|
||
![]() |
|
|
| Şiir Sizleri duygu seline salacak şiirleri sunuyoruz... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ADAMIM Neden suratın asık neden gül benzin soldu Yine neler neler düşündün adamım Neden öyle irkildin neden yüzünü döndün Bilirsin o sebepten hala kafam çok bozuk Nasıl da çıldırmıştım ben o gün devdim Nasılda parlamıştım alevlenmiştim Öldürdüm inan öldürdüm inan Öldürdüm kahrolayım. Arkamda kapkara çarpık gölgeler Depremler İhtilaller çökük damlar Ağlıyorsun adamım ağlıyorsun adamım Ağlama gül ki kendimi bulayım Dışarıda kar yağıyor sokaklar boş değilmiş Ciğaram var sen çay demle adamım Unutmadan bakıver gece gözüyle gördüm Kıvrılmış penceresi şu bizim yan odanın Nasıl da bozulmuştum nasıl haykırdım Nasılda sinirlendim biliyorsun ya Geliyordum ansızın karşıma çıkıverdi Şu bizim evin penceresi Arkamda kapkara çarpık gölgeler Depremler İhtilaller çökük damlar Ağlıyorsun adamım ağlıyorsun adamım Ağlama gül ki kendimi bulayım Osman Öztunç Ağlıyor Babam Bileğimde kelepçe Dudağımda sigara Yaslandığım duvarda Onun ismi yazılı. Ağlıyor hep böyle Ağlıyor gülmez yüzüm. Ağlama gül bebek Ağlama iki gözüm. Bir elinde 14'lü Bir elinde güller var Ağlıyor ağlıyor Babam. Gözüm gibi karanlık Sözüm gibi daracık Yaslandığım odada Onun resmi kazılı. Bakıyor hep böyle Bakıyor rengi solmuş. Dalıp gidiyor böyle Yıllar onda kaybolmuş. Bir elinde 14'lü Bir elinde güller var Ağlıyor ağlıyor Babam. Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ALİŞAN İstasyon caddesinde kan var İstasyon caddesinde ölüm Bir türlü daha susturuldu hey babam Zebaniler ölüm getirdi Vurdular Alişan'ı vurdular Alişanı vurup seyre durdular Alişan benim dostum O benim arkadaşım Ben ona gardaşım Birazdan bende gidiyorum Söndürsün bu şehir ışıklarını Unutmayın ben hem söylediklerimi Artık vuranlar vurulmalı... Vurdular Alişan'ı vurdular Alişanı vurup seyre durdular Alişan bir gül dalı Alişan bayrak alı Seni vuranlar vurulmalı Osman Öztunç Aşk nereden başlasam, nasıl söylesem aşk yaşanır anlatılmaz ki ne saçı, ne gözü, ne de gölgesi aşk insanoğlunun kendisi gülüm olunmaz dertlere gülüp geçerken bir tatlı sevince günlerce yanıp işinde, okulda veya kahvede aklımın bir yerinde hep o var demek bazen yıldızlara, bazen güneşe bazen karanlığa kafa tutmaktır. ranzama uzanıp ızdırap içinde uyuyup uykusuz uyanmaktır. bir kere gönlüme düşerse bu ah alışır, tutuşur, yanarsın eyvah bazen sevap, bazen gizli bir günah aşk insanoğlunun kendisi gülüm. onu her gördüğünde renginin kızarıp dilinin tutulduğu an dizlerinin bağı çözülür ya birden kalbinin hızlı hızlı vurmasıdır. Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bahtiyarım Ben böyle bahtiyarım Sen gül, sen oyna Okuluna git yavrum Farzet ki bizim yarın Kendine iyi bak yavrum kardeşin ağlamasın Erkenden uyursan Sabah tez gelir yavrum Farzet ki bizim yarın Bak oğlum dinle sözümü Ne diriyim ben, ne ölü Anız altı topraklarda Ben güneşin içindeyim Mavi kanat gökyüzünde İsa ile birlikteyim Dinle, dinle de davran! Zalime kaşlarını çat Zulümü ne gör, ne unut Dar günler içinde öyle zorba bir yolki Karanlığa ışık tut Varıp gerçek olana Sırda nur bulana Bırak Karac'oğlanı bırak pınar başına Yunusla yarış yavrum Erenler, sultanlar, pirler Yardımcı üçler, yediler Vakit gaza vakti yavrum Hazırlan zalime şahlan Alev başlı kartal olup hürriyete kanatlan Durma, durma ha davran! Osman Öztunç Birader Hey güzel insan benim canım kardeşim! Tek tabancasın bu aralar Dostların vardı senin, sevdiğin bir kız Neredeler şimdi, neredeler Bir sen ağlarsın birde martılar Yalnızlığına senin Fişlenmişsin, seni de bitirirler dostum, Haydutlar gezer bu şehirde Sen benim çocukluk arkadaşımsın ulan, Sen gardaşımsın ulan Seni bırakmam tek başına birader Gel ölelim beraber Bu şehir şehirlerin hayırsızıdır Toprağı suyu değişmeli İnsanı insanların uğursuzudur Sonuna kadar dövüşmeli Bir sen yanarsın birde namlular Hürriyet sevdana senin Mimlenmişsin, onlar seni ısırmadan Sen onları yemelisin Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Dağlara Çıkmanın Tam Zamanıdır Zulme çatıp zalimle dövüştüğüm Dertlenip de telaşına düştüğüm Bağrını yarıpta kabir eştiğim Dağlara çıkmanın tam zamanıdır Ululardan bir kutlu ferman ola Ferman ola derdime derman ola Vur yiğidim vur ki vatan varola Kuşlar ölmüş, karanfiller kurumuş Sevdiğimin gözünü yaş bürümüş Yiğitlerim pusatlanıp yürümüş Dağlara çıkmanın tam zamanıdır Üstadımdan bir kutlu ferman ola Ferman ola derdime derman ola Vur yiğidim vur ki vatan var ola Ağlayıpta dizlerimi dövdüğüm Yana yana etrafına döndüğüm Ben gidiyom ver elini sevdiğim Dağlara çıkmanın tam zamanıdır Arslan Bey'den bir kutlu ferman gele Ferman gele derdime derman gele Vur yiğidim vatan kalmasın ele Osman Öztunç Darmadağın sevdaya duran rıhtımın meçhule vuran ahdımın gamla yoğrulan bahtımın güzergahı darmadağın kader ızdırap ağını ömrüme örer gibi mutluluk senin neyine gerek der gibi bu ızdırap tiyatrosu sanmayın kaldı kadrosu sevdamın gönül ordusu karargahı darmadağın Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Davullar Çalındı Her zaman gün ortasında gelirlerdi. Bu sefer gece yarısında geldiler. Ölçüsüz bir kötülük ve merhametsiz kalplerle geldiler. Söküldü bütün kapıların kilitleri. Ve köpeklerle kovalanan bir militan. İhanetin elleri ensesinde, vurdumduymazlığın elleri ensesinde, Soluk soluğa, yüreğinde cehennem acıları ile Koşuyordu tepelere doğru. Ve bir ayin başlıyordu. Gecenin ortasında Gözleri kör, kulakları sağır eden Kalleşliğin üstüne kalleşlikler ekleyen Utanmaz bir ayin. Ve elleri bağrında anneler Evlatlarını göndermek istemezlerdi Yemene gönderir gibi gecenin bir yarısında Ama biliyorlardı. Bu toprak onları kabul eder Onlar için şahitlik ederdi Bir mermi sesi karanlığı tam ortasından ikiye böldü Gecenin derinliğinde cansız bir beden Helal süt emmiş dudaklardan kan damlıyordu... Osman Öztunç Deprem Yerleri gökleri yaradan mevlam Yurduma sunulan bu eser senden İsyan değil bu çıkışım amenna Bilirim ki hayır senden şer senden Alev alev sardı benim yüreğimi his bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bu ne korkunç bir felaket ne afet Yıllardır çektiğini otur bugün hesab et Sağcılar ve solcular, aleviler sunniler Bir gerçeğin farkına varıldı mı nihayet İçindeki ihtirası bir kenara as bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bugün huysuz, bugün asi, inat yurdum, hırs yurdum Niye böyle kahırlandın, döndün bize ters yurdum Bir kudretle üzerine balyoz inmiş örs yurdum Toprak ana yüreğine taş basıyor taş bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Amca, amca deprem geldi göçtü evler ocaklar Bundan sonra istese de oynayamaz çocuklar Ölüler, yaralılar, koptu kollar, bacaklar Eh be dünya ben sana ne diyeyim pes bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Hanım abla ne zaman yardım edeceksiniz Yoksa sizde mi bizi ezip geçeceksiniz Deprem geldiği gece varmıydı sen ben farkı Yoksa bir değilmiydi yaşadığımız korku Allı pullu hanımların yüzü gözü is bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bir gece yarısında evime vurdu deprem Bir gece yarısında aldı yavrumu deprem Bir gece yarısında yıktı yurdumu deprem Binlerce oğlum kızım bu dünyaya küs bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Kanım sensin damarım sen parem sen Çaresizlik içindeki çarem sen Sen kardeşim evet sen eğer yetişmez isen Giyecek kefenim yok üzerime süs bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bu millet bu manzaradan usandı bıktı artık Bu felaket bu ülkenin belini büktü artık Kalanlar yarım kaldı, ölüler koktu artık Ne durursun be rüzgar eseceksen es bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bu depremi fırsat bilen arsızlar Şerefsizler, vicdansızlar, kansızlar Üçer beşer kol geziyor hırsızlar Hergünkinden aşağılık pis bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Unutmadım, yat dedin şimdi de uyut beyim Zehirlenecek iti kafeste büyüt beyim Dut yemiş bülbül gibi sen dilini yut beyim Beklediğimiz yerden duyulmuyor ses bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Memleketi bu hale kim getirdi bey Temeli yok ruhsatı var ne muazzam hatırdı Şeytan aldı cin götürdü hey gidi hey hey Nasıl dersiniz bana açık verme sus bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Bu deprem yeni değil yaşandı daha önce Kaçacak delik aradınız topunuz tutuşunca Yine tedbir alınmadı, şaşılır buna anca Ak sandığım alınlar pas içinde pas bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Dört gün bende kalsaydı memleketin borusu Vallahi de billahi de öttürürdüm doğrusu Hastane, postane, elektrik bir de su Portatif yaptırırdım olmaz olmazsa yardım Buna karşı gelenin boğazını sıkardım Bu yüzden yok burde su içecek tas bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün Gel sen de yaklaş koçum Ayrılma sıklaş koçum Gevşeme pekleş koçum Birleşirsen ne muhteşem ne ala Bu birlikle göğüslenir her bela Vatanımda yatanını bas bağrına bas bugün Yurdumda yerler gökler yas içinde yas bugün... Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
DURMUŞUN TÜRKÜSÜ O her sabah Gün doğmadan horozlar ötmeden eller uyurken Erken kalkar cigara yakar, dağlara düşer dağlara hey, Nedir kimdir kimseler bilmez, hiç yüzü gülmez Hiç söz etmez... Sakin Durmuş derdik adına, Korkarım birgün giderde delmez... ......Garip birşeyler olmuştu...... Bütün köylüler susmuştu, Durmuş erken indi dağdan ..Ve ilk defa konuşmuştu..; Eğilin Anadoluya ayak degil kulak verin, Neden ağlarmış ninem durun susun ve dinleyin....; -Adam şalvarım çarım emeğim terim nasırım kalemim kağıdım yazım, Oğlum kızım karım sazım, gaflet çekerken uyudum; Çoban kurt oluyor....; Tetik düşer can vuruşur can vuruşur..... Bir yaralı aslanki yurdum devinir durur... ...Çakallar birden hürledi Yamur yağdı gök gürledi Üç gün üç gece yağıştan Durmuş gözükmedi Dedilerki kuşlar gider taşlar gider başlar gider iki gözüm Durmuş gider Gider diyar diyar gider... Şimdi ürkek dudaklardan dökülürmüş masal masal Uzun kış gecelerinde Durmuşun Türküsü Çağlar... Osman Öztunç Gün Sazak Kurudu göller pınarlar canım gitti, Devrildi iri çınarlar niye gül fidanım gitti? Bölünmesin diye Millet, baki kalsın diye Devlet Dağlar gibi kemikli et, seller gibi kanım gitti... Paramparça idi ruhum ellerinde bir yumruğum... Tufanı bu mudur nurun diye arşa ölüm gitti... Hey yakınlar uzaklar bekler pusular tuzaklar Tufana dönüşşün Sazaklar göz ışığım günüm gitti Yetim kaldı körpe canlar feryadını nice dağlar Gün doğmak üzere ağam gün batarken inim gitti Bu bir nesildir sürekli gözü pek çatal yürekli Zor günlerinde gerekli tuğ gibi gençliğim gitti Sakarya eski yiğitli, Bağrı kan süslü yiğitler... Zülfen gözlü yiğitler gitti ya gitti... Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Oğul Vatan oğul, Bayrak oğul, Devlet oğul, can oğul Sevmek Nedir? Bunu bilen aşıklara Bismillah Bu oğullar sumeyya can analardan doğdular Rabbi esir dileklerden beşiklerden bismillah, Ad verirken ilk ezandan ilk duyduğum kelamdan Göz ve gönül aydınlatan ışıklara bismillah Emeklerken diz vurduğum, iz vurduğum her yerde Ayaklanıp atladığım eşiklere bismillah Ak önlükler ileyipte belediğim can oğul Ninnilere, destanlara koşuklara bismillah Düşte gördüm kanlı başım Peygamber dizinde Ocaklara eşiklere Bismillah Karamürsel, kara üzüm gözlü mürsel Soy oğul Gündüz bey canemli yiğit Bey dağımca bey oğul! .. Gazi Battal Ülkesinin karayiğit palası Devlet oğul, mürfet oğul, fidan oğul, toy oğul Anam dedin, Babam dedin, Atam dedin BAYRAĞA Hem Albayrak oldun işte hem bayrakta al oğul Bağrındaki kurşunlarla çık Peygamber katına Ol mübarek avucunun içini birer birer say oğul Bet yüzlüler, kem gözlüler hor bakarmış vatana Biz tükenip, yok olmadan olmaz böyle şey oğul Denilmiştir -CAN SAĞ İKEN, YURT VERİLMEZ DÜŞMANA Hem sütümden, hem kanımdan, hem canımdan Bu sendeki huy oğul GAZİ OLUR, ŞEHİT OLUR, İnan OĞUL! ... Osman Öztunç ÖĞRETMENİM Adını penceremin buğusuna yazdım öğretmenim Resmine baktım bir süre Elimden tabancamı bıraktım öğretmenim Çiçeklere güllere su verdim... Üzerime geldi katil rüzgar güllerimi kopardı O gün bu gün çarpışmaktayım Zemheri ile yoğrulmuşum yorulmuş vurgun yemişim Kapındayım yarıcan bak ölmemişim Yorulmuşum vurgun yemişim... Vuracaklar biliyorum vuracaklar öğretmenim Penceremin buğusunda gözyaşları var Cigaramın dumanında nefes nefes... Kaçıyorum alabildiğine yağmurdan Yolumu kesiyor katil rüzgar, Yaralı bir ceylan gibi düştüm kapına, Sığınmak için sana korunmak için Her gün bin kere ölürüm yaşamak için... Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ölüm Şarkısı Çıkma benim bahtı karam, Gece yarısı. Yağar yağmur, rüzgar söyler, Ölüm şarkısı Sevda közünü kül korur. Sağ yanımı dar ağacında. Bir yanıma ferman vurur of. Hilal yıldızlar kucağında. Lanet olsun lanet olsun Kara ellere. Sırtımız coplar indi. Hergün kaç kere? .. Şu sevdamı Rabbim bilir of of Sağ yanımı hal nazarında. Asın beni kim ne bilir? Çamlıbel'in mal pazarında... Osman Öztunç Sessiz Çığlık Tepeden tırnağa tertemiz Ve en insancıl yanımla. Vakit dağların bakır rengiydi Şaşırdılar... Parkamı, palaskamı ve postalımı Çıkarıp bırakınca nehrin kıyısına Üzüldü... Dost üveyikler, kanaryalar ve ağaçlar Demek gitti dediler Bilge yol başçı. Bu üzüntüye fazla dayanamadı anam Ve toprağa düştü usulca gözyaşları babamın Dedim ki onlara... İçimdem kopup giden öncünün Geri dönmeyeceğini biliyorum Sırf bu yüzden İğrenç şairlerin çaldığı şiirlerimi de Bıraktım anaforuna doğurgan bir öfkenin İlişmen bana... Birde beyaz takım elbiseme Ben Vefe Sultan Hazretlerinin Daima bahsettiği Bir dil, bir dilek, bir kültür aynasından Bir başbuğ gönderdim Güneşin geldiği yerden gittiği yöne doğru. Tanrı Türk'ü asıl şimdi korusun. Dinle beni Harun Parkamdan, Palaskamdan; postalımdan Birde o nehirden sana sır vereceğim Zebaniler Üsküdarı basmadan üç gece evvel Şeyh Yahya heybeme Biraz azık, biraz telaş, sayısız düş tohumu Doldurup gökyüzüne gönderdi. Buğdaya, kuru üzüme, tütüne İncire, erik ve kaysıya kıtlık düşmeden Koyuna, yaşlı öküzlere, bil cümle hayvanlara Hastalık bulaşmadan Kervansaray, Bedirkale, Arap Köyü topraklarına Kuraklık düşmeden Gece ile gündüz çekilmeden Yerle göğün arasında Erkekler dölsüz kalmasın Anasından emdiğini yavrusuna emdirsin diye Dişi gençliğim Hürriyet yıldızları yurdumun yeryüzüne Dökülsün emrini verdi. Vird-i evrad ile Sırlara ermiş erenler gece sarhoştular Yıldızların arasında doğrulup Tuğ kaldıranda Bilge Kağan Ey Türk! .. Üstte mavi gök çökmedikçe Altta yağız yer delinmedikçe Senin ilini ve töreni kim bozabilir Haykırışıyla ezilirken zebaniler Uğurladık kutlu törenin son mümessilini Ey yiğitler Sultanı Alparslan Seni görüpte baştan çıkmayan bir aklın başını Ezmek yaraşır Çünkü çirkin bir yılandır o. Toprak yağmura doymadı dedim Sus dedi Güneşe anlatsaydın, doğmayı unuturdu Kahrolayım Şeyh Yahya'dan Vefa Sultan Hazretlerinden Başbuğumdan Birde Üsküdardan ayrılamadım. İlkokul çağlarımdan 29 aşıma kadar Varlığım Türk varlığına armağan olsun Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Susmam Ben bir çocuk yumruklar göğün yüzünü yıldızlar birer birer dökülür güzel sesim yoksulluğumdan dahamı ağır? ufkumu karartan bıçaksa güzel ya konuş bir kalbi ayağa kaldır alda yırt yahut boş suretimi vallahi gücenmem billahi küsmem yeterki sus deme ölürüm susmam namlı görmüş ceylan gibi şahlanan küheylan gibi kükredim bir aslan gibi susmadım susamam susmam ben yüzülsede bu derim ip olsada kaderim yine seviyorum derim susmadım,susamam,susmam ben korkuyorum,gülüm,gülüm kıyacaklar sana gülüm ben ölümden korksa idim burda olurmuydum gülüm? dışarılar zemheri ne durursun gülüm rüzgarlara vurulursun,kurursun gülüm sığınacak bir rüyam da yoktur yalnızım eline düşmüşüm kör vakitlerin ve sokaklar tenha ben ben silahsızım göğsü tekmelenmiş bir çocuktu her yan ya konuş bir kalbi ayağa kaldır alda yırt yahutta boş suretimi vallahi gücenmem billahi küsmem yeterki sus deme ölürüm susmam namlu görmüş ceylan gibi şahlanan küheylan gibi kükredim bir aslan gibi susmadım,susamam,susmam ben yüzülsede bu derim ip olsada kaderim yine seviyorum derim susmadım,susamam,susmam ben. Osman Öztunç Şeyhin Şah varıp gidecem yahya'dan sorup gidecem yahya'dan destur alacam yahyâ'dan sol dağları yarmak için yaracam azgın dağları sürecem kızgın çölleri geçecem bozgun yolları şeyhin şaha varmak için şeyhin şah'yerde gökte ger daim o,varda yokta gerçek güzelliği hak'ta gördü insan ermek için.. Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 1,895
Tecrübe Puanı: 50
Rep Puanı: 4626
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Turnam dağları tardım geldim körbela Veysel karan'a vardım kerbela dedi dergahtan şaşma şer bela döner başımda döner turnalar yüksel turnam yüksel Hakka varalım erenler şehrinde divan duralım ayrılık zor olur sultan göçerler nur verdi sır eyledik hellallaşalım devr-i şan sırrı eylerse beyan kamil olur mu cahil sözüne uyan sırra ergah ol, ateşlerde yan yanar savrulur döner başımda turnalar yüksel turnam yüksel vermeden ara açılan yaranı aşıklar sara cahiller gölünü eğlenmeden geç divan-ı mahşerde gelek yan yana Osman Öztunç Usta Ellerinden değil, ayaklarından öpüyorum. Sebebim, ustam, kocababam, Sana yazıyorum ey gidi ihtiyar... Ellerinden değil, ayaklarından öpüyorum. Köylüydün belki ama onurlu, mağrur, Bilirdin birçok şeyi birçok bilenden. Sıcaklar altında orak sallayan, güneşten kavrulan teni bilirdin, Kendini bilirdin kendini, Köylüydün belki ama... Onaltı yaşındaydım, 'Birgün Türkiye tanıyacak' diyordum beni. Rençberiydim vahşi ve çılgın zaferlerin. Gülerdim benden ileri ve geri olanlara, Dengesiydim her ikisininde. Çocuksu, saf, masum gülerdim. Birazda erkekçe. Onaltı yaşındaydım... Kırıldım belki defalarca, bilki eğilmedim. Utanmadım ruhuma çizilen resminin yırtılışından. Bir gül dalıydım koparılan, çelik bir kol. Her fırsatta kasırgalaşan yellerinde, Yerlerinde yeller eser diyebilecek kadar büyümüştüm. Kırıldım belki defalarca bilki eğilmedim. Bu ezan hani selaya çıkar baba, nefesim acıyor. Sözlerim gözde kaldı artık, kaşlarım sual. Duymasın güzellerin gülü can birazdan giedeceğimi, Birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar. Bende yolculuk telaşı var, Bu ezan hangi selaya çıkar baba. Vurgun yedim baba vurgun... Oltu taşı tesbihim, tütün tabakam ve siyah çakmağım şahit, Birde yüreğime çizdiğim resmin vardı yanımda. Üç damla kan düştü geceye, üç damla baldıran zehri. Vurgun yedim baba vurgun... Ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba, Altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktık, rakipte olacaktı, İkimizin elinde iki ondörtlü ve gece, Birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize, Yıldızlar yağacaktı üzerime, beni sabaha götüren. Ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba. Bir gece düşüme giren ihtiyar adam, 'Muradolsun söyleyim oğul' dedi. 'Zafer nerde gizlidir' dedim. Ömrüne ömür can güzelin yüreğinde, 'Peki, güneş nerde saklanır' dedim 'Yavuzun atının ak yelesindesindeki sırdır oğul' dedi, bir gece düşüme giren ihtiyar adam. Burda insanların yalnız ağzı var. Siyah beyaz bir fotoğrafın içindeyim muzdarip. Düşüncelerim kurşuna dizildi sabaha karşı, Esselatu hayrun minen nevm derken ezanlar, açıldı sonsuza giden yol. Burda insanların yalnız ağzı var... Ne açtı yüreğini güzellerin gülü can nede beyaz atın yelesindeki sırra erdim... Ve buyureyledi ötelerden o ihtiyar adam, Hoşgeldin oğlum Osman, hoşgeldin. Ne açtı yüreğini güzellerin gülü can nede beyaz atın yelesindeki sırra erdim. Osman Öztunç
__________________
Bir ReSSaM Gördüğünde hemen CTRL +W YAP ![]() |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|