Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Duygu Seli » Okur Köşesi » Sükut ile gürültü arasında / Cemil Meriç

Okur Köşesi Okuduğunuz kitapları burada özetleyebilir, tavsiyelerde bulunabilirsiniz.

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 01-27-2007, 13:49   #1 (permalink)
anubis
 
Mesaj: n/a
 
Wink Sükut ile gürültü arasında / Cemil Meriç


Sükut ile gürültü arasında Cemil Meriç

(S. CEMAL YARGIÇ )


Cemil Meriç meşhur meçhullerden. Kendi semasında parlayan bu tek yıldıza teleskoplarla baksak da, gidip yazdıklarını, tercüme ettiklerini gömülü olduğu yerden yani kitap kurtlarının insafına terk edilmiş dergi sayfalarından çıkarmaya kimse cesaret edemiyor.
Yeni Safak gazetesinden iktibastır.


Onun yerine kitaplarından yapılan üç-beş alıntı ile ayağı yere basmayan ilanı aşk mektupları yazmakla yetiniyoruz. Onu iltifata susuz hayatı boyunca görmezden gelen tutumla vefatından sonra göklere çıkaran tutumun ortak paydası da bu kolaycılık zaten. Halbuki o ne kadirnaşinaslığı hak etti ne de övgü namına yapılan duygusal hezeyanları.

Cemil Meriç bir sükut suikastıyla yaralanmıştı, şimdi ise "gürültüye" gitme tehlikesiyle karşı karşıya. Hakkında yazılar kaleme alınıyor, hatırasına toplantılar düzenleniyor, prestijli kitaplar yayınlanıyor. Ama bütün bu hummalı yayın faaliyeti bir noktadan sonra Cemil Meriç ile aramızda duvar gibi yükselmeye başlıyor. Cemil Meriç'i değil o hamasi yazıları görmeye başlıyoruz. Cemil Meriç, bir noktadan sonra bizim için böylesi kolay yazıların anlattıklarından ibaret kalıyor. Dolayısıyla bir mütefekkiri bütün veçheleriyle tanıma şansını da kaybetmiş oluyoruz.


Evet, bugün itibariyle herkesin bildiğini, tanıdığını kabul ettiği isimlerden biri haline geldi Cemil Meriç. Bu da erbabı kalem, erbabı fikir için bir başka sükut suikastı sayılır. Kapitolü koruyan kazların insafına terk edilmiş klasikler rafına edeple kaldırılan ve bir daha ancak tozu alınmak üzere ele alınan bir dizi kitaba sahip olmak. Bir yazara yapılabilecek en büyük haksızlık bu belki. Hele hele "Edebiyat Cumhuriyeti'nde hiçbir değer kaybedilmemeli" diyen bir yazara böylesi bir baştansavmacılık hiç yapılmamalı.


Vefatının üstünden 19 yıl geçen Meriç'in yarım asır boyunca 30 kadar gazete ve dergide, 50'ye yakını tercüme 400 kadar makalesi yayımlamış olmasına rağmen, henüz elimizde hazırlanmış bir tek ciddi ve kapsamlı bibliyografya çalışması yapılmamış olmasını başka nasıl izah edebiliriz ki?



TERCÜMELER: HARİTANIN İLK PARÇASI


Dücane Cündioğlu'nu farklı kılan da zaten bu nokta. Okuduk ve bildik sandığımız Cemil Meriç'in asıl Cemil Meriç'in buzdağının su üstündeki bölümü kadar küçük bir parçası olduğunu bize gösterdi. İlk cilt olan ve mütercim Cemil Meriç'i anlatan Roman ve Balzac; Şiir ve Hugo altbaşlıklı "Bir Mabed Bekçisi" Etkileşim Yayınları'nca yayımlandı.


Mütercim Cemil Meriç ile tanışmak, onun ilk yenilgi ve zaferleriyle tanışmak anlamına geliyor belki de. Henüz gözlerini kaybetmeden Balzac'ın "İnsanlık Komedyası"ndaki ilk tavafını yapan genç Meriç'in kaleme aldığı ilk tercümeler, ilk etüdler ve ilk tenkidler bugün onu 1970'li, 1980'li yıllarındaki eserleriyle tanıyanlar için o kadar uzak ki. Sanki hiç yaşamamış gibi. Sanki Meriç, doğup büyümemiş de bir uzay gemisinin 1970'li yıllarda "Bu Ülke"ye terk ettiği bir münzeviymiş gibi... Dücane Cündioğlu'nun kaleme aldığı "Bir Mabed Bekçisi" işte bu önyargıyı tekzip ediyor ve varlığından bile haberdar olmadığımız o mesafeyi kısaltıyor.


"Anlaşılmak için değil sevilmek için yazıyorum" diyen Meriç'in romana olan sevgisinin geçirdiği dönüşümü takip etmek bile yaşadığı med-cezirin, dokunurken yandığı zıt kutupların arasındaki mesafe hakkında fikir veriyor. Bir tür olarak tutkuyla yaklaştığı roman gün gelmiş mütefekkirimiz için ölüm ilanını görmek üzere olduğumuz bir kocakarıya dönmüş.


Dünyanın tecessünün yöneldiği tek kutup olan Avrupa'dan ibaret olmadığını görmesi Cemil Meriç'e yeni ve yerli ufukların açılmasına sebep olmuş. Cündioğlu'nun "Bir Mabed Bekçisi" ile ilk meyvesini veren araştırma ve yazma mesaisi Meriç'in medcezir haritasını gözler önüne serdiği için anlamlı ve önemli.


Mesela onun "İnsanlık geliştikçe romana yer kalmayacaktır" demesi ile "bize dönmesi"nin aynı dönemde olması hiç şüphesiz ki kronolojik bir rastlantıyla izah edilemez. Ancak Balzacperest mütefekkirimizin Balzac'ın kaleme aldığı biçim ve içerikten mahrum yeni romanlarda yakalanan "zirve"leri kaale almamasını da anlamakta fayda var. Balzac'ın zengin bir şahıs kadrosuna sahip romanlarını okuyan Meriç için kahramansız günümüz romanı kimbilir ne kadar yavan gelmiştir? Hiçbir yolun Roma'ya çıkmadığı zamanımızda zihninde Balzac'ın anlattığı Paris'i dolaştıran Cemil Meriç'i kınamamamız lazım.


Nitekim Ahmet Turan Alkan'ın "Bulan" değil, "arayan"ın sergüzeşti daha kıymetli görünüyor bana; "Düşünce şüpheyle başlar", "...ilan edilecek hazır bir formülüm yok", "Düşünce dünyasında hiçbir fetih nihai değildir" diyebilen bir adamı seviyorum ben. "Münakaşada zafer mağlup olanındır, yenilmek zenginleşmektir" sözleriyle tartışma ve düşünme edebini inşa cehdine girişmiş bir adam. Yıllar boyunca aynı zihni koordinatta sabitkadem olmakla iftihar etmeyi aklından bile geçirmeden sadece doğru düşünmeye gayret eden kaç komşumuz var; fikir çelişkilerini neredeyse namussuzluk sayan bir iklim, kaç yılda, kaç Cemil Meriç'le karşılaştırır bizi ve onlardan kaçını görür görmez tanıyabilecek gözlere sahibiz?


Düşünce adamının bir zümreye, mere, paniye değil de "tarihe ve kucağında yaşadığı topluma angaje" olması gerektiği fikrini ne kadar güç ve ne kadar geç keşfettik. Cehaletimizi, seviyemizi ve enaniyetimizi ibra ederken bizimle aynı irtifa'da duran adamların cana yakınlığı ne kadar hoşumuza gidiyordu; başkalarının fikri ne kadar cazip ve kelepir, bizzat ve hakkıyle düşünmek ne kadar ızdırap verici ve müşkildi. Cemil Meriç'in kitapları ne şimdi, ne de bir başka zaman üç ayda altmış baskı yapmayacak; bu hakikat bana üzüntü vermiyor; zirveler piknik yeri değildir." sözleri de tutarlılık ve istikrarı putlaştıran, bu puta tapmayan insanları da "dönek" namıyla mahkum ettiği için Cemil Meriç'i anlama şansını baştan kaybeden insanlara neden mahrum kaldıklarına işaret ediyor.


Cemil Meriç, "Kitabı insanlık yazar. Ne mutlu ona bir hece ekleyebilene!" diyor. Dücane Cündioğlu'nun mütercim, münekkit ve mütefekkir Cemil Meriç hakkında yaptığı çalışma ciltler halinde ortaya çıkınca, onu sadece med-cezirleriyle, uçurum ve derinlikleriyle daha yakından tanımakla kalmayacağız. Zira haritanın tamamlanmış olması, hepimizin hayatına birçok hecenin eklenmesine vesile olacaktır.


Ben "mütefekkir" Cemil Meriç'in anlatılacağı "Bir Mabed İşçisi" adlı cildi heyecanla bekliyorum. Çünkü bize pek çok ufuk kazandıran Meriç'in aşamadığı handikapları okumak, yeni ufuklara davetiye çıkardığı için cezbedici geliyor bana. Umarız yapbozun bütün parçalarına bir an önce kavuşuruz, Cemil Meriç'in kim olduğu zihnimizde berraklık ve derinlik kazanır.



Bir Mabed Bekçisi


Cemil Meriç


Dücane Cündioğlu


Etkileşim Yay., 270 s.


01.11.2006
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-17-2007, 22:30   #2 (permalink)
Edeb_ya_hu
 
Ramine kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: SevdaLısı oLduğum Şehirde....
Mesaj: 2,456
Tecrübe Puanı: 78
Rep Puanı: 7311
Rep Derecesi: Ramine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond repute
Ramine is offline  
Varsayılan


Eyvallah...en kısa zamanda okuyabilmek dileğiyle : )
__________________
Aşktır ki, gerisi vesairedir...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-17-2007, 22:33   #3 (permalink)
MaJeStY
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan


Güzel bir konu Fezaaa
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 23:22.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382