Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Siyer-i Nebi (Peygamber Efendimiz'in Hayatı) » Peygamberimiz (sas) nasıl bir insandı?

Siyer-i Nebi (Peygamber Efendimiz'in Hayatı) Peygamber Efendimiz (sav) in hayatı ve diğer Peygamberler ile ilgili bilgileri buradan temin edebiliriz

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 03-30-2007, 19:20   #1 (permalink)
Edeb_ya_hu
 
Ramine kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: SevdaLısı oLduğum Şehirde....
Mesaj: 2,456
Tecrübe Puanı: 78
Rep Puanı: 7311
Rep Derecesi: Ramine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond reputeRamine has a reputation beyond repute
Ramine is offline  
Thumbs up Peygamberimiz (sas) nasıl bir insandı?



Peygamberimiz (sas) nasıl bir insandı?

* Peygamberimiz (sas), karşılaştıklarına mutlak selam verirdi. “Allah katında insanların en değerlisi karşılaştıklarında önce selam vermek için harekete geçendir.” buyuruyordu.

* Gönüllerin efendisi (sas), her işe besmele ile başlardı. Bu konuda, “besmele ile başlanmayan işin hayrı ve bereketi kesiktir.” buyurmuştu.

* Nebi (sas) acıkmadan yemez, karnı tam doymadan da yemekten kalkardı. “Karnınız iyice acıkmadan yemeğe oturmayın; tam doymadan da kalkın.” diyordu.

* Güzeller güzeli (sas), insanların toplu bulunduğu yerlere ve mescidlere güzel kokular kullanarak giderdi. Kötü kokuyla topluma çıkılmamasını istiyordu.

* Kutlu Nebi, Sahabilerden biri hasta olduğunda onu ziyaret eder, geçmiş olsun dileğinde bulunur ve bir ihtiyacı olup olmadığını sorarlardı.

* Namazlarını hep cemaatle kılar ve ashabına namazda cemaati kaçırmamalarını kuvvetle tavsiye ederdi.

* Evlere gidişte kâinatın iftihar tablosu’nun sünneti, kapının sağında veya solunda durmak, kapıyı en fazla üç defa çalmak, şayet cevap verilmiyorsa geri dönmekti.

* Efendimiz, insanlar arasında, renk, dil, soy-sop, zenginlik ve yoksulluk gibi sebeplerden dolayı ayırımcılık yapmazdı. Üstünlüğün Allah’a itaat ve takva’da olduğunu söylüyordu.

* Efendimiz tane tane konuşurdu. Anlattıkları iyice kavransın diye bazen önemli meseleleri üç defa tekrar ederdi.

* Kutlu Nebi (sas) insanlara şaka yapardı. Ancak şakalarında asla yalan olmaz, gerçeğin farklı tonda bir parıltısı görülürdü.

* Allah Resulu (sas) insanlara emeklerinin karşılığını hemen verirdi. Bunu ahlak olarak Müslümanlara da tavsiye ederdi: “İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz.”

* Seçilmiş insan (sas), hayvanlara merhametli davranır; onlara eziyet edilmemesini, fazla yük yüklenilmemesini ve iyi bakılmasını emrederdi.

* Nebi (sas), sahabe-i Kiram’ı gece namazına teşvik eder, kendisi de mutlaka her gece uzun uzun teheccüd namazı kılardı.

* Abdestli olarak yatar ve yatarken sağ tarafına dönerdi. Dişlerini temizler ve herkesten mutlaka diş temizliğine önem vermelerini isterdi.

* İmkanları ölçüsünde misafirlerine yedirir ve içirirdi. Bunu da, “Allah’a ve kıyamet gününe iman eden kimse, misafirine ikram etsin” tavsiyesiyle ashabına duyurmuştu.

* Eşsiz bir aile reisi olan efendimiz, evine girdiği zaman ailesine ve evdekilere selam verirdi.

* İki cihan güneşi, çocuklarla karşılaştığında onlara selam verir, onlarla şakalaşırdı.

* Boş sözlerden kaçınırdı. Bu konuda, “mâlayani şeyleri terk etmesi, bir kişinin Müslümanlığının güzel olmasındandır.” buyurmuştu.



Merhamet Âbidesi (sas), vefakârdı
Yaşlı bir kadın hurma dalından edindiği asasına tutunarak Resulullah’ın huzuruna girdi. Onu gören Efendimiz hemen ayağa kalktı, mübarek cübbesini yere sererek buyur etti.

Ashab, kadının gördüğü itibar ve iltifatı merak etti. Gidince sordular:

- Ya Resulallah bu kadın kimdir ki, cübbenizin üzerine oturtacak derecede iltifata nail oldu?

Efendimizin cevabı şu oldu:

- Bu kadın bizim rahmetli Hatice’nin (r.anha) dostudur. Hayatta iken ona sık sık gelir, yardım eder, destek olurdu.

***
Biz her şeyi İki Âlemin Güneşi’nden öğrendik
O, varlığın başlangıcından sonuna, insanoğlunun yaratılışından, gidip cennet veya cehenneme ulaşmasına, vicdanların uyanmasından; ötede Cemâlullâh’ı müşâhede etmelerine, îmân ve itikattan, ibâdetin en ince teferruatına kadar pek çok mevzûda ve her mevzûnun gerektirdiği dil ve edâ ile her şeyi o kadar mükemmel anlatmıştır ki, Kur’ân istisnâ edilecek olursa, O’nun beyânına denk başka bir beyânın bulunduğunu söylemek mümkün değildir.

***
Fazilet Güneşi basiretlerimize ışık saçtı
O’nun basiretlerimize çaldığı ışık sayesinde bütün eski dünya ve eski düşünceler bir bir yıkıldı.. zulmetler ışık karşısında bozgunlar yaşamaya başladı.. O’nun, insan, varlık ve Allah adına ortaya koyduğu yorumlar sayesinde, kâinat muhtevalı ve okunaklı bir kitaba dönüştü..

***
Adın sînelerimizden silinmek istendi
Ey ışığıyla karanlık dünyalarımızı aydınlatan Nur, ey o enfes râyihasıyla cihanları ıtriyat çarşısına çeviren Gül, adın sinelerimizden kazınmak ve nâmın yeni nesillere unutturulmak istendi. Bu meş’um gayretlerle beraber şu köhne dünyamız uğursuzluk ağına takıldı ve ümmetin kaderi kamburlaşıp iki büklüm oldu.

***
Kardeşinize lanet edeceğinize dua etseniz ya!
İçki alışkanlığından kurtulamamış biri Resulullah’ın huzuruna gelmişti. Efendimiz ona nasihatlerde bulundu. Efendimiz’in yanından çıktıktan sonra orada bulunanlardan biri “Allah lanet etsin bu sarhoş Himara’ya” dedi. Bunu duyan Efendimiz, sarhoş bile olsa hiçbir Müslüman’a lanet okunmasına razı olmadı ve şöyle dedi:

- Kardeşinizin arkasından lanet okuyarak ona o kötülüğü yaptıran şeytana yardımcı olacağınıza, dua edip de kurtulmasını isteseniz ya?

Bundan sonra bir hatırlatma daha yaparak buyurdu ki;

- Vallahi lanet okuduğunuz o içten adam, Allah’ı ve Resulü’nü seviyor!..

***
Aradığımız, Hak Elçisi’nin gösterdiğinde
Bizler, dünyaya gönderilişimizdeki gaye ve hikmeti, yürüdüğümüz yolda uymamız gerekli olan yol kurallarını ve bu yolculuğun sonuyla alâkalı en sağlam bilgileri sadece ve sadece Hak Elçileri’nin sundukları mesajlarda arama mecburiyetindeyiz.

***
Biz Rabbimiz’i O’nunla tanıdık
Sağanak sağanak başımızdan aşağı dökülen nimetleri O’nun basiretlerimize saçtığı nurlar sayesinde duyup hissettik. Nimete minnet ve şükran duygusunu; ihsan, hamd ü sena düşüncesini O’ndan öğrendik. O’nun sunduğu mesajlarla Yaratan ve yaratılan arasındaki ilişkileri, kul ve Mabut münasebetlerini, Yaratan’ın ululuğuna ve bizim kulluğumuza yaraşır şekilde duyup anlayabildik.

***
O (sas), kâinât kitabının müfessiridir
O, nübüvvetinin gereği bize Cenab-ı Hakk’ı zât-sıfât-esmasıyla bildirir, tanıttırır ve O’na karşı bizlerde sorumluluk duygusu uyarır; bu yönüyle O, bilinmezleri bildiren, idrak edilmezleri ruhlarımıza duyuran bir tarif edici ve bir muallim-i ekberdir. Dinî hükümleri tebliğ, insanî değerleri talim ve ahlâkî esasları temsil yanı itibarıyla da O, muvazzaf bir müşerri’, bir kanun vazıı ve hakikatler hakikatinin bir kavl-i şârihidir.

***
Kararlı, pes etmeyen, soğukkanlı bir zât idi
Keskin zekası; hiç yanıltmayan firaseti; her türlü tereddüde kapalı kararlılığı; azm ü ikdamı; kimseyi aldatmamanın yanında baş döndüren stratejileri; en yaman hâdiseler karşısında dahi asla “pes” etmemesi; musibetlerin yüzüne gülmesi ve belâları iyi okuyup onlardan kitaplar dolusu ibretler çıkarması; şiddet, hiddet ve öfkeye sebebiyet veren münasebetsizlikler karşısında olabildiğine soğukkanlı, olabildiğine temkinli davranması hem O’nun insanüstü karakterini, hem de konumunu ve o konuma göre duruşunu aksettiren hususlardan sadece birkaçıdır.

***
O’nu gören sevdiklerini unuturdu
O’nu yakından tanıyan herkes, O’na, evlât, anne-baba ve bütün sevdiklerinden daha fazla alâka duyar, âdeta O’nun tiryakisi olur ve bir daha da huzurundan ayrılmak istemezdi. O her hâliyle çevresine güven vadeder; söz, tavır ve mimikleriyle her zaman Rabbisinin huzurunda bulunduğunu işaretler; sürekli emniyet soluklar ve herkese demet demet güven dağıtırdı.

***
Tavırlarıyla insanları etkilerdi
Allah (cc) Peygamber Efendimiz’e (sas), iç ve dış yapısı itibarıyla öyle bir genişlik bahşetmişti ki, fevkalâde mütevazı olmasının yanında olabildiğine mehîb ve büyüleyiciydi; huzuruna giren en mağrur ve mütekebbir ruhlar bile Hazreti Muhammed Mustafa’nın (sas) mehâbeti karşısında tir tir titrer, düşünce ve niyetlerinin hilâfına farklı bir hâl alırlardı. Mağrur Kisra elçileri, o mehabet abidesiyle karşılaştıklarında oldukları yerde kalakalmış ve ne diyeceklerini unutmuşlardı.

***
O’nda derinlik ve cazibe vardır
Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm (aleyhi elfü elfi salâtin ve’s-selâm) herkesi ve her şeyi alâkadar eden bir mesajla gelmişti ve vazifesi itibarıyla gönülleri, gözleri dolduracak bir derinlik ve cazibeye sahipti. Yaratılışında olabildiğine bir mükemmeliyet, davranışlarında fevkalâde inandırıcılık ve tavırlarında da her zaman cismâniyetini aşan bir lâhutîlik nümayandı.

***
Dediklerini yaşayan bir insan
O, emin bir iman abidesiydi; dediklerini kılı kırk yararcasına yaşıyor, tavırlarını hep ötelere göre ayarlıyor ve hayatını Hakk’ı görüyor ve O’nun tarafından görülüyor olma derinliğiyle yaşıyordu; herkesten daha hassas davranıyor, her haliyle ciddî bir sorumluluk tavrı sergiliyor; her zaman hüsn-ü akıbet peşinde koşuyor ve gözünü bir lâhza olsun hedeften ayırmadan hep namzet olduğu noktaya doğru koşuyordu.

***
Hüner cehenneme adam itelemek değildir
Efendimiz Medine’de müşriklerden inatçı bir adamı, Hakem bin Keysan’ı karşısına almış, İslam’ın özellik ve güzelliklerini anlatıyordu. Hakem inanmak şöyle dursun, alaycı bir tavırla söz söylüyor, İslam’ın aleyhinde sözler sarf ediyordu. Bu duruma şahit olan Hz. Ömer (ra) dayanamamış ve Hakem’e tepki göstermiş, hatta Resulullah’tan işini bitirmek için izin istemişti. Ama Efendimiz bu çıkıştan memnun olmamıştı. O yine anlatmasına devam etti. Hakem İslam’a girince Efendimiz çevresine döndü ve Hz. Ömer’e de bakarak şöyle buyurdu:

- Size kalsaydı, bunun boynunu vuracak ve cehenneme bir adam göndermiş olacaktınız. Ama gördünüz ki, sabrın ve hoşgörünün sonu hayırdır, zaferdir. Cehennem’e bir adam değil, Cennet’e bir mü’min kazandınız. Bu netice size ders olmalıdır. Bu netice hepimize ders olmalıdır. Hüner cehenneme adam itelemek değil, cennete mü’min getirmektir.

***
En telaşlı ve ümitsiz anlarda bile başarı stratejisi tüllenirdi
Herkesin telâşa kapılıp paniklediği yerlerde O’nun öyle merdane bir duruşu vardır ki, o duruş karşısında hezimetler zafere dönüşür, bozgunlar yerlerini taarruza bırakır ve mağlûbiyetin tozu-dumanı içinde başarı stratejileri tüllenirdi.

***
Eşsiz bir aile reisiydi
Aile efradı arasında O, eşi menendi olmayan bir aile reisiydi.. arkadaşları içinde, kardeşçe, yumuşak tavırlarıyla gönüllere girmesini çok iyi bilen mükemmel bir mürşit ve muallimdi..

***
O bir kral değildi
O, her zaman düz bir insan gibi davranıyor, kendini insanlardan bir insan sayıyor; hakkı olan, halkın da terbiyesinin gereği bulunan büyük payeler isnadından fevkalâde rahatsızlık duyuyor ve çok sevdiği o güzide arkadaşlarına bu konuda yer yer biraz da şiddetli ikazlarda bulunuyordu.

***
Yemiyor, yediriyor; giymiyor, giydiriyordu
Varlığın “ille-i gâiyesi” konumundaydı ama, ona bir sinek kanadı kadar ehemmiyet vermiyor; sultanlara tahtlar bahşedip taçlar giydirdiği halde, olabildiğine zahidane yaşıyor ve âdeta hayatını dünyaya karşı oruca niyet etmiş gibi fevkalâde bir zühd içinde geçiriyordu; yemiyor, yediriyor; giymiyor, giydiriyor; bir damla nimet karşısında yüz defa şükürle gürlüyor ve hep minnet hisleriyle oturup kalkıyordu.

***
Öldüğünde ne sarayı ne de villası vardı
İki cihanın sultanı olarak yürüyüp Rabb’ine ulaştığında ne sarayı ne villası ne servet ü sâmanı ne de eş ve evlâdına bıraktığı bir malı vardı. Kendi gibi yaşamış, dünyayı kendi gibi değerlendirmiş ve kendine yakışır şekilde buradan göçüp gitmişti. O, dünyaya dünya kadar, ötelere ve öteler ötesine de onların kıymetleri ölçüsünde değer veriyor ve ona göre bir tavır sergiliyordu.

zaman ailem
__________________
Aşktır ki, gerisi vesairedir...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-30-2007, 21:01   #2 (permalink)
Doçent Doktor
 
hayatın_rengi kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: sonsuzluğun sonsuzluğunda AFAK-I SEVDA'nın derinliklerinde..
Mesaj: 1,170
Tecrübe Puanı: 14
Rep Puanı: 1055
Rep Derecesi: hayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud ofhayatın_rengi has much to be proud of
hayatın_rengi is offline  
Varsayılan


Güzeller Güzeli'ni-sav- anlatmak aslında anlatamamak..eyvallah can ...RAbbim layık eylesin aşkına..
__________________
think first!..
think fast!..
think different!..
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-20-2007, 13:41   #3 (permalink)
bir varmış..bir yokmuş...
 
Desis kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: şimdilik dünya'da...
Mesaj: 1,591
Tecrübe Puanı: 37
Rep Puanı: 3361
Rep Derecesi: Desis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond reputeDesis has a reputation beyond repute
Desis is offline  
Varsayılan


Allah razı olsun faydalı bir paylaşım...
__________________
Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
Gölgemin peşinden yürür giderim...
N.F.K.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-20-2007, 09:01   #4 (permalink)
Çalışkan Öğrenci
 
Giriş: May 2007
Mesaj: 98
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: eness is on a distinguished road
eness is offline  
Varsayılan


saol.......
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:02.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382