|
||
![]() |
|
|
| Şiir Sizleri duygu seline salacak şiirleri sunuyoruz... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
MUSTAFA CİLASUN Biyogrofi: 1957 yılın da Kayseri doğumlu Mustafa Cilasun İşletme fakültesini 2ci sınıfta, okul heyecanı kaybolduğu için bırakmak zorunda kalır. Daha sonra ticarete başlayarak On yıl kadar ticaretle iştigalini sürdürür. Ulusal bir gazetenin bölge temsilciliğini yaparak yorum yapmak fiiline başlamıştır. Aldığı olumlu bir davet ile kamuda görev yapmaya başlayan Sayın Cilasun yönetici sıfatıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Yaptığı görevler itibariyle Otobüs İşletme Müdürlüğü, İtfaiye Müdürlüğü, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Sivil Savunma Müdürlüğü görevlerini yaptıktan sonra hâlihazırda İdari İşler Müdürlüğü görevini sürdürmektedir. İzedebiyat, antoloji, edebi defter, Sanat âlemi,Şiir ve şair dünyası,Türkiye şairler birliği, Hikâyeler net,edebik,kalbi mecruh,edebiyat dünyası,tabut,şiir ve şair dünyası, şiirreal, Yazıhane, Felsefe, Anlamak, Cemaat com Zemheri edebiyat sayha dergi ve benzeri olan, edebiyat-şiir ağırlıklı sitelerde yazmaya devam etmektedir… Sırası ile bugüne kadar; 125 hikâye,150 makale,44 deneme, 1 anı roman(Nakşeden izler) ve 1350 şiir çalışması bahsi geçen sitelerde okuyucuların ilgisine sunulmuştur. Diyor ki Sayın Cilasun; ”Yazmaktan maksadım şimdiye kadar gönül hücremde hapsolan duygularımın, dostlarla paylaşım esasına dayanmaktadır.” Mutlu bir evliliği olan Sayın Cilasunun dört erkek ve iki kız çocuğu bulunmaktadır. Üç çocuğunun mürüvvetini gören Mustafa Cilasun halen Kayseri de ikamet etmektedir. ( Değerli yazarımız şairler birliği üyesidir.) Ağlama! Evet sen, Ne kadar haklı olsan da, Haklarının gaspıyla karşılaşsan da, Ne olursun gözyaşlarını akıtma, umudunu karatma. Senin, O aziz nefesin var ya, Unutma ki bir gün çıkacak darlığında, Her ne kadar yeis varsa da, sen ne olursun aldırma. Sana, Ben şimdi ne deyim, Biliyorum ki pek çok sefil bir nefesim, Hakikat nerede ben nereden bilirim, kalbinde acizim. Ne yıllar, Tükendi ve nede gasplar, Hep siz mi olacaksınız eziyet yaşayanlar, Hak adına takla atanlar utanmadan şarlatanlık yaparlar. Senin Mahzun halini düşündükçe, Her ne kadar nefesimde takatsizse, Kalbim titremelerde, ruhum bir girdabın hüznüyle sende! Aslında, Bir insanın mayası bozuksa, Hicranda eğer başucumda duracaksa, Serabın solgunluğunda, umuda açılmak hak olmazsa inanma! Ömür, Mütemadiyen böyle yaşanacaksa, Gasp edenler arlanmadan hep cirit atacaksa, Ruhum prangalarda İsanın hikâyesini yaşayacaksa sen ayıkla! Akidemim, Münhal yozluğunda, Maslahatların sağanağında nefes alınacaksa, Azimet kimin umurunda, mağfiretin hakikati anlaşılmayınca! Korkmak Uzvi değil kalbi olmalıdır, O kalp sahibinden arî nefes almamalıdır, Hak her yanımı kuşatmalıdır kelam o vakit anlamını bulmalıdır. Gitmeler nihaidir, Beklemeler fecrin zindeliğindedir, Şafak, umutların nefesinde aşikâr olan gerçektir. Kim neyi bilir, hikmet nerede gizlidir, o sabır benin terazimdir. Mustafa CİLASUN |
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Nefesimle anlamlaşan an! Şimdi Yıllara sâri yorgunluğumu Kime ve hangi gerekçelerle anlatmalıydım. Açılacak Sahifelerden ne ummalıydım Dost kimliğinden o vefayı kime sormalıydım. Bahaneler İçinde yozlaşan muhabbeti Kim için hangi kalbi itminanlıkta dilemeliyim. Zaman Her serzenişin hıncıyla akan, İnsan kimliğinde gereğince anlaşılmayan o an, Nice Badı sabahlar geçti işte, Hissedilmeyince, işitmenin hakkı bilinmeyince, Görmek için, Nefesler sahibinden arî ise Kimliğin her rengi bir fark olarak addedilecekse, İnsan, Arzın sefilliğinde hederse, Tahakküm edenlerin emrinde nefeslenen esirse, Elden Gelen için gayret edilmeyince, Tıkınmak için türlü bahaneler göz önünü gelince, Şimdi Biz kime ne diyelim bir söyle, Tesirin sahibi belliyse, niyet sadece avuntu içinse, Kalp, Sahibinden azade çileyse, Ruh kendi insicamında mahkûm bir zavallı ahitse, Kim kimin Derdindedir haydi sen söyle, Vakit gelince, nefesler tükenince, o an ürpertiyle, Kaldım Yine yalnızlığın çorak ikliminde Hazan resmedince, rüzgâr sert esince titreme işte! Mustafa CİLASUN |
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tenha bir köşede halimleyim Ve bir telaş içindeki koşturanların şahidiyim Ne dertleri var, hangi gaileye hasret duyar ne bilirim Ürperti içinde yemlenen Güvenlik içinde su içen güvercinler içindeyim Nefesin idrakinde miyim kalbi itminanlığı merak ederim Sıhhat içindeki nefesin Hakikat aşkıyla ritmeden güle hasret kalbin Nedenler içindeki tahkikin akli muvazenenin takibindeyim Uzaktan aşina olduğum Ve fevkalade sefilliğine şahit olduğum ihtiyar Mütebessim bir duruşla, her ne kadar yavaş adımlasa da Bana doğru geliyordu Bakışlarında, sakin adımlarında vakar vardı Sırtında sallanan ve kolun yordamıyla kollanan heybe ardı Yaklaştıkça yaklaşıyor Adımları sıklaşıyordu, o vakit içim burkuldu Ve bilmediğim bir kuşku her yanımı kuşatmıştı ürperti andı Birden ayağa kalktım Âdemi hakikatin selamını aldım ve o an rahatladım Sanki biraz bakımsızdı ve adeta sakin sokakların erbabıydı Konuşmak için uğraştığında Tek tük dişi kalmıştı yorgun ve solgun ağzında İşte her ne muradı varsa, oturmuştu fakirliğin sağanağına Elini dizime ve torbasını Büyük bir ihtimamla yanı başına hazla koydu Gözlerinde şahit olduğum muazzam bir derinlik yayılıyordu Cezbeden bir nefes olmuştu Kelamı kemaliyet içinde zikrine de başlamıştı Zaman onun için her vakit andı ve kan hakikati için akandı Çok az ve fakat sakin konuşuyor Yanındaki torbasına uzanarak içinden çıkarıyordu İki parça ekmek ama hayli bayatlamış olunca suyu arıyordu Dayanamadım ve suyumu uzattım Gözlerime dikkatlice baktı ve tebessüm ederek Aldığı su şişesini bayat eğmeğin üzerine ihtimam az boşalttı Yumuşayan parça ekmeği Öncelikle bana doğru uzatarak ikram etmek istedi Hayli şaşırmış olduğumdan teşekkür ettim ve geriye çekildim Bakışların değiştiğini anladım O an kendi adıma ve zavallılığıma fevkalade utandım Nihayetinde bende bir kandım, bir muvazene içindeki candım Varlık adına kişiliğimin Ar babında hiçliğimin, an katında fakirliğimin sancısıyla Ve büyüyen iç sıkıntısıyla, âdemden adamlığa uzanan o acıyla Zamanın mazideki sayfalarını Bir bir önüme açan nazarları fark edince titredim Takatimin acizliğini fark ettim, düşünmek adına çok hederdim İhtiyar ve fakir amcanın Ceketinde ki alel usul dikilen yamalıkları fark ettim Adeta çuvaldızla dikildiğini yakinen gördüm, nedense imrendim Kişiliğimi, nefsi kimliğimi Kat kat takiyyelerle alaladığım hiçliğimi o an gördüm Her çarede ve yanılgılarda ve hatta maslahatımda ilmi siyaseti Çıkarlarıma hasrettiğimi gördüm Kelamı, dostluğu ve her varlığımın sancısını yaşadım Ruhi hastalıklarım ve kalbi lekelerim beliriyordu gözümün önüne Kendimden geçmiştim Sefilliğime refakat ettim lakin yine tektim Yanıma gelen ihtiyar amca ne zaman gitmişti hiç fark etmedim Mustafa CİLASUN |
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ama dinmedi! Sensen sonra Ne baharlar geçti gitti Solgun hazanlar yüreğimi tüketti Gözlere Yaşlar sökün etti Ten titredi, kalp serzenişlerdeydi Hissiyat Başaklar misali Rüzgârlara çok direndi ama dinmedi Ayazlar Nefesleri kesti Çaresiz sukut etti sabırla hep bekledi Ser verdi Sır vermedi duyana Aşkı anlamadan anlatan ve yazanlara Hali tanımadan Nefesin kokusunu almadan Hiçbir vakit hüzün solumadan anlatan Haykırışları Solgunlaşan yaprakları Sessiz çığlıkları duyamamak ne hazin Yüreğin Sancısını hissetmemek Ruhu şekliyete her nedense gark etmek Derdi halk edeni Nasip içinde ki vesileleri Hikmetinde ki ahir hasretini anlamamak Silik duvarlara Soysuz nakaratlara Ruhsuz vicdanlara karalar sürekli aksa da Nidanın kavlini Niyaz için liyakat hakkını Kimlik içine serpilen marazı azat etmeden Suhuleti bilmeden Ülfetle nefeslenerek şükretmeden Hilkatin asudeliğinde seyretmeden gitmek Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk, halin demidir! |
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Anlatan gözlerin! Sen Giderken Gözlerinden dökülen yaşlar hazindi Çaresizliğim Karşısında metanetle Dayana bilmem gayri kabildi bilirsin Daha fazla Üzülmemen için Sinip gizlenmem hiçbir çare olmuyor Senin Fark etmemen Mümkün değildi biliyorum hissedendin Çünkü senin Ferasetin bir başkaydı zira duyarlılığın, fevkalade kuvvetliydi Henüz Ağzımı açmadan dudağımı kıpırdatmadan aldığım nefeste Bir şey Söyleyeceğimi Bilecek kadar duyarlıydın sen başkaydın Şimdi Ne söyleyebilirdim Senin için ne geçirmezdim ki gönlümden Gönlümde Yetiştirdiğin filizlerden Akseden güzellikler karşısında haz alıyorum Şimdi Bir çaresizliği yaşıyorum Elimden gelmeyenleri defaten düşünüyorum Asla seninle Vedalaşmak istemiyorum Yolunu bulmalıyım illaki seninle gelmeliydim Neye Mal olursa olsun ve bu tercihimde kararlılığımı uygulamalıydım Ama nedense Seni ikna edemiyordum Ben ısrar ettikçe sen ziyadesiyle hep üzülüyor Ve sessizliğinde Ağlayıp kahroluyorsun Göçüyordunuz toprağı altın sanılan şanlı şehre Emin denen Güzelliğe ve bir şekliyle Varlığımızın nihayetlenmesinin hükmü verilmiş Meğer ailence Ve bizlerden habersizce Babanın hiddeti karşısında biçare annen tükenmiş Elinden bir kaza Çıkmasından korktuğu için Hakkını haram edeceğini söyleyerek ikna edebilmiş Hayrete düşmüştüm Bunları annemden duyunca Bana verdiği öğütler silsilesinden kim ne derse desin Gönül Ferman mı dinliyor Kalbime ben mi yön veriyorum bu hakikat bilinmiyor Sana kızacak Bir bahane bulsam belki Hiddetimden gönlüm kararır ruhum daralır vicdanım Heba olarak Vurdumduymazlığı Seçerdim kahrımdan ama sen öyle miydin sanki bunmaz Bir nadideydin Açan en güzel yasemindin Zambakların Saldığı renktin, Kelebekler kadar zariftin Hiçbir zaman Üzülmeme fırsat bırakmadın, Sen adeta beni kendine katmıştın şimdi çaresizliğin Girdabında Gözyaşlarını akıtıyorsun Hak her halükarda dilendiği gibi tasarruf edilen mi Her hangi Bir ölçüsü bulunmaz mı O vakit Mükellef olma şartı niye vardır ve birçok sorular Hafzalamı Kuşatarak şaşkınlığı yaşatıyordu Hal kalmıyordu, efkâr güz misali yüreğimi vuruyordu Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk, halin demidir! |
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Anlatmak hisleri okşamak! Artık Ne anneme ve nede gülüme, Ve hatta gönlümde demlenen yâre söz etmeyeceğim. Bir yılgınlık adına, Sinemde harlanan bir hicrana, Hazin gözyaşlarım aksa da, aldırmayacağım nasıl olsa. Yıllardır Husule gelen suskunluğumu, Heveslerimdeki solgunluğumu anlamak adına korkumu, Çaresiz ötelemiştim, Dertten azade bir kimlikle nefeslendim, Kulağıma ilişenlere meyletmedim zira ben sebebiydim. Nereden bilirim, Bir kadını en büyük hasmının, Yine bir kadın olabileceğini hiçbir zaman akledemezdim. Çekişmelerin arasında, Nedametlerin furyasında kalamazdım, Geçte olsa anlamıştım lakin onlara bir şey anlatamazdım. Bir hıncın içinde, Rekabetin ağır bedeliyle kararamazdım, Birini yekdiğerine bahis konusu yapamazdım sancılıydım! Oysaki her ikisi de, Zaman devran ettikçe yaşıyorlardı, Lakin anlamak adına tefekkürle yoğrulmuyorlardı, acıydı! Doldur boşalt, Muvazene için dinlediklerin ne kadar şart, Akıl hakkıyla kullanılmazsa, idrakle kuşanmazsa onu da at! Ne annem rahat, Ve nede dirliğimde bulunur şevki hayat, Birlik için düşünmek, lüzumu halinde feragati seçmek şart! Lakin anlatmak, Anlamak için hisleri okşamak, Duyarlılığa kapı aralamak ve hayatı zindan etmeden yaşamak! Hak nerede vasıl olmak, Nefesin sahibinde muhabbetle ayılmak, Ruhun gideceği ikimi hiç kurutmadan, muvazeneyle buluşmak! Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk, halin demidir! |
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Artık çekilirken! Bir hayatın Bedeli bu olmamalıydı Hislerin susuzluğuyla kurumamalıydı Sevmeyi Hissetmeyi nefeslenmeyi Terennüm ederek hasreti içmemeliydi Bedbinlik Şevksiz ömürlük Hayatın baharında başlıyordu sönüklük Gün geliyor Yar çekip gidiyor Ölümü davet ediyor sessiz nefesleniyor Sinem Hazan içinde eriyor Yâri özlüyor çaresizliğe kurşun sıkıyor Zaman Ruh keyfiyetinde nizam Kalbin vuzuhunda gerekiyor ihtimam Çare sensin İçinde var olan hevessin Nedamet şevki neylesin yar görünmesin Rüzgâr essin Bahar sinende neylesin Ömür mühletinde muhabbetle tükensin Hür ol Gönlün güzelliğinde Gül ol, solan yaprağın efkârıyla ram ol Şahit ol Anlık zevkten arî ol Mevtanın sükûnetinde haline vakıf ol Musallada Tekbir getirilen yaşta Hakikatin güzergâhında kalbine bir sor Ellerde tabut Gönüllerde gizlenir umut An gelmeden yürekte yeşermezsen unut Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk, halin demidir! |
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk kendi dirliğine amadedir! Her gün başakların arasında yalnızım, Hasretin kokusuyla sevdaya ışıksızım, Toprağın bendinde fukara naçarlığım, Aşk sofrasında, muhabbetti aradığım… Sığ yamaçların kuraklığında adımlarım, Umudun yolculuğunda viranede darlığım, Adamlık kimliğinde aldatmaya davacıyım, Ben ne hancıyım yolculuk içinde sancıyım… Sayfalara halimde nakşedeni anlattığım, Aşk adına sudur ediyor benimle saflığım, Anlaşılmak için kelimelere çok sarıldığım, Mısralar içinde saklıdır elim yakarışlarım… Ruhumun yalnızlığında seni pek çok anarım, Kalbin sıcaklığında sevdana yaslanır kalırım, Sevgiyi o zaman anlarım, muhabbeti tanırım, Ben vefa içinde soluklanan fakir bir insanım… Çiçeklerin renklerindeki hevesleri derlerim, Nisa kimliğinde öteden beri edebi öncelerim, Hal ikliminde demlenen aşk için seferberim, Nasibi beklerim, sabır içinde anımı gözlerim… Sanat bireyin içinde gizlenen muvaffakiyettir, Gayretin vuzuhunda uçmayı bekleyen ufuktur, İnsan kimliğinde, kalbi halinde anlamlaşacaktır, Ruhun serencamını anlayan bir gün şahlanacaktır… Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk, halin demidir! |
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Öğrenci Temsilcisi
![]() ![]() Giriş: Jul 2008
Konum: Kayseri
Mesaj: 115
Tecrübe Puanı: 76
Rep Puanı: 7520
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk kokmasa da! Ağla gözlerim ağla Neyleyim ki derdim sığmaz dağlara Hüznüm ne bahara ve nede hazana aşk kokmasa da Dert nedameti ansa Ruhum hicranla yufkalaşsa ne çare Kalbim sahibinden uzaklaşınca, haşyet sağ yanımda Sesleniyorum işte Ne kadar gücüm kaldıysa sonunda Yüreğim dağlansa da, sinem hıçkırsa da Hakk ortada Nefsim darboğazlarda İrade yozluğunda heceler ne ola Kelam hali bulmayınca, zihin bulanıksa şafak uzakta Cihan tuğyan içinde Akide telakilerle tarumar edilince Hüzün sarsıyor işte Kitabı Celil hakkıyla idrak edilince Zaman maziyi işaret edince Nesil tarihin ibret sayfalarını bilmeyince Fetret kimilerince terakkilere kurban edilince süratle Varlık hürmete tabi olunca Adamlık varlıkla anlam bulunca, erdem öteye Silik duvarlarda ki karanlık lekeler servis yapılıyor işte Merak lüzumsuzluğa gark edilirken Hilkatin keyfiyeti nedensiz hiç bilinmezken İnsan kimliği sekülerliğe doğru rağbet edince hederliğe Doğru gidişatın niyeti aşikâr Kan gövdeyi götürse ne çıkar, acı var Anlayan adamlar hani nerede var, maslahatlar ne bahar Ağlayan gözleri anlayan mı çıkar Menfaat her yanı kuşatmışsa yar hicran var Beşerden maada bülbül ah u figan eder kimin derdi yar Düşünmek lakin netleşmek Niteliğine hasrederek teneffüs etmek Akide kimliğinde mücerret bir cehdin gayretiyle gitmek Kimliğin gailesini çekmek Mazi ile derinleşmek, ötelerle renklenmek Nefesin kadrini bilerek sinelerde mefkûreyi hıfz etmek Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk, halin demidir! |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|