|
||
![]() |
|
|
| Şiir Sizleri duygu seline salacak şiirleri sunuyoruz... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Çalışkan Öğrenci
![]() Giriş: Oct 2007
Konum: Müebbet Hapis
Mesaj: 76
Tecrübe Puanı: 4
Rep Puanı: 233
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() |
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra Kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta Atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına Kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere Tahtı çalınmış bir padişahım oysa ben Arayan kayboluşunu hesapsız yolculuklarda Mermiyi yoklayarak silahı koyup da baş ucuma Kurdu beklerken geceleri azıksız bir çobanım ben Acıma istersen kar yağdırsın bu bekleyiş saçlarıma Çıldırtsın bu bekleyiş çıldırtsın çıldırtsın Bir asır beni yalnız yalnızlığıma bıraksın… Kaf kavisler çizerek dolaşıyorsun etrafımı Ne ki unutuyorum muhayyel rastlantılarımı Ömrümün uçurumlarında tutunuyorum sımsıkı sana Beatris’i, Loi Anareas’ı sonra Lamia’yı hatırla Sanma ucuzdur bedeli sevmenin Kırk satırla kırk şiirle kırk sorguyla yarayı dağla Yiğitsen kalbini ele al, yanına sus payı ver ölüme Yiğitsen aklını da al yanına, düşün koca bir yaşam adına Ertele yiğitsen doğduğun günü, saati, dakikayı da Kaf sen olmasan hayret vadilerini bilmeyecektim Bilmeyecektim kendimi suda seyretmeyecektim Narsis’e kızıp, nergis koparmayacaktım. Bir sarnıca düşer gibi düşmeseydim kollarına Divit batmayacaktı ankanın damarlarına Yağmurda ıslanmayacaktı dualarım ve gözyaşım. Kaf, sen kaf nedir bilir misin? Kaf bir nokta ve diğeri Bir iki üç sonsuz nokta ve ünlem Simurg ne zaman anladı si murg olduğunu Bu dağ ne de yücedir azamet gibi Attar kaç şehrini gezmiştir aşkın Bir sokağında kaybolduğumuzu bilse bize güler miydi ki? Sen ki mümkünsüzümsün benim lakin İmkan, kanı çekilmiş ceset değil mi morgda Kaf buruk bir busesin dudağımda Öptüğü gibi kefendeki bebeğini annenin Uğurlarken kutlu yolculuğuna Kaf sonsuzluktan bakan iki göz gibisin Çengelini takıp da beni fizikötesine Ben bensizliğe çeker gibisin Kaf var oldukça sen, sana düşülmüş Bir dipnot olacağım ben hayatın dibine Kaf bugün gözlerin çizgi Bilmem hangi hattat seni ömrüme cizdi. Kaf sana Promethe demiştim Şehrin tanrılarından çalıp da aşkı Güneşi ebedi yakalamak için Yakalamak için ebedi güneşi Bana getirmiştin İnsan değilsin diyorum değilsin işte İğne gibi iliklediğim çengelinle kanatlarından Meleksin göğsüme Bak çırpınıyor dudaklarımda beyaz kelimeler Uçarak bıraksam yasemen saçlarına Bir çift göz bir de yürek Gayri saçlarına hanüman diyecek Kaf’ a bayramlık şiir Her şiir yarım şiirdir Tamamı şairin gözlerinde gizlidir Kaf bir baksan gözlerine ancak O zaman anlarsın sözler ne kadar aciz. Ufkunda maviliğin, gözlerin gezinir. Denizler yüreğe genişlik verir Kaf aşıkların yüreği deniz engin mi bu deniz ? Heykeltıraş heykeltıraş çilek sunan kızlar yapma artık Çalışırken halk pazarında küfe taşıyan kadınlar Kadınlar ve çocuklardır şehri tufandan koruyan Ki Kaf benim merhamettir her yerim Nereye baksam ağrıyacak dünlerim Buğulanıyor umut, çay bardaklarında Genç bir suret erirken bu sokaklarda Ve aksin, ışıktan sütun olup düşüyor duvarlara. Ey ulu çınar adın hasret mi senin Yoksa kuyu musun içime açılan İnönü Parkı’nda Ve bir bayram sabahı öksüz Çocuk kalpleri dolaşır mahşerinde caddelerin Molla Ali, Ali Molla hüzün kokuyorsun Gökyüzü mü deldi minareni Ağlıyor musun? Yakışır mı ağlamak sana böyle bir sabahta Sisli dağ başlarına tüneyen çamlar mutlu şimdi Belki Hızır gezer evleri bu gece Katipler alın yazısını yazar insanlığın sebillere belki Tahtı çalınmış bir padişahım oysa ben Sana bayramlık şiirler versem Tahtımı verir misin kaf…
__________________
Seni görmek umuduyla çıktığım bütün yollardan geri dönüyorum... Sevgim ve ümidim yüreğimde Müebbet Hapis... |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|