|
||
![]() |
|
|
| Şiir Sizleri duygu seline salacak şiirleri sunuyoruz... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Jul 2007
Konum: "Avrupa Yakası:))"
Mesaj: 1,336
Tecrübe Puanı: 98
Rep Puanı: 9576
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() ![]() Sizin hiç “keşke”leriniz oldu mu? “Ah keşke” deyip sızlandığınız, içten içe yıkıldığınız, yarımlandığınız, yolun sonuna geldiğinizi sandığınız oldu mu? Duygularınızla yüzyüze geldiğinizde, yalnızlığınızla başbaşa kaldığınızda, gecelerden sıkıldığınızda, sabahı nasıl edeceğinizi bilemediğinizde, “ah keşke” dediğiniz oldu mu hiç? İnsanlara bakıp onlar gibi olmak istediğinizde bazen, sizde olmayan şeylere onların sahip olduklarını düşündüğünüzde içinizde bir “keşke” kıvılcımı yanıp söndü mü? İş çıkışı, eve yürüyerek giderken insanların arasında kaybolduğunuzu hissettiğinizde ya da bir otobüs durağında ne beklediğinizi, nereden gelip nereye gittiğinizi bir anlık kestiremediğinizde, bir “keşke” gelip de boğazınıza düğümlendi mi hiç? Yol boyunca vitrinleri seyrederken, ayakkabılarınızın kaldırımlarda çıkardığı ses kulaklarınızda yankılanırken, gülüp oynaşarak ya da içindeki denizde kaybolmuş bir halde gizliden ağlayarak insanlar yanınızdan geçip giderken, ne düşündüklerini “ah keşke” öğrenebilseydim dediğiniz oldu mu? Yollarda, parklarda, hastane bahçelerinde, kaldırımlarda ve daha bir sürü yerde karşılıklı oturan insanların birbirlerine bakarken kaçamak bakışlarla, yanlarından geçen şık giyimli bir bey ya da bayanın arkasından ne kadar dertsiz olduklarını düşünürken sessiz çığlıklarla, ne kadar yalnız olduklarını hissedip, “ah keşke” bu sinema oyununun sahnelerini değiştirebilseydim dediğiniz oldu mu? Şehrin yıldızsız semalarında biriken, tozlanmış umutsuzlukları bulundukları yerden indirip yerine umut saçan yıldızlar serpiştirmeyi düşündüğünüz oldu mu? Sokaklarda yalınayak dolaşan, eli yüzü kir içinde ışıltısız gözlerle bakan ya da bir simitçi tezgahında çalışan, ayakkabı boyayan, internet kafelerde saatlerce zaman tüketen çocuklar gördüğünüzde, onları okul sıralarına yerleştirmek, zil sesiyle beraber ellerinden tutup parklarda oyunlar oynamak istediğiniz oldu mu? Bir savaşın ortasında korkuyla bakar gördüğünüzde onları Ortadoğu’da; açlıktan bir deri bir kemik kalmış bir halde ağlayıp da gözlerinden yaşlar süzülmediğini farkettiğinizde Afrika’da; yollarda arabanızın camını silmek, yağmur altında burunlarını çekerek mendil satmak istediklerinde, günde onlarca suç işleyip size zarar vermek istediklerinde, okul bahçelerinde argo konuşup oyun salonlarında birbirlerini bıçaklamak istediklerinde kendi ülkenizde, bu gidişata bir son vermek isteyip de ne yapacağınızı bilemediğinizde, “ah keşke” dediğiniz oldu mu? Hektarlarca orman yanarken içinizde, dumanlar yükselirken gökyüzüne doğru, küllerinizin arasında boğulup arşınlarken çıplak tepeleri, yüzlerce, binlerce, milyonlarca ağaç imdat dilenirken, “ah keşke” dediniz mi hiç? Bir baba oğlunun şehit olduğunu öğrendiği televizyonun önünde yığılıp kalırken, bir ana “vatan sağolsun” deyip de gizlice içten içe yıkılırken, tükenirken, “şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye sloganlar atan bir grubun bütün üyeleriyle gözgöze gelip de onların gözlerinde voltalar atan acıları seyrederken, olduğunuz yere yığılıp kalacağınızı hissedip de son bir gayretle doğrulmaya, başınızı dik tutmaya çalıştığınız oldu mu? Kaç zamandır haykırmak isteyip de yapamadığınız, içinizde biriktirdiğiniz cümleleriniz oldu mu? Bireysel silahlanmaya karşıyken, birden silahı elinize alıp dağlara çıkmak, yaşadığınız şehirlerde birilerinin yollarını kesmek istediğiniz oldu mu? Yıllardır yanyana, aynı yolda yürüdüğünüz, birlikte gülüp birlikte ağladığınız insanlardan, arkadaşlarınızdan uzaklaştığınızı hissedip onlara kuşkuyla bakar olduğunuzu farkettiniz mi hiç? Sizin hiç “keşke”leriniz oldu mu? “Keşke”lerden yorulduğunuz, bunaldığınız; hayattan sıkıldığınız, yaşamın anlamını düşünüp de bulamadığınız oldu mu? Hayatın bu çirkin çarklarına takılıp tökezlediğiniz ya da uzaktan seyretmeyi tercih edip de eliniz kolunuz bağlı oturduğunuz için kendinize kızdınız mı? Kendinizi konuşuyor sanıp da aslında sustuğunuzu, susuyor sanıp da aslında konuştuğunuzu farkettiğiniz zaman, “keşke”lerin “keşke” olmaktan öteye geçemediğini gördünüz mü? İçinizde biri “susma, sustukça sıra sana gelecek” diyorken, “keşke”lerin de yıllarla birlikte akıp gittiğini hissedip, elleriniz titredi, gözleriniz doldu, uykularınız kaçtı mı? Yoruldu mu yüreğiniz? Kuşlar pencerenizde görünmez, çocuklar sokaklarınızda şen kahkahalarla koşmaz oldu mu? Bitti mi hayalleriniz, tükendi mi umutlarınız? Sizin hiç “keşke”leriniz oldu mu? Benim sürüyle “keşke”lerim oldu biliyor musunuz? Ben bir “keşke”den ibaretim şimdi...
__________________
"Ruhumdan başka dostum olmadı ve derdimi dinleyen sadece gönlüm vardı" |
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Doçent Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Jul 2007
Konum: "Avrupa Yakası:))"
Mesaj: 1,336
Tecrübe Puanı: 98
Rep Puanı: 9576
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
adbacım canını sıkmak istememiştim ama hayatın gerçek yüzü işte KEŞKELERRRR
__________________
"Ruhumdan başka dostum olmadı ve derdimi dinleyen sadece gönlüm vardı" |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|