Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Siyer-i Nebi (Peygamber Efendimiz'in Hayatı) » Allah Rasûlü'nden Latifeler

Siyer-i Nebi (Peygamber Efendimiz'in Hayatı) Peygamber Efendimiz (sav) in hayatı ve diğer Peygamberler ile ilgili bilgileri buradan temin edebiliriz

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 08-26-2008, 16:09   #1 (permalink)
Doktor
 
Giriş: Apr 2008
Mesaj: 740
Tecrübe Puanı: 288
Rep Puanı: 28790
Rep Derecesi: elif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond repute
elif şeyma is offline  
Varsayılan Allah Rasûlü'nden Latifeler


Allah Rasûlü'nden Latifeler
Bir hayat dini olan İslâm, insanın bütün davranışlarını, duygu, heyecan ve ihtiyaçlarını göz önüne almış, onları bir imbikten süzercesine tahlil etmiştir. İnsanı kötüye sevkeden duygu ve düşüncelere geçit vermezken, onun tekâmülüne (olgunlaşmasına) sebep olan hususları teşvik etmiştir. Fıtratında bulunan birtakım meyil ve ihtiyaçlarına ise hoşgörü ile yaklaşmış, kötülüğe yol açmaması kaydıyla göz yummuştur. Latife, diğer bir adıyla şaka da böyledir.
Hiçbir şeyi ciddiye almayacak şekilde laubâliliği caiz görmeyen İslam; somurtkan, insanlara abus bir çehreyle bakan yüze de tahammül edememiştir. Peygamber Efendimiz, tebessümü sadaka kabul etmiş, insanlar arasında ülfet ve kaynaşmaya sebep olan latifelere de müsâmaha ile bakmışlardır. Atalarımız bu hususu, "latîfe, latîf gerek" diye özetlemişlerdir.
Hayatının her ânı bizim için "üsve-i hasene: en güzel örnek" olan Allah Rasûlü'nün ve ashabının çevresinden, gönlümüze sürur ve neş'e dağıtan latîfe örneklerine geçiyor ve bu latifelerdeki nezaket, doğruluk ve ölçüye dikkatlerinizi çekiyoruz.
***
Vedâ haccı yolculuğunda, develerle, kâfileler halinde yol alınır. Peygamber hanımlarının da bulunduğu kadınlar kafilesinin develerini Enceşe adında bir siyah köle, erkekler kâfilesinin develerini de Enes b. Mâlik'in kardeşi Berâ b. Mâlik sürer. Sürücülerin her ikisi de güzel seslidir. Onların sesine, musikinin ahengine ayak uyduran develer, bir ara heyecana gelip koşturmaya başlarlar. Bu hâli gören iki cihân güneşi, Enceşe'yi tatlı bir şekilde ikaz eder:
"-Enceşe! Develeri yavaş sür de (taşıdıkları) cam şişeler kırılmasın!" (Peygamberimizin Şemâili, Prof. Dr. Ali Yardım, s: 307-308)
***
Peygamber Efendimizin dadılığını yapmış bulunan Ümmü Eymen, bir gün Peygamber Efendimize gelerek O'nu evine çağırır:
"-Ya Rasûlallâh, kocam sizi çağırıyor!" Allah Rasûlü:
"-O da kim, hani şu gözlerinde beyazlık olan adam mı?" diye sorar. Ümmü Eymen, heyecanlanır:
"-Kocamın gözlerinde beyazlık yok, yâ Rasûlallâh!" diye cevap verir. Fahr-i kâinât efendimiz ısrar eder:
"-Evet, gözlerinde beyazlık var!"
Bir anda beti-benzi atmış olan Ümmü Eymen:
"-Vallahi yok, ya Rasûlallâh!" diye yeminler etmeye başlar. Alemlere rahmet, o güzel nebî, dadısının bu nükteyi anlayamadığını fark ederek, onu tesellî eder:
"-Hiçbir insan yoktur ki, gözlerinde beyazlık bulunmasın!" (Peygamberimizin Şemâili, Prof. Dr. Ali Yardım, s: 308-309)
***
İhtiyar kadının birisi, peygamber Efendimize gelerek:
"-Yâ Rasûlallâh! Beni cennetine koyması için Allah'a duâ edin!" der. Peygamber efendimiz ise:
"-Cennete koca karılar giremez ki!" karşılığını verir.
Verilen cevabın nüktesini anlayamayan kadıncağız, üzülür ve ağlayarak döner gider. Hazret-i Peygamber, yanındakilerden birisini, kadının peşi sıra göndererek:
"-Söyleyin ona! Koca karılar, cennete, ihtiyar olarak girmezler. Zira, Allah Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de:
"Biz, cennet kadınlarını, dünyadaki yaratılışlarına benzemeyen bir yaratılışta yarattık. Onları, bâkireler kıldık. Onlar, kocalarına gönülden âşıktırlar ve hepsi de birbirinin yaşıtıdır." (Vâkıa, 35-37) buyuruyor, diye haber gönderir. (Tirmîzî, Şemâil)
***
Enes bin Mâlik'in anlattığına göre, adamın birisi, Peygamber Efendimize gelerek, O'ndan kendisini taşıyacak bir binit istemesi üzerine, Allah Rasûlü:
"-Ben, seni dişi bir devenin yavrusuna bindirmek istiyorum!" buyurdular. Adam:
"-Yâ Rasûlallâh, ben dişi devenin yavrusunu ne yapayım, o beni taşıyamaz ki?!" deyince, Peygamber Efendimiz:
"-Devenin büyüğünü de, dişi deveden başkası mı doğurur?!" buyurdular. (Tirmîzî, Şemâil)
***
Bu latîfelerdeki inceliğe dikkat çeken bir rivâyeti de zikredelim. Ebû Hureyre'nin naklettiğine göre, Ashâb-ı kirâm, Peygamber Efendimize gelerek:
"-Ey Allah'ın sevgilisi! Siz, bizlerin şaka yapmasını yasaklıyorsunuz; fakat kendiniz, bizlere şaka yapıyorsunuz!" dediklerinde:
"-Evet, ancak ben, gerçek olandan başkasını söylemem!" cevabını vermişlerdi. (Tirmizi, Şemâil)
***
Latife yapan ve hoş latifeleri de müsamaha ile karşılayan Allah Rasûlü'nün çevresinde de nükteyi seven insanlar vardı. Bunların en meşhuru Nuayman idi.
Bu zât, oldukça fakir olmasına rağmen, Peygamberimize karşı aşırı bir muhabbeti vardı. Medine çarşısında gezer, yeni bir meyve gelir gelmez, satıcısından ücretini ödemeden, o malı satın alır, Peygamberimize getirip:
"-Yâ Rasûlallâh, Bunu sana hediye ediyorum!" derdi.
Satıcı parasını almak için geldiğinde de, onu Rasûlullâh'a götürür ve:
"-Yâ Rasûlallah! Bu adama malının parasını ver!" derdi. Rasûlullah'ın:
"-Onu bana hediye etmemiş miydin?" diye sorması üzerine, Nuayman:
"-Yanımda para yoktu. Onu yemeni arzuladım, sana getirdim." derdi.
Allah Rasûlü tebessüm eder ve satıcıya parasını öderdi. (Latifeler Kitabı, İbnu'l-Cevzî)
***
Hazret-i Ebû Bekir, Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in vefatından bir yıl önce, ticaret için Basra'ya gitti. Beraberinde Nuayman ile Süveybit b. Harmele de bulunuyordu. Bu ikisi de Bedir savaşına katılmış kimselerdi. İkisi de şakacılığı ile tanınmıştı.
Nuayman kervanın azık işleri ile vazifelendirilmişti. Bir gün Süveybit, Nuayman'a geldi ve:
"-Bana biraz yiyecek ver!" dedi. Nuayman, itiraz ederek:
"-Ebû Bekir gelmedikçe vermem." dedi.
Süveybit kızdı ve:
"-Gör bak, başına ne işler açacağım." diyerek ortalıktan kayboldu. Bir müddet sonra birkaç kişiyle birlikte geri döndü.
Süveybit'in getirdiği adamlardan birisi, eliyle kervandaki Nuayman'ı işaret ederek:
"-Bu mu?" diye sordu. Süveybit de:
"-Evet, bu! Aman söylediklerimi unutma. Ne derse yalan söylüyor. Kendisini hür zannediyor!" diye tenbih etti. Adam:
"-Tamam, merak etme!" diyerek, beraberinde getirdiği adamlara:
"-Şu köleyi tutup getirin!" diye emretti.
Nuayman'ın ellerini, ayaklarını bağlamaya başladılar. Nuayman, olanlara şaşırmış bir yandan da feryat ediyordu:
"-Bırakın beni, ben hür birisiyim. Bu adam size şaka yapmış, bırakın beni!" Adam:
"-Efendin, seni bize anlattı! Hadi yürü!" diye bağırdı.
Adamlar önde, Nuayman arkada uzaklaşıp gittiler. Bir müddet sonra Hazret-i Ebû Bekir geldi. Süveybit'e Nuayman'ı sordu. O da olanları anlattı. Nuayman'ı on tane genç deveye, esir tâcirlerine sattığını söyledi.
Hazret-i Ebû Bekir develeri götürüp, Nuayman'ı onlardan aldı. Medine'ye vardıklarında, Allah Rasûlü'ne bu olayı anlattılar. Allah Rasûlü ve ashabı zaman zaman bu olayı hatırlayıp tebessüm ederlerdi.

alıntı..
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 13:37.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382