Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Duygu Seli » Okur Köşesi » anton çehov hakkında

Okur Köşesi Okuduğunuz kitapları burada özetleyebilir, tavsiyelerde bulunabilirsiniz.

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-21-2007, 22:03   #1 (permalink)
Acemi Öğrenci
 
logossperma kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Konum: marmarada bir yer
Mesaj: 40
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı: 69
Rep Derecesi: logossperma will become famous soon enough
logossperma is offline  
Varsayılan anton çehov hakkında


en son anton çehov'un seçme hikayelerini bitirdim , pazar günü de ali ural beyin anton çehov hakkında bir yazısını okudum. Hem çok şaşırdım, hem de yazıyı okuduktan sonra çok duygulandım, Anton çehovun dindar bir insan olduğu kanaatindeyim ama inşallah rabbimizin hoşnutluğunu kazanıp da gitmiştir dar-ı bekaya.

Bomboş kalbin üzerindeki buz
A. ALİ URAL
Yorgunluğun iptal mührünü yalnız ellerine ve ayaklarına değil, gözlerine ve kulaklarına bastığı zamanlarda bile sonuna kadar dinliyor hastalarını.
Hastalıklarının sınırını geçip başka diyarlara geçseler bile kesmiyor sözlerini. Büyüteçin altında ezmiyor onları; ne sesiyle ne sessizliğiyle. Ünlü bir yazarın öyküsünün hemen başına koyduğu epigrafı ağır bir avize gibi sallandırıyor ruhunda: “Kime anlatsam derdimi?” Karların altında müşteri bekleyen ya da hiçbir şey beklemeyen arabacıyı hatırlıyor hep: “Arabacı İona Potapov bir hayalet gibi bembeyaz. Canlı bir varlık ne denli büzülebilirse o denli büzülmüş, kızaktaki yerinde kımıldamaksızın oturuyor…” Çünkü acısı var arabacının. Kendisini dinleyecek birini arıyor. Kime anlatmaya kalksa susmak zorunda, çünkü dudaklar kulakları gölgelemiş. Hiç kimse dinlemeye hazır görünmüyor. Acısını gayri meşru bir bebek gibi kollarına terk edecekmiş gibi kaçıyorlar ondan. Herkes kendinden söz ederek susturuyor onu. Kelimeleri hapis kalsa yırtılacak kalbi. Sonunda imdadına bir çift iri parlak göz yetişiyor: Atının gözleri! At ‘sahibinin anlattıklarını dinlerken soluğunu onun ellerine veriyor.’

“Acı” adlı bu öykünün yazarıyla iyi tanışıyor doktor. Aynaya her baktığında Doktor Çehov yerini Yazar Çehov’a bırakıyor çünkü. Binlerce yoksul köylüyü nehirler gibi kapısının önünden geçiren aynadaki bu akis işte. Yalnız ücretsiz muayene etmekle kalmıyor, ilaçlarını da veriyor onların. Hayatını yazarak kazanmaya çalışıyor Çehov. Hastalarından ücret almamaya o kadar alışmış ki, bir altın madencisinin eşini muayene ettikten sonra eline tutuşturulan bir deste parayı reddediyor zengin olduğunu ileri sürerek. Ona “Doktorluğu bırak! Kendini tamamen yazmaya ver!” diyen arkadaşlarına, doktorluğu eşi, yazarlığı sevgilisi gibi gördüğünü söylüyor ve “Bundan ikisinin de bir kaybı yok!” diyerek gülümsetiyor onları. “Hayatın özünü kavrama” ve “mutluluk” arasında kurduğu ilinti, Gorki’nin ifadesiyle, yalın, gerçek ve içten olan her şeyi sevdiriyor ona. Sorumluluklardan kaçılmaması halinde dünyanın manzarasının değişeceğine inanan Çehov, “Her insan kendisine ait toprak parçası içinde yapabileceklerini yapsa dünyamız ne mükemmel olurdu! Müslümanlar sevap için su kuyusu kazarlar. Herkes hayatının boşa gitmemesi için arkasında okul, su kuyusu gibi bir şeyler bıraksaydı ne güzel olurdu!” diyor Gorki’ye.

Eline hangi boya geçerse gelişigüzel sürüyor adam! Fakat bir de geri çekilip bakın ortaya çıkan büyüleyici resme! Tolstoy bu teşhisi koyuyor Çehov’un öykülerine Yalta’da. Ve aynı iklimde bir başka teşhis daha konuluyor Çehov’a: Verem. Büyülü anlar kısa olur. Kısa öyküler yazıyor Çehov, görüntülerin, kelimelerin ve davranışların arkasındaki âleme damlatarak mürekkebini. Kısalığı yeteneğin kardeşi olarak görüyor. Ayrıntıyı satır aralarında, yani söylenmeyende arıyor. Öyle bir bütünlük sağlıyor ki, değil bir cümle bir kelime dahi çıkartılamıyor öykülerinden. İyi bir yazar olmanın ağır bedelini ödüyor çünkü. Yeni doğan bebeklere bakın ne söylemeyi tavsiye ediyor kucağa alıp: “Yazı yazmamalısın! Yazar olmamalısın!”, “Yine de yazarlık eğilimleri göstermeye kalkarsa, bu kez sevgiyle vazgeçirmeye çalışmalı. Sevgi de işe yaramazsa, pes edip ‘kayıplar’ listesine eklemeli onu!” diye devam ediyor sözlerine.

Çehov, öyküleri gibi kısa hayatında “kayıplar listesinde” görse de kendini, “kısa öykü” denildiğinde kazanç hanesindeki ilk isim olarak belirdi edebiyatta. 44 yaşında bir otel odasında ateşler içinde yanarken, belki de şuur altında denizin serinliğiyle özdeşleştirdiği bilinmeyen bir denizciyi sayıklıyor ve sorular soruyordu ona. Yıllar önce yayıncısı Suvorin’e yazdığı mektupta sanatçıya düşenin cevap vermek değil, “sadece doğru sorular sormak” olduğunu söyleyen Çehov’un ünlü “Üç Kızkardeş” adlı oyunu da psikolojik bir gerilimle çerçevelenen bir soruya dayanıyordu: “Hayatın anlamı nedir?” Ve bu soruyu şöyle cevaplıyordu oyunculardan biri: “Anlamı mı! Bakın yağan kara. Bunun anlamı nedir!” Çehov’un son sorularını bilmiyoruz ama karısı Olga göğsüne buz torbası koyarak serinletmek isterken, biz onun son cümlesiyle yanıyoruz: “Bomboş bir kalbin üstüne buz koyma!” a.ural@zaman.com.tr
Sayı: 25
Bölüm: Yazarlar


çok duygulu son cümlesi gözlerimin nemlenme nedeni oldu.

Bu mesaj en son " 05-21-2007 " tarihinde saat 22:11 itibariyle logossperma tarafından düzenlenmiştir....
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 23:45.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382