Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz  

Geri Git   Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz > Eğitim Bölümü > Makale e-Book ve Sesli Kitap(Sesli e-Book) Bölümü > Makale Bölümü
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle
Karakalem Dini İlimler Yemek Tarifleri Şarkı Sözleri Free Lyrics Ödev Anne ve Bebek Rehberi iPhone Fun

 
 
 

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-10-2008, 17:28   #1 (permalink)
Profesör
 
menekşe kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2008
Mesaj: 3,528
Tecrübe Puanı: 378menekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond repute
Smile ßeşik İle Kaßir Arası


Her insan bu dünya aleminde bir yolcudur. İnanan da, inanmayan da, mümin de, kafir de, münafık da bu yolculuk üzerine bir hayat sürmektedir. Dünya yolculuğunun ilk durağı beşik, son durağı ise kabirdir. Beşikten mezara doğru hızlı bir yolculuk yapılmaktadır. Kabir durağının sonunda ise ebedi olarak kalınacak bir menzil vardır. O daimi durak ya cennet, yahutta cehennemdir. Ebedi durağımızın cennet olması için bu yolculuktaki durumumuzu, kulluğumuzu ve İslami kimliğimizi sürekli şekilde kontrol altında bulundurmamız lazımdır.

Hayatımızın bir kısmını ibadetle, diğer bir kısmını isyanla geçirmek veya ömür hazinesini çifte standartla, ikilemli bir yaşantıyla heba etmek; manevi zararların ve iflasın en büyüğüdür. Bir yürekte birbirine zıt ve ters iki ayrı anlayış ve yaşayış uyum sağlayamaz, barışık olamaz. İmanın karargahı olan kalbi isyan ve küfürle doldurmak hiçbir müslümana yaraşmaz. Tevhidi bir inanca sahip olan müslüman kalbini isyandan ve küfürden koruma hususunda gerekli olan hassasiyeti göstermesi ve bu hassasiyeti kabire varıncaya kadar devam ettirmesi icabeder. Ebedi hayat olan cennet yurduna vasıl olmanın yolundan ayrılmamak, başka yollara sapmamak lazımdır.

Geçici olan dünya hayatının debdebesine kapılmak, makam, mevki ve maddiyat için İslami emirlerden uzaklaşmak, haramlarla içli dışlı bir hale gelmek, Allaha kul, ahir zaman Nebisine ümmet olmanın şan ve şerefini ihlal etmek hiçbir kabir yolcusuna, hiç bir iman ehline yaraşmaz. Bu hakikati ferdan ferda her müslümanın çok iyi düşünmesi ve ona göre hareket etmesi gerekir.

Dünyanın amel ve ibadet mahalli, ahiretin ise hesap yeri olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır. Ahiret aleminde amel ve ibadet yoktur. Orada ancak dünyada yapılan her türlü hayır ve şerre taalluk eden hesaplar görülür. Kabir adı verilen o daracık toprak eve varmadan, oranın misafiri olmadan önce dünya hayatının kadir ve kıymetini iyi bilmek ve mutlaka gelecek olan hesap gününe çok iyi ve şuurlu bir şekilde hazırlanmak lazımdır. Akıllı ve inançlı insanlar dünya, hayatında, ahiret hayatını kazanmaya ciddi şekilde çalışır ve gayret eder.

En acımasız ve en gaddar şekilde görevini ifa etmekte olan küfür ile zulmün temelinde Kurana, İslama ve müslümanlara düşmanlık yatmaktadır. Kabir ve hesap alemini düşünen, daha doğrusu bunları düşünmekle yükümlü ve vazifeli olan her müslüman konumu ne olursa olsun İslami yaşantısında kusur etmemeye özen göstermelidir. Ya cennet bahçelerinden bir bahçe, yahutta cehennem çukurlarından bir çukur olan kabrin; bir ravza, bir gül bahçesi veya bir cennet bahçesi olabilmesi, insanın dünyada çalışmasına, İslami bir hayat sürmesine ve tevhid inancı üzere yaşamasına bağlıdır..

Azınlıkların konuştuğu, ateistlerin ve inkarcıların konuştuğu, sosyalistlerin ve komünistlerin konuştuğu, kapitalist ve siyonistlerin, masonların konuştuğu, hırsızların ve soysuzların, sarhoşların ve kumarbazların konuştuğu, kısaca İslam dışı herkesin ve her görüşün alabildiğine konuştuğu bir İslam beldesinde Kuranın ve Allahın konuşmasına ve hükümlerine yasak konması veya sınırlandırılmış olması çok önemli ve büyük bir tenakuz/çelişki teşkil etmektedir. Böyle ülkelerde ve böyle çelişkili hallerde müslümanlara ferdan ferda çok önemli vazifeler düşer. Her müslüman İslami yaşantıyı kamil bir manada tatbik ederek ebedi hayatın şerefli bir yolcusu olmaya çalışmalıdır. Bu gayret ve bu faaliyet üzere ebedi hayatın ilk durağı olan kabre varmak her iman ehlinin, her müslümanın değişmez ve şaşmaz şiarı olmalıdır.

Beşikle başlayıp ölümle noktalanan dünya hayatında müslümanlar Peygamber (s.a.v.) Efendimizin buyurmuş oldukları: İnsanlardan öyleleri vardır ki; onlar hayırlı işler için anahtar ve şer işlere karşı sürgü gibidirler. Diğer bir kısım insanlar da vardır ki onlar (bilakis) şer işler için anahtar ve hayır işlere karşı sürgü gibidirler. Ne mutlu o kimseye ki, Allah Teala hayırlı işlerin anahtarlarını onun ellerine vermiştir. Ve yazıklar olsun o kimselere ki Allah Teala şer işlerin anahtarlarını onların ellerine vermiştir. (İbni Mace, Sünen 1/403 H.No:237)

Bu Hadisi Şerif müslümanları hayır işlerde motor ve anahtar, şer işlerde ise sürgü ve firen olmaya davet ediyor. Kendimizi bir hesaba çekelim, bakalım bu peygamber sözünün hangisini üzerimizde görmekte, yaşamakta ve tatbik etmekteyiz. Dünya hayatımız hayır işlere anahtar olmakla mı, yoksa şer işlere anahtar olmakla mı noktalanacak? Böylesine geniş kapsamlı bir sorunun muhasebesi içinde geçen bir hayat; özlenen ve arzu edilen İslami bir hayat olur.

Kainat kitabı olan Kuranı Kerimi yanlış okuyup yanlış anlamak ve hayatımıza yanlış tatbik etmemek lazımdır. Kainatın ve mükevvenatın sahibi olan Allah (c.c.)'ın eseri olan Kurana dört elle sarılmak, onun emir ve yasaklarını tam olarak hayatımıza tatbik etmek yegane kurtuluş ve necat vesilesidir. Ancak bu yol insanı felaha ve selamete götürür.

İnsanın beşikte geçen zamanı ile bebeklik yılları bir rüya alemi gibi unutulup gitmiştir. Çocukluk çağı ise oyun ve oyuncaklarla gerilerde kalmıştır. İslami manada her hangi bir sorumluluğu olmayan bebeklik ve çocukluk yıllarının hemen arkasından delikanlılık ve gençlik adı verilen insanın en güçlü ve en hareketli çağı gelir. Hatta buluğdan itibaren başlayan mesuliyet duygusu ve sorumluluk hali ile aranız nasıl sevgili gençler? Dinimizin üzerinize yüklemiş olduğu yükleri benimsiyor mu, yoksa silkip atıyor musunuz? Günlerin, ayların ve yılların nasıl ihtiyarlığa ve nasıl kabire yaklaştırdığını düşünmek, tefekküretmek insanı Allaha yaklaştırır, ilahi emirleri yapıp, haramlardan uzak kalmaya alıştırır.

Beşikle kabir arasında geçen kısa dünya hayatı her insan için bir imtihan mahallidir. Ebedi hayatının rahat ve huzur içinde geçmesini isteyen insan önce tevhide inanmalı ve her halükarda onun gereklerini harfiyen yerine getirmelidir. Kabrinin cennet bahçesi olmasını arzu edenler, necat, felah ve kurtuluş isteyenler İslami bir yaşantıyı benimsemelidir. Gerisi lafı güzaftır..
ALINTI
menekşe is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 04:14.


Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay





HAYATIN RENGİ
Protected by CBACK.de CrackerTracker

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351