![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Bu Konuda Ara | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Doktor
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Konum: Afyonkarahisar
Mesaj: 849
Tecrübe Puanı: 23
Rep Puanı: 2190
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Nefret Tohumları Filiz Veriyor Çocukların kalemleri nefret kusuyor: “İsrail`den Nasrallah`a sevgilerle” İsrail`in Lübnan mevzilerini döven sınır güçlerinin hemen yakınlarındaki köy ve kasabalarda yaşayan çocukların yine Lübnan sınırındaki köy ve kasabalardaki sivillerin üzerine yağması muhtemel bombaların üzerine “İsrail`den Nasrallah`a sevgilerle” yazdığının fotoğrafları bugün Dünya gündemine düştü. Çocuksu ve masum bakışların bomba üzerinde gezintilerini sürdüren kalemlerden tebessüm alması çelişkili bir görüntü oluştururken, menfî nefretlerin milletlerin her tabakasına yayılması gelecekte korkunç bir kaosun, nefretten can alan tohumlarının yeşermeye başladığını gösteriyor. Nesiller, düşünemeyen ve dikte edilen tek tip insana doğru yol alırken, birileri ellerindeki her kozu kullanarak çocukların masumiyetini kendi vahşetlerine yamıyorlar... Eskiden Beridir Var Çağın iki umutsuz ve karamsarından birisi olan Orwell`in 1984 adlı romanını okuyanlar bilirler. Orwell`in dünyaya biçtiği durum içler acısıdır. Çocuklar; savaşın en büyük destekçisi olup, sisteme karşı olan babası da olsa acımazsızca onu şikayet edip, bir daha görememeyi göze alabilmektedirler. Psikolojisi bozuk bir nesil; kolaylıkla yönlendirilebilmekte, şiddete ve nefrete alıştırılmaktadırlar... Biraz gerilere baktığımızda bozuk nesillerin geleceğe aşılanmasının ilk önce üçüncü dünya ülkelerinden başlandığını görebiliriz. 80`lerde doğmuş nesli ölüm, diri diri yanmak ve şeytan öğeleriyle tanıştıran; müziklerinde ürkütücü ezgiler ve çizgilerinde özenle kullanılmış bir solukluk bulunan “Clementine” çizgi filmini hatırlayanlar olacaktır. 80`lerin sonları ve 90`ların başında TV-1`de (Bugünkü TRT-1) yayınlanan bu Fransız çizgifilminin psikolojik bir savaş aracı olduğu tezleri güçlenince bir daha hiçbir ülkede yayınlanmamış; yayınlanan ülkelerde de sönük de olsa protestolarla çizgi filme karşı durulmuştur. Bugün daha farklı İnsanlığın çok hızlı değişim geçirdiği 2000`li yılların başından itibaren Dünya çok daha farklı yayın ve fikirlerle karşı karşıya kalmıştır. Öncelikle dış kaynaklı kanallarda daha sonra yerli kanallarda yayınlanmaya başlayan yayınlar; değer yargılarına saldırmanın yanısıra şiddete alışmış bir toplum yaratmak art niyeti taşımaya başlamışlardır. Hele ki bir dizi var ki; her bölümünde canlı bir ameliyat sahnesi yer almaktadır... Dizide ameliyat sahnelerine yer vermenin amacı ne olabilir? Aynı dizinin sağlıklı ve “normal” olarak nitelendirilen cinsel hayata aykırı sahneleriyle psikoseksüel bir baskı oluşturmak gibi bir özelliği de mevcut. Her filmde görmeye alıştığınız çatışma, ölüm sahneleri ve hatta bilgisayar kabiliyetlerinin film endüstrince kullanılmasıyla oluşturulan gerçekçi kafa koparma, organ ve vücut parçalama görüntüleri aklı selim insanları bile etkilerken bombaların üzerine gülümseyerek yazı yazan nesillerin yetişmesine ön ayak oluyor... Kaostan Beslenenler Gayri resmi olarak genleriyle oynanmış insan üretildiği söylentileri yalan değilse bugün Afrika’da dakikada 11 çocuğun ölmesine göz yuman Dünya`daki güç odaklarının sadece yemek yiyen ve kendisine verilen işi yapan düşünmeyen insanlar üretmeye girişeceklerini öngörebiliriz. Şayet bu söylentiler yalansa zaten düşünemeyen insanlar oluşturulmaya başlanmış durumda... Yalnız her ne olursa olsun; medeniyetler çatışmasının varlığına ister inanın (hatta hangi eksende gerçekleştiğine siz karar verin) ister inanmayın; kaostan kendilerine fayda sağlayan bir kesimin olduğu muhakkaktır. Tarihteki bütün ihtilafların belli kesimlere siyasi ya da maddi güç sağladığı aşikardır. İşin jeopolitik kısmı, üzerinde sayfalarca yazı yazılacak kadar uzun ve çetrefillidir... O yüzden şimdilik sadece sosyal boyutuna değinmek akıllıca olacaktır. Daha akıllıcası; doğası gereği kapitalist olan insanın kendini savunması gerekliliğidir... Ezmek ve ezilmek nitelikleri ülkelere ve milletlere teslim edildiğine göre, yanıbaşımızda savaşın yer aldığı coğrafyamızda birlik ve beraberlik içerisinde olup, sadece karnını doyurup istenileni yapan; ya da deve kuşu gibi kafasını toprağa gömen bir sürü olmamamız gerekmektedir. Güçlü bir Türkiye için; düşün Türkiye... Sana yönelen her türlü namlunun farkına var! Elinde var olanları sev çünkü başka Türkiye yok... Tevfik Uyar
__________________
Değişmeyen Tek şey değişmezliktir... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
| Görünüm Modları | |
|
|