Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » İslam Türk Kültürü » Tarih, ‘devlet eli’yle silinmiş

İslam Türk Kültürü Bu bölümde Türk kültürünün tarihi, bugün geldiği nokta ve değişim evreleri hakkında bilgiler bulabileceksiniz...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-30-2006, 02:44   #1 (permalink)
Sahip :p
 
Tunaltay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 11,026
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 17499
Rep Derecesi: Tunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond repute
Tunaltay is offline  
Varsayılan Tarih, ‘devlet eli’yle silinmiş



Hattat Dr. Süleyman Berk, Türkiye’de hat sanatının en güzel örneklerini taşıyan pek çok levhanın devlet eliyle yok edildiğini belirtti.

Süleyman Berk, Türk Edebiyatı dergisinin aralık sayısına yazdığı ‘Tarihi silmek’ başlıklı makalede, Bursa Ulucami’de bulunan Hattat Abdülfettah Efendi’ye ait eşsiz güzellikteki levhaları örnek gösteriyor ve 1927 yılında çıkarılan bir kanuna dayanılarak yapılan tahribatın hangi boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor. Abdülfettah Efendi’ye ait levhaların tahrip olmadan önceki ve şu andaki fotoğraflarını birlikte sunan Berk, sözkonusu kanuna dayanılarak yapılan bu tahribatı anlamsız buluyor ve “Kanun, Osmanlı hanedanlarını öven ibarelerin kapatılmasını emrediyor; fakat mâbet içinde bulunan kitâbe veya hat levhalarla ilgili bir hüküm getirmiyor.” diyor.

Hemen her gün önünden geçtiğimiz pek çok tarihî yapı, cami, türbe, çeşme ya da resmî binanın üzerinde duran, tahrip edilmiş veya sökülmüş tuğra ve eski yazılar dikkatinizi çekmiştir. Bu tahribatı yapanların tarihî eser hırsızları olduğunu düşünüyorsanız yanılırsınız. Çünkü, 1927 yılında çıkan ve halen yürürlükte olan bir kanuna dayanılarak yapılan tarihi eserlerdeki tahribat, bizzat ‘devlet eli’yle gerçekleştirilmiş. Nasıl mı? 28.5.1927 tarihli kanun, “Resmi bina olarak kullanılan yerlerde Osmanlı saltanatını temsil için konulmuş tuğra, arma veya hanedanı metheden kitabelerin sökülerek müzelere konmasını; eğer yerlerinden kaldırılması esere ya da binaya bir zarar verecekse, üzerlerinin eserin kıymetine bir halel getirmeyecek şekilde örtülmesini...” emrediyor. Sanat tarihçileri, Atatürk’ün yaşadığı dönemde birkaç istisna dışında bu kanunun uygulanmadığını, uygulananlarda ise eserlere zarar verilmemesi için azami özen gösterildiğini söylüyor. Ancak daha sonra ‘Tek Parti’ döneminde pek çok savcı, kendini tarihi eser avcısı yerine koyarak cami, türbe, çeşme ve resmi binalarda; tuğra, arma ve Osmanlı padişahlarını öven yazı peşine düşmüş. Ve bugün izahı güç, onarılması mümkün olmayan bir tablo ortaya çıkmış.

Tahribatın sayısız örneği var

Bu konudaki çok sayıda dramatik olayın en dikkat çekici olanlarından biri, Bursa’da yaşanmış. Bursa Ulucami’de asılı olan Buruc Suresi’nin 21 ve 22. ayetlerinin bulunduğu hat levhada, eseri yazan Hattat Abdülfettah Efendi’nin imzasının bir kısmı, imzanın içinde ‘hazine-i hassa-i şahane’ ibaresi yer aldığı için boya ile kapatılmış. Yine Ulucami’de Abdülfettah Efendi’ye ait bir başka hat levhanın durumu ise daha iç acıtıcı. ‘Allah Hu’ yazılı levhada hattatın imzasının bulunduğu kısım tümüyle kapatılmış. Ulucami’dekine benzer tahrip örneklerini çoğaltmak mümkün. Bunlar arasında en çok bilineni, İstanbul Üniversitesi’nin Beyazıt kapısındaki tuğra ve kitabeler. Kapının Beyazıt Camii’ne bakan kısmındaki tuğra ve ‘Dâire-i Umur-ı Askeriye’ yazısının üzeri mermer levha ile kapatılmış. Tuğranın üzeri bugün T.C. yazılı mermerle kapalı, ancak yazının üzerindeki mermer levha daha sonra sökülmüş. Yine aynı şekilde kapının iç tarafındaki tuğra ve Fetih Sûresi de 1930’lu yıllarda mermer ile kapatılmış. Ancak, 1950’lerde bunların üzerindeki mermerler sökülerek kapı, orijinal şekline getirilmiş.

İstanbul Taksim’deki Galatasaray Lisesi’nin kapısındaki Osmanlı tuğrası da yerinden sökülmüş. Bu tuğranın yerinde daha sonra Ziyad Ebuzziya’nın girişimiyle yapılan taklit bir tuğra bulunuyor. Geleneksel sanatlar üzerine yazdığı pek çok eserle tanınan sanat tarihçisi Prof. Uğur Derman’a göre, kaybolan simgelerin en önemlisi, Sultan Reşat tarafından Eyüp Sultan semtinde yaptırılan mektebin kapısındaki kitabe. Osmanlı Devleti’nin ünlü hattatlarından Hattat Vasfi tarafından yapılan kitabe, halen yürürlükte olan bu kanun bahane edilerek söküldü. Sökülen kitabenin de diğerleri gibi nerede olduğu bilinmiyor. Yine Teşvikiye Karakolu, Ortakçılar Karakolu, Çarşamba Karakolu ve Çinili Karakol’da bulunan arma ve kitabeler silinmiş. Karaköy Karakolu, bu yapılar arasında en iyi korunanı. Yapının iç ve dış cephesi orijinal halinde. Ancak Sultan Abdülaziz arması kırık olarak yapının yanında duruyor. İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in Galata Kulesi’ndeki tuğrası ve Orhan Bey’in Bursa Gümüşlü’deki türbesinin üzerindeki tuğra da kültürel tahripten nasibini almış iki örnek.

Tarihi kayıtlara geçen bir başka olay da şöyle: Sultan V. Mehmed Reşad, Eyüp Sultan’a olan hürmetinden dolayı bu semte defnedilmeyi istemiş ve (vefâtında cenâzesini o sıralarda iktidarda bulunan İttihâd Terakkî’nin ortada bırakacağından endişelendiği için) henüz saltanatta bulunduğu yıllarda (1909-1918) türbesini Mimar Kemâleddin Bey’e (1870-1927) inşâ ettirmiş. Türbesinin hemen yanına da “Eyüp Sultan Reşâdiye Nümûne Mektebi”ni yaptırmış ve okulun kapısının üstüne konulması için de bir kitabe yazdırmış. Ancak okulun kapısının üzerindeki bu kitabenin yeri şimdilerde boş. Sultanahmet’teki Cevrî Kalfa Mektebi’nin (şimdiki Türk Edebiyatı Vakfı binası) yarısı kazınmış kitabesi de, bir utanç abidesi gibi o günlerin hazin hatırasını aksettiriyor. Aynı yerde bulunan işlevsiz haldeki çeşmenin tuğraları da aynı dönemde kazınmış.

Yapılanlar hukuka sığmaz’

Bu yıl Cumhuriyet’in 82. kuruluş yıldönümünü kutladığımızı hatırlatan Uğur Derman, bir kanun bahane edilerek Osmanlı’ya karşı yürütelen davrınışa bir anlam veremiyor: “Hangi hukuk anlayışına sığan bir davranıştır bu? Şahısları beğenmeyen devlet, yeniden bina yaptırırsa mesele kalmaz, biter. Ama eskiyi kullanacaksa bânisinin ismini değiştirmek veya yok etmek hakkını nereden bulur? Kanun metnini okuyunca, gâyet mâsumâne ifadeyle, kitabelerin müzeye kaldırılmasından bahsedildiği görülüyor; fakat uygulanması Maârif Vekâleti’ne bırakılınca bunların âkıbetini düşünebiliyor musunuz? Tarihi eserler bir bir harap edilmiş.”
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 01:43.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382