Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Eğitim Bölümü » Dersler, Ödevler & Tezler » Kitap Özetleri » Japonya-Edwin P. HOYT

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
Eski 01-18-2007, 02:53   #1 (permalink)
Sahip :p
 
Tunaltay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 11,026
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 17499
Rep Derecesi: Tunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond repute
Tunaltay is offline  
Varsayılan Japonya-Edwin P. HOYT


KİTABIN ADI Japonya

KİTABIN YAZARI Edwin P. HOYT

YAYINEVİ VE ADRESİ Gençlik Yayınları Güneşli - İSTANBUL

BASIM TARİHİ 1995

KİTABIN YAYIM MAKSADI Kültür Hizmeti


KİTABIN ÖZETİ :
Milliyetçilik olur olmaz vesilelerle savrulan sloganlarla, günden güne güçlenen bir akım haline gelir. Siyasi arenadaki 'askerlerin iktidar üzerindeki etkisi' tartışması, artık kronikleşmiş. Batılılaşma sorunu bir tekerlemeye indirgenmiş : "Batı'nın teknolojisini, bilimini, yani 'iyi' yanlarını alalım, ama gerisine kapıyı kapalı tutup geleneklerimizi koruyalım ... " Ya ekonomi? İyi olacak ama, sürmekte olan savaş çok kaynak tüketiyor "lafları yoğunkaşmıştır.
Bu tablo size çok tanıdık mı geliyor ? biz çok uzaklardan,Japonya'dan söz ediyoruz. Japonya'nın yüzyıllara yayılan çelişkilerle dolu savaşı, herkesten çok, doğuyla batı ve değişimle gelenek arasındaki konumu bir türlü netleşemeyen Türkiye için dersler içeriyor.
Amerikalı tarihçi Edwin P. Hoyt'un Japonların önce iktidara, sonra intihara, ardından tekrar iktidara giden zorlu mücadelesini anlattığı bu çalışma hem Japonlar'ın hem de bizzat Batı'nın efsanelerini çürütmekten çekinmiyor. Nesnel,berrak ve sonuç olarak dehşet verici.
Bugün hala, Amerika'daki birkaç evde, Japon askerlerinin kafataslarından yapılmış hatıra eşyaları bulunduğunu biliyor muydunuz? Hatta bir kendini bilmezin, başkan Roosevelt'e bir Japon askerinin kaval kemiğinden yapılmış mektup açacağı hediye etmeye kalktığını? Ya da Japonlar'ın Nanking'i işgal ettiklerinde yaptıklarının, en az Naziler'in Aushwitcz'i kadar dehşet verici olduğunu? İntihar pilotu kamikazeleri biliyorsunuz, peki intiharı kurumlaştırarak hayata geçiren Japon askeri entrikalarını da biliyor musunuz?
Bu Kitapta, sizi, yüzyıllara yayılan savaşın allak bullak edecek ayrıntıları ve birçok büyük dersi bekliyor. Dehşet verici , trajik, bazen ' dayanılmaza dayanmayı' gerektiriyor. Zaten hiç kimse, efsanelerden dokunmuş bir perdeyi aralayıp arkasındaki gerçeğe çıplak gözle bakmanın kolay olduğunu iddia etmiyor...Amerikalı tarihçi Edwin P. Hoyt, 1800'lerden başlayarak Japonların büyük savaşını, eşine az rastlanır bir berraklıkla anlatıyor. Çok yönlü bir savaş bu. Önce, Doğu halklarının Batı tarafından sömürgeleştirilmesine karşı çıkan bir ulus var ortada. Ardından bu 'onurlu' çıkışın kisvesi değişiyor ve zihniyet netleşiyor: "Doğu'nun (ve giderek dünyanın) gerçek imparatoru olalım ve batılılar sömüreceğine biz sömürelim ..." İçerdeyse başka savaşlar yaşanıyor. Orduyla donanmanın savaşı, ordu ve donanmayla imparatorluğun savaşı,liberal subaylarla şahinlerin savaşı, sivil siyasetle militarizmin savaşı...
Hoyt, savaşın arka planını, toplumsal - ekonomik - siyasi dinamiklerini kafanızda hiçbir karanlık nokta bırakmadan çizerek, atom bombası'nın atılışına kadar geliyor... Belki siz de birçok kişi gibi, Japonlar'ın savaştan çekilmesinin nedeninin atom bombası olduğunu sanıyorsunuzdur. Hayır, İmparator savaşı çok daha önce de bitirmek istiyordu ama, kendisine, yani Japon sistemine göre Tanrı'ya 'izin' verilmiyordu. Atom bombası atıldığında da aynı şey oldu ve bir grup asker sarayı bastı... Sonra ? Sonrasının öncesinden hiç farkı yok, Japonların teslim oluşları, belki de savaşlarından bile daha çok siyasi dersle dolu... Özellikle Doğu-Batı, değişim-gelenek çatışmalarının hiçbir zaman gündemden inmediği Türkiye İçin...
Japonlar 1980'lerde, krallığın liderleri tarafından uzun zaman önce belirlenmiş bir yazgıyı izliyorlardı. Japonlar'dan Asya'nın ve belki de dünyanın liderliğini isteyen bir yazgı. Yürekten inanıyorlardı bu yazgıya. Kendi uygarlıklarının ; edebiyatı, sanatı ve yazılı dilini ödünç aldıkları Çin toplumundan ve teknolojiyi ödünç aldıkları ,Batı - özellikle Amerikan - toplumu dahil olmak üzere bütün diğerlerinden üstün olduğuna inandıkları gibi.
Bu kitap, yazgısının peşindeki Japonya'nın hikayesidir. Batı'nın Japonya'ya gözünü çevirmesinden; iki büyük hasmın, Birleşik Devletler'in ve Japonya'nın 1951 yılında 47 ülkenin de katıldığı bir barış antlaşması imzalanmasına kadar. Mücadele elbette bitmedi ama 1952 yılında, Japonya o güne dek hiç yaşamadığı ve 1980'lerde gelecek hakkında pek çok soru işareti doğurcak yeni bir aşamaya girdi. Bu kitabın ilgi alanı 1853 - 1952 yılları arasındaki olaylar ve varsa bu olaylardan çıkarılabilecek derslerdir.
Sonuç olarak Japonlar ilk kez 1860 yılında yapılan ticaret antlaşmasının imzalanmasını kutlamak üzere Birleşik Devletler'e gittiklerinde Amerikan kültürünün günlük yaşamdaki uzantıları karşısında hayretler içinde kaldılar. İnsanlar balolarda dans ediyor,'zarif' hanımlar toplum yaşamında erkeklerle bir arada bulunabiliyordu. Ülkelerine döndüklerinde gözlemlerinin bu bölümünü dedikodu malzemesi olarak saklayıp, binlerce millik uzaklıkları birleştiren demiryollarından, buhar gemilerinden, taş ve demirden yapılmış dev binalardan, su ve kanalizasyon sistemlerinden ayakkabı fabrikalarından, pamuk dokuma hanelerinden demir ve çelik dökümhanelerine, çok sayıda basılan modern gazetelerden, tramvaylardan ve kendilerine tamamen yabancı gelen karmaşık ve mekanik bir toplumun yüzlerce diğer görünümünden bahsettiler. " Bu..." diye anlattılar şoguna. "Mutlaka göze alınması gereken bir meydan okumadır." Bizler de bu mantıktan yola çıkarak tehdidin mutlaka askeri yollardan gelmeyeceğini anlamış olmalıyız. Batı toplumu olarak nitelendirdiğimiz teknolojik olarak gelişmiş toplumlar gerçek anlamda bizler için bir tehdit unsuru oluşturmaktadır ve bu unsura karşı koymanın yolu onlardan öğrenmek ve kendi içimizde bunu her kesime öğreterek teknolojik olarak gelişmektir. Daha sonra da onlardan bağımsızlığımızı kazanmaktır. Gerçekten de Japonya'nın yaptığı bu olmuştur. 1860 yılında Hollanda'dan bir gemi aldılar ve bu gemiyi kullanmayı öğretmelerini istediler. Daha sonra japonlar her yerde tersaneler kurdular ve kendi deniz filolarını kurdular. Bu sadece bir örnek. Bugün geldikleri nokta ortada.
__________________
Herşeyi bilirim mi diyor gençlik? Herşeyi yaparım mı diyor ihtiyarlık?





Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 02:32.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382