 21
B. 751 NOLU ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİNİN HUKUKİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 22
1. MİRAS HUKUKU 22
a. Tereke Ve Miras Taksimi 22
b. Vasî ve Velî Nasbı: 25
c. Nafaka: 25
2- BORÇLAR HUKUKU 26
a. Vasînin borçlanması: 26
b. Mihr –i Müeccel: 26
c. Ölenin Şahıslara borcu: 26
d. Ölenin Hükmi Şahıslara Borcu: 27
e. Vergi 27
II. BÖLÜM 27
751 NOLU BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİNİN DİNİ VE SOSYAL HAYAT AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 27
A. DİNİ YAPI 27
a. Müslümanlar 27
b. Gayr –i Müslimler 28
B. MESLEKİ YAPI 30
a. Çiftçiler; 30
b. Esnaflar: 31
c. İdareciler 31
C. FOLKLORİK YAPI 32
a. Şahıs İsimleri: 32
b. Giyim Eşyaları: 33
c. Ev Eşyaları: 35
d-Zinet Eşyaları: 36
D. DİNİ VE SOSYAL YAPILAR 37
a. Camiler 37
b. Medreseler 40
c. Çeşmeler 41
III. BÖLÜM 41
751 NOLU BALIKESİR ŞER‘İYYE SİCİL DEFTERİNİN TRANSKRİPSİYONU 41
BİBLİYOGRAFYA 182
Arşiv 182
Eserler 182
Ansiklopediler 183
Sözlükler 184
EK: 751 NO’LU BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİ’NİN ORİJİNAL METNİ 185



KISALTMALAR
a.g.e. : Adı geçen eser
a.g.m. : Adı geçen makale
a.g.t. : Adı geçen tez
AMK : Ankara Milli Kütüphane
Bkz. : Bakınız
BŞS : Balıkesir Şer’iyye Sicilleri
C : Cilt
DAGM: Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü
H : Hicrî
DİA. : Diyanet İslam Ansiklopedisi
İA. : İslam Ansiklopedisi
İ.Ü.E.F.: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
M. :Miladî
Mad. : Maddesi
Mah. : Mahallesi
Mat. :Matbaası
MEB. : Milli Eğitim Bakanlığı
No : Numara
Osm. : Osmanlıca
S. : Sayı
s. : Sayfa
S.No :Sicil numarası
ts. : Tarihsiz
vb. : Ve benzeri
v. dğr. : Ve diğerleri
Yay. : Yayınları
yy. : Yüzyıl


GİRİŞ
A) ŞER’İYYE SİCİLLERİ
Şeri’yye sicillerinin tarihimizin vazgeçilmez kaynakları arasında yer aldığına şüphe yoktur. Sahip oldukları muhteva özellikleri dolayısıyla tarihin çeşitli konularına ait ve uzunca bir dönemi kapsayacak şekilde bilgi ile mücehhezdirler. Kadıların devlet merkezi ile yaptıkları resmi yazışmaları, halkın şikayet ve dileklerini, mahalli idarelere ait hukukî düzenlemeler olarak yansıtan mahkeme kararlarını ihtiva eden bu siciller incelenmeden Osmanlı Devleti’nin siyasî, idarî ve sosyal tarihini hakkıyla ortaya koymak mümkün değildir.
Şer’i mahkemelerde mahkemenin bilgisi dahilinde tutulan, resmi statü taşıyan her türlü kayıtların toplanmış olduğu defterlere yaygın adıyla Şer’iyye Sicili denir. Şer’iyye sicillerine kadı defterleri, mahkeme defterleri denildiği gibi kısaca defter de denilmektedir.
Dinî, hukukî ve cezaî konular İslam hukukunda dört ana başlıkta toplanmıştır.
1. İbadât: Tamamen uhrevî olup namaz, oruç, hac, zekat vb. gibi ibadetle ilgili konulardır.
2. Muamelât: Miras, tereke, vesayet, satış, kefalet, vakıf, yemin, vb. gibi hukuki konular üzerinde yapılacak şer’i işlemlerdir.
3. Münakehât: Aile hukukunu ilgilendiren mesele ve hükümlerdir. Evlenme-boşanma, tecdid-i nikah vb. konuları ihtiva eder.
4. Ukubât: Dînen ve şer’an yasak olan fiillerin işlenmesinden veya dini vecibelerin yerine getirilmemesinden ve yahut katli*** yol kesme, yalancılık, hırsızlık gibi kötü ve kamu için zararlı suçların irtikabından dolayı uygulanması gerekli görülen hapis, kısas, idam gibi cezai konu ve hükümlerdir.
Bütün bu konular üzerinden çıkan meseleleri halletmekle görevli olan kişi kadıdır. Kadı’nın olmadığı veya bulunamayacağı hallerde ona vekalet eden veya onun adına vazife gören kişiye de naib denir.
Zengin bir kültür hazinesine sahip olmamız, tarihimiz açısından oldukça önemlidir. Bu defterler incelenmeden İmparatorluğun idarî, siyasî, sosyal tarihini bütün boyutlarıyla meydana çıkartmak imkansızdır. Mahalli olayların tarihçiler tarafından kaydedilmediği hatta hadiselerin gerçek sebeplerinin yeterince araştırılmadığı bilinen bir gerçektir. Şer’iyye sicilleri ise önemli tarihi olayların, tarihi ve hukuki müesseselerin, ayrıca bölgesel ticarî hayatın ayrıntılı bir şekilde doğru olarak tespitinde birinci derecede önem arz etmektedir. Belli bir bölgeye ait birbirinin devamı olan sicil defterlerinin tamamı elde edildiği taktirde o bölgenin tarihi hayatını hiç bir kaynak bize bunlardan daha detaylı, daha mevsuk bir şekilde canlandıramaz.
Osmanlı Devleti altı asır üç kıtada hüküm sürmüş büyük bir devlettir. Bu büyük devletin tarihi mirasıyla beraber günümüze intikal eden bir çok arşivleri vardır. Osmanlı Devleti için her ne kadar “Tarih yapmaktan tarihini yazamadı” denilse bile Osmanlı Devleti bütün kurumlarında çok ciddi kayıt tutan, arşiv yapan bir devlet olmuştur. Bundan dolayı arşiv konusunda dünyanın sayılı devletleri arasında gösterilmektedir. Bu durum Osmanlı Devleti'nden günümüze intikal eden arşiv malzemesi üzerinde yapılan tetkikler sonucu söz konusu malzemenin teşekkül ettikleri tarihlerde belli bir tertip ve düzene sahip oluşları ve zaman zaman devrin arşivcilik anlayışına göre tasnif ve düzenlemeye tabi tutulmalarından anlaşıldığı gibi Osmanlı Devleti'nin değişik dönemlerinde görevli olarak veya seyahat maksadıyla ülkeyi ziyaret eden yabancılar tarafından da tespit edildiği görülmektedir. Şeriyye Sicilleri de, Osmanlı Devleti'nin mahkemelerinde, kadılar tarafından tutulan zabıtlar; kasabaların ve taşra teşkilatının idarî ve sosyal yapısını ortaya çıkaran en teferruatlı arşiv belgeleridir.


Osmanlı Devleti'nin başından itibaren yargı yetkisi umeranın en başındaki yöneticilerin yetkileri dahilinde olmasına rağmen bu yetkilerini bağımsız kadılara devretmişlerdir. Bu kural Şer'iyye Mahkemeleri'nin kaldırılışına kadar devam etmiştir. Ülke yönetiminin temel birimi olarak kabul edilen kazaların en büyük amiri sayılan kadılar, görevleri gereği sosyal, siyasal ve ekonomik hayatın tümüyle içerisindeydiler. Devletin halkla, halkın devletle muhatap olmasında kadılar aracı kurum görevi yapmaktadırlar. Ayrıca kadılar halkı devlete karşı temsil ederlerdi. Bir yandan en yüksek adli mak*** diğer taraftan da halkın şikayetlerini Divan-ı Hümayuna ileten, tımar sahipleri veya adamlarının halka yaptıkları zulümlerin önce cerre çıkan suhtelere sonra da kendilerine iletilen kimselerdir. Bu görevi halka ilişkiyi yaparken kadıların ”sicil" adı verilen defteri tutmaları zorunlu idi. Bundan dolayı kadıların merkeze, merkezin kadılara yazdıkları yazışmalar neticesinde çok geniş coğrafyaya sahip Osmanlı Devleti'nde on binlerce Şeriyye Sicil defteri ortaya çıkmıştır. Şeriyye Sicilleri dil, din, ırk ve renk farkı gözetilmeden bütün insanlarla ilgili olayları ve bu olayları ilgilendiren mahkeme kararlarını ve idari düzenlemeleri kapsamaktadır. Bir diğer ifadeyle Şer'iyye Sicilleri, merkezden gelen, tezkereleri. tahrirleri, fermanları, paşaların, vezir-i a’zamların, beylerbeyinin gönderdikleri buyrultuları, kadıların verdikleri i’lamları, hüccetleri, kaza, kasaba ve köylerde önemli gördükleri olayları verilen cezaları, miras paylaşımlarını boşanma ve evlenme kararlarını, tayin ve atamaları, noter tasdik belgelerini, ıtıknameleri ihtiva eden kadının mahkeme zabıt defterleridir.
Kadılar bayram ve cuma günleri dışında evlerinde yada cami ve mescit ve medreselerin belirli odalarında kurulan mahkemelerde. askeri meseleler dışında bütün devlet işlerini ve mahalli davaları çözüme kavuştururlardı. Böylece devlet ve halk ilişkilerini, kanunların şer’î ve örfî uygulanışlarını, miras. intikal ve borç davalarını, gayr-i müslimlerin hukukî durumlarını da Şer'iyye Sicillerinde bulmaktayız. Ayrıca mahalli yer adları, bölgesel örf ve adetler hakkında bilgiler de Şer'iyye Sicil Defterleri'nde yer almaktadır. Vakıfların yaptırdıkları imaretler, hanlar, hamamlar, camiler, türbeler, medreseler, zaviyeler, vakıfların gelirleri, bedestenler gibi kaybolmuş abideler ve sanat eserleri ile ilgili bilgileri de kayıtlardan çıkarmak mümkündür.
Şer'iyye Sicil kayıtlarından Nahiye, kasaba, köy, mezra ve mahalle "adlarını yeni kurulan yerleşim yerlerini bazı sebeplerden dolayı terkedilmiş yerleri, köyleri, savaş zamanında bölge halkının savaşa nasıl katıldığını, devletin talep ettiği vergi, asker, zahire, hayvan, kereste, maden, gühercilelerini nasıl gönderildiğini, ticari faaliyetleri, esnaf ilişkilerini üretim ve tüketim maddelerinin neler olduğunu her türlü eşya ve yiyeceklerin narh ve piyasa fiyatlarının ne olacağını ve bütün ekonomik faaliyetleri öğrenmek mümkündür. Ayrıca ordunun savaşa giderken menzil masrafları, ulakların, habercilerin nerede binek değiştirdikleri, masraflarının nereden nasıl temin edileceği, iltizam ve vergi toplamakla mükellef memurların ücretlerinin ne kadar olduğu, Şer'iyye Sicilleri'nde açıkça görülmektedir.
Yine Şer'iyye SicilIeri'nde beş on yıllık zaman aralılarındaki tüketim mallarındaki fiyat değişikliklerinden para hareketlerini, paranın değerini, alım gücünü, enflasyonun ne kadar olduğunu tesbit etmemiz mümkün olabilmektedir.
Şer'iyye Sicilleri'nden devletin tütün ve içki yasağı gibi çıkarmış olduğu muhtelif yasakları, her bölgede yetişen ürünler hakkında bilgileri, şehir ve kasabalarda yaşayan insanların yaklaşık olarak nüfusunu, tımar teşkilatı ve vakıf müesseseleri hakkındaki bilgileri, Anadolu'da çeşitli zamanlarda meydana gelen isyanları ve eşkıyalık faaliyetleri ve bunların sonuçlarının halka tesirlerini öğrenebilmekteyiz.
Hemen hemen Osmanlı Devleti beldelerinin tamamındaki Şer'iyye Sicilleri'nin nazari olarak takriben 16x42 ebadındaki eni dar, boyu uzunca olan defterlere yazıldığı görülmektedir. Bu defterlerin muhtevasını oluşturan i’l*** hüccet, kira kontratı, narh koyma v.s. sicil kayıtları şer'i mahkemelere mahsus bir usul ve kaide içinde kaleme alınır ve bu tahrir tarzına da (fıkıh, feraiz, fetvadan ayrı olarak) “sakk’i şer’i" denilmektedir. Aynı zamanda bu Şer'iyye Sicilleri'nde takip edilecek metot olarak karşımıza çıkmaktadır.
Osmanlı mahkemelerindeki yazışmaların hepsi saklanmamıştır. Saklanması gerekli olan Şer'iyye Sicilleri de bu günkü mahkeme tutanaklarına pek benzememektedir. Eski tarihli sicillerde vakıf tescili dışındaki bütün kayıtların genellikle bir sayfanın yarısını geçmediği görülmüştür. Eski defterler kadının cebine girecek kadar küçük, dar ve uzuncadır. Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan Kanuni'nin saltanatının ilk yıllarına kadar Şeriyye Sicilleri Arapça tutulmuştur. Şer'iyye Sicilleri'nde yalnız hükümetin verdiği emir ve bu emirlerin cevapları Türkçe olarak kaydedilmektedir. Daha sonraki dönemlerde Türklerin Osmanlı topraklarında hakim unsur olması dolayısıyla tüm kayıtlar Türkçe tutulmaya başlanmıştır.
Şer'iyye Sicilleri XV. asrın sonlarından başlayarak XIX. asrın sonlarına ve hatta XX. asrın ilk yirmi senesine kadar devam etmiştir. Bu günkü haliyle özetle Sulh Asliye, Ağır Ceza, Temyiz ve Savcılıklar diye tasnif edebileceğimiz geniş adli mekanizmanın bütün farklı işlevlerini bünyesinde deruhde eden Şer'iyye Mahkemeleri, 'kadı' unvanıyla tek bir hakim tarafından idare edilmekteydi. Ayrıca bu hukuki işlevlerin yanında noterlik (hüccet) vazifesini yapması, diğer idari işlerle de uğraşmasıyla “kadılık makamı”, devlet içinde devlet olarak nitelendirilebilir. Daha öz bir ifadeyle Şer'iyye Mahkemeleri'nin müstakil yapısında tek hakim olan kadılar devletin tüm kanun ve kararlarını tatbikte hak ve salahiyetini kendi nefislerinde toplamışlardır ki bu sebeple kadılara tayin edildikleri yerlerin mutasarrıfı sıfatı da verilebilir. Kadılık makamı ve Şer'iyye Sicilleri'nin bu şekilde olması tarafsızlığa, objektif karar almaya ters gibi görünse de kararların, mahkemelerin çok hızlı neticelendirilmesinden, “Geciken adalet, adalet değildir" düsturunun zıddıyla düşünülerek hukukun hızlı işlemesinden dolayı bir nebze iyidir. Ve bu durum objektifliğe ters olan halini az da olsa kapatır.
1874 tarihli “Sicillat-ı Şeriyye ve Zabt-ı Deavi Cerideleri” hakkındaki nizamnameye göre, İstanbul ve taşrada bulunan bütün sicillere ilk sayfadan başlayarak son sayfaya kadar sıra numarası ve Şer’i Mahkemelerden verilen her çeşit belgenin bir suretinin sicillere kayıt edilmesi, sicillerdeki yazıların düzgün ve okunaklı yazılmasına dikkat edilmesi çürümüş veya yırtılmış sicillerin tamir edilmesi, bütün Şer’i Mahkemelerde siciller için hususi bir sandık bulundurulması ve her akşam sicillerin bu sandığa mukayyit nezaretinde konulması, kadıların görev süresi sona erince hususi mühürleriyle bu sandıkları mühürleyip haleflerine teslim etmeleri, kararlaştırılmıştır.
B) BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİL DEFTERLERİ
Balıkesir’in Şer’iyye Sicil Defterleri günümüzde Şer’iyye Sicilleri Toplu Kataloğu oluşturma çabaları çerçevesinde Ankara Milli Kütüphane’de toplanmıştır. 940 Hicri Tarihinde yazımına başlanan Şer’iyye Sicilleri 1341 Hicri tarihine kadar yazılmıştır. Balıkesir Şer’iyye Sicilleri Topkapı sarayında I. kısımda olan 1300 H. İle 1340 tarihi arasındaki defterler 147. defterden 397. deftere atlanmış olarak 1’den 523’e kadar numaralandırılmıştır. Topkapı Sarayı ikinci kısımda kayıtlı 940 Hicri ile 1311 Hicri tarihi arasındaki defterlerde 691’den 799’a numaralandırılmıştır.














1) BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİLLERİ(Topkapı Sarayı Tasnifi)
II. KISIM
NO TARİH NO TARİH NO TARİH
01 1300-1327 41 1336-1337 81 1321-1324
02 1319-1323 42 1337-1338 82 1322
03 1323-1324 43 1337-1339 83 1323
04 1325-1328 44 1337-1340 84 1324
05 1325-1335 45 1338 85 1324
06 1326 46 1338 86 1324-1327
07 1326 47 1338 87 1325
08 1326 48 1338 88 1325
09 1326-1327 49 1338-1340 89 1326
10 1326-1327 50 1338-1342 90 1326
11 1326-1329 51 1338-1342 91 1326-1327
12 1326-1331 52 1339 92 1327-1329
13 1326-1331 53 1339 93 1327-1330
14 1327-1329 54 1339 94 1328-1329
15 1327-1330 55 1340 95 1328-1329
16 1327-1331 56 1340-1341 96 1330
17 1327-1332 57 1340-1346 97 1330
18 1327-1332 58 1345-1346 98 1330-1333
19 1328-1330 59 1298 99 1330-1926
20 1329-1330 60 1304-1305 100 1331
21 1330 61 1308 101 1331
22 1330-1331 62 1308 102 1331-1333
23 1330-1331 63 1308-1310 103 1331-1334
24 1330-1332 64 1309 104 1331
25 1331-1334 65 1310 105 1333-1337
26 1331-1332 66 1310-1312 106 1333-1338
27 1331-1332 67 1310-1314 107 1333
28 1331-1332 68 1313-1314 108 1334
29 1331-1339 69 1314 109 1334-1338
30 1332 70 1314 110 1335
31 1332-1336 71 1314-1315 111 1335-1336
32 1332-1337 72 1315 112 1335-1336
33 1334 73 1316 113 1335-1339
34 1334 74 1320 114 1336-1339
35 1334-1337 75 1317 115 1340
36 1334-1337 76 1317 116 1340-1341
37 1334-1337 77 1317-1319 117 1340-1341
38 1335-1336 78 1318-1319 118 1340-1341
39 1335-1339 79 1320-1322 119 1341
40 1336 80 1321-1323 120 1341
121 1341

122 1341 412 1313-1316 453 1321-1324
123 1341 413 1313-1317 454 1321-1326
124 1341 414 1313-1317 455 1322
125 1307-1316 415 1314-1315 456 1322
126 1344 416 1314 457 1322
127 1344 417 1314-1317 458 1322
128 1344 417 1314-1317 459 1322
129 1344 417 1315 460 1322
130 1926 420 1315 461 1322-1324
131 1926-1927 421 1315-1316 462 1323
132 1926 422 1316 463 1323
133 1926 423 1316 464 1323
134 1926 424 1316-1317 465 1323-1325
135 1926-1928 425 1316-1318 466 1323-1327
136 1926-1929 426 1317 467 1323-1330
137 1927 427 1317 468 1324
138 1927 428 1317 469 1324
139 1927 429 1317-1319 470 1324-1325
140 1927 430 1317-1324 471 1324-1325
141 1927 431 1318 472 1324-1326


142 1927 432 1318 473 1324-1326
143 1927 433 1318 474 1325
144 1927-1928 434 1318 475 1325
145 1927-1929 435 1318 476 1325-1326
146 1928-1929 436 1318-1319 477 1326
147 1929 437 1319 478 1326
397 1299-1325 438 1319 479 1326
398 1302-1314 439 1319 480 1326-1327
399 1303-1304 440 1319 481 1326-1333
400 1307-1308 441 1319-1320 482 1327
401 1308-1309 442 1319-1322 483 1327
402 1308-1310 443 1319-1323 484 1327-1329
403 1308-1309 444 1319-1324 485 1327-1329
404 1311-1312 445 1320 486 1327-1330
405 1311-1315 446 1320-1325 487 1328-1331
406 1311-1317 447 1321 488 1329
407 1311-1317 448 1321 489 1329-1330
408 1312 449 1321 490 1330-1333
409 1313-1314 450 1321-1322 491 1330-1337
410 1313-1315 451 1321-1324 492 1330-1338
411 1313-1316 452 1321-1324 493 1330-1927



2) BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİLLERİ (Topkapı I. Kısım)
NO TARİH NO TARİH
691 940, 1950-951, 958-959, 973,
975-976-977, 983, 986, 988,990-992 706 1100-1102
692 1001-1002 707 1103-1104
693 1012 708 1104-1106
694 1023-1024 709 1106-1107
695 1024-1026 710 1109-110
696 1029-1031 711 110-1113
697 1030, 1051-1052, 1068, 1069, 1078 -1079-1080,1081-1082-1083, 1168, 1181-1185 712 1113-115
698 1030-1034 713 1115-1121
699 1039-1043 714 1122-1123
700 1052-1054 715 1125-1130
701 1061-1062,1067-1069 716 1127-1131
702 1073, 1078-1080-1082 717 1132-1135
703 1085-1087 718 1133-1134
704 1093-1095 719 1135-1137
704/A 1095-1096 720 1137-1138
705 1097-1100 721 1139-1141
722 1141-1143 750 1270-1272
723 1144-1146 750/A 1270-1271
724 1146-1148 751 1270-1280
725 1148-1150 752 1272-1274
726 1150-1153 753 1275-1277
727 1154-1157 754 1275-1278
728 1157-1163 755 1278-1279
729 1163-1176-1165, 1169,1174 756 1278-1279
730 1168-1175-1170, 1174 757 1279-1281
731 1176-1181 757/A 1281-1282
732 1183-1186 758 1281
733 1186-1194 759 1284-1285
734 1193-1197 759/A 1285-1286
735 1194 760 1284-1297
736 11999-1201 761 1289-1290
737 1206-1211 762 1291-1292
738 1212-1215 763 1292-1293
739 1215-1221 764 1293-1294
740 1225-1228 765 12941295
741 1228-1236 766 1296-1297
742 1236-1239 767 1297
743 1239-1244 768 1297-1298
744 1244-1249 769 1298-1300
745 1253-1266 770 1298-1300, 1316, 1320-1324
746 1264 771 1300-1309
747 1265-1266 772 1300-1302
773 1301-1305 787 1315-1317
774 1302-1303,1305-1306,1309-1310 788 1299-1300,1316-1317
775 1303-1304 789 1317-1318
776 1304 790 1317-1319
777 1305 791 1317-1319,1323-1326
778 1305-1307 792 1319-1321
779 1307 793 1321-1323
780 1307-1308 794 1323-1325
781 1308-1310 795 1325-1327
782 1309-1314 796 1327-1328
783 1310-1311 797 1327-1328
784 1311-1313 798 1333-1335
785 1310-1311,1314-1324 799 1203-1204,1222-1225-
1259-1266,1275,1311
786 1313-1315 1303,1305,1115, 1117,
1120-1121,1133-1134,
1140-1141,1148, 1156,
1166, 1168,1170-1172,
1179, 1182-1184












3. 751 NO’LU ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Şer’iyye Mahkemeleri; kadıların şer’i hükümlere göre yargılama yaptıkları mahkemelerdir. Şer’iyye mahkemelerini ifade için mehakim’i şer’iyye, meclis’i şer’, meclis’i şer’i enver gibi tabirler kullanılır. Kadıların mahkeme kararlarını ve merkezden gelen yazışmaları kaydettikleri deftere de şer’iyye sicil defteri denilmektedir.
751 No’lu Balıkesir Şer’iyye Sicil Defteri’ni kaleme alan kişi 50-a’daki mühür ve tuğradan anlaşıldığı kadarıyla Medine’i Balıkesiri Mahkemesi Hakimi Halil Efendi Zade Mehmed Refik Efendi’dir.
Defter, Ankara Milli Kütüphane’nin İbni Sina Araştırmalar Bölümünde Topkapı Sarayı tasnifine göre bulunmaktadır.Defter 50 varak olup, yazı çeşidi genelde talik kırmasıdır.Sadece 30/b –31/a sayfalarında rik’a yazısı kullanılmıştır. Defter 21 Safer 1270 tarihli tereke sicili ile başlamış, 21 Ramazan 1270 tarihli tereke sicili ile sona ermiştir. Defterde 162 adet sicil bulunmakta olup bunlardan sadece 100. nolu sicil ilam’dır. 39, 115, 117 ve 132. siciller Vasi Nasb Hucceti 40. sicil ise Hırsızlık huccetidir. Bunların haricinde 156 adet sicil, tereke sicilidir.Bu tereke sicillerinde
Tereke defterlerinin yazımında küçük çocuklar için bir vasi nasb edilmiştir. Fakat tereke sicilinden ayrı olarak şahitlerin huzurunda düzenlenen belgelere Vasi Nasb Hucceti denir. Bunun bir örneği 116 ve 117. sicillerde açıkça görülmektedir.
751 no’lu Şer’iyye sicil defterinde yer alan gayri müslimlerin sicillerinde tahkir içeren kelimeler mevcuttur. Buna mukabil gayri müslimlerin tamamı şer’i muhakeme ve miras taksimini kabul etmişlerdir.
751 no’lu Şer’iyye sicilinin transkripsiyonun orijinal metne sadık kalınmaya çalışılmıştır. Okunamayan yerler boş (...) olarak geçilmiştir.
Transkript ve değerlendirmede sayfa numaralandırması yerine sicil numarası tercih edilmiştir. Metrukat yazılırken kuruş cinsinden değerleri parantez içinde belirtilmiş, eğer para yahut akçe cinsinden küsüratı var ise kuruş değerinden sonra (-) çekilerek kuruştan ayrılmıştır.
751 nolu Balıkesir Şeri’iyye Sicil Defterinin kapsadığı tarih, kaynaklarda 1270-1280 Hicri tarihler olduğu yazmaktadır. Fakat 1280 tarihine ait herhangi bir sicile rastlanmamıştır.135 nolu sicil 1269 , 149 nolu sicil 1271 ve 134 nolu sicil de1272 tarihine aittir.


I. BÖLÜM
751 NOLU BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİNİN İDARİ VE HUKUKİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
A. 751 NOLU ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİNİN İDARİ DEĞERLENDİRİLMESİ
1. BALIKESİR’İN KURULDUĞU YER
Balıkesir, eski adıyla KARESİ vilayeti, tamamen Mizya denilen yerde idi. Mizya Kıtası, Küçük Asya (Anadolu) ‘nın Kuzey Batısında olup; Kuzeyde Marmara Denizi, Batıda Çanakkale Boğazı ve Adalar Denizi, Güneyde Lidya ( Saruhan Sancağı), Adarnaz Çayı ile tahdit edilmişti. Fakat bu hudutlar kat’i değildir. Zaman zaman küçülüp büyümüş ve esaslı bir çerçevesi olamamıştır. Keşiş Dağı’ndan itibaren ve Marmara Denizi’ni takiben Çanakkale Boğazı’na kadar olan kısmına Küçük Mizya; geriye kalan kısmına da Büyük Mizya denilmiştir. Küçük Mizya’nın başlıca şehirleri; Balkız, Lapseki, Burgaz, Mihaliç, Eski Manyas, Gönen, Sarıköy, Erdek ve Bandırma’dır. Büyük Mizya’nın başlıca şehirleri ise; Bergama, Edremit, Balya, Pazarköy, Behramkale, Turuvad, Artandros, Gargara, İskamender, Sepsis, Dursunbey ve Balıkesir’dir.
Günümüzde ise Balıkesir, Anadolu Yarımadası’nın Kuzey Batısında, Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü içinde kurulmuş bir il ve bu ilin merkezidir. İlin Doğusunda Bursa, Güney Doğusunda Kütahya, Batısında Çanakkale, Güney Batısında Ege Denizi, Güneyinde ise Manisa ve İzmir İlleri vardır.
Balıkesir ili, kendi adını taşıyan ve Doğu kenarı Susurluk Çayı ile boylanan ovanın Batısında, bir tepenin ovaya bakan yamacında kurulmuş ve ovaya doğru yayılmıştır.
2. KARASİ SANCAĞININ TARİHİ GELİŞİMİ
Osmanlı devlet teşkilatında Eyalet, Sancak, Kaza ve Köyler şeklinde idarî taksimat vardı. Kazaları Kadı, sancakları Sancak beyleri, eyaletleri ise Beylerbeyi idare ediyordu. Osmanlı zamanında Karasi sancağı Anadolu Beylerbeyine bağlıydı. Sancak beyleri merkez olan Balıkesir’de otururdu. Karasi sancağı Balıkesir, Bigadiç, Sındırgı, Başgelenbe, Kemer-Edremid, Ayazmend, Edremid, Kozak, İvrindi, Manyas ve Fırt maa Şamlı’dan oluşuyordu. Karasi Sancağı'nın sekiz zeameti ve üçyüz kırk sekiz tımarı vardı.
1233 H. Senesinde Karasi Anadolu eyaletinden ayrılarak Hüdavendigar ve Kocaeli Eyaletine bağlandı. 1257 H. senesinde sadece Hüdavendigar olarak yenilenen eyalete katıldı.
1261 senesinde ise Hüdavendigar’dan ayrılarak Manisa ve Aydın ise beraber merkezi Manisa olmak üzere yeni bir vilayet oluşturuldu. Bu sisteme göre teşkilat Koza, Sancak, Müstakil sancak ve Vilayet olarak kabul edildi. Böylece Karasi Sancağı Manisa Vilayetine bağlandı. Balıkesir 1296’da Biga Sancağının kendisine ilhakı ile Karasi Vilayeti oldu. 1304 senesinde ise tekrar Hüdavendigar vilayetine bağlandı. 1325 senesi haziranında Hüdavendigar’dan ayrılıp müstakil olmuş ve son olarak 1339’da Vilayet yapılmıştır.
3. KARASİ SANCAĞININ İDARİ TAKSİMATI
a. Balıkesir’in Mahalleleri
Mahalle; bir şehir veya kasabanın bölündüğü kısımlardan her biridir. Osmanlı dönemindeki tanımı ise aynı mescitte ibadet eden cemaatin aileleriyle birlikte ikamet ettikleri şehir kesimidir.
1530 yılı tahrîrine göre Balıkesir’de yirmi bir Türk ve bir Yahudi mahallesi bulunuyordu.
751 nolu Şer‘iyye Sicilinde yer alan mahalleler şunlardır:
Martlı Mahallesi, Karaoğlan Mahallesi,
Sahnıhisar Mahallesi, Emirza Bey Mahallesi,
Börekçiler Mahallesi, İzmirler Mahallesi,
Oruçgazi Mahallesi, Hacı İsmail Mahallesi,
Kasablar Mahallesi, Ali Fakîh Mahallesi,
Hacı İshak Mahallesi, Okçukara Mahallesi,
Şeyh Lütfullah Mahallesi, Eski Kuyumcular Mahallesi,
Umur Bey Mahallesi, Selahaddin Mahallesi,
Hacı Îsa Mahallesi, Mustafa Fakîh Mahallesi,
Dinkçiler Mahallesi, El-Hac Gaybî Mahallesi
ve Hisariçi Mahallesidir.
Bu mahallelerin arasında Hacı İsmail, Oruçgazi, Hazma (Mustafa) Fakîh, Hacı İshal, Selahattîn, Karaoğlan ve Hisariçi mahalleleri nüfus bakımından en yoğun olanlardı. XIX. yy’da merkez kazaya bağlı 100 köy bulunuyordu. Balıkesir’in içi ile beraber nüfusu 30.000 kadardı.
b. Kaza
Kaza; nahiyeden büyük, vilayetten küçük mülkî idare bölgesine denir. Osmanlı devrinde kazaların başında kaymak*** belediye başkanı ve en yüksek hakim görevlerini nefsinde birleştiren kadılar vardı. Tazminat’ta bu esas değiştirilerek, kazalara kaymakamlar gönderilmeye başlandı.
751 No’lu bu defterde üç tane kazanın ismi geçmektedir. Bunlar: Bigadiç , İvrindi , Kepsut’ tur.
c. Balıkesir’in Köyleri
Köyler, Osmanlı ifadesi ile karyeler; Osmanlı’nın taşra teşkilatının en küçük birimidir.
Köylüye “ziraatçi, çiftçi” manasına – çoğul olarak – “reayâ” denilmektedir. Son asırlarda “reâyâ” yalnız devletin Hristiyan tabası için kullanılmıştır. Halbuki ilk asırlarda manası, Müslüman olsun, Hristiyan olsun, ziraat yapan köylüdür.
Devletin tarımına ve bütün toprak ürünlerine bu sınıf hakimdir. Köylü, henüz “Sanayi Toplumu” olamamış Osmanlı halkı içinde önemli bir unsurdur. Çünkü sanayileşmemiş toplumların en önemli gelir kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarım ve hayvancılığın merkezi köylerdir. Köylü kendi ürününün öşrünü, çift akçesini veya ispençe yani boyundurluk ya da şahsi çift hakkı denen vergiyi vermek zorundadır. Ayrıca köylü toprağı işlemek zorunda olup boş bırakamaz ve gereken vergiyi tımarlı sipahiye vermek zorundadır.
751 nolu şer‘iyye sicil defterinde yer alan Balıkesir’in köyleri şunlardır:
1- Eftelle Karyesi 2- Naibli Karyesi
3- Kalaycılar Karyesi 4- Bayındır Karyesi
5- At Karyesi 6- Kavaklı Karyesi
7- Kamçılı Karyesi 8- Kesirvan Karyesi
9- Üç Pınar Karyesi 10- Halalca Karyesi
11- Aslıhan Karyesi 12- Atanos Karyesi
13- İskele Karyesi 14- Mendehore Karyesi
15- Çağış Karyesi 16- Yersi Karyesi
17- Yenice Karyesi 18- Kabaklı Çiftliği Karyesi
19- Urbut Karyesi 20- Köseler Karyesi
21- Akça Karyesi 22- Çitnehor Karyesi
23- Paşa Karyesi 24- Gök Karyesi
25- İrvana Karyesi 26- Çitnehor Karyesi
27- Çinge Karyesi 28- Çandar Karyesi
29- Nergis Karyesi 30- Ziyaretli Karyesi
31- Çınar Karyesi 32- Tepecik Karyesi
33- Çayırhisar Karyesi 34- Okuf Karyesi
35- Akça kısrak Karyesi 36- Dağ Bayındır Karyesi
Kanunî devrinde Karasi sancağının yedi “zeamet”i ve üç yüz seksen bir “Timar”ı vardır. Bu durum Karasi (Balıkesir)’in köylerinin verimliliğini ortaya koyar.
d. İskan Yerleri
İskan, “birini bir yere yerleştirmek” manasına gelen “Eksene” fiilinin mastarıdır.45 Osmanlı devleti, göçebe olarak yaşayan cemaatlere yerleşmeleri için toprak vermiş ve onlar için iskan yerleri açmıştır. Bu iskan yerleri yakınında bulunan köylerle tarif edilmiştir.
Defterde on üç adet iskan yeri bulunmaktadır. Bu iskan yerleri ve yerleşen cemaatler şunlardır:
1- Eftelle Karyesi civarında Bilecik İskanı nam mahalde meskun İncikli Cemaati.46
2- Naibli Karyesi civarında Caferler Cemaati 47
3- Kamçılı Karyesi civarında Bilecik İskanı nam mahalde meskun Caferler Cemaati 48
4- Eftelle Karyesi civarında Kiraz Pınarı nam mahalde meskun Haremeyn-i Şerifeyn yörükanının Karakeçili Cemaati 49

5- Kabaklı Çiftliği civarında Hardal Cemaati.50
6- Urbut Karyesi civarında Haremeyn-i Şerifeyn yörükanının Akçakoyun Cemaati51
7- Kalaycılar Karyesi civarında Emegün nam mahalde Haremeyn-i Şerifeyn yörükanının Akçakoyun Cemaati52
8- Bayındır Karyesi civarında Sarıalan nam mahalde Haremeyn-i Şerifeyn yörükanının Caferler Cemaati 53
9- İrvana Karyesi civarında Haremeyn-i Şerifeyn yörükanının Caferler Cemaati54
10- Çinge Karyesi civarında Bilecik ve Kuşça İskanı nam mahalde Haremeyn-i Şerifeyn yörükanının Karakeçili Cemaati55
11- Çınar Karyesi civarında Emirler İskanı nam mahalde Haremeyn-i Şerifeyn yörükanının Zahidler Cemaati 56
12- Mandehore Karyesi civarında Kılcalar Iskanı nam mahalde Karakeçili Cemaati57
13- Kavaklı Karyesi civarında Çetmi Aşireti58
4. KARASİ SANCAĞI İDARİ YAPISI
Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren idari mekanizmanın en üst kademesinde bulunan padişahlar, Osmanlı ülkesinin taşrasına farklı statüde fakat birbirleriyle bağlantılı iki tür görevli tayin ederek bunların başkanlığında idari, hukuki ve askeri teşkilatlanmayı sağlamışlardır. Bu görevlilerden birisi “Bey” (Beylerbeyi - Sancakbeyi) olup, ehl–i örf mensubudur. Diğeri de ehl– i ilim mensubu olan “Kadı”dır.59
a. Bey (Mutasarrıf - Vali):
Eyaletlerin ve sancakların başında sultanın taşradaki askeri – idari temsilcisi ve kul bürokrasisine mensup olan mir–i miran ve mir–i liva denen beylerbeyi ve sancakbeyi bulunmaktadır.60
Karasi Sancağında Defter’in kaydedildiği H. 1270/M. 1855 tarihinde Şerif Osman Paşa Hicri 1269 senesi Cemaziyelahir’inde Karasi Sancağına Mutasarrıf olarak tayin olundu. 1270 senesi sonunda görevinden ayrılmıştır. Şerif Osman Paşa Mir–i Miran İdi.61
Şerif Osman Paşa Hazretleri defterde Karasi Sancağı Mutasarrıfı ve Medine–i Balıkesir’i Valisi olarak zikredilmiştir.62
b. Kadı:
Osmanlı Devletinde merkezden atanan ve atandığı yerde halifenin adına hüküm veren, insanlar arasındaki anlaşmazlıkları çözüp onlara doğru yolu gösteren, daima haklının yanında yer alan adaletin uygulayıcısıdır.63 Kadının; erkek, hür, akıllı, Müslüman, adil, sağlıklı ve hukuku bilen bir kişi olması icap eder.64
751 nolu bu defter’in sonunda “Mehmed Şefik” adına mühür bulunmaktadır. Bu mührün kadıya ait olduğu üzerindeki tuğradan anlaşılmaktadır. Tuğrada Li “Halil Zade Hazreti Mehmed Şefik El – Müvella El – Hılafet-i Bi Medine – i Bakıkesiri Valisi” ifadesi bize kadının tam künyesini vermektedir.65
c. Mal Müdürü:
İslam dünyasında devletin bütün mali divanlarının üstünde bulunan ve devletin genel maliyesini temsil eden müesseseye beytü’l - mal denir. Lügat olarak “mal evi” demek olan bu tabir hazine–i hassa, devlet hazinesi ve maliye dairesi anlamında kullanılmıştır.66 Zaman içerisinde bir çok değişiklikler geçiren beytü’l–mal, Osmanlı devletinde sonraları varisi bulunmadan ölenlerin yahut gaib olan kişilerin eşyalarını muhafaza eden daireye alem olmuştu. Bu işleri takip etmek üzere merkezde bir “Beytü’l mal Müdüriyeti” teşkil olunmuştur.67
Defterin yazıldığı tarihte Karasi Sancağında mal müdürü olarak görev yapan kişi merkezden atanan “Hacegan-ı Divan-ı Hümayun’dan Fütuvetlü Yahya Refik Bey Efendi” bulunmaktadır.68 Görevi; ordu ile beraber Ruşçuk’ta bulunan askerlerin69 yahut her hangi bir sebeple gaib olanların mallarını muhafaza etmek,70 mirasçısı olmadan ölenlerin mallarına71 devlet adına el koymaktır. Şehir Kethüdası, Şehir Ağası ve Zabtiye Neferleri emrinde görev yapmaktadır.
d. Şehir Kethüdası:
Osmanlı devletinin kuruluşundan beri devletle halk ilişkilerini sağlamak için her şehirde bir Kethüda bulunuyordu. 21855 tarihinde Karasi Sancağında “Şehir Kethüdası Zabtiye Çavuşu İbrahim B. Hüseyin” görev yapmaktadır.72
e. Şehir Ağası:
Defter’de şehir ağası olarak Zaptiye Neferatından Hacı Ali Kavas b. Abdullah’ın ismi geçmektedir.73
f. Zaptiye Neferleri:
Defterde ismi geçen Zaptiye Neferleri şunlardır;
1. Otçu Bekir oğlu Hüseyin b. Ahmed74
2. Bayatlı oğlu Mehmed Çavuş b. Ali75
3. Kallaf oğlu Salih Ağa b. Mehmed76
4. Cingöz oğlu İbrahim b. Ahmed77






B. 751 NOLU ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİNİN HUKUKİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
1. MİRAS HUKUKU
751 No’lu Balıkesir Şer’iyye Sicil Defteri, tereke defteri olduğu için gerçek şahısların miras hak ve hukuku ile ilgili uygulamaları ortaya koymaktadır.
Miras kelimesi hukukta, vefat eden kimsenin geride bıraktığı mal ve haklara belli sıra, usul ve ölçü dahilinde belli şahıs ve grupların hak sahibi olmasını ifade eden bir terimdir. Bunu konu edilen ilim dalına da miras hukuku denilir. Miras hukukuna İslam literatüründe feraiz denilmektedir.78
Osmanlı Devleti’nde hukukun temeli İslam’dır. Yeni hukuk olarak “İslam Hukuku” uygulanmaktadır. İslam miras hükümlerinin de büyük bir kısmı doğrudan Kur’an-ı Kerim ve Sünnet’e dayanmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de mirasçıların payları ile ilgili üç ayet vardır.79 Sünnet ise bu ayetlerin açıklanması ve uygulanması ile eksik olan hükümleri tamamlayıcı konumundadır.80
751 No’lu bu defterde İslam Hukuku’na bağlı kalındığı görülmektedir. Bu durum bütün sicillerde “ınde’ş-şer’u’l-münir” veya “lede’ş-şer’u’l-enver” kelimeleriyle ifade edilmektedir.81 Ayrıca gayr-i Müslimlerin de miras hukuku açısından İslam hukukunu kabullendiği “ınde’ş-şer’u’l-enver” tabiri ile ortaya konulmuştur.82 Bazı sicillerde “alem a farazallah – Allah’ın farz kıldığı üzere” veya “Farîzati’ş-şer’iyye-şer’î hisse” tabiri kullanılarak ayetlerin esas alındığı ortaya konulmuştur.83
a. Tereke Ve Miras Taksimi
Tereke, “ölen kimsenin geride bıraktığı ve mirasçılarına intikal eden şeyler, metrukat” manasına gelir. 84
Hanefî mezhebine göre tereke; ya mal, yahut da mala bağlı hak olacaktır. Buna göre aşağıdaki mal ve haklar terekenin şumulüne girmektedir:
a) Taşınır, taşınmaz, mislî, kıyemî bütün mallar.
b) Ölünün alacakları ve lehine hüküm olunmuş tazminatlar.
c) Borçlar ve eşya hukukunda bahis konusu edilecek olan irtifak hakları ile hapis hakları.
Bunlara mukabil menfaatler ile şahsî haklar tereke’ye dahil değildir. Mesela; kiracı öldüğü zaman kira akdi sona erer.85
Terekeler, şer‘iyye sicillerinde sosyal ve ekonomik hayata ait çok çeşitli ve zengin bilgiler vermesinden dolayı önemlidir. 86 Ölenlerin terk ettiği malların neler olduğu, hiç akrabası olmayanların mallarına devlet tarafından el konulması, savaşa katılıp da henüz dönmemiş olanların ve henüz dünyaya gelmemiş çocuk ile borçları henüz kesinlik kazanmamış olan kişilerin mallarına devletin emaneten el koyması, borcu olup da ölen ve bu borçların ölenin kalan mallarından ödenmesi ve ev eşyaları, mutfak malzemeleri, giyim ve kuş*** hayvanların koşum takımları, ev ve arsa, bağ, dükkan kıymetleri, tahıl ürünleri ve fiyatları, ticaret ile meşgul olanların malları ve fiyatları tereke defterinin şumulüne girer.
Terekelerin yazımında takip edilen usul:
a) Ölen kişinin nereli olduğu (mahalle veya köyü),
b) Terekenin kimler arasında taksim edileceği,
c) Henüz vakt-i rüşd’e ulaşmayanlar için vasî nasb ve tayini,
d) Savaş yahut başka bir sebeple gaib olan kişilerin hisselerine mal müdürü tarafından görevlendirilen kişilerin el koyduğu,
e) Miras sahipleri tarafından miras taksim talebi,
f) Terekenin yazıldığı tarih,
g) Tereke mal ve hakları,
h) Terekeden çıkartılacak şeyler: Techiz-tekfin, keffarât, borçlar, vasiyetler, vergi borçları, resmi kısmet ve kaydiye-i defter-i adi,
i) Mirasçılar arasında paylaşılmak üzere kalan para ve mallar,
j) Miras taksimi,
k) Gaib olanların hisselerine el konulduğu,
l) Küçük olan kişilerin vasîlerini hisselerinin şahitler huzurunda ödendiği,
m) Vasî tarafından, emanet edilen hisse sarf edilmişse bunun borç olarak kaydedildiği yer almaktadır.
Terekeden hak sahibi olanlar:
Terekeden techiz-tekfin masrafları, borçları, vasiyeti ve resm çıkarıldıktan sonra tereke hak sahipleri arasında taksim edilir. Terekeden hak sahibi olanlar:
1) Ashab-ı feraiz (belli payları olan mirasçılar); Bunlar Kur’an-ı Kerim, sünnet ve icma ile hisseleri takdir edilmiş olanlardır. Bunlar ana-baba, eşlerden biri.
2) Neseb yönünden asabe olan mirasçılar: Bunlar farz sahibi mirasçılar hisselerini aldıktan sonra terekeden kalanı, farz sahibi mirasçılar bulunmayıp yalnız kaldıkları zaman da mirasın tamamını alan mirasçılardır: Çocuklar, torunlar, erkek ve kız kardeşler, amcalar.
3) Sebep yönünden asabe: Sahibi olduğu köleyi ivazlı veya ivazsız olarak azad etmiş olan kimseler. Bu asabeliğin sebebi azad eden efendinin kölesine yaptığı ihsandır.
4) Sebep yönünden asabe olan kimsenin asabe binefsihi grubunu teşkil eden mirasçıları.
5) Terekeden geriye kalan kısım, belirli olan payları nispetinde farz sahibi olan mirasçılara tevzi edilir.
6) Zevi’l-erham
7) Mukaveleli vâris: Bu iki şahsın birbirine mirasçı olma mevzuunda anlaşmalarıyla doğan hukukî münasebete denir.
8) Nesebi ikrar yoluyla başkasına nisbet edilen hısımlar.
9) Kendisine terekenin tamamı vasiyet edilenler.
10) Beytü’l-mal: Varis olmadığı veya naib olduğunda muhafaza etmek için devlet hazinesine teslim edilir.87
Küçük çocukların hısselerini vasî nasb ve teyin edilen kişi alır. Vasî, vesayeti îfadan aciz olursa hakim tarafından başka birisi vasî nasb olunur.88
b. Vasî ve Velî Nasbı:
Vasî, bir kimsenin mallarında ya da çocuklarının işlerinde tasarruf etmek üzere tayin edilen kimseye denir. Vasi, vasiyeti üstlenişine göre iki kısma ayrılır:
1- Vasiy-i muhtar: Kişi ölmeden önce küçük çocuklarının mallarında tasarrufta bulunmak üzere bir kişiyi belirlemişse, belirlenen kişiye vasiy-i muhtar denir.89
2- Vasiy-i mensub: Kişi ölmeden önce küçük çocuklarının mallarında tasarruf etmek üzere bir kişi belirlememişse, mahkeme tarafından çocuğun ailesinden birisi veya amcası 90 vasi nasb edilmiştir. Vasi nasbında çocuğun en yakını olmasına önem verilmiştir. Bunlar çoğunlukla anne, baba ve kardeştir. Babalarının hami özelliğine dikkat çekmek için “velî” olduğu da belirtilmiştir. 91 Ayrıca defterde kadın “vasiye” sayısı büyük bir çoğunluk arz etmektedir.
c. Nafaka:
Nafaka; birinin kanunen geçindirmek mecburiyetinde bulunduğu kimselere mahkeme kararıyla bağlanan aylığa denir.92
751 nolu defterde iki tane mahkeme tarafından tespit edilmiş nafaka kararı mevcuttur. Birincisi; 1 nolu sicilde Martlı Mahallesi’nde vefat eden Tayyibe’nin oğlu küçük Mehmed ve kızı Emine için mahkeme babaları Seyyid Hafız Ahmed Efendi’nin nafaka vermesini karara bağlamıştır. Buna göre; Mehmed için nafaka ve kisve bahası yetmiş dört buçuk kuruş on akçe, Emine için de otur yedi kuruş on para ve beş akçe tespit edilmiştir.93
İkincisi; 65 nolu sicilde ölen Elizabeth’in küçük oğluna nafaka ve kisve bahası olarak on iki kuruş seksen akçe, küçük kızı Nevimiz içinde altı kuruş kırk akçe nafaka takdir edilmiştir.94 Nafaka miktarında görülen farklılık ölenin terekesinin miktarı ile alakalıdır.
2- BORÇLAR HUKUKU
Borç, kişileri birbirlerine karşı bir şey yapmak yahut vermekle yükümlü kılan hukukî ilişki veya bu ilişkinin doğurduğu yükümlülüktür. Borç için Arapça taahhüd vâcib ve deyn kelimeleri kullanılmıştır.95
Borçlar hukuku açısından yapacağımız bu değerlendirmede esasen defterde yer alan borçlanma şekilleri ve ödemelerini tesbite çalışacağız. Bunlar şunlardır;
a. Vasînin borçlanması:
Mahkeme tarafından küçük çocuk için vasî nasb kılınan kişi, çocuğun malında tasarrufa sahiptir. Kendisine, çocuk rüştüne ulaşana kadar emanet olarak verilmiş olan bu malı isterse sarf eder. Fakat bu şekilde harcanan para vasîde bir borç olarak kabul edilir. Bu şekilde borçlanma 751 nolu defterde çok fazla yer almaktadır.96
b. Mihr –i Müeccel:
Kadına evlilik sebebiyle evlilikten sonraki bir zaman içinde verilmek üzere yapılan taahhüdün yerine getirilmesine mihr – i müeccel denir. Erkek bu mihri hayatta iken yerine getirmede ise, bu miktar ölenin terekesinden düşülür.97
c. Ölenin Şahıslara borcu:
Ölen kişinin şahıslara borcu var ise bu durum şahitlerle ispat edilmiştir.98 Bu borç eşine bile olsa şahitlendirme ve yemin yolu kullanılmıştır.99
d. Ölenin Hükmi Şahıslara Borcu:
Ölen kişi hayatta iken camiler veya çeşmeler için yardımda bulunmayı taahhüd etmiş ve bunu yerine getirmeden ölmüşse taahhüd edilen miktar şahitlendirilerek hükmi şahıslara ödenir.100
e. Vergi
Ölen kişinin terekesinden ödenen bir başka husus vergilerdir. Vergi çeşitleri; Resm – i kısmet ve kaydiye – i adi, dükkaniye, Delaliye adı altında alınır.101
II. BÖLÜM
751 NOLU BALIKESİR ŞER’İYYE SİCİL DEFTERİNİN DİNİ VE SOSYAL HAYAT AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
A. DİNİ YAPI
a. Müslümanlar
Balıkesir’de Müslüman ve gayr-i müslim sınıf mevcuttur. Balıkesir’de nüfusun çoğunluğunu Müslüman halk, reaya teşkil eder. Halk dinine, vatan ve milletine bağlıdır. Şehirde yaşayan halk ticaret, zenaat ve tarım, özellikle bağcılık yapmaktadır. 751 nolu Balıkesir Şer’iyye Sicili’ndeki terekelerin büyük kısmında ölenin bağ sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Şehir ulaşım açısından çok uygun bir yerde olduğu için ticaret gelişmiştir. Balıkesir’de zenaatçilik yani abacılık, dericilik, ayakkabıcılık çok yaygınlaşmıştır.
Köyde yaşayan halk ise tarım ve hayvancılık ile uğraşmaktadır. Yetiştirdiği ürünlerini şehre gelip satmakta ve geçimini sağlamaktadır.
Giyim-kuşam açısından halkın genelde sade olduğu, metrukattan anlaşılmaktadır. Metrukatta genelde don, gömlek, antari, çarık, sarık zikredilmektedir. Elbiseler genelde aba’dır. Aba; kaba ve kalın bir yünlü kumaş ve bu kumaştan yapılan elbiseye de aba denir. Abadan potur, hırka, cebken, palto, şalvar, yelek, yağmurluk, mest ve terlik yapılırdı. Zengin ve kibar kimseler nazarında aba giymek ise yoksulluk alameti sayılırdı.102 Çetarî, basma, bindallı helalî ve şaldan antari yapılırdı. Özellikle ham ipekten ve biraz da keten ipliği karıştırılarak dokunana elbiseye helalî denir ve gençler arasında tercih edilirdi.103
Halkın sosyal hayatını etkileyen en önemli olayların başında savaşlar gelmektedir. Defterdeki kayıtlardan bunu kolayca anlamak mümkündür. Defterin yazıldığı 1855 tarihinde devam eden savaş, 3 Temmuz 1853’te Rusya'nın , 35.000 asker ve 72 topla, bir Türk eyaleti olan Romanya’yı işgali ile başlamıştı. Rusya, Osmanlı Devleti'nin, Ortodokslar’a haklarını tanıması karşılığında Romanya’dan çekileceğini kabul ediyordu. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg’a, kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. İşgali, Rusya’ya boyun eğdirmek için bir fırsat olarak gören Reşit Paşa teklifi reddetti. 26 Eylül’de Bâb-ı Ali’de toplanan 163 kişilik meclis Rusya’ya savaş açılmasına karar verdi ve 4 Ekim 1853’te Rusya’ya harb ilan edildi. Bu arada Tuna ordusunda 133.000, Kafkasya’da ise 150.000 Türk askeri vardı.104
1853’te başlayan Kırım Harbi 1856 Viyana Protokolü ile sona erdi. 1855 yılını kapsayan 751 nolu Şer’iye Sicili Türklerin sosyal hayattan ne derece uzaklaştığını göstermesi açısından önemlidir.
751 nolu Şer’iyye Sicil Defteri’ne göre hıss-i eresiyesini alamayan, Asakir-i Hassa-i Hazret-i Şahane neferatından olup el-ebîle bi’l-umîn Rusçuk’ta bulunanların tereke sicilleri şunlardır. 73, 96, 99, 112, 130, 135, 153 ve 156. davalardır. Asker olarak Rusçuk’ta bulunan bu kişilerin hisselerini, Hazine-i Celile’ye irsal etmek ve korumak için Mal Müdürü Yahya Refik Bey elkoymuştur.
Hristiyan tab’a 18 Şubat 1856’da Islahat Fermanı ile birlikte askere alınmaya başlamıştır. O zamana kadar sadece devletin sahibi kabul edilen Türkler’in askere alınması, Türk tab’ayı sosyal hayattan biraz daha uzaklaştırmıştır. Ayrıca Türk tab’anın ekonomik açıdan biraz daha gecikmesine sebep olmuştur.
b. Gayr –i Müslimler
Tarih boyunca Müslümanlar gayr-i Müslimlerle iç içe, yan yana olmuşlar, birlikte yaşamışlardır. 1530 yılı tahrîrine göre Balıkesir’de bir Yahudi mahallesi mevcuttur. Azınlık konumundaki Yahudilerin 50-60 kişilik bir topluluk olduğu görülmektedir. Fakat XIX. yy’da 30.000 kişilik Balıkesir ve köylerinde nüfus 1200 Rum ve 2500 Ermeni’ye ulaşmıştır. Vital Cuinet’e göre XIX. yy sonlarında şehrin nüfusu 13.118 olup bunun 1266’sı Rum, 1941’i Ermeni idi. Gayri Müslimlerin nüfusundaki artışın en önemli sebebi ticarî hayatın canlılığı olması gerekir.105
Gayri Müslimler yaşayış şartları itibariyle Müslümanlardan ayrılırlardı. Müslümanlar onların kendilerine benzememelerinde fazla bir dini titizlik gösterirlerdi.106 Bu durum Hz. Peygamber zamanından beri var olagelmiştir. Mesela Mütevekkil’in Hıristiyanlara koyduğu yasaklar şunlardır:
1) Bal rengi taylasan giymeleri
2) Zünnar takmaları
3) Kalansüvelerinin üzerinde iki ponpon bulunması
4) Kölelerin dört parmak genişliğinde sarı iki parçası olan dış elbise giymeleri
5) Sarık saracak olursa, sarı olması
6) Kadınların gezerken sarı izar giymeleri
7) Hizmetçilerin menatık değil, zünnar takmaları107
Osmanlı’da gayr-i Müslimlerin kıyafetleri divandan çıkan hükümlerle tespit edilirdi. (1040) tarihli bir vesikada kefere taifesinin samur kürk, samur kalpak, Fahir libas, frengi kamha, kadınlarının da parus ferace yüksek arakiye giyemeyecekleri kaydedilmektedir. (1170) tarihli bir vesikada da saf çuha biniş, hintkârî şal kuşak, al çuha çakşır ile kakum ve su samurundan elbiseleri giyemeyecekleri belirtiliyor.108
751 nolu şer‘iyye sicil defterine göre gayri Müslimlerin bulundukları mahalleler: Karaoğlan, Börekçiler, Ali Fakîh ve Martlı Mahalleleridir.109 Gayri Müslim nüfus Balıkesir yerlisi olmayıp ticaret maksadıyla şehre gelmiş ve yerleşmiştir. Şehir merkezi dışında, köylerde gayri Müslim nüfusa defterimizde rastlanmamıştır.
751 nolu Balıkesir Şer‘iyye Sicil Defterinde gayr-i Müslimler tahkir ve tezlil edilmiştir. Müslüman bir kişinin ölümü için “vefat” kelimesi kullanılırken; gayri Müslimlerin ölümü için “helik” olmak kelimesi kullanılmıştır.
Ölen kişinin hazırlanıp kefenlenmesi için yapılan masraflara “Techiz – tekfin masarıfı” denilirken; gayri Müslim bir kişinin cenaze masraflarına “Masarıf-ı Lâşe” tabiri kullanılmıştır.110
751 nolu Balıkesir Şer‘iyye Sicil Defterinde gayr-i Müslimlerin ibadet yerleri ile alakalı bir husus yer almamaktadır. Fakat 1305 senesi salnamesinde Balıkesir’de 3 tane kilisenin varlığından bahsedilmektedir.111 Bu bilgi defterin yazıldığı tarihte Balıkesir’de kilisenin bulunduğunu göstermektedir.
B. MESLEKİ YAPI
Osmanlı Devleti’nde halk mesleğine göre farklı gruplarda değerlendirilmektedir. Bu grupları çiftçiler, esnaflar ve idareciler olarak değerlendirebiliriz.
a. Çiftçiler;
“Renber Taifesi” olarak da isimlendirilen çiftçiler Karasi Sancağında ekseriyeti teşkil eden gruptur. Yani halkın büyük bir kısmı klasik tarım toplumudur. Osmanlı devletinde halk toprağın sahibi değil, kiracısı konumundadır. Tapu bedeli denilen bir peşin kira vermek suretiyle daimi ve irsi bir nevi kiracılık mukavelesi ile toprağı işlerdi.112 Uhdesinde kayıtlı bulunan çiftliği işlemeyen köylünün elinden bu çiftlik geri alınarak başka birisine verilebildiği gibi “Çift Bozan Resmi” adı ile bu toprakların boş bırakılmasından doğan zararları ödeme mahiyetinde bir tazminat vermeye de mecbur tutulurlardı.113


751 nolu defterde tarımla uğraşan köylünün terekesinde tarım malzemeleri mevcuttur. Bunlar; bel, çapa, kalbur, küfe, kürek, nacak, orak, saban, saban demiri ve tırpan’dır.
Defter’den çiftçilerin hangi ürünleri yetiştirdiklerini tespit etmek de mümkündür. Bunlar; afyon, arpa, börülce, buğday, bulgur, burçak, çavdar, darı, elma, haşhaş, hıyar, karaca, keten tohumu, melazi, nohut, sarımsak, soğan, sus*** tütün, üzüm, yulaf.
Çiftçiler tarımın yanında hayvancılık ile de meşgul olmuştur. Yetiştirilen hayvanlar;
Karasığır ineği At koyun
Sığır Düvesi iğdiş koç
Sığır Öküzü bargir toklu
Sığır tosunu merkep
Camız ineği tay
Camız düvesi kısrak
Camız Öküzü
Camız Tosunu
Buzağı – Malak
b. Esnaflar:
Esnaf; bir sanatla veya dükkancılıkla geçimini sağlayan kişiye denir.114 751 nolu defterde esnafların hangi işlerle meşgul oldukları ile ilgili bilgi mevcuttur:
Değirmenci, debbağ, ayakkabıcı, boyacı, urgancı, zahireci ve kuyumculuk.115 Bu esnafların haricinde çarşı merkezinde dükkan sahibi olan kişilerde mevcuttur.
c. İdareciler
İdari sınıfla ilgili daha önce bilgi verildiği için tekrar edilmeyecektir.

C. FOLKLORİK YAPI
a. Şahıs İsimleri:
Folklorik yapıyı ve toplumun kültürel yapısını ortaya koyması açısından şahıs isimleri çok önemlidir. 751 No’lu Şer’iyye sicil Defteri’nde en kullanılan erkek isimleri şunlardır:
Abdullah Emin İsmail Salih
Abdurrahman Emir İzzet Süleyman
Abdülaziz Halil Mahmut Şahin
Abdulkadir Hamza Mehmet Yahya
Ahmet Hasan Mehmiş Yakub
Ali Himmet Mustafa
Bayram Hüseyin Nasuh
Bekir İbrahim Osman
Cafer İdris Ömer
İlyas Ragıb
İsa Ramazan
Raşit
Müslüman Türk toplumunda yeni doğan çocuğa veya ihtida eden kişiye isim verirken Hz. Peygamberin tavsiyelerine uyulduğu görülmektedir. Hz. Peygamber Allah’a kulluğu ifade eden Abdullah ve Abdurrahman gibi isimlerin Cenab-ı Hakkı’ı memnun edeceğini söylemiş, çocuklara peygamber adlarının verilmesini tavsiye etmiştir. Onun bu tavsiyeleri Müslümanlar arasında bu nevi isimlerin geniş çapta yayılmasını sağlamıştır. Türkler Hz. Peygamber’e karşı duydukları derin hürmet ve sevgi sebebiyle, onun adını aynen almayı bir nevi saygısızlık kabul etmişler ve Muhammed adını Mehmed şeklinde söylemeyi uygun görmüşlerdir.116
751 No’lu bu defterde Hz. Peygamberin tavsiyelerine uyulduğu görülmektedir. Mesela Allah’a kulluğu ifade eden Abdullah, Abdurrahman, Abdülkadir, Abdülaziz isimleri çok kullanılmıştır. 117 Ayrıca İbrahim, İdris, İlyas, İsa, İsmail, Salih, Süleyman, Yahya, Yakub gibi peygamber isimleri 118 ile Ahmed, Mehmed, Mahmut ve Mustafa gibi peygamberimizin isimleri çokça kullanılan isimlerdir. Ali, Hazma, Hasan, Hüseyin, Osman, Ömer gibi sahabe isimleri de çok kullanılan isimler arasındadır. 119
Defterde kullanılan kadın isimleri ise şunlardır:
Adile Habibe Kamile Naime Tayyibe
Aişe Hafize Kezban Neslihan Ümmühan
Alime Halime Medine Rabia Vahide
Atike Hanım Merve Rahime Zeliha
Emine Hanife Meryem Raziye Zeyneb
Fatıma Hatice Mihriban Rukiye
Gülsüm Havva Münevver Saime
İsmihan Münire
b. Giyim Eşyaları:
Folklorik yapıyı ortaya koyan unsurlardan birisi de giyim eşyalarıdır. 751 no’lu bu defterde ismi geçen giyim eşyaları şunlardır:
Aba Çulhalık Kabare Potur
Abani Dantel Kemer Sarık
Abdeslik Dizlik Kumaş Setre
Ankne Don Kundura Şal
Astarlık Entari Kuşak Şalvar
Bürüncek Fanila Külah Uçkur
Boğça Fermane Kürk Üslük
Cübbe Fes Libade Yağlık
Çarık Göğnek Mahreme Yağmurluk
Çarşab Gömlek Mest Yazma
Çevre Hırka Miltan Yemeni
Çizme Harmaniye Pabuç Zıbın
Çorab İç Donu Pantolon
Çuha İhram Peşkir
Çul Pırpıt
Osmanlılar elbiseden ziyade başa giyilen kisveye ehemniyet verirlerdi. Başlığın şekli ve büyüklüğü, onu giyenin cemiyetteki mevkii ve derecesini gösterirdi. Başlığın üzerine birkaç parmak eninde bir bez sarılırdı.120 Bu sarılan beze de sarık tabir olunurdu. Herkes böyle sarıklı kavuklar giyerlerdi. Aşağı tabaka ve köylüler külah üstüne abânî veya yemeni sararlardı.121
Gövdeye gömlek, mintan veya zıbın ve belden aşağısına don ve şalvar giyilirdi. Bunun üstüne de önü yırtmaçlı ve kollu bir entari giyilip üstüne ve bele bir kuşak sarılırdı. 122 Daha üstüne de rical ve zenginler kürklü ve işlemeli kaftan, orta sınıf cübbe veya hırka giyerlerdi. Aşağı tabaka kollu ve yakasız kısa cepken ve yelek, belden aşağıya da potur giyerlerdi. Ayakkabı olarak yüksek sınıf çedik pabuç, mest, çizme, aşağı sınıf yemeni ve köylüler çarık giyerlerdi. 123
Kadınlar evde umumiyetle zıbın ve belden aşağıya şalvar giyer, üstüne de yırtmaçlı bir entari ve bunun üstüne kuşak bağlarlar, başlarına uskufa ve ayaklarına çedik pabuç giyerlerdi. Sokakta ise bu elbisenin üstüne geniş bir ferace geçirirlerdi.
Köy kadınları umumiyetle bellerine bir peştamal sarar ve gövdeleriyle başlarını diğer bir peştamalla örterlerdi. Ayaklarına çarık giyerlerdi. 124
Giyim eşyalarının çeşitliliği kadar onların yapıldığı kumaşlarda önemlidir. Yünden, ketenden veya ipekten dokunmuş sade veya nakışlı her türlü dokumaya kumaş denir. 125Defterde kullanılan kumaş isimleri şunlardır:
Alaca Beşme Çuha
Altıparmak Bez Dolabî
Basma Atlas Helalî
Çetari Astar Kadife
Kasnak Beledi Münakkaş
Kutnî Bindallı Seraser
Sevayi Bağası Sof
Telçekme Bürümcük Sultanî
Taraklı Canfes Şal
Tülbent Çözme Şayak
Bu kumaş çeşitleri özellikle gömlek ve şalvar isimleriyle beraber zikredilmiştir.126
c. Ev Eşyaları:
Ev eşyaları, halkın günlük hayatta ev içinde kullandığı eşyalardır. Bu eşyaların çeşitliliği ve kalitesi sahibinin kültür ve ekonomik yapısını ortaya koyar. Ev eşyalarını, oturma ve yatak odası ile mutfak ve banyo eşyalarını ayrı ayrı değerlendirdik. Oturma ve yatak odasında kullanılan eşyalar şunlardır:
Ayna İskemle
Çanta Kilim
Çarşaf Minder
Çubuk Takımı Saat
Dolap Sandık
Döşek Seccade
Fener Yastık
Halı Yatak
Hasır Yorgan
Mutfak ve banyoda kullanılan eşyalar ise şunlardır:
Ayna Havlu Sini
Bakırtaş İbrik Sofra
Çanak Kahve Değirmeni Sofra Peşkiri
Değirmentaşı Kahve takımı Sofra Yaygısı
Desti Kalbur Tabak
Dolap Kayıklı sahan Tas
Elek Kazan Tencere
Enfiye Çanak Küp Tepsi
Futa Leğen Yastağaç
Havan Peşkir Zemzemiye
Peştamal
d-Zinet Eşyaları:
Çok sade bir hayatın hakim olduğu toplumlardan en karışık ve gelişmiş toplumlara kadar, insanlar her devirde sanata, güzele ve estetiğe eğilim göstermişler, güzel giyinmek ve güzel görünmek istemişlerdir. Bu Allah’ın insana yaratılıştan gelen bediî zevkler ve güzellik duygusu bahşetmiş olmasının tabiî sonucudur. 127 Fıtrattan gelen bu güzellik arzusu, insanları altın, gümüş, inci, mercan, sim gibi zinet eşyalarına yönlendirmiştir. 751 No’lu bu defterdeki zinet eşyaları isimleri şunlardır:
Altın Gümüş ayna
Altın Küpe Gümüş saat
Altın kuşak İncili Küpe
Kırmızı taşlı altın yüzük İncili yüzük
Mavi taşlı altın yüzük Ufak taşlı yüzük
Boğmak altın Beşme yüzük
Burma altın Sim yüzük
Mahmudiye altın Simli kılıç
Rub’iye altın Simli tüfenk
Yirmibirlik altın Simli peştu
Ecnas altın Simli bıçak
Altın börk Çarık işi küpe
Gerdanlık muntazam inci Mercan tesbih
Maa altın top İbrişim kaytan
Gümüş kuşak Mühür küpesi
İncili börk
Defterde ismi geçen zinet eşyalarından göründüğü gibi zinet eşyasına olan ilgi sadece kadınlara mahsus değildir. Türk kadınının ince zevkinin yanında Türk erkeği de gerek savaş eşyalarında gerek günlük hayatta kullandığı eşyalarda tezyine büyük önem vermiştir.
D. DİNİ VE SOSYAL YAPILAR
a. Camiler
Arapça cem‘ kökünden türeyen, “toplayan, bir araya getiren” anlamındaki câmi‘ kelimesi, başlangıçta sadece Cuma namazı kılınan büyük mescidler için kullanılan el-mescidü’l-cami‘ (cemaati toplayan mescid) tamlamasının kısaltılmış şeklidir.128
C. Allah Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namaz kılan, zekat veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder” 129 buyurmaktadır. Bu ayetteki “imar” kelimesi, maddî açıdan camilerin inşası, onarımı, döşenmesi, aydınlatılması ve temiz tutulması, manevî açıdan da orada ibadet etmek, Kur’an okumak ve okutmak, ilim öğrenmek ve öğretmek olarak anlaşılmıştır.130 Bu ayet çerçevesinde cami yaptırmak ve yaşatmak Müslümanlar tarafından Müslüman olmanın bir göstergesi kabul edilmiştir. Bu sebeple Müslüman toplumlar ve özellikle Osmanlı halkı her mahalleye cami ve mescid inşa etmeye gayret etmiştir.
Camilerin yapımı için gerekli olan mali harcamaları umumiyetle hükümdar, vezir, emir, eşraf gibi nüfuslu kişiler üstlenmiş, bakımı, malzeme temini, görevlilere ödeme yapılması gibi masrafları ise camiye vakfedilen gayrimenkul gelirleriyle karşılanmıştır. 131 Camilerin bakım ve tamiri için kurulan bu vakfiyelere halk yardımda bulunmuştur. 751 No’lu Şer’iyye Sicilinde de bu çerçevede ölen kişinin terekesinden cami ve vakfiyelerine borç olarak bir miktar para ayrılmıştır. 132
751 nolu Balıkesir Şer‘iyye Sicilinde adı geçen camii ve mescitler şunlardır: İzmirler Mahallesinde Çınarlı Mescit, Selahaddin Mahallesi Mescidi, Oruçgazi Mahallesi Mescidi, Okçukara Camii Şerîfi, Kavukçu Camii, Şeyh Lütfullah Camii, İnce Mescit, Eski Kuyumcular Mahallesi Mescidi, Zağnos Mehmed Paşa Camii, Emirza Bey Mahallesi Camii, Halalca Karyesi Camii, Umur Bey Mahallesi Mescidi, Hacı İsmail Mahallesi Camii.133
751 No’lu Balıkesir Şer’iyye Sicil Defteri’nde camilerle ilgili siciller ve ihtivaları şunlardır:
1- 10 No’lu sicilde134 Emirzabey Mahallesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat eden Mehmed bin Mehmed’in terekesinden mahalle camiinin tamiratı için iki yüz kuruş ayrılmıştır.
2- 40 No’lu sicilde 135 Salahattin Mahallesi’nden Mefan oğlu İbrahim bin Mustafa’nın mescid ve camii şeriflerden gasb ettiği kilimlerin miktarını ve gasb edilen kilimlerin kimlere teslim edildiği yer almaktadır:
a- İzmirler Mahallesi’nde Çınarlı Mescid: Gasb edilen iki adet kilim mescid imamı Mustafa Efendi’ye teslim edilmiştir.
b- Mahalle-i Mezbure (Salahattin Mahallesi) Mescidi: Gasb edilen üç adet kilim mescid imamı Ahmed Efendi’ye teslim edilmiştir.
c- Oruçgazi Mahallesi Mascidi: Gasb edilen bir kilim mescid imamı Molla Ahmed’e teslim edilmiştir.
d- Okçukara Camii: Gasb edilen üç adet kilim cami müezzini Halil Efendi’ye teslim edilmiştir.
e- Kavukçu Camii: Gasb edilen üç adet kilimden bir tanesi berber Hasan’a teslim edilmiştir.
f- Şeyh Lütfullah Camii: Gasb edilen bir adet kilim Dağlı oğlu Hacı Mustafa’ya teslim edilmiştir.
g- İnce Mescid: Gasb edilen bir adet kilim müezzin Hafız’a teslim edilmiştir.
h- Eski Kuyumcular Mahallesi Camii: Gasb edilen iki adet kilim imamına teslim edilmiştir.
Ayrıca Orhan Çeşmesi Yatırı’ndan gasb edilen bir adet kilim Katib Mehmed Efendi’ye teslim edilmiştir.
3. 86 No’lu Sicilde 136 Umurbey Mahallesi’nde meskun iken vefat eden Mustafa bin Osman’ın terekesinden mahalle mescidine elli kuruş borç olarak düşülmüştür.
4. 130 No’lu sicilde 137 Oruçgazi Mahallesi’nde meskun iken vefat eden Timurcu Mustafa bin Mehmed’in terekesinden mahalle mescidinin mevkufesine yetmiş iki kuruş borç olarak düşülmüştür.158 No’lu sicilde 138 Hacı İsmail Mahallesi’nde meskun iken vefat eden boz İmam Hacı İbrahim bin Mehmed bin Abdullah’ın terekesinden mahalle camisinin aydınlatma akçesine yüz kuruş borç olarak düşülmüştür.
5. 34 No’lu sicilde 139 Hallaç dükkanının yerini tarif edebilmek için Zağnos paşa Camii kullanılmıştır.
6. 33 No’lu sicilde 140 Halalca Karyesi sakinlerinden iken vefat eden Hacı oğlu Ali bin İsmail’in terekesinden köyün camisine yüz kuruş vakıf olarak ayrılmıştır.
b. Medreseler
Balıkesir, medreselerinin çokluğuyla tanınmıştır. Bunların belli başlıları şunlardır:
Keşkek Medresesi, Eski Camii Medresesi, İçilili Medresesi, Alaybey Medresesi, Hacı Ali Medresesi, Mevlevîhane Medresesi, Alankuyu Medresesi, Hacı Yahya Medresesi, Hacı Kaya Medresesi, Bostan Çavuş Medresesi, Sâkîzade Medresesi, Hoca Kuyu Medresesi, İncioğlu Medresesi, İğneci Medresesi, Daru’l-hadîs Medresesi, İbrahim Beğ Medresesi, Tevfik Medresesi, Darunnafia Medresesi ve Halil Medresesi’dir.141
Balıkesir’deki eğitim kurumlarında 1844-1845 yıllarından sonra büyük bir gelişme olmuştur. Bunda şehrin müftüsü Ali Şuûrî Efendi’nin büyük gayreti görülmüştür. Bir müdded sonra Balıkesir medreselerinde fen ilimleri de öğretilmeye başlanmıştır.142
751 nolu şer‘iyye sicil defterinde 109 nolu143 terekede ismi geçen kitaplar bize Orta Medresedeki derslere ışık tutmaktadır. Kitaplar arasında Avamil Murebi, Molla Câmi ve Kafiye Murebi Arapça ders kitaplarıdır. Kelamı Kadim ve Tecvît kitapları Kur’an-ı Kerim dersleri içindir. Akaid kitabı Kelam dersleri, Tarikat-ı Muhammediye, Delaili Hayrat, Mülteka gibi vaaz dersleri kitapları da mevcuttur.144
Kadı, müderris ve müftü yetiştirmek için kurulan bu medreseler müderrisin yevmiyesine göre isimlendiriliyordu: Yirmili, otuzlu, kırklı, ellili ve sahn-ı Seman Medreseleri.145 Tereke sicilinden anlaşıldığına göre Orta Medrese yirmili medreselerdir.
c. Çeşmeler
Halkın vakıf kurarak yaşatmaya çalıştığı sosyal içerikli yapılardan biri de çeşmelerdir. Ölen kişilerin terekelerinden vasiyet ve şahitlerin huzurunda deyn (borç) ispatı ile terekeden belirli miktarlarda para ayrılmıştır.146 751 nolu 10 nolu sicilde Sakar Çeşmesine, Baş Çeşmesine ve Hulaka Çeşmesine 100’er kuruş ayrılmıştır.147 33 nolu sicilde Halalca Köyü Çeşmesine 100 kuruş148 130 nolu Sicilde de Nuriye Çeşmesine şahitlerin ispatı ve yeminle 69 kuruş ayrılmıştır.149
III. BÖLÜM
751 NOLU BALIKESİR ŞER‘İYYE SİCİL DEFTERİNİN TRANSKRİPSİYONU
1– Medine–i Balıkesirî’de Martlı Mahallesi’nde sakin iken bundan akdem vefat iden Fatıma Hatun binti Ahmet’in veraseti zevci Es–seyyid El–hac Hafız Ahmet Efendi’ye inhisarı lede’ş–şer’u’l–enver zâhir ve nümayan olduktan sonra kable’t–taksim mezbure tayyibe dahi vefat idüp veraseti zevc–i metrukesi Abdullah Efendi bin Halil ile babası müma ileyh El–hac Hafız Ahmet Efendi ve sadr–i sağir oğlu Mehmet ve Sadriye sağire kızı Emine’ye münhasıra olduğu ınde’ş–şer’u’l–münir zahir ve nümayan olduktan sonra sağire–i mezburenin velileri mezbur Abdullah Efendi ve müma ileyh Es–Seyyid El–Hac Hafız Ahmet Efendi talep ve marifetleri ve marifet–i şer‘ ile tahrir ve bey‘ ve takdim ve beyne’l–verese aleme ferazallah tevzi‘ ve taksim olunan mühallefâtları defteridir ki ber vech–i âti zikr ve beyân olunur. 21 Safer 70.
Müteveffây–ı Ula Fatıma’nın terekesi; Çuka cübbe 1 (30), Çuka hırka 1 (20), Çuka fermane 1 (25), Merinos cübbe 1 (30), Kısa kumaş antari 1 (25), Kumaş uzun antari 1 (60), Kısa ankne antari 2 (16), Mecidiye kısa antari 1 (25), Kesilmiş Mecidiye fermane 1 (10), Burusa mekiri cübbe 1 (55), Diyarbekir şalvar 1 (15), Bürüncek topu 4,5 (225), Parça miltan bezi 2 (20), Nakışlı gömlek 5 (125), Nakışlı don 2 (50), Gömlek 3 (20), Çarşab 5 (1225), Sofra peşkiri 1 (30), Yağlık 14 (84), Peşkir 14 (140), Uçkur 10 (40), Üslük 3 (15), Mahreme 2 (5), Çenber 2 (6), Hamam takımı havlu 1, Silecek 1, Boğça 1 (20), Terlik 3 (15), Hırdavât–u’l–beyt (3), Cedid yorgan maa çarşab 2 (60), Müsta’mel yorgan maa çarşab 2 (60), Döşek 3 (90), Kilim 2 (150), Basma şilte 4 (80), Yastık 1 (10), Keskin kuyusu civarında sekiz karık Kürümî mülk–i bağı (250), Mahalle–i mezburede vaki malumu’l–hudud ve’l–ciran mülkü menzil fevkanî ve tahtanî bab (5000), Menzil–i mezburun ittisalinde malumu’l–hudud ve’l–müştemilât bir miktar dut bağçesi (1000), İncili küpe çift 1 (80), İncili yüzük 1 (20), Sandık 3 (10), Evan–ı nuhasiye kıye 125, direm 300, fi 18 (2263,5), Çıkrık 3 (9), Küp 7 (20), Cem’an Yekün; (11421,5) – (302,5 ) Resm–i kısmet ve kaydiye–i âdi =(11119) Sahhu’l–baki li’t–taksim–i beyne’l–verese
Hısse–i Zevc müma İleyh; 2779 30 Para, Hısse–i binti’l–mezbure Tayyibe; 8339 10 Para.
Müteveffây–ı saniye Tayyibe’nin Terekesi;
Çuka ferace 1 (100), Altı parmak antari 1 (120), Kasnak antari 1 (500), Tel Çekme antari 1 (300), Kutni antari 1 (150), Ankne uzun antari 1 (30), Altı parmak Şalvar 1 (100), Tel çekme şalvar 1 (60), Def‘a tel çekme şalvar 1 (60), Diyarbekir şalvar 1 (30), Altıparmak kısa antari 1 (40), Diyarbekir kısa antari 1 (15), Basma şalvar 1 (20), Atlas hırka 1 (100), Kasnak libade 1 (50), Keten bezi top 1 (20), İdare bezi top 5 (220), Bürüncek top 2 (120), Bürüncek çarşab 5 (175), Penbe Çarşab 6 (120), Börüncek gömlek 7 (70), Nakışlı don 3 (24), Yağlık 19 (114), Peşkir 11 (110), Uçkur 4 (20), Penbe peşkir 1 (185), Müstamel şalvar 3 (15), Uçkur 2, çevre 1 (5), Boğça 5 (15), Peştemal 2 (25), Futa 1 (30), Silecek 2 (20), Parça şal 3 (20), Çenber 8 (24), Parça çenber 2 (12), Üslük 2 (30), Parça ankne 2 (2), Parça hakiye 2 (20), Simli silecek 1 (80), Mısrı silecek 1 (5), Sofra yaygısı 2 (20), Mahreme 4 (30), Terlik 2 (30), Köhne silecek 2 (10), Hind ipliği, kıye 25 (40), Döşek 4 (240), Yorgan 4 (160), Yastık 4 (40), Kilim 2 (200), Seccade 1 (40), Mülkü menzilden hissesi (1650), Altın kuşak çift 1 (200), Yirmi birlik altın 8 adet (168), İncili yüzük 1 (30), Sim yüzük 4 (20), Gerdanlık muntazam inci 5 miskal, maa altun top 30 (480), Def‘a muntazam gerdanlık inci, miskal 4 (400), Sandık 2 (30), Ayna 1 (15), Leğen ve ibrik (30), Şamdan 3 (35), Zevc–i mezbur zimmetinde mihr–i müecceli (40), Zevc–i zimmetinde bir çift yüzük bahası (500), Validesi Fatıma’dan ber vech–i bala hisse–i eresiyesi (8339–10 Para), Cem’an yekün: (15759–39 Para)–(418–10 Para) Resm–i kısmet ve kaydiye–i adi minhe = (15341–28 Para) Sahhul’l–baki li’t–taksîm–i beyne’l–verese.
Hısse–i zevci’l–mezbur Abdullah Efendi (3835–17 Para); Hısse–i ebi’l–müma ileyh Es-Seyyid El–hac Hafız Ahmed Efendi (2556–38 Para); Hısse–i ibni’l–mezbur Mehmed: (5966–8 Para, 2 Akçe); Hısse–i binti’l–mezbure Emine: (2983–4 Para, 1 Akçe).
Sağîran–ı mezburan Mehmed ve Emine’nin ber vech–i bala hısse–i eresiyeleri olan cem’an sekiz bin dokuz yüz kırk dokuz kuruş on üç parayı mezburânın vasî ve velîleri olan babaları mezbur Seyyid Ahmed Efendi’ye ba huccet ve ba kefale idane olunub bâric–i şer’î behrinden husule gelecek bin üç yüz kırk iki buçuk kuruş nemadan behri sağir–i mezbur Mehmed’in nafaka ve kisve bahası yetmiş dört buçuk kuruş on akçe ve sağîre–i mezbure Emine’nin nafaka ve kisve bahası otuz yedi kuruş on para beş akçe cem’an yüz on bir buçuk kuruş otuz beş para kıyl–i şer’îden farz ve takdîr olunub meblağ–ı maruz–u mezbur dahi senede 1342 kuruş itmeğle tekabulat–ı mezbur Abdullah Efendi’nin zimmetine idane olunduğu iş bu mahalle şerh verildi.
2– Medine–i Balıkesirî’de Karaoğlan Mahallesi’nde mütemekkin iken bundan otuz dört sene akdem helike olan Takoy binti Evanis’in veraseti zevc–i metruki Artin veledi Kirkor ile babası mersum Evanis’in veledi Takor ve sadriye kebire kızları Horpisma ve İva’ya ve sadri kebir oğulları Agop ve Kirkor’a münhasıra iken kable’l–kasem babası mersum Evanis dahi helik olup veraseti helike–i mersumenin evlatları mersumun Agop ve Kirkor ve Horpisma ve İva’ya münhasıra iken kable’l–kasem mersume İva dahi helike olup veraseti babası mesfur Artin–i zimmi’ye inhisarı lede’ş–şer’u’l–kadîm zâhir ve nümayan olduktan sonra mesfurunun talep ve ma’rifetleri ve marifet–i şer‘ile tahrîr ve takdîm ve beyne’l–verese bi’l–farizati’ş–şer’iyye tevzi’ ve taksîm olunan muhallefatları defteridir ki ber vech zikr ve beyan olunur. 3 Safer 70.
Tereke–i Helike–i Mersume Takoy; Mahalle–i mezbureda vaki malumu’l–hudud ve’l–müştemilât mülkü menzilin bahası ber vech–i tahmin (9000)-(225) Resm–i kısmet = (8775) - Ba emr–i âlî kaydiye–i âdîye (13,5) = Sahhu’l–bakî li’t–taksim–i beyne’l–verese = (8761,5).
Hısse–i zevci’l–mersum Artin; (2190–15 Para) + kızından (1059–36 Para) = (3250–11 Para); Hısse–i Ebi’l–Mesfur Evanis: (1460–10 Para); Hısse–i İbni’l–mesfur Agop; (1703–25 Para) + Ceddinden (473–32 Para) = (2177–17 Para–4 Akçe); Hısse–i İbni’l–Mesfur Kirkor; (1703–25 Para) + Ceddinden (473–36 Para) = (2177–17 Para–4 Akçe); Hısse–i binti’l–mersume Horpisma: (851–32,5 Para) + Ceddinden (236–32 Para) = (1088–24 Para–2 Akçe); Hısse–i binti’l–mersume İva: (851–32,5 Para) + Ceddinden (236–32 Para) = (1088–24 Para–2 Akçe).
Tereke–i Helik–i Mersum Evanis; ber vech–i bâlâ kızı Takoy’dan Hısse–i eresiyesi (1460)–Resm–i kısmet (36,5) =(1423.5) – Kaydiye–i Âdî (2,5) = (1421,5).
İş bu bin dört yüz yirmi bir buçuk kuruştan mersumûnun her birerlerinin hisseleri anaları Takoy’dan isabet iden hisselerinin tahtına vaz‘ olunmuştur.
Tereke–i helike–i mersume İva: Ber vech–i bala anası Takoy’dan ve ceddi Evanis’ten Hısse–i eresiyeleri cem’an (1088–24 Para)–Resm–i kısmet (27–8 Para) = (1061–16 Para)–Kaydiye–i âdî (1,5–20 Para) = (1059–36 Para).
İş bu bin elli dokuz kuruş otuz altı para ancak babası mersum Artin’e münhasıra olmağla mersumun balada muharrer zevcesi helike–i mersume Takoy’dan isabet iden hıssesinin tahtına vaz‘ olunmuştur.
3– Medine–i Balıkesirî’ye tabi Eftelle Karyesi civarında Bilecik İskanı nam mahalde İncikli Cemâati’nden bundan akdem vefat iden Kudret oğlu İbrahim bin İsmail’in veraseti zevce–i menkuha–i metrukesi Hanım binti Mehmet ile sulbi sağir oğlu İbrahim ve zevce–i mezburenin batnında mütebeyyen haml Abdullah ve müteveffiye zevce–i ulasından mütevellit kebir kızı Ümmühan’a münhasıra olduğu ınde’ş–şer’u’l–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağıran–ı mezburânın tesviye–i umuruna kıyl–i şer’ı’den vasi nasb olunan valideleri Hanım Hatun kebir kızı Ümmühan talep ve Marifetiyle tahrîr olunan müteveffay–ı mezburânın terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olunur. 19 Safer 70.
Karasığır ineği ra‘s 5, maa buzağı (1000), Karasığır düvesi 3 (300), Tosun 4 (60), Üç yaşlı dana 8 (1200), Bargir 2, maa semer (600), Koyun ra‘s 4 (160), Keçi ra‘s 271, fi 34 (9214), İki gözlü zahire anbarı (100), Araba maa takım (300), Evan–ı nuhasiye, kıye 10 (150), Çul 2 (40), Heybe (30), Yün iplik (30), Nohut şinik 2 (30), At kiçesi maa eğer (40), Bulgur kile 1 (60), Kıl, kıye 5, (50), Kıl çul, 2 (50), Çavdar, şinik 2 (30), Düfenk peştu 1 (50), Ecnas altun (150), Rub’ıyye altun (140), Kantar (30), Don, gömlek (60), Turluk küçe, 4 (100), Saman araba 10 (100), Şair kile 6 (120), Darı kile 1,5 (40), Burçak kile 2 (15), Müteveffanın alacağı Oruç oğlu Emin’de (110), Çandırlı Ali Bey’de (40), Öküz, çift 1 (600), Ali Bey kız karındaşı (15) Akça oğlu Mustafa (200), Çakır oğlu Ali Mehmet (100), Öküz oğlu Ali (63), Abalı oğlu Beyzade (35), Koyun oğlu Mustafa (200) Deli Süleyman (150). Yekûn: (15510).
Minhe’l–îhracat: Techîz Tekfîn (60), Resm–i Kısmet (388), Kaydiye–i Defter–î âdî (24). Yekûn: (472) Sahhul’l–Bakî: 15038.
Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure: (1879,5), Hıssetü ibni’l–mezbur: (5263–36 Akçe), Hıssetü’l–ibn haml: (5263–36 Akçe), Hıssetü’l–binti’l–mezbure: (2631,5).
Sağırân–ı mezburânın ber vech–i bala hısse–i eresiyeleri olan on bin beş yüz yirmi altı kuruş yetmiş iki akçeyi vasiye–i mensube valideleri Hanım’a ba huccet ve ba kefale idane olunduğu iş bu mahalle şerh verildi.
4– Medine–i Balıkesirî’ye tabi Naibli Karyesi civarında Caferler Cemâati’nden bundan akdem vefat iden Kula oğlu Mustafa bin Hasan’ın veraseti zevce–i menkuha–i metrukesi Aişe Hatun binti Mehmet ile sulbü sağir oğlu Mustafa’ya münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağir–i mezbur Mustafa’nın tesviye–i umuruna kıyl-i şer‘iden vasiye nasb olan Aişe Hatun talep ve marifetiyle tahrîr ve bey‘ ve taksîm olunan müteveffay–ı mezburun terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olunur. 23 Safer 70.
Îğdiş, ra‘s 2 (500), Kısrak 2 (400), Koyun, ra‘s 12 (545) Evan–ı nuhasiye, kıye 10 (150), Çul 2 (30), Turluk kiçe 3 (100), Hırdavât–ı evbe. Yekûn: (1745).
Minhe’l–îhracat: Techîz tekfîn masarıfı (45), Resm–i kısmet ve kaydiye–i defter–i âdî (42,5). Yekûn: (1657,5) Sahhu’l–bakî.
Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure: (207–23 Akçe) Hıssetü’l ibni’l–mezbur (1450–36 Akçe), Ber vech–i bala sağir–i mezbur Mustafa’nın hısse–i eresiyesi olan cem’an bin dört yüz elli kuruş otuz altı akçeyi vasiye–i mezbure valide Aişe Hatun kendi umuruna sarfla istihlak idüp sağir–i mazbura vacibü’l–eda ve lazımu’l–kaza deyni olduğunu ikrar ve itiraf eylediği iş bu mahalle şerh verildi.
5– Medine–i Balıkesirî’ye tabi Eftelle Karyesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat iden Hasan Paşa oğlu Halil’in veraseti zevce–i menkuha–i metrukesi Hatice Hatun binti İbrahim ile sulbü kebir oğlu Hasan ve sulbiye sağire kızı Naime ve sulbiye kebire kızları Havva ve Fatıma’ya münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağir–i mezbure Naime’nin tesviye–i umuruna kıyl–i şer’i’den vasi nasb olan validesi Hatice Hatun ve kebir oğlu Hasan ve kebire kızları Havva ve Fatıma talep ve marifetleri ile tahrîr ve takdîm ve bey‘ ve taksîm olan müteveffay–ı mezburdur ki ber vech–i âtî zikr olunur. 19 Safer 70.
Don 3, gömlek 3, sarık (50), Çuval 2, heybe (30), Evan–ı nuhasiye, kıye 23 (345), Sandık 1(5), Çıkrık 1 (40), Araba maa takım (250), Zahire anbarı (200), Burçak kile 2 (40), şair kile 3 (60), Melazi, kile 2 (60), Çavdar, kile 1 (36), Nakd–i mevcut (100), Camus öküzü 2 (800), Camus ineği ra‘s 1 (300), Karasığır düvesi 1 (80), Bargir 1 (160), Merkep 1 (100), Afyon tohumu, şinik 1 (12), Çuval 1 (15), Saman araba 5 (100), Hırdavat (100). Yekûn: (2883) + (3000) Karye–i mezburede vaki bir bab mülkü menzil ,(300) Karye–i mezbure civarında iki dönüm bağ.
Minhe’le–ihracât: Techîz tekfîn (40), Karye vergisine deyni (224), Resm–i kısmet ve kaydiye–i defter–i âdî (164). Yekûn: (428).
Sahhu’l–bakî = ( 2455) + (3000 ) Balada mestur menzil, (300) Balada muharrer bağ.
Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure: (306,5–45 Akçe) Eşyadan, (375) mülkü menzilden, (37,5) Bağdan; Hıssetü’l–ibni’l–mezbur: (859–30 Akçe) Kezalik, (1050) Kezalik, (100) Kezalik; Hıssetü’l–binti’l–mezbure: (429,5–15 Akçe) Kezalik, (525) Kezalik, (52,5) Kezalik; Hıssetü binti’l–mezbur: (429,5–15 Akçe) Kezalik, (525) Kezalik, (52,5) Kezalik; Hıssetü’l–binti’l–mezbure: (429,5–15 Akçe) Kezalik, (525) Kezalik, (52,5) Kezalik.
Sağıre–i mezbure Naime’nin balada muharrer eşya ve mebia hisse–i eresiyeleri olan sekiz yüz elli dokuz kuruş otuz akçeyi valide vasi zevce–i mezbure Hatice Hatun bi’l vesaye ahz ve kabz ve kendi umuruna sarfla istihlak idüp ol vechile kızı sağire–i mezbure vacibü’l–eda ve lazımü’l–kaza deyn–i olduğu huzur–u şer‘ide ikrar, karye–i mezbure ahalisinden zabun oğlu Halil bin İbrahim meblağ–ı merkum kefil ve zâmin oldukda musahamen bi’l–kefale vasi nasb olunan mahzar–ı Mustafa dahi kefalet–i merkumeyi kabul eyledikten sonra vasi zevce–i mezbure sağîreyi kendi elinden teberruan infak ve iksaba müteahhit olduğu iş bu mahalle şerh verildi.
6– Medine–i Balıkesirî’de Kalaycılar Karyesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat iden Emir oğlu Halil bin Halil’in veraseti zevce–i menkuha–i metrukesi Emine binti Ahmet ile sulbü sağir oğulları Mustafa ve Osman ve Halil ve sağire kızı Fatıma’ya münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sığar–ı mezburunun tesviye–i umuruna kıyl–i şer’i’den vasî nasb olan valideleri mezbure Emine Hatun’un marifetiyle tahrîr ve takdîm ve bey‘ ve taksîm olunan tereke–i müteveffay–ı mezburdur ki ber vech–i âtî zikr olunur. 6 Rabîulahir 70.
Don 2, gömlek sarık 2 (30), Çuval, heybe 1(10), İki gözlü zahire anbarı (50), Araba maa takım (15), Evan–ı nuhasiye, kıye 4 (60), Karasığır öküzü, tek 1 (100), Camus öküzü, tek 1 (200), Merkep, ra‘s maa semer (60), Saman, araba 3 (30), Hırdavat–ı menzil (25). Yekûn: (715) + (100) Karye–i mezbure civarında bir kıt’a yarım dönüm bağın ber vech–i tahmin kıymeti, (200) Karye–i mezburda vaki bir bab mülkü menzilin kıymeti.
Minhe’l–İhracat; Techiz ve tekfin masarıfı (30) Karye–i mezbure vergisine deyn–i olup me’muru tarafından kabz olunan (160), Resm–i kısmet ve kaydiye–i defter–i âdî (26,5). Yekûn: (176,5) Sahhü’l–bâki= (538,5) + (100) Balada muharrer bağ kıymeti + ( 200) Balada mestur mülkü menzil kıymeti.
Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure Hıssetü’l–İbni’l–mezbure Hıssetü’l–İbni’l–mezbure
(67–30 Akçe) Eşyadan (134,5) Kezalik (134,5) Kezalik
(12,5) Bağdan hıssesi (50) Kezalik (50) Kezalik
(25) Menzilden (25–12 Akçe) Kezalik (25–12 Akçe) Kezalik

Hıssetü’l–İbni’l–mezbure Hıssetü’l–binti’l–mezbur
(134,5) Kezalik (67–36 Akçe) Kezalik
(50) Kezalik (25) Kezalik
(25–12 Akçe) Kezalik (12,5) Kezalik
Ber vech–i bala sığar–ı mezburdan Mustafa ve Osman ve Halil ve Fatıma’nın hısse–i eresiyeleri olan cem’an dört yüz yetmiş bir kuruş on parayı vasiye–i mezbure valideleri Emine Hatun kendi umuruna sarfla istihlak idüp sığarı merkumuna vacibu’l–eda ve lazımu’l–kaza deyni olduğu ikrar ve itiraf eylediği iş bu mahalle şerh verildi.
7– Medine–i Balıkesirî’ye tabi Dağbayındır Karyesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat iden Hacı Mehmet bin Abdullah’ın veraseti zevce–i menkuha–ı metrukeleri Rukiye Hatun binti Süleyman ve Alime binti Hasan ile zevce–i mezbure Rukiye Hatun’dan mütevellidler sulbü sağir oğlu Mustafa ve kebir oğlu Hasan ve müteveffay–ı zevce–i ulasından mütevellid sulbü kebir oğlu Mehmet Ali’ye münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ul–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağir–i mezburun tesviye–i umuruna kıyl–i şer‘iden vasıyye–i mensube validesi Rukiye Hatun ve Alime ve kebir oğulları Hasan ve Mehmet Ali talep ve marifetleriyle tahrîr ve bey‘ ve taksîm olunan müteveffay–ı mezburun terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olunur. 23 Safer 70.
Don 2, Gömlek sarık (30), Haleb–i sevayi top (80) Nebatî sarık (30), Çuka şalvar 1 (20), Miltan 1 (20), Cevfe abdeslik (25), Çuval 6, Heybe (40), Değirmentaşı (15) Çuval (15), Kilim (30), Def’a kilim (40), Döşek yorgan (60), Düfenk (30), Kantar (10), Evan–ı nuhasiye, kıye 35 (705), Dört gözlü anbar (200), Araba maa takım (200), Köhne araba 1 (150), Kahve takımı (40), Ak darı, kile 45, fi 20 (900), Şair, kile 35, fi 20 (700), Melazi, kile 6 (60), Semer (25) Karasığır öküzü 2 (1400), İğdiş, ra‘s 1, maa eğer (400), Kısrak ra‘s 1 (50), Karasığır İneği ra‘s 5, maa buzağı (1250) Üç yaşlı düğe 4, fi 150 (600) İki yaşlı düğe, ra‘s 2 (150), Karasığır tosunu 4 (50), Tosun ra‘s 1 (250), Def’a tosun 2 (400), Hırdavat–ı menzil (50) Kısrak maa tay (200), Müteveffanın değirmeni îcâresine verilen (1114) Müteveffanın Sarı Sali’nde alacağı (300), Dinkçi Sari İbrahim (300), Dedemin oğlu Mustafa’da (126,5) Abdurrahman oğlu Mehmet Ağa’da (120), Molla Veli oğlu Mehmet’te, (56,5) Babası oğlu Sergiz’de (1000), Gümüş kuşak (150). Yekûn: (11942) + (2200) Karye–i mezburda bir bab mülkü menzil, (500) Karye–i mezbura civarında bir dönüm bağ , (4000) Karye–i mezbura civarında aba ve yeni bir bab .
Minhe’l–İhracat; Techiz, tekfin (60), Mihr–i müeccel, (20), Mihr–i müeccel (20), Sağir Mustafa’ya sünnetlik namıyla verdiği kısrak, ra‘s 1, maa dana (200), Kebir oğlu Mehmet Ali’ye sünnetlik namıyla verdiği aba dükkanının nısfı hıssesi lede’s–sübut (2000), Mütevaffa Hacı Mehmet mülkü menzilinden gelinine fevkânî tahtânî iki göz oda ba’de’t–tahliye hibe eylediği (700) Resm–i kısmet (393,5) Kaydiye–i defter–i âdî (27,5). Yekûn: (3421).
Sahhu’l–bâkî= (8523) + (1500 ) Balada mestur mülkü menzil, (500) Balada mestur bağ, ( 200 ) Balada muharrer aba
Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure: Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure:
(532,5)Eşyadan (532,5)Kezalik
(98,5) Mülkü menzilden (98,5) Kezalik
(31–40 Akçe) Bağdan (31-40 Akçe) Kezalik
(125) Deynlerden (125) Kezalik
Hıssetü’l–İbni’l–mezbur Hıssetü’l–İbni’l–mezbur Hıssetü’l–İbni’l–mezbur
(2485) Kezalik (2485) Kezalik (2485) Kezalik
(435–40 Akçe) Kezalik (434 ) Kezalik (434) Kezalik
(145–40 Akçe) Kezalik (145) Kezalik (145) Kezalik
(583–40 Akçe) Kezalik (583) Kezalik (583) Kezalik
Sağır–i mezbur Mustafa’nın ber vech–i bala hısse–i eseriyesi olan iki bin dört yüz seksen beş kuruş vasiye-i mensube valideleri Rukiye Hatun ba huccet ve ba kefale idane olunduğu işbu mahalle şerh verildi.
8– Medine–i Balıkesirî’de Sahn–ı Hisar Mahallesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat iden Ahmet bin Hacı İsmail’in veraseti zevce–i menkuha–i metruke Hafize binti Hacı İbrahim ile sulbü sağir oğulları Ali ve Mehmet İzzet’e münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağıran–ı mezburânın tesviye–i umuruna kıyl–i şer‘iden ba huccet vasi nasb olan valideleri Hafize Hatun taleb–i ve marifetiyle tahrîr ve takdîm ve bey‘ ve taksîm olunan müteveffaynın terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olunur. 8 Rabîulahir 70.
Don gömlek 2 (20), Yeşil sarık 1 (8), Merkep maa saba (80), Ankne antari (8), Cevfe fermane, 1 (10), Aba 1 (20), Fes 1 (5), Rub’ıyye altun 62, Fi 10 (820), Ecnas altun (645), Kilim 2 (60), Evan–ı nuhasiye Fi 3, kıye 15 (450), Aba yağmurluk 1 (20), Kebir bıçak 1 (15), Farisî saat 1 (100), Nuhas–i menkul 1 (40), Hırdavat–ı menzil (25). Yekûn: (2322) + (2500) Mahalle–i mezburede vakî malumu’l–hudud ve’l–müştemilât bir bab mülkü menzilin kıymeti, (200) Medine–i mezbur civarında Dikilitaş nam mahalde vakî yarım dönüm bağın kıymeti.
Minhe’l–İhracat; Techîz tekfîn masarıfı (103), Mahalle–i mezburede vergiye deyni olup memuru tarafından kabz olunan (180,5) Resm–i kısmet ve kaydiye–i defter–i âdî (170,5).
Sahhu’l–bakî= (1762) + (2500) Balada mestur mülkü menzil, (200) Balada muharrer bağ.
Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure Hıssetü’l–İbni’l–mezbur Hıssetü’l–İbni’l–mezbur
(232,5–30 Akçe) Eşyadan (814,5–15 Akçe) Kezalik (814,5–15 Akçe) Kezalik
(312,5) Menzilden (1093,5–10 Akçe) Kezalik (1093,5–10 Akçe) Kezalik
(25) Bağdan (87,5) Kezalik (87,5) Kezalik
Sağiran–ı mezburânın ber vech–i bala hısse–i eresiyeleri olan cem’an bin altı yüz yirmi dokuz kuruş otuz akçeyi vasiye–i mensube valideleri Hafize Hatun ba huccet ve ba kefale idane olduğu iş bu mahalle şerh verildi.
9– Medine–i Balıkesir Karaoğlan Mahallesi mütemekkinlerinden iken bundan akdem helik olan Eci Danyel veled–i Artin’in veraseti zevce–i menkuha–i metrukesi Nazlı binti Sergiz ile ve liebeveyn er karındaşı Karabint veledi Artin’e münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra zevcesi Nazlı ve er karındaşı Karabint marifetleriyle tahrîr ve taksîm olunan helik–i mersumunun terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olunur. 3 Safer 70.
Şamü’l–ecesi antari (10), Frenk şalı (50), Don (10), Ankne antari (55), Tas (10), Aba yağmurluk 1 (5), Yastık şilte (20), Çuval heybe (15), Küp 2 (5), Evan–ı nuhasiye, kıye 11 (165), Değirmenci alatı (50), Kahve takımı (20), Kilim (20), Hınta kile 1 (60), Makas 1 (10), Tencere maa kapak, kıye 2 (30), Leğen (15), Minder yastık (10), İskemle (5), Basma minderlik (20), Şilte 2, Yastık 4 (50), Yorgan döşek (60), Şamdan 2 (50), Nühasi menkul (50), Havan 1 (20), Türkmen kilim (125), Boğmak Altun, Çukur Çeşme nam mahalde yarım dönüm bağın kıymeti (2000), Mahalle–i mezburede vaki malumu’l–hudud ve’l–müştemilât bir bab mülkü menzilin kıymeti (3000), Helik–i mersumun karındaşı Karin zimmetinde bargir akçesinden alacağı olup makbul–ü verese (150), Altun burma (435). Yekûn: (5274).
Minhe’l–İhracat; Mahalle–i mezbure vergisine deyn–i (105), Resm–i kısmet ve kaydiye–i defter–i âdî (137). Yekûn: (242) Sahhu’l–bakî, (5033).
Hıssetü’z–zevceti’l–mensume; 1319–30 Akçe, Hıssetü’l–ehi’l–mersum; 3955,5–30 Akçe.
10– Medine–i Balıkesirî’de Emirza Bey Mahallesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat iden Mahmut bin Mehmet’in veraseti zevce–i menkuha–i metruke Hava Hatun binti Ömer ile sulbiye sağire kızı Habibe ve liebebeyn er karındaşı İbrahim bin Mehmet’e münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağıre–ı mezbure Habibe’nin tesviye–i umuruna kıyl–i şer’i’den vasiye nasb olan validesi Havva Hatun ve liebebeyn er karındaşı İbrahim talep ve marifetleriyle tahrîr ve takdîm ve bey‘ ve taksîm olunan müteveffay–ı mezburun terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olunur. Tahrîr fi’l–yevmi’s–sabi min şehr–i saferü’l–hayr, sene seb‘ıyn ve mieteyn ve elf.
Gömlek 1, don 1, kuşak (10), Aba pırpıt (15), cevfe miltan (50), Frenk şalı (10), Peştu tek, Çuval 4 (30), Düfenk (50), Araba maa takım (180), Evan–ı nuhasiye, Fi 23 (348), Kısrak ra‘s, maa semer (50), Melazi kile 5, fi 35 (150), Darı kile 3 (60), Şaîr kile 2 (50), Bulgur kile 1 (60), Karasığır ineği ra‘s 2, maa buzağı (500), Karasığır düvesi 1 (100), Karasığır öküzü çift (600), Keçi ra‘s 4 (120), Toklu ve koyun ra‘s, fi 25 (2800), Koç ve koyun ra‘s 235, fi (9400), Medine–i mezbur civarında Kaya nam mahalde vaki yarım dönüm bağın ber vech–i tahmin kıymeti (250), Mahalle–i mezburede vaki bir bab mülk ber vech–i tahmin kıymeti (1500). Yekün, (15260).
Minhe’l–İhracat; Techiz Tekfin ve kafaret ve savm ve yemin beraber vasiyet–i müsbet an vasi Hacı Hüseyin bin Ali (40), Mahalle–i mezburenin camii şerifinin tamirine hibe lede’s–sübut (200), Mahalle–i mezbur Avârız hanenin nukut ve mevkufuna vakf eylediği (100), Mahalle–i mezbure de Sakar Çeşmesine vakf eylediği (100), Hulaka Çeşmesi’ne vakf (100), Mahalle–i mezbure vergisine deyni (215), Ber vech–i bala zikr iki ra‘s karasığır öküzü mütevaffanın zevcesi Havva Hatun’un müstakil malı olduğu lede’s–sübut (600), Ber vech–i bala zikr iki ra‘s karasığır ineği ile bir ra‘s düğe, bir ra‘s dana mezbur Havva Hatun’un malı olduğu lede’s–sübut (600). Ber vech–i bala zikr bir kıta Kürüm bağı ile mahalle–i mezburede vaki malumu’l–hudud mülkü menzilini El–hac Hüseyin bin Ali’ye bin yedi yüz kuruşa bey‘ olduğu iştira ve kabul idüp tahtından zimmetini ibra ve mezbure Hacı Hüseyin dahi Hava Hatun salifü’l–beyan bin yedi yüz elli kuruşa bey‘ oldahî iştira ve kabul idüp semen–i mezkur’dan zimmetini ibra eylediği lede’s sübut (1750). Resm–i kısmet (132), Kaydiye–i defter–i âdî (22,5–10 Para). Yekûn: (10119,5–15 Para).
Sahhu’l–bakî= (5140) Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure (642,5), Hıssetü’l–binti mezbure (2507), Hıssetü’l–ehi lehüme (1927,5).
Sağıre–i mezbure Habibe’nin ber vech–i bala hısse–i eresiyesi olan iki bin beş yüz yedi kuruşu vasiye–i mezbure validesi Havva Hatun kendi umuruna sarfla istihlak idüp meblağ–ı mezkuru sağıre–i mezbure Habibe’ye zimmetinde vacibü’l–eda ve lazmü’l–kaza deyni olduğunu ikrar ve itiraf eylediği iş bu mahalle şerh verildi.
11– Medine–i Balıkesirî’de Sahn–ı Hisar İçi Mahallesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat iden Molla Hüseyin bin Ali’nin veraseti zevce–i menkuha–i metrukesi Zeliha Hatun ****ti Mehmet ile sulbiye sağire kızları Aişe, Rabia ve Ümmühan ve zevce–i ulasından mütevellid sulbi sağir oğlu Ali’ye münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağıre–ı mezburunun valideleri tesviye–i umuruna kıyl–i şer‘iden vasiye nasb olan valideleri Zeliha Hatun ve zevce–i ulasından mütevellid sağır oğlunun tavsiye–i umuruna validesi Aişe Hatun talep ve marifetiyle tahrir ve bey‘ ve taksîm olunan müteveffay–ı mezburun terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olunur. 29 Safer 70.
Gömlek, don (7,5), Sarık 1 (2), Don 2 (8), İplik alacası antari (30), Cevfe abdeslik (10), Çuval (5), Melazi 4 (120), Hınta kile (50), Çavdar kile 1 (30), Kuşak (2), Evan–ı nuhasiye Fi 19 (285), Karasığır ineği ra‘s (200), Tosun ra‘s 1 (80), Merkep (70), Sandık 1 (3), Hırdavat (10), Nakd–i mevcut (47), Afyon şinik (8). Yekûn: (951,5), Mahalle–i mezburede vaki malumu’l–hudud ve’l–müştemilât bir bab mülk–ü menzil kıymeti (1500),Mezbure civarında Hırbalı yeri nam mahalde yarım dönüm bağın kıymeti (150).
Minhell–İhracat; Techiz Tekfin masarıfı (64,5), Mahalle–i mazbure vergisine deyni (95), Resm–i kısmet ve kaydiye–i defter–i âdî (69).Yekûn: (228,5).
Sahhu’l–bakî = (723,5) + Balada mestur menzil kıymeti (1500),Balada muharrer bağ kıymeti(150).
Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure: (88) Eşyadan,(1875),(185);Hıssetü’l–ibni’l–mezbur: (254) Kezalik, (525) Kezalik,( 52,5) Kezalik;Hıssetü’l–binti’l–mezbure: (127) Kezalik, (262,5) Kezalik, (26) Kezalik;Hıssetü’l–binti’l–mezbure; (127), (262,5), (26);Hıssetü’l–binti’l–mezbure; (127) Kezalik, (262,5) Kezalik, (26) Kezalik.
Sağırân–ı mezburânın ber vech–i bala hısse–i eresiyeleri olan cem’an üç yüz seksen bir kuruş on beş parayı vasiye–i mezbure valideleri Zeliha Hatun kendi umuruna sarfla istihlak idüp mablağ–ı mezkuru sağıran–ı mezburanlara zimmetinde vacibu’l–eda ve lazımü’l–kaza deyni olduğunu ikrar ve itiraf eylediği iş bu mahalle şerh verildi.
12– Medine–i Balıkesirî’de Börekçiler Mahallesi mütemekkinlerinden iken bundan akdem helik olan Viran oğlu Hacı Etor veledi Evanis’in veraseti zevce–i menkuha–i metrukesi Horpis binti Toros ile validesi Margirit binti Ecietor ve sulbü sağir oğulları Karabit ve Bakriç ve sulbiye sağir Horsima’ya münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağır–ı mezburânın tesviye–i umuruna kıyl–i şer’i’den vasiye nasb olan valideleri Horsima ve balik–i mersumun valideleri Margirid taleb ve marifetiyle tahrîr ve takdîm ve bey‘ ve taksîm olunan balik–i mersumun terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olunur. 12 Rabîulahir 70.
Gömlek 3 (15), Ankne uzun antari 3 (25), İç donu 1 (2), Cevfe abdeslik 1 (50), Fes 1 (2), Kuşak 1 (5), Evan–ı nuhasiye, Fi 15 (232,5) , Tepsi 1 (5), Kahve takımı (10), Şamdan 1 (5), Çanak 2 (3).
13– Medine–i Balıkesirî’ye tabi At Karyesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat iden Koca Mustafa bin Abdullah’ın veraseti zevce–i menkuha–i metrukesi Aişe binti Hasan ile zevce–i ulasından mütevellid kebire kızları Hatice ve Emine’ye münhasıra olduğu ınde’ş–şer’ül–enver zahir ve nümayan olduktan sonra zevce–i mezbure Aişe Hatun ve kebire kızları Hatice ve Emine talep ve marifetleriyle tahrîr ve takdîm ve taksîm olunan müteveffay–ı mezburun terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olundu. 15 Rabîulahir 70.
Telli antari (60), Köhne fermane (3), Döşek 1, yorgan 1, yastık 3 (66), Köhne kilim 1 (25), Sandık 1 (2) Orak, nacak, çapa, saban demiri (34,5), Saban 1 (5), Çuval 3 (15), Çıkrık 1 (15), Evan–ı nuhasiye Fi 6 (90) Göğnek (5) Küp 5 (10), Saman çit 1, Şinik 2 (9) Araba (120) Karasığır öküzü çift 1 (300), Karasığır düğesi ra‘s 1 (60), Öz, şinik 5 (15), Şair kile 1 (20), Evan–ı nuhasiye, kıye 12, (22,5), Bulgur şinik 2 (30), Afyon tohumu şinik 2 (25), Tarhana şinik 1 (15). Yekûn: (950)–(50) Techiz Tekfin masarıfı = (900)–(24) Resm–i kısmet ve kaydiye–i defter–i âdî = (876) Sahhu’l–bakî.
Hıssetü’z–zevceti’l–mezbure: (108,5); Hıssetü’l–binti’l–mezbure: (183,5–10); Hıssetü’l–binti’l–mezbure: (383,5–10 Para).
14– Medine–i Balıkesirî’de İzmirler Mahallesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat iden Hatice binti Halil nam Hatunun veraseti zevc–i metrukî Osman bin Mehmet ile babası mezbur Halil bin Hasan ve anası Zeliha binti İbrahim ve Sadriye sağire kızı Gülsüm’e inhısarı lede’ş–şer’u’l–enver zahir ve mukarrer olduktan sonra sağıre–î mezbure Gülsüm’ün anası müteveffa–i mezbureden müntakîl mâl–ı mevrusinî hıfz ve tesviye–i umuruna kıyl–i şer’i’den vasıy–i mensubu min kabli’l–ümm cedd–i samimi Bor Halil bin Hasan ve Zeliha talep ve marifetleri ve marifet–i şer‘ile tahrîr ve takdîm ve beyne’l– verese alema farazallah tevzi’ ve taksîm olunan muhalefat defteridir ki, ber vech–i âtî zikr ve beyan olunur. 17 Rabîulahir 70.
Tel çekme antari 1 (80), Çetari antari 1 (50), Yaldızlı kuşak 1 (40), Penbe ipliği, kıye 3 (36), Ketan ipliği 2 (30), Gergef peşkiri 5 (20), Çulhalık ve sade peşkir 2 (5), Parça börüncek (15), Cedid penbe gömlek 3 (27), Çarşab 1 (8), Müsta’mel gömlek 3 (8), Köhne terlik 2 (10), Cedid basma şalvar 1 (10), Köhne basma şalvar 1 (5), Yörik ve penbe, direm 500 (10), İplik (5), Def’a iplik (2), Astarlık bez top 1 (10), Alaca parça hırdavat (3), Tencere, Tabak 2 (8), Sandık (5), Örtü döşek, 1 kat, (50), Def’a şalvar 1 (3) Zevci Osman zimmetinde ma’kut mihr–i müecceli (20) Cem’an. Yekûn: (420)–(12) Resm–i kısmet ve kaydiye–i âdî = (448) Sahhu’l–bakî li’t–taksimi beyne’l–verese.
Hısse–i zevci el–mezbur Osman: (103–15 Para); Hısse–i ümmü’l–mezbure Zeliha (68–36 Para–2 Akçe), Hıssetü’l–ebi’l–mezbur Halil (68–36 Para–2 Akçe) Hısse–i binti’l–mezbure Gülsüm (206–30 Para).
Sağıre–i mezbure Gülsüm’ün ber vech–i bala hısse–i eresiyesi olan iki yüz altı kuruş otuz parayı min kabli’l–ümm cedd mezbur Halil bin Hasan teslim olunduğu iş bu mahalle şerh verildi.
15– Medine–i Balıkesirî’ye tabi Kavaklı Karyesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat (iden) Ümmühan Hatun binti Abdullah’ın veraseti zevc–i metrukî İsmail bin Mehmet ile sadriye sağire kızı Atike ve sadriye kebire kızı Fatıma ve liebeveyn kız karındaşı Zeliha’ya münhasıra olduğu ınde’ş–şer’u’l–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağıre–i mezbure Atike’nin tesviye–i umuruna kıyl–i şer’i’den vasi nasb olan babası ve velisi İsmail talep ve marifetiyle tahrîr ve takdîm ve bey‘ ve taksîm olunan müteveffiyenin terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olundu. 15 Rabîulahir 70.
Kutnî antari 1 (60), Şam alacası uzun antari (50), Cebmekli şalvar (30), Çenber (50), Gergef peşkir (20), Nakışlı peşkir (3) Yağlık 7 (7), Don 2 (10), Peştamal (5), Küpe altun 2 (6), Sandık 1 (5), Çıkrık (10), Döşek 2, Yorgan (150), Evan–ı nuhasiye, kıye 15 (225), Kilim (15), Terlik 1 (15), İplik alacası antari 2, Gömlek (40), Müteveffiye’nin alacağı Koca Ali’de (212,5), Mihri (25), Müteveffiyenin Kırımlı oğlu Zimmi’de alacağı olup makbul–ü verese (35), Gümüş kuşak (150). Yekûn: (1078,5).
Hısse–i zevci’l–mezbur: (269,5); Hısse–i binti’l–mezbure: (359,5); Hıssetü’l–binti’l–mezbure: (395,5); Hıssetü uhtin lehüme: (90).
Sağıran–ı mezburânın ber vech–i bala hısse–i eresiyeleri olan cem’an yedi yüz on dokuz kuruş vasiye–i mezbur babaları ve velileri İsmail kendi umuruna sarfla istihlak idüp sağıran–ı mezburana vacibü’l–eda ve lazımü’l–kaza deyni olduğunu ikrar ve itiraf eylediği iş bu mahalle şerh verildi.
16– Medine–i Balıkesirî’de Oruçgazi Mahallesi sakinlerinden iken bundan akdem vefat (iden) Hallaç Mehmet bin Mustafa’nın veraseti zevc–i menkuha–i metrukesi Habibe Hatun binti Mehmet ile sulbiye sağıre kızı Havva ve mutallak zevcesinden mütevellide kebire kızı Hatice ve müteveffiye zevce–i ulasından mütevellide sülbiye kebire kızı Âdile ve liebeveyn er karındaşı Halil ve liebeveyn kız karındaşı Fatıma’ya münhasıra olduğu ınde’ş–şer’u’l–enver zahir ve nümayan olduktan sonra sağıre–i mezbure Havva’nın tesviye–i umuruna kıyl–i şer’i’den vasiye nasb olan validesi Habibe Hatun ve kebire kızlar Hatice ve Âdile ve er karındaşı ve kız karındaşı Halil ve Fatıma talep ve marifetleriyle tahrîr ve takdîm ve taksîm olunan müteveffay–ı mezburun terekesidir ki ber vech–i âtî zikr olundu. 17 Rabîulahir 70.
Don 3, Gömlek 2 (30), Ankne antari (5), Cevfe miltan 1 (10), Döşek 2, Yastık (20), Evan–ı nuhasiye, kıye 100 (240), Rakik, kıye 10 (10), Melazi, şinik 1 (10), Afyon tohumu, şinik (10), Def’a evan–ı nuhasiye 2 (30), Bel 1, Çapa 1, Külnük 1 (20), Köhne kilim 2 (10), Hırdavat–ı menzil (20), Zağnospaşa Camii Şerifi kurbunda bir bab dükkanın kıymeti (250), Medine–i mezbur civarında Fazlı Kuyusu nam