Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Eğitim Bölümü » Öğretmenlere Özel » Düşünmeyi öğretme söylemi

Öğretmenlere Özel Öğretmenler için hazırlanmış bir bölümdür...Yıllık ve Günlük Planlar, Kaynaklar, dökümanlar yer alacaktır.

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-07-2006, 18:51   #1 (permalink)
dalgalandım da duruldum
 
abis kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 3,938
Tecrübe Puanı: 52
Rep Puanı: 4653
Rep Derecesi: abis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond reputeabis has a reputation beyond repute
abis is offline  
Arrow Düşünmeyi öğretme söylemi


Bu yıl yapılan müfredat değişikliklerinde öne çıkarılan başat hususu özetlemek gerekirse, bunu şöyle ifade edilebiliriz: "Eskinin ansiklopedik bilgi kümelerini öğretmek yerine, şimdi yaratıcı düşünmeyi öğretme esas alınacaktır". Yani, "yoğun" bilgi kümelerinin öğretilmesi yerine, öğrencinin araştırıp bilgiye kendisinin ulaşmasına yardımcı olacak düşünme becerilerinin öğretileceği vurgulanmakta. Yeni müfredat değişiklerini öven köşe yazarlarının bir kısmı, ilköğretimde ansiklopedik bilgilerin bulunduğu kitapların uygulamadan kaldırılmasını büyük bir sevinçle karşıladılar. Buna göre, öğrencileri araştırmaya ve keşfetmeye yönlendiren yeni müfredat, bilgiyi paketler halinde sunan eski müfredattan çok daha iyidir. Bir yazar, bu yeni zihniyetin uygulamaya girmesi beklenen Fransa'dan önce bizde uygulamaya konulmasından dolayı, milli eğitimi alkışladığını yazdı.
Yukarıdaki paragrafta piyasada dolaşan bildik tartışmalardan bir kesit sundum. Şu ana değin izleyebildiğim kadarıyla, tartışmalarda gündeme gelmeyen fakat bence konunun asıl odağını oluşturan iki hususa dikkat çekmek istiyorum. Birincisi, ansiklopedik bilgiyi öğrenme yerine düşünmeyi öğrenme diskuru yeni bir şey değil; bu söylemi yeni diye sunma, yutturmaca değilse şayet korkunç bir cehalettir. İkincisi, ansiklopedik bilgi öğretme ve düşünmeyi öğretme gibi iki yaklaşım her ne kadar farklı görünse de, ortak bir amaca hizmet ediyorlar; yani, iki yaklaşım arasında yalancı bir karşıtlık var. Müsaadenizle bu iki hususu açıklayalım. Bundan önce şunu vurgulamakta fayda var: Bu kısa yazıda amacımız, yeni bir şeyler söylemek değil, literatürde zaten yeterince yer etmiş bazı tartışmalar hiç yokmuş gibi yürütülen tartışmalara karşı, ilgili literatüre dikkat çekmektir.

Kültürü Aktarma ve Düşünmeyi Öğretme

Özellikle 1980'lerden sonra, Amerikalı yazar Hirsch'ün Kültürel Okur-yazarlık adlı kitabını yayınlaması üzerine, uzun süren bir çok tartışma yapıldı. Tartışmalar üzerine, eğitim reformu tartışmalarında iki grup öne çıktı. Birinci grup, eğitimi temelde bir ulusun kültürel birikimini yeni nesillere aktarma olarak ele alır. Burada kültürel okur-yazarlığın ansiklopedik bilgiyi kapsadığına dikkat çekelim. İkinci grup ise, eğitimi, öğretilecek içeriği çok önemsemeyen, bağımsız düşünme becerilerinin edinilmesini öne çıkaran bir süreç olarak ele alır. Aslında bu iki eğilimin kökenleri çok eskilere dayanır. Sadece modern dönemleri ele alacak olursak, birinci grubun yaklaşımın kökenlerini Alman idealist filozof Schleiermacher'da bulabiliriz. İkinci yaklaşımın kökenlerini, İsveç-Fransız romantik filozof Rousseau'da ve Amerikalı pragmatik filozof Dewey'de bulabiliriz. Bu yazıdaki amacımız bu iki farklı eğitim algısının tarihini yazmak olmadığı için, Hirsch ve sonrası tartışmalara kısaca eğileceğiz.

Hirsch'e göre, kültürel açıdan okur-yazarlık demek, modern dünyada ayakta kalmak için gereken asgarî bilgiye sahip olmak demektir. Bu tarz bir okur-yazarlık, örneğin şunu içerir: Kişi, bir günlük gazeteyi eline aldığı zaman, orda bahsedilen şeyleri anlayacak, metnin dayandığı bağlam hakkında belli bir birikimi olacak, okuduğu ile metinde bahsedilmeyen şeyler arasındaki ilişkileri kurabilecek, okuduğunun sonuçlarını çıkarabilecek, yazarın iddialarını değerlendirebilecek vs. Özetle, kültürel okur-yazarlık yaygın olarak bilinen ve insanlar arasındaki bilgi aktarımında 'olmazsa olmaz' bilgi kümelerini kapsar.

Hirsch'ün, Rousseau ve Dewey gibi eğitim teorisyenlerine karşı çıktığı temel nokta, düşünmeyi öğretme yaklaşımının etkili ve işlevsel olmadığı yönündedir. Hirsch'e göre, düşünmeyi öğretme yaklaşımının savunduğu, belli bir içerik öğretmeyip sadece belli formel düşünce teknikleri öğretmeye çalışmakla, okur-yazarlık kazandırılmaz. Hirsch'e karşı çıkanlara göre, bugün öğretilen bilgilerin çoğu birkaç yıl içerisinde eskimekte veya işe yaramaz olmaktadır. Onun için, belli bilgileri paketleyip öğretmek yerine, öğrencilerin farklı farklı durumlarda kullanabilecekleri düşünme becerileri öğretilmelidir.

Yalancı Karşıtlık

Bu iki yaklaşım, yukarıda özetlediğimiz üzere, birbirine karşı olarak konumlandırılmaktadır. Oysa, Shaun Gallagher gibi felsefecilerin dikkat çektiği üzere, bu iki yaklaşımın aynı zeminde hareket ettiğini tespit etmek güç değildir. Yani, bu iki yaklaşım temelde aynı kabullere dayanmaktadır. Bu cümleden olarak şunu diyebiliriz ki, her iki yaklaşım da öğretimin amacını, hızla değişmekte olan modern teknoloji dünyasına öğrencileri hazırlamak olarak kabul eder. Hirsch'e göre, hızla değişmekte olan dünyada kaybolmaktan kaçınmanın yegane yolu, okur-yazar olmaktır. Düşünmeyi öğretmeyi savunanlara göre, değişik durumlarda kullanılabilen düşünme becerileri hızla değişen dünyada öğrencinin ayakta kalmasına yarayacaktır. Dahası, Hirsch, öğrencilere ansiklopedik olarak nitelenebilecek temel kültürel malumatı öğretelim dediğinde, böyle bir öğretmenin öğrencilerin karşılarına çıkan haberleri veya durumları daha iyi değerlendirmelerine yarayacağını vurgular.

Şu açık ki, okunan bir metni değerlendirme süreci eleştirel düşünmeyi içerir. Dolayısıyla, aslında, Hirsch'ün eleştirel düşünmenin kendisine karşı çıkacağını sanmak mümkün değil, o sadece, eleştirel düşünme için belli bir bilgi birikiminin gerekli olduğunu savunmakta. Hirsch, ayrıca, her türlü bilginin değil, toplumda işlevsel bilginin öğretilmesini savunuyor. Yani hem kültürel okur-yazarlığı savunanlar hem de düşünmenin öğretilmesini savunanlar, işlevsel bir eğitim algısına sahipler. Kaldı ki, kültürel okur-yazarlığın işlevsel olması için, bir kısım eleştirel düşüncenin kullanılması gerekir.

Söz konusu iki yaklaşımı karşı karşıya getirenlerin kaçırdıkları nokta, bilgi ve düşünmenin birbiriyle temelden bağlı olduğudur. Yani, bilgi edinmek için düşünme gereklidir; öte yandan, düşünme için bilgi şarttır. Bir çok eğitimcinin ve fenomenologun doğru olarak vurguladığı gibi, düşünme, esasında, bir şey hakkında düşünmektir. Belli bir bağlam ve o bağlama ait bilgi kümelerinden bağımsız bir düşünmenin somut bir karşılığı yoktur; yani, soyut bir düşünme maddi temelleri olan durumlara doğrudan uygulanamaz. Ayrıca, eleştirel düşünmeyi savunanların eleştirel düşünmenin çok dar bir biçimi olan bilişsel ("cognitive") bir algısına sahiptirler. Yani, ideolojik olarak tarafsız bir şekilde eleştirel düşüncenin öğretilebileceğini sanırlar. Oysa böyle bir konumun kendisi ideolojiktir.

Dahası, kültürel okur-yazarlığı savunanlar da aynı konumdadırlar. Yani, eleştirel düşünmeyi öğretelim diyenler eleştirel düşünme tekniklerinin kendisinin ideolojik olarak tarafsız olduğunu söylerken, kültürel okur-yazarlığı öğretelim diyenler öğretilecek bilgi kümelerinin tarafsız olduğunu söylerler. Her iki grubun inancı ortaktır: Öğrencilere sunulan tarafsız araçlar sayesinde, öğrenciler topluma daha işlevsel ve etkili vatandaşlar olarak katılacaklardır. Nihayetinde, her iki eğitim algısı da toplumu dönüştürmekten ziyade onu yeniden üretmeyi esas alır.

Özetle, hem eleştirel düşünme hem de kültürel okur-yazarlığı savunanlar eğitimin ideolojik açıdan tarafsız bir şekilde işlevsel kılınabileceğini sanırlar. Bu ortak yanılgı zemininde ancak bu iki farklı şey, birbirine karşıt gibi ortaya çıkıyorlar. Toplumu dönüştürücü, anlamlı ve ciddi bir eğitim algısı için bu ortak zeminin sağlamlığını sorgulamaya başlayabiliriz.
Not: (Yaratıcı) düşünmeyi öğretme söylemini ele almaya devam edeceğim.

Bekir GÜR
__________________
Yaşamak,gecenin tüm karanlığına rağmen, buğulu bir cama güneşin resmini çizebilmektir
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 00:02.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382