|
||
![]() |
|
|
| Öğretmenlere Özel Öğretmenler için hazırlanmış bir bölümdür...Yıllık ve Günlük Planlar, Kaynaklar, dökümanlar yer alacaktır. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Sahip :p
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 10,987
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 13548
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
2. Sınıf ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME: Eğitim öğretim süreçleri belirli davranışların, yeterliklerin, bilgilerin ve becerilerin kazandırılmasını, öğrenciler açısından bakıldığında onları daha ileri bir gelişmişlik ya da öğrenmişlik durumuna ulaştırmayı hedefler. Eğitim programları da belirlenen amaca yönelik olarak eğitim öğretim etkinliklerinin kademeli olarak nasıl organize edilip sunulacağını ifade eder. Öğrenenler, programın öngördüğü alt ve ana hedeflere belirli bir zaman dilimi içinde ulaşmaya yönlendirilirler. Çoğunlukla ulaşılan bir hedef bir üst hedefin ön koşulu niteliğindeki giriş yeterliğini ortaya koyarlar. Sözü edilen sürecin doğal bir sonucu olarak, eğitim öğretimde, belirli zamanlarda programın öngördüğü hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının veya ne derece ulaşıldığının belirlenmesi gerekir. Bu amaçla yeterlik düzeylerini betimlemek için ölçme işlemleri, ölçme sonuçlarına bağlı karar vermek amacıyla da değerlendirme işlemleri gerçekleştirilir. Ölçme, belli bir nesnenin veya nesnelerin belli bir özelliğe sahip olup olmadıklarının, sahiplerse sahip oluş derecelerinin sembollerle –özellikle sayı sembolleriyle– gösterilmesidir. Söz gelimi düzey belirtirken harfler (A, B, C, D, E); işaretler (+, –) gibi semboller ya da sayı sembolleri (1, 2, 3, 4, 5) kullanılabilir. Ölçmeden elde edilen ölçümler, sadece betimsel bir nitelik taşırlar. Kullanılan sembole bağlı olarak nasıl bir karar verileceğini belirleyen ise değerlendirme sürecidir. Değerlendirme sürecinde ölçümler bir kritik değerle, yani ölçütle karşılaştırılır, anlamlandırılır veya yorumlanır. Ölçümün taşıdığı anlam kullanılan ölçüte göre değişir. Söz gelimi geçme notunun 50 olduğu bir sınavda 55 puan alan için “geçer” kararı verilebilirken, ölçüt 65 olduğunda 55 puan için karar “geçemez” olarak değişebilecektir. Eğitim sürecinde ölçme ve değerlendirme işlemleri üç temel amaç için gerçekleştirilebilir: (1) Tanımaya yönelik değerlendirme: Konunun, ünitenin, temanın, dersin ya da bir dönemin başında, bunlara ilişkin olarak öğrencinin başlangıç düzeyini ve yeterliliklerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilir. Sonuçlar, konunun başlangıç düzeyini belirlemede önemli bir veri sağlar. Seviye belirleme sınavları gibi. (2) Biçimlendirmeye yönelik değerlendirme: Genellikle ara hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını, belirlemek, öğrenenlere geri bildirim vermek, süreci denetlemek ve programın yapılandırmasına yardımcı olmak gibi amaçlarla gerçekleştirilir. Bu amaçla yapılan ara sınavlar gibi. (3) Sonuç değerlendirmesi: Konunun, ünitenin, temanın, dersin ya da bir dönemin sonunda, bunlarla ilgili olarak ulaşılan son noktayı belirlemek eğitim programının başarısını ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilir. Çoğunlukla da bireye ilişkin son karar verilirken kullanılır. Dönem sonu sınavları ya da ÖSS gibi. Buraya kadar sunulan bilgilere dayalı olarak söylenebilir ki ölçme değerlendirmede en öndeki konu davranış değişikliği ve bu değişikliklerin gözlenmesidir. Söz konusu durum, kuramsal olarak da davranışçılık olarak isimlendirilen bir yaklaşıma dayanmaktadır. Davranışçılık yarım yüzyıldan fazla bir zamandır eğitim sistemimiz içinde, onu yönlendirici bir dinamik olarak göze çarpmaktadır. Öte yandan, insan doğasına ilişkin gelişen, zenginleşen ve çeşitlenen bilgiler, eğitimi ve buna bağlı alt süreçleri etkilemekte, bir tür değişime zorlamaktadır. Söz gelimi çoklu zekâ, öğrenme stilleri, oluşturmacı (constructivist) yaklaşım, bilişsel kuramlar vb. yeni kuramsal açıklamalar, halihazırdaki eğitim ve öğretim etkinliklerine eleştirel bir gözle bakmayı gerektirmektedir. Özellikle son çeyrek yüzyılda, adı geçen konuların eğitimle ilgili hemen her platformda tartışılmakta olduğu bir gerçektir. Ancak hemen belirtilmelidir ki kuramsal tartışmaların eğitim uygulamalarına yansımaları, özellikle de ölçme ve değerlendirme alanına yansımaları arzu edilen hızda ve nitelikte gerçekleşmemiştir. Geleneksel eğitim anlayışı ve nispeten güncel yaklaşımlar pek çok noktada birbirlerinden farklılık gösterseler de belki bunlardan en önemlisi etkinliklerin ağırlık merkezinin (öğrenmedeki sorumluluğun) öğretmenden öğrenciye kaymasıdır. Yeni yaklaşımlar öğrenmenin, bireyin daha aktif olduğu ya da aktif olmaya yönlendirildiği bir anlayışla gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Bu nedenle günümüz eğitim anlayışlarını “öğrenci merkezli yaklaşımlar” olarak nitelemek mümkündür. Bireysel farklılıklar öğrencilerin öğrenme türünü ve performanslarını etkilemektedir. Öğrenci merkezli yaklaşımların temel esprisi de gelişimsel bir özellik olarak bireysel farklılıkları daha fazla gözetmesidir. Dersi sunan öğretmen, dersin sunum koşulları, kullanılan araç gereçler vb. aynı olsa da öğrenme bir gruptaki öğrencilerin her birisinde niteliksel ve niceliksel olarak farklı farklı gerçekleşmektedir. Burada sorun daha az ya da daha çok öğrenme kapasitesine sahip olunup olunmaması değil, öğrenmenin bireysel farklılıkların etkisinde olmasıdır. Özellikle çoklu zekâ ve öğrenme stilleri teorileri, her bireyin farklı bir algılama ve öğrenme yönelimine sahip olduğudur. O halde eğitim süreci yapılandırılırken bu farklılıkları kapsayacak ve her birine hitap edecek çeşitlikte olmasına dikkat edilmelidir, aynı durum eğitimin tüm alt süreçlerini kapsamalıdır. Günümüz eğitim öğretim yaklaşımlarının gerekçeli olarak sunduğu bilgiler ışığında, ölçme ve değerlendirmeye ilişkin şu hususların göz önünde bulundurulması gerektiği söylenebilir: a. Ölçme ve değerlendirmede öğrenci de aktif olmalı, sürece katılmalıdır. b. Tüm bireysel farklılıkları gözeten bir ölçme değerlendirme yapısı oluşturulmalı, farklı ölçme yöntem ve teknikleri kullanılmalıdır. c. Ölçme ve değerlendirmede sadece sonuçlar değil sonuçlara ulaşmada izlenen süreç de dikkate alınmalıdır. ç. Ölçme ve değerlendirme eğitim sürecinden bağımsız olarak değil, onun bir parçası olarak kabul edilmelidir. d. Öğrencinin neyi ya da neleri öğrenmediği değil, aksine, neleri öğrendiği merkeze alınarak ölçme ve değerlendirme hizmetleri sunulmalıdır. Bu kitapta belirtilen ilkeleri temel alan bir ölçme değerlendirme anlayışına sadık kalınmıştır. Bu doğrultuda klasik ölçme ve değerlendirme tekniklerine ek olarak; a. Öğrencilerin ölçme ve değerlendirme sürecine aktif biçimde katılımlarını sağlamak amacıyla kendini değerlendirme formları hazırlanmış, b. Özellikle çoklu zeka ve öğrenme stilleri odaklı olarak farklı öğrenme kanallarına yönelik formlar (dinleme, konuşma, okuma, yazma, [görsel, işitsel alanlar]) oluşturulmuş, c. Süreç değerlendirmeye ilişkin pratik formlar oluşturulmuş, ç. Belirli zamanlarda değil, sürekli bir gözlemde bulunmaya yönelik alternatif formlar (portfolyo, anekdot vb.) hazırlanmış, d. Rubrik, yapılandırılmış grid, tanılayıcı dallanmış ağaç gibi özellikle yapılandırmacı kuramın öngördüğü alternatif ölçme yöntemlerine yer verilmiştir. Hangi eğitim türü olursa olsun, bireysel olarak düşünüldüğünde esas amaç, bireyin en iyi olduğu alanda, en iyi biçimde, en etkili olarak öğrenme sürecine katılmasıdır. |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|