Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Kitapsever Bölüm » Temellerin Duruşması 1-2 / Ahmet Kabaklı

Kitapsever Bölüm Yeni çıkan kitaplar hakkında buradan bilgi sahibi olacaksınız.

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 04-25-2007, 17:08   #1 (permalink)
anubis
 
Mesaj: n/a
 
Lightbulb Temellerin Duruşması 1-2 / Ahmet Kabaklı


Temellerin Duruşması 1-2


Bu kitap kendisinden bir yıl sonra doğduğum Cumhuriyetimize adanmıştır. Yakın tarihimizi yalan ve yanlış okutmanın felâketli çelişkileri ve millî birliğimizde yaptığı çatlak ortadadır.
Bu çatlağı biraz olsun onarmak niyetiyle, bu kitabın Cumhuriyete ve onun başlangıcına ait bazı doğruları araştırmak emeliyle yazıldığı söylenmelidir. Önceki (Osmanlı) devleti olmasını dilediğimiz Cumhuriyetin manevî temelleri burada karşılıştırılacaktır.

Türkiye'de esasen başlamış bulunan "restorasyon" (onarım) çağına bu kitapta bazı fikir kapılarının açılmasına çalışılacaktır.


Kabaklı, "Temellerin Duruşması 2 / Gazi ve Atatürkçüler" kitabında, sahte Atatürkçülerin gerçek lider ve kahraman Atatürk'ü nasıl istismar ettiklerini anlatıyor. Onların aziz Atatürk'ün adını kullanarak nasıl yanlış işler yaptıklarını açıklıyor.

Merhum Kabaklı şöyle diyor: "Hür ve serbest düşünen insanları 'Atatürk düşmanı' diyerek mahvederler. Türettikleri bu heyulânın 'Atatürk' olduğuna bizim cebren inanmamızı isterler. İtiraz eden veya gerçeği açıklayan biri çıksa hemen aforoz ederler. Sunî katedralleri, bankaları, matbaaları, gizli dernekleri, ders kitapları, sayısız soyguncu klüpleri, fikir mafyaları, işkence çeteleri ile manevî engizisyonda parçalarlar... Gerçek insan ve seçkin Atatürk yerine, uydurma ve hurâfeleri kimse kabul edemez; etmemelidir. Şimdi bu milletin vazifesi: Uydurma tarih ve inanılmaz efsanelerden kurtulup Atatürk'ün gerçeğini bulmaktır."

Atatürk istismarının bu millete ve bu milletin değerlerine düşman olan o sinsî çevreler tarafından çok ustalıkla yapıldığına dikkat çeken Kabaklı, "Atatürkçülük, Tanzimat'tan bu yana türlü teklifler veya devrimler şeklinde geliştirilen çağdaşlık akımının bir safhası olması gerekirken, körü körüne batılılaşmanın, dinden, milliyetten ve manevî değerlerden kopmanın bayrağı olarak kullanılmaktadır" diyor. Ahmet Kabaklı, Atatürk istismarcılarının o eşsiz kahramana haksızlık ettikelirine de dikkat çekiyor: "Çok hayıflanarak ileri süreceğimiz bir kötülük de Atatürk'ü putlaştırma ve hatta 'tanrılaştırma' cinayetleridir. Çünkü 'Kahramanı, asıl putlaştırdığınız zaman öldürürsünüz' gerçeğini herkes bilmektedir. 'Putlaşan Atatürk'ü çocuklarımıza ustaca telkin edip çıkarlar sağlamak, mefaat ve imtiyazlarını da iyice haklı hatta kutsal göstermek için Cumhuriyet boyunca, onun büyüklüğünü sömürmüşlerdir. Putlaştıran efsaneleri, masalları ve olağanüstü menkıbeleri bu yüzden uydurmuşlardır. Türk tarihi ve yakın tarih, yalan ve uydurmalarla donatılmıştır."

Birinci kitap olan "Temellerin Duruşması" okurdan hak ettiği ilgiyi görmüş, Türkiye Yazarlar Birliği'nin fikir ödülünü almış ve 150 binden fazla satmıştı. "Temellerin Duruşması 2 / Gazi ve Atatürkçüler" kitabı da, birincisinden çok daha fazla okura ulaşacak ve Atatürk'le ilgili objektif değerlendirmelere büyük ölçüde katkıda bulunacak gibi gözükoyor.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-25-2007, 17:08   #2 (permalink)
anubis
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan


TEMELLERİN DURUŞMASI

Yazar: Ahmet KABAKLI
Yayınevi: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları


l. Bölüm

*Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet'in karşılaştırılması
Osmanlı Devleti, Türklüğün kurduğu en uzun ömürlü, en geniş topraklı, orijinal medeniyetli ve saygıdeğer bir devlettir. Devlette asıl unsur olan Türkler, (millet-i hakime) farklı yapılara sahip insanlar arasında bir bağ olmuştur. (E.M) Cumhuriyetin temelinde de 600 küsür yıllık bu şuuraltı manevi miras vardır.
Türk tarihinde ilk defa kendi varlığının yüzde yüze yakın olduğu ülke cumhuriyet Türkiye'sidir. Eğer cumhuriyet, kendi insanlarını soyca-ırkça olduğu gibi iman ve kültürce de Türk yapmayı başarırsa, bu devletin kalıcılığı Osmanlı'dan daha sağlam olabilir. Her iki kuruluşta da benzerlikler vardır:
İkisinin de Anadolu'da kurulması, kuruluş sırasındaki baş düşmanları (Bizans Yunan), kuruluş öncesi umumi manzara, aynı idealleri paylaşma, iki büyük şair (Y.Emre ve M.Akif), iki kurucuya verilen “gazi” lakabı (Osman Gazi, Gazi M.K)
Türklüğün değişmeyen ve zorlama ile değiştirilemeyen ülküleri vardır, ki bunlar bütün Türk devletlerinin oluşumundaki temel mayadır. Bunlar ise:

1-Devlet-i ebed müddet (Sürekli devlet ülküsü)
2-Hakim ruh ve fetih zihniyeti (Tanzimat ve sonrasında kompleks)
Son iki asrımızın en büyük yanılgısı, mukaddeslerin inkar edilmesidir. Nitekim, Temmuz 1923'te içlerinde M. Kemal'in de bulunduğu bir grup mebus, yaptıkları toplantıda anayasaya resmi din olarak hristiyanlığin yazılmasını görüşmüşler ancak neticede bunu gerçekleştirememişlerdir Bunu ise M.Kemal önlemiştir.


* Milli Mücadele'nin hedefleri:

1-Misak-ı Milli. (Türkçe ve Kürtçe konuşulan bütün vilayetlerimiz bizim olacaktır. M.K)
2-Emperyalistlere karşı zafer.
Mücadele sonrasında tarihi temellere bir örneğini zikrettiğimiz gibi ters hareketlere girilmiştir ki; bunun da geçmişi Tanzimat ve öncesine kadar uzanmaktadır. Avrupa'ya duyulan medyuniyet ve meftuniyet ile birlikte İslam’ın mani-i terakki olduğu düşünülmüş neticede etüd edilmeden alınan düzenle melerle yanlış mualecede bulunulmuştur. Bütün bu yamanmalara rağmen Batı'dan hala daha yüz bulamadığımız ise aşikardır.
*Tanzimat: Üç önemli şahsiyeti Ali, Fuat ve M. Reşit Paşa'lardır ki mutlak biçimde Batı'ya tabi kimselerdi. Gazeteler ilk defa etkili bir güç olarak yönetim üzerinde tesirli olmuşlardır.
*Meşrutiyet: Cumhuriyet devrinde Batı'ya karşı olan eziklik anlayışının hocası mesabesindedir. I. ve II. Meşrutiyetler askeri darbelerle açıldılar ki; bu bir anlamda 1960-71ve 80 darbelerinin de başlangıcı olmuştur. Tek parti ve parti diktatörlüğü de ilk defa II. Meşrutiyetle ortaya çıkmıştır.
*Milli Mücadele: TBMM tarafından gazilik ünvanı verilen M. Kemal'e (19 Mayıs ile Cumhuriyetin ilanına kadar olan devre de) yaptığı maneviyata uygun faaliyetlerinden dolayı Şeyh Sünusi Hz. ve M. İkbal gibi zatlar tarafından “seyf'ul-islam, mücahid” vs. sıfatlar ile tavsif edilmiştir. (Sonrası ise malum. Yazara göre sonradan olanlardan M. Kemal'den çok etrafındakiler mesuldür.)


* Hilafet ve II. Abdulhamid: Sultan'ın İslam ile alakalı amaçları;

a)Devletin devamını sağlamak,
b)İslam dünyasını manevi birliğe kavuşturmak,
c)Haçlı ve emperyalist istilasını engellemek.
şeklinde özetlenebilir.
Sultan'a azami derecede hürmetkar ve tabi milyonlar vardır ki; bunlar gönderilen bir Hafız Osman hattı Kur'an ve Selam-ı şahane ile emir altında tutulu yordu.
Milli Mücadele'de de bahsettiğimiz gibi önce hilafet lehinde M. Kemal ve İ. İnönü'nün tavırları görünüyorsa da sonradan hilafete karşı bir nefret kampanyası başlatılmıştır. Hilafet kaldırılınca başta Hindistan olmak üzere İslam dünyasından oldukça sert tepkiler gelmiş ancak buna mukabil Avrupa'dan da tebrik telgrafları gönderilmiş ve M. Kemal'e “II.Luther” denmiştir. Ayrıca hilafetin kaldırılmasını başta İngilizler olmak üzere birçok düşman devlet müslüman ülkeler nezdinde aleyhimize kullanmıştır. Neticede halen daha İslam dünyası nın birçok yerinde bize bundan dolayı nefret hakimdir.
Laiklik ve Atatürkçülük: (En çok suiistimal) edilen meselelerdendir ki; bu hususta bir kavram kargaşası yaşanmaktadır. Türkiye Devleti laik devlet olamadığı gibi dine sahip çıkan bir devlet de değildir. Atatürkçülükte de ölçü kaçırılmış -haşa-peygamber, tanrı vs sıfatlar yakıştırılmış ve bu konu inanan insanlar üzerinde bir baskı aracı yapılmıştır.(5816 ,163 vb)


Dinde Reform çalışmaları:

Bu hususta acele davranılmamış, tepkiler ölçülerek tedricen çalışılmış ve bu çalışmalar da ulema takımından kimselere yaptırılmıştır. Mesela, hilafetin kaldırılması teklifini Urfa mebusu Şeyh Saffet'e verdirmişler, Şer'iyye Vekaleti'nin kaldırılmasını ise Musa Kazım ile Abdullah Azmi savunmuşlardır. Böylece hem yapılanlara şer'i dayanaklar bulunmuş hem bunların tavırlarını gösterip dindarların itibarları sarsılmış hem de halkın İslam'dan soğutulması düşünülmüştür. Camilere musiki aletlerinin konması, Türkçe Ezan ve Kur'an gibi fikirler üretilmiş ve bunlardan bazıları maalesef uygulanmıştır. Bütün bu faaliyetler de Avrupa ve Amerika'dan ciddi manevi destek görmüştür.


II. Bölüm

Tek parti döneminin inanılmaz zulümleri İttihat ve Terakkiden mebus olup tamamen milli şef diktatörizminin izlerini taşımaktadır. Dine ve dini müesseselere karşı takınılan tavır, basına uygulanan kimi zaman trajikomik olan sansür, Milli şef ve M. Kemal'in tabulaştırılması, TBMM'de muhalif gruba mensup mebuslara yapılan baskı ve suikastlar bunlardan bazılarıdır. Mecliste muhafazakar fırkanın çalışmaları da çıkan Şeyh Said isyanı ile sona erdirilmiş, Takrir-i sükun kanununun ilanı ile de birçok gazeteci ve ulemaya mensup müslümana zulmedilmiştir. Şapka kanunu ve neticeleride malumumuzdur.
Fethi Bey'in kurduğu bahsettiğimiz Serbest Fırka'nın ömrü sadece üç ay on gün olmuştur. Tek parti döneminin en mühim menfi faaliyetlerinden birisi de dilde ve eğitimde yaptıklarıdır ki; hala daha izleri silinememiştir. Güneş dil teorisi, öztürkçe, Darwinizm vs. Tabulaştırmadaysa, M. Kemal’e -haşa- mehdiyet, keramet, hatta uluhiyet isnad edilmişti.


III. Bölüm

Yeniden ve tüm hızıyla başlayan Batı'ya tabi olma illeti süratle yayılıyor ve neticede geçmişi toptan inkar, maziyi tahkir ve mefahire saldırı başlatılıyordu. Ancak tarihi bir hata işliyoruzdur, çağdaşlaşmakla Avrupalılaşmayı bir birine karıştırmışızdır. Başlangıçta sadece teknik ve fennini alalım dediğimiz halde icraatte öyle olmamıştır. Balolar, güzellik yarışmaları, kılık-kıyafet düzenlemesi vs. hususlar ilerleme zannedilmiştir.


lV. Bölüm

Yolsuzluklar konusu üç bölümde incelenebilir:

a) Maneviyat, milli ahlak, mukaddesat ile ilişkisi kesilen halk manen soyulmuş
b) Devlet, devleti devlet yapan adalet, demokrasi gibi değerlerden soyulmuş
c) Ne batılı ne doğulu, ne müslüman ne hrıstiyan olmuşuz, belirsizlikler yığını haline gelmişizdir.
Tek parti döneminde parti mensuplarının gördüğü hususi muamelelerin ise haddi hesabı yoktur.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-25-2007, 17:10   #3 (permalink)
anubis
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan


Şu sıra Birinci kitabı okuyorum, Cumhuriyetin ilk yılları ile ilgili ilginç bilgiler ve yorumlar var
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 05:05.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382