|
||
![]() |
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#2 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Bizim Allah’la irtibattan daha öte herhangi bir güç kaynağımız yoktur. * * * Büyük ya da küçük kendini bir şey zannedenler kaybetmeye namzettirler. * * * Kulluk, niyet ve davranış bütünlüğüne ulaşmanın unvanından ibarettir. * * * Ahireti hesabına endişesiz yaşayanın akıbetinden korkulur. * * * Sadece O’na kul olmak lazım. Bir köleniz olsaydı siz onun başkası için de köle olmasına razı olur muydunuz!? * * * Sağlam bir itikatla Allah’a sığınınca hallolmayacak hiçbir mesele yoktur. * * * Laubali arkadaşlar ve gayr-i ciddi ortamlar insan için en büyük tehlike sayılmalıdır. * * * İstiğna kadar insanı güçlü hale getiren ve güven vaad eden başka bir zenginlik kaynağı gösterilemez. * * * Nefsin nefesini kesmezseniz nefis ve şeytan bir gün keser sizin nefesinizi! * * * Kendi iyiliklerinin hafızı olmak marifet değildir. * * * Her günah başka bir günah için bir referanstır. * * * Ahiretle dünyayı avlamaya çalışmak dine karşı ihanet, Allah’a karşı da saygısızlıktır. * * * ‘Estağfirullah’a yatırım yapmak için söylenen tevazu ifadeleri birer zımnî yalandan ibarettir. * * * |
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Bazı meselelerde aldanmayı, başkalarını zulme uğratmaya tercih etmelisiniz. * * * Münafıkların bahşişi sönük bir gülücüktür. * * * Mü’min övülmeyi sövülme gibi görmelidir. * * * Sabr-ı cemil, sıkıştığın zaman içini Allah’a dökmendir. * * * İnsanları sırat-ı müstakime çağırmada hal önemlidir. * * * Kimde olursa olsun, azıcık samimiyet bir başarı vesilesi olabilir. * * * Tefsir ve te’vile en kapalı beyan sükûttur. * * * Az yemek, az uyumak insan-ı kâmil olmanın vazgeçilmez yoludur. * * * Bir defa yalan söyleyen her zaman söyleyebilir. Bir kere iftira eden de... * * * Esas hürriyet Allah’a kul olmaktır. * * * Allah’ın rızasını istemede ve O’nun adını dünyanın her yerine duyurmada hırslı olmak gerekir. * * * Allah’ı bilmemek demek, hiçbir şey bilmemek demektir. * * * Bilerek bir karıncayı ezen, başına bir şey geleceğinden korkmalıdır. * * * Kendi eksiklerini göremeyenler, kusurlarını asla telafi edemezler. |
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Her hangi bir beklentiye bağlanmış işler, çok kahramanca bile gerçekleştirilmiş olsalar hiçbir gelecek vâdetmezler. *** Sadakatla emniyet birbirine o kadar yakındır ki, ikiz olarak doğmuşlardır dense sezadır. Mü’minin doğru söylememesi yadırganmış, şeytanın doğru söylemesi ise taaccüble karşılanmıştır. *** Kaba söz ve davranışlar ruhunda kabalık olanların dışa akseden hırıltılarından başka bir şey değildir. *** Derinleşme azminde olmayanlar hiç farkına varmadan zamanla sığlaşırlar. *** Bütün mesâvi-i ahlakın kaynağı yerinde saymaktır. *** Yeryüzünde Efendimiz’i (aleyhissalatü vesselam) tartacak baskülü Allah yaratmamıştır. *** Kudsî demek dava adamı demektir. Dava adamı da iddia adamı değil, hareket ve aksiyon adamıdır. *** Allah’ın bir kuluna lütfettiği en büyük nimet ihlastır. *** İşlenen günahlar ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın rahmeti her zaman daha büyüktür. *** Azığı irfan olanlar hiçbir zaman ihlas ve mücahede bezginliğine düşmezler. *** Cenab-ı Hak’la sağlam bir irtibat tesis edemeyenler, insanlarla da iyi bir münasebet ortaya koyamazlar. |
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Allah’a yakın olmayanların ufuklarında her zaman bu’d (uzaklık) rüzgarları eser. *** Yaptıkları işlere “ben” mülahazasını katanlar onları kirletiyorlar demektir. *** Beyan, kalbin sesi soluğu olabildiği ölçüde kıymet kazanır. *** Kulluğunun idrakinde bulunan bir iman erine düşen vazife Sonsuz karşısında sıfır olmaktır. Kendini sıfırlamayanlar Sonsuz’a kat’iyen ulaşamazlar. *** İnsanı, Allah’ın rızasına i’lâ-yı kelimetullahtan daha hızlı ulaştıracak bir vesile bilmiyorum. *** İbadetler, sadece bilmesi bir kıymet ifade eden Zât’ın bilmesine bağlanmalıdır. *** Sebeplere riayetsizlik de Allah’a karşı bir nevî saygısızlıktır. *** Hiç kimseye köle olmamanın tek yolu Allah’a halis-muhlis kul olmaktır. *** Laubalîlik Allah’tan uzakta olmanın, ciddiyet ise Allah’a yakın bulunmanın en açık alametidir. *** Allah’ım, bize, neyi, nerede ve nasıl konuşacağımızı öğret! *** Allah’ım! Göz açıp kapayıncaya kadar dahi olsa, hoşnut olmayacağın şeylerle bizi baş başa bırakma! |
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Mü’minin şiârı, oturup bahtına ağlamak değil, bahtını aydınlatmaya çalışmaktır. *** Bir insan Allah içinse, Allah da onun içindir. *** Allah’ım, ne olur ruhumun abidesini her zaman dimdik tut! *** Mazinin ızdırabını ve hâlin sıkıntısını hafifletecek en büyük iksirlerden birisi de geleceğin güzelliklerinin ümidiyle yaşamaktır. *** Allah’ım, Sen’den sadece Sen’i istiyorum.. Sen’den hoşnudum. Benim ihtiyacımı da Sen biliyorsun. *** Gelin; hep beraber biraz ızdırap dilenelim. *** N’olur Allah’ım, huzurunun mehabetini kalbime duyur! *** Bugün dünyanın başka şeye değil kendisini dinine adamış birkaç deliye ihtiyacı var. Siz onlara “dinin delileri” de diyebilirsiniz. *** Entellektüel, sadece aydın insan demek değildir; o, aynı zamanda bir aksiyon insanıdır. *** Allah’ım, Seni bilebilmem için marifetimi ve aşkımı artır! *** Kusura mazeret arama kusuru katlama demektir. |
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Bir insan için en büyük bir talihsizlik, akıbeti adına hiçbir endişe taşımaması ve beklemediği bir anda görülmedik hesaplarla öbür tarafa göçüvermesidir. *** Özümüze erme, kendi değerlerimizle bir kere daha dirilmemiz demektir. *** Yalanın hiçbir türlüsüyle dine hizmet edilmez. İnsanlarda aşk u şevk uyandırmak için yalan söylenmek bile hizmet düşüncesine ihanet sayılmalıdır. *** Allah’a talip olanlar, O’nun bilmesini ve takdirini yeterli bulmalı; başkaları tarafından bilinme ve takdir edilme beklentilerinden azade kalmalıdırlar. *** Bir sarraf hassasiyeti içinde her şeyin O’nun muradına uygunluğu aranmalı! *** İman yolunun yolcuları hakkında en çok endişe ettiğim hususlardan biri de, sebepler ile netice arasındaki dengeyi koruyamamaları ve Allah’a güvenme yerine esbaba itimat etmeleridir. *** Herkese şirin görünmek, ulaşılamayan bir zirvedir ve bu zirveye çıkmak nebilere de müyesser olmamıştır. *** İnsan, bir şey avlamak istiyorsa ağlarını ızdırap yamaçlarına germeli ve oralarda avlanmalıdır. *** Kendimizi görme açımızı genişlettikçe Allah’ı görme ufkumuzu daraltmış oluruz. *** İ’lâ-yı kelimetullah yolunda rıza-yı İlâhîye yürüyenler, gaye-i hayallerini mantığın eline, mantıklarını da kalbin emrine vermelidirler. *** Zihni kirleten sebeplerden biri de hep başkalarının tavır ve davranışlarıyla meşgul olmaktır. |
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Allah’ın rızasını elde etmekle hiçbir gaye tartılamayacağı gibi onu kazanma vesilesi olarak da i’lâ-yı kelimetullahla hiçbir amel tartılamaz. *** Davranışların tabiata mal olması çok önemlidir. Sahabe çok tabiî bir topluluk idi. *** Yazmasına, okumasına, konuşmasına... aşık olanlar ruhen hasta insanlardır ve onların, muhataplarına müessir olmaları da kat’iyen söz konusu değildir. *** Yanlışları asgariye çekmenin en önemli yolu meseleleri, ehil olanlarla meşveret etmektir. *** İşe derinlik katan ve onu kabul ufkuna götüren iksir niyettir. *** İnsan kalbi gözlerle ve kulaklarla sürekli beslenmiyorsa iman havzına bir şey akmıyor demektir. *** Kur’an’ı Efendimiz’de, Efendimiz’i de Kur’an-ı Kerim’de aramak lazım. *** Şeâire riâyet etmenin, Allah’la irtibata delalet eden emarelerin en önemlilerinden biri olduğunda asla şüphe edilmemelidir. *** Kur’an’sız ümmet de, ümmetsiz Kur’an da gariptir. *** İrşad eksenini bulmak ancak gerçek mürşidlere nasip olur. |
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Gecelerin sürpriz meyvelerini tatmayanlar başkalarını uzun süreli besleyemezler. *** Cennet, Allah’ın insanlara sevgisinin tezahürüdür. *** Cenab-ı Hakk’a ulaşmanın “burak”ı ihlastır. *** Gülde bile diken vardır. İnsanın, gülün kokusunu duymayıp dikenine takılması biraz da kendi ruhundaki dikenlerden kaynaklanır. *** Izdırap bir taraftan çok önemli bir dua, diğer yandan da insanı harekete geçiren çok güçlü bir dinamodur. *** Marifete giden yol nazarî planda ilimden amelî planda da ibadetten geçer. *** Kur’an’ı sadece Arapça’yı iyi bilenler değil aynı zamanda Allah’la münasebeti kavî olanlar anlar. *** Niyeti büyük olanların davranışlarındaki darlığı anlamak mümkün değildir. *** Öyle payeler vardır ki oraya sadece güzel ahlakla ulaşılabilir. *** Satırlarda kalıp sadırlara nüfuz edemeyen bilgi kırıntılarının hiçbir faydası yoktur. *** Hakiki mü’min aynı zamanda bir afv ü safh insanıdır. |
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Mesaj: n/a
|
Hüznün son haddine vardığı nokta, sürura kapının aralandığı aynı noktadır. Onun içindir ki, Mirac senesi, “Senetü’l-hüzün” iken “Senetü’s-sürûr” olmuştur. *** Başkalarının hata ve günahlarını serrişte etmenin bir sorumluluk olduğuna dair hiçbir dinî mesned göstermek mümkün değildir. *** Başkalarının günahlarına takılıp kalma bir kalb marazıdır. *** İnsan, benliğine takıldığı ölçüde şeytana yakın, Allah’tan da uzaktır. “Ben” diyene kapılar açılmaz. *** Başarıları kendinden bilme bir mağlubiyettir. Gerçek başarı her muvaffakiyeti Allah’tan bilmekle kazanılır. *** Çilesizlik ve ızdırapsızlık, insana musallat olmuş çok büyük bir beladır. *** Yollar varıp dayandıkları hedeflerin kıymeti ölçüsünde kıymet kazanırlar. *** Kalb-i selim, içinde gıll u gış olmayan kalb demektir. *** Islaha kilitlenmiş bir toplumu Cenab-ı Allah helâk etmez. *** Maddî-manevî bir çok muvaffakiyet, maddî-manevî bir çok zorlukları aşmaya bağlıdır. *** Allah’la irtibatı olmayan her sohbet ebterdir. |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|