Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Dinimizi Öğrenelim » Siyer-i Nebi (Peygamber Efendimiz'in Hayatı) » Bir Bakıver Ya Rasulallah (sas)

Siyer-i Nebi (Peygamber Efendimiz'in Hayatı) Peygamber Efendimiz (sav) in hayatı ve diğer Peygamberler ile ilgili bilgileri buradan temin edebiliriz

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 09-11-2008, 00:25   #1 (permalink)
Doktor
 
Giriş: Apr 2008
Mesaj: 740
Tecrübe Puanı: 288
Rep Puanı: 28790
Rep Derecesi: elif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond repute
elif şeyma is offline  
Varsayılan Bir Bakıver Ya Rasulallah (sas)


Yâ Rasulallah! Haddim değil; ama bana misafir olsanız, Sizi kapıda karşılar; ellerinizi değil, ayaklarınızı öperdim. Sonra âb-ı hayat sunan yüzünüze doya doya bakar, yılların hasretini az da olsa gidermeye çalışırdım. Eğer müsaade ederseniz, Sizi ufak bir gezintiye davet ederdim.

Önce gecenin bir vakti, meslekleri, memleketleri farklı ama, duygu ve düşünceleri bir; aynı türküyü söyleyen, sîneleri yaralı, dertleri aynı, on beş-yirmi kişinin dertleştiği bir salona götürürdüm Sizi. Gecenin bir yarısı olmuş, herkes evinde çay keyfi yaparken, onlar Sen’in yolunun Mecnûn’u olmuş. Başka insanlar taksitlerden, ev kirasından, çoluk çocuktan dem tutarken, onların derdi de, ızdırabı da Sen’in garip kalan ismin olmuş Yâ Rasulallah! “Şu okul için şu kadar, bu yurt için bu kadar ihtiyacımız var. Önümüz Ramazan, ihtiyaç sahiplerine de bir Ramazan paketi hazırlasak nasıl olur? İşte mesele böyle ağabeyler, yük ağır, yollar yolcusuz, çeşmeler susuz ve yine başınızı ağrıtmaya geldik. Ne yapalım derdimizden başka anlayan yok ki, gidip kapısını çalalım.” diyerek konuya girilir yavaş yavaş. “Sen ne verirsin Mehmet Ağabey? denince, vallahi hocam işlerin de tam durgun zamanı, bir de şu ödemelerimiz var, bilmem ki ne diyeyim? Aslında şu kadar verecektim; ama bu durumlar...” İşte o an, ortalığın sessizliğe büründüğü andır. Bakışları buğulanmış bir hâlde başını yavaşça kaldırır Mehmet Ağabey, önceki titrek ses, yerini gök gibi gürleyen bir nidâya bırakmıştır: “Olsun be hocam! Üç diyecektim; ama beş olsun! Allah kerîm!” deyiverir. Sonra gözler başka bir ızdırap insanına çevrilir. Ahmet Ağabey durur mu? “Bana da şu kadar yazın! Mehmet Ağabey’den geri mi kalayım, burada beraber gidelim ki, öbür tarafta da ayrılmayalım!” der. Ve daha kim bilir ne kadar ismini bile bilmediğimiz fedakâr ağabeylerimiz, vermek bizden, yardım Allah’tan deyiverir. Bu uğurda hayat arkadaşlarının altınlarını, gelinlerinin bileziklerini, çocuklarının sünnet paralarını, hattâ ve hattâ kefen paralarını gözlerini kırpmadan veren; Ömerler gibi, Ebu Bekirlerle vermekte yarışan şu ağabeylerimizin hâline bir bakıver Yâ Rasulallah!

Buradan çıkıp kimselere fark ettirmeden Sizi başka bir yere götürmek isterdim. Gece yarısı olmuş; ama hâlâ ışığı sönmemiş bir mutfağa uğrardık Sizinle. İçeride Nesibe Hatunları hatırlatan birini, Saadet Hanım annemizi göreceksiniz. Annemizi yanında gelini Zeynep ve komşuları Nursel Abla ile kurabiyeler, mantılar yaparken göreceksiniz. Biz, ‘Gecenin bu vaktinde nedir hâliniz?’ demeye kalmadan o anlatmaya başlayacaktır, bu telâşın niye olduğunu. Belli ki yarın yapılacak kermes için hazırlık yapıyorlar. Kim bilir kaç saattir ince ince ter döküyorlar? İşte onları gece yarılarına kadar uykusuz bırakan Sen’in sevdan ve derdindir.

Saadet Hanım Annemizi ve yanındakileri bırakalım kendi hâllerine ve Sizinle başka bir yere gidelim. Sabahın erken saatlerinde hareketlilik başlamış, belli ki akşama kadar sürecek. İşten çıkan, okuldan ayrılan kendini buralara atıyor. İnsanlar, çölün ortasında bir vahâya koşuyor gibi. İçeriye bir girelim, nedir bu insanların derdi? Bu nasıl bir dert ki, kimini kendinden geçiriyor, kimine evinin yolunu unutturuyor? Kapıyı çaldığımızda karşımıza kim bilir kim çıkacak? Kapıyı açan bu genç Emre’dir Yâ Rasulallah! “Vicdanın ziyâsı, ulûmu diniyedir; aklın nuru, fünûn-u medeniyedir.” sözünü kendine düstûr edinmiş bir muhabbet fedâisi. Bu evin bütün odaları misafirlerle doludur Yâ Rasulallah! Şu odadan gelen seslere bir kulak verelim: “Yâ Cemîlü yâ Allah, yâ Karîbü yâ Allah...” Sanki cennet bahçesinin bülbülleri bizlere senfoni sunuyor. Ya şuradan gelen sesler: “Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, bir harf kâtipsiz olmaz, olamaz biliyorsun...” Sanki kitâb-ı kâinat konuşuyor. Yâ Rasulallah şu odadaki kasetten öyle feryatlar yükseliyor ki, seslere kulak veren kendini Asr-ı Saadet’te sanıyor. Hatip, öyle anlatıyor ki, insan kendini mânen Yemame’de buluyor. “Ya lel ensâr! Kerraten kekarrete Huneyn!” (Ey bozguna uğrayıp kaçan ensar, toparlanın ve Huneyn’deki gibi tekrar hücuma geçin.) denince Ebû Akil canlanır gözümüzde. Oradan ayrılırken, ikinci bir gül devrinin bülbüllerini muştulayan şu başı gözü polatlara bir bakıver Yâ Rasulallah!

Sizinle yaptığımız bu küçük gezide şimdi sıra muhacirleri tanımaya geldi Ya Rasullallah! Müsaade edersiniz şimdi Siz’inle Türkistan diyarına, Asya steplerine, tâ Sibiryalara gidelim. Herkese insan olduğundan dolayı değer veren ve bu niyetle ülkesinden çok uzaklara annelerini, babalarını ve hayat arkadaşlarını bırakarak gelen, vatanını, yuvasını Mus’ablar gibi terk etmiş şu yiğitlere bir misafir olalım! ‘Nâm-ı Celîl-i Muhammedî buralarda da garip kalmasın.’ diyerek, renkleri ve dilleri farklı, şu mâsum yavrulara Sizin sevginizi duyurmak, vatan millet sevgilerini oralara kadar götürmek için gelen, ay yıldızlı al bayrağı oralarda da göndere çeken, şu garip öğretmenlere belki bir tebessüm edip, alınlarından öpersiniz! Şu öğretmenimizin söylediklerine bir kulak verebilir misiniz: “İmkânsızlıklar içinde güller kolay yetiştirilmiyor. Her şey Türkiye’den geldiği için biraz maddî sıkıntımız var. Eğitim son teknoloji ile yapılıyor, bizim ise ne fizik, ne de kimya lâboratuvarımız var, ama korkmuyoruz Yâ Habiballah! Allah ve Resulü bizlerle beraber ya, bu bize yeter.” Bu konuşmanın ardından güzel işler yapmanın huzurunu taşıyan Ahmet Bey söze başlar: “Geçen ay, yüzlerce özel okul ve devlet okulu arasında yapılan ülke olimpiyatlarında şampiyon olduk Yâ Rasulallah! Çok uzaklarda Sizin kardeşleriniz, şampiyonlar yetiştirmiş. Kara kışta kardelen çiçekleri gibi açan şu genç öğretmenlere bir bakabilir misiniz Yâ Rasulallah!”

Müsaade ederseniz Yâ Rasulallah; okyanuslar, dağlar, tepeler hattâ kıtalar geçerek, gurbetin bir köşesinde, dört duvar arasında Sizinle oturup, Sizinle kalkan, bir muzdarip insana uğrayalım. Gerçi Siz onu bizden daha iyi tanırsınız. O gençliğinden beri milletinin ve insanlığın derdiyle dertlendi, ağlamaktan göz altı torbaları şişmiştir. O bizlerin bu yola girmesine vesile olmuştur. O öyle bir yiğittir ki, kendisine husumet besleyenlere bile muhabbetle bakar. Onun: “Ne olur Allah’ım, Sen’i tanımayan tek bir sîne dahi kalmasın yeryüzünde.” duasına şahit olmuştur birçok kimse. Onun: “Başlattığınız şu işe sahip çıkmanızı istirham ediyorum, şafak emareleri belirmeye başlamışken, aydınlık şafakların müjdecisi horozlar öterken, bu işe sahip çıkın, bir kırık plâk gibi yarıda kalmasın, bu beste tamamlansın Allah aşkına…” sözleri ile nasıl iki büklüm olup, inlediğine şahit olacaksınız.

Bu turnikeye girenler; mutluluğu, çilede ve ızdırapta buldular. Sen’in de en büyük dostun çile ve ızdıraptı. Sen de gün yüzü görmemiştin, yaşadığın müddetçe. Sana da çok çektirmişlerdi Ebû Cehiller, Utbeler, Şeybeler. Onlar uzaklarda kaldı derken, meğer talebelerini bırakmışlar inananlara. Ama olsun, madem yol Sen’in yolun, kahrı da hoş lûtfu da! Biz de büyüklerimiz gibi diyor ve bütün çektirenlere hakkımızı helâl ediyoruz. Sana da yalvarıyoruz! Ne olur bizleri yalnız bırakma! On dört asır sonra Mus’ablar, Hamzalar gibi, Ebu Bekir ruhlu Alileri, Ahmetleri, Mehmetleri bulmuşken bizleri onlardan ayırma! Bizler, hakikatte birer saksağan olsak da, ikinci bir gül devrinin bülbülleri olmaya tâlibiz. Ne olur Sen bizleri garip bırakma Yâ Rasullallah! “Nasıl olsa bir gün Allah, nurunu tamamlayacak” diye müjdeyi ilk Sen’in ağzından duymuştu sahabi efendilerimiz. Karaya oturmuş, İslâm gemisini yüzdürmede, bizlere de vazife ver. Âlem-i mahşerde insanlar fevc fevc cehenneme giderken, hakkımızda hüsn-ü şahadetini esirgeme. Yaptığımız hatalardan dolayı pişmanız ve çok günahkârız. Huzuruna varacak yüzümüz kalmadı. Kaç defa üzerimizi kirlettik, huzuruna işte böyle pürkusur geldik. Ama şirk koşmadık Allah’a. Mücrim de olsak, ihlâsın hakkını tam veremediğimiz için riyâ şüphesi içimizi kemirse de, başka bir kapı olmadığı için, yine Sana yalvarıyoruz ve son bir isteğimizi Sana sunuyoruz. Ne olur, o hesap gününde Sana her şeyleri ile teveccüh etmiş olan bu ümmetini yalnız bırakma! Belki bizler Sana lâyık ameller işleyemiyoruz, Sen’in şefaatini hak edemiyoruz; ama sana lâyık olanlar ile beraberiz. Gittiğimiz sefînenin kaptanına güveniyoruz ve sonuna kadar ahdimizi koruma azmi içinde, ister fırtınada boğulalım, ister sağ selâmet karaya çıkalım, biz bu geminin tayfalarıyız ve emrine âmâdeyiz Yâ Nebiyallah! İşte bizi bırakıp gidiyorsun yine ait olduğun hakiki âlemine, Hamzaların, Ebu Ubeydelerin, o vefakâr arkadaşlarının yanına. Sen, Sevgili’nin yanına giderken ardında tek vücut olmuş, vuslat arzusu ile yanan âhirzaman gariplerine bir tebessümünü esirgeme Yâ Rasulallah.
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-11-2008, 16:47   #2 (permalink)
Öğrenci Temsilcisi
 
irmak kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2008
Konum: Gül bahcasinden:)
Mesaj: 219
Tecrübe Puanı: 115
Rep Puanı: 11451
Rep Derecesi: irmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond reputeirmak has a reputation beyond repute
irmak is offline  
Varsayılan


cokgüzel Elif seyma nasil okudum anlatamam emegine gönlüne saglik...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-12-2008, 00:57   #3 (permalink)
Doktor
 
Giriş: Apr 2008
Mesaj: 740
Tecrübe Puanı: 288
Rep Puanı: 28790
Rep Derecesi: elif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond reputeelif şeyma has a reputation beyond repute
elif şeyma is offline  
Varsayılan


teşekkür ederim ırmak
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-12-2008, 08:09   #4 (permalink)
MeLeĞiM BeNiM
 
GUNE kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: İzmir/Bornova
Mesaj: 7,295
Tecrübe Puanı: 1208
Rep Puanı: 119916
Rep Derecesi: GUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond repute
GUNE is offline  
Varsayılan


AMİN Allahım razı olsun
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-12-2008, 08:20   #5 (permalink)
Profesör
 
vuslat78 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2008
Konum: ...ANKARA...
Mesaj: 3,433
Tecrübe Puanı: 782
Rep Puanı: 77884
Rep Derecesi: vuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond repute
vuslat78 is online now  
Varsayılan


Amin.Mevlam razı olsun.
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:07.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382