|
||
![]() |
|
|
| Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
dalgalandım da duruldum
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş: Nov 2006
Mesaj: 3,938
Tecrübe Puanı: 52
Rep Puanı: 4653
Rep Derecesi:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Oğlum Ehsan! Ne haldasan, iyimisan, hoşmusan? Biz seni aramassag, sormassag sen bizi ne ariysin ne soriysin. Sen ne hayırsız evlatmışsan. Yok oğul yok, sen kerç ettiğime bakma. Sen hayırlı bi evlatsın. Bilirsin işte seni canımdan çokca sevdiğimdendir. Sen bakma anacağızına, özleyen ana böyledir işte. Eh oğul, oku, oku!.. Tarlada ekin tırpanlayan ananı, mezardaki şehit babanı oku. Ve sonra oğul, çocukların da seni okusun, semaları gezen seni. Çalış oğul, öyle çalış ki şehit babanın kanını alnında taşı. Taşı ki ilminle ödet gavura hesabını. Devletini milletini yücelt oğul, işte onun için oku!.. Ammaa gara gözlüm, şimdi bağa eyi gulak ver. Bunu bulaman okuyaman kitaplarında. İşte bu anlatacam oğul sana hayat dersim olsun. Oğul, sen kadarken baban Hasbi Ağanın goyunlarını güderdi. Rahmetli Ismayıl deden Hasbi Ağanın yaveriydi. Yavrum Ehsan'ım, o zamanlar Hasbi Ağa senin bildiğin Hasbi Ağa deeldi. Çok gaddardı be oğul çok gaddardı. Daha baban bacak kadar bebeyken bile bi sebep bulur, döver Allah döverdi. Dedenin yaver olduğuna bakma, Hasbi Ağanın üstüne bi de o döverdi zavallı babanı. Çok çektirdiler adama be oğul çook. Yine de ne diyelim, nur içinde yatsınlar. Gelgelelim oğul, baban bi büyüdü, öyle büyüdü ki dalyan gibi oldu. Kömür gibi gapgara gözleriyle kartal gibi bakardı. Sen de gözlerini ondan almışsın. Onun bahtının karasıydı gözlerine vuran, seninki de babanın yası. Henüz terlemişti babanın bıyıkları o zaman; amma, duruşu, yürüyüşü, gonuşması goca adam gibiydi be oğul goca adam. Sabahıla erken su çekmeye gittimdi taşlı guyuya. Guyu başındaki köyün bütün gızları baktım babandan gonuşurlar. Ben ağzımı açmadım oğul, ama bilmezlerdi ki en vurgunu bendim babana. Bakıp bakıp gülerlerdi bağa. O sıra baban geçti guyunun önünden. Onu heç bu kadar yakından görmemiştim be oğul. Yüreğim yerinden çıkacak sandım. Güğümü elimden düşürmüşüm, sular hep yere döküldü. Bi utandım ki oğul sorma. Utangaçtım ben zati evelden beri, bilirsin işte, köy yerinde, ar, namus, gonu, gomşu... Bi gayret gavradım güğümün sapını, bi daha galdırıp bakamadım başımı. Bi ara bi ses işittim, Hatçe abla, Hatçe abla!.. Döndüm baktım, Duvarcı İbraam ustanın oğlu küçük Mıstık, elinde bi kağıt sırtımı dürtüyo. Kağıdı alıp baktım, Memedim bana mektup yazmış. Aldım öpüp gokladım böğrüme bastım... Aah, ah, ''üzüm gözlüm'' demiş... ''Bilirsin, biriktirdim biraz amma yetmez başlık parana. Hatçem gel desem gelirmisin benle, gel Hatçem gaçalım, gidelim buralardan'' yazıyodu mektupta. Gerisi de sır kalsın bağa. Sonrası mı oğul, gaçtık geldik bu goca şehre. Baban küçük bi iş buldu, ben tek göz ama sıcacık evimizde onu bekledim. Haa, bi de bol bol dua ettim oğul. Harp vardı o zamanlar. Kemal Paşa vardı başta, sonra genç Memedler ve hatta kadınlar hep birlikte harbteydiler vatanımızı düşmana çiğnetmemek için. Yok be oğul elbette bende babanın savaşa gitmesini isterdim de korkardım be yavrum. ''Rabbim'' derdim, ''Ordumuz muzaffer olsun, atsınlar düşmanı yurdumuzdan, çiğnetmesinler toprağımızı, namusumuzu gavurlara''. Yaa oğul, işte o vakit baban da gitti askere, hemide goşa goşa. Vatan için can feda. Eyi de ben n'apayım şimdi. Köye geri mi döneyim, koca şehirde neylerim bi başıma... Ama oğul, duydum ki köy kalmamış ki ortada. İşgal etmiş İngiliz gavuru. Rahmetli Şakir deden de köyümüzü savunurken şehit olmuş. Rahmetli anam acısına dayanamayıp o da tezelden erinin yanına varmış. Sade bizim köy değil ki oğul, bütün Antep'i, hatta Maraş'ı, Urfa'yı, Adana'yı hepsini Fransız gavuru ile bir olup almışlar elimizden. Baban Memedim de oraya gitmiş işte. Köyümüzü vatanımızı kurtarmaya. Sonra oğul, dediler ki; cephede mermi bitmiş, top tüfek yok, Memedler aç, yalın ayak harbetmekteler. O sırada sana gebeydim ama ne çare, vatanımız babandan da, benden de, senden de çok daha önemliydi. Vatanımız olmazsa Ehsan'ımız nerede yaşayacaktı oğul. Ben de gözüm gapalı goştum cepheye, Memedime, Memedlere cephane taşıdım kağnılarla, yolda gelir giderken yün çoraplar ördüm çıplak ayaklarına. Her taraf kandı oğul kan, şehitlerimizin kanı. O zamanlar hep kan gördük, kan duyduk, kan kokladık be oğul. Ehsan'ım, o sıralar heç aklıma gelmedi, belki geldi de ben zorla unutturdum kendime, yüreğime. Sanki o hiç ölmezdi oğul, benim erim, dayanağım Memedim hiç ölmezdi. O gavurları yurdumuzdan atınca o tek göz ama sıcacık evimize geri dönecek ve ''ben geldim Hatçem'' diyecekti. Yanılmışım be oğul. Herkes gibi Memedim de ölürmüş meğer. Cepheden bi mektubu geldi. Baban cepheye giderken üzülmüştüm yavrum, ama o beni düşünmüş, düşünmüş de o kadar şiddetli harbin arasında bana mektup yazmış. Mektubu siperde yanındaki arkadaşına vermiş, demiş ''eğer Allah nasib eder ben şehadete erersem bunu Hatçem'e gönder''. Mektup geldi oğul, öyle yazmış ki mektubu heç ağlamadım. Sadece birkaç damla yaş süzüldü gözlerimden. Onun döktüğü onca kana sadece birkaç damla yaş... Neden mi oğul? Çünkü o şehid oldu şehid!.. Bi Fransız gavuru vurmuş onu sanırsam. Sıcacık kanı sulamış toprağımızı, onbinlerce diğer Memed'lerimiz gibi. Düşümde gördüm, melekler öylece alıp götürdüler babanı semalara. Amma oğul, Memedler boşa ölmedi, onlar muzaffer oldu, biz muzaffer olduk. Kurtardık vatanımızı, çiğnetmedik namusumuzu gavura. Memedim Şehid oldu, Antep'im Gazi. Yok oğul yok, sen de ağlama, şehide ağlanmaz. Amma bil ki, benim de ömrüm az kaldı. Şehid olamadım oğul ama sen bağa da ağlama. Çünkü ben ötede Memedime gavuşacam. Onun sarayları var ötede biliyom. Belki Allah Resulüne komşudur? Nerden mi biliyom? Baban adam gibi adamdı be oğul, Allah kötülere şehitlik vermezmiş zati. Sen de onun gibi ol emi? Yüce Rabbımdan niyazım oğul, sen de baban gibi şehid olasın. Yok Ehsan'ım öyle süngü harbinde değil, kalem harbinde... İlminle yücelt bu vatanı, ödet babanın, atanın kanını... Sonra bilesin ki oğul sende gidersin onun yanına. Elveda oğul, elveda!.. Bu sana son mektubum yavrum. Vasiyetimdir: Evlenesin, sen de bir Hatçe bulasın ve bir Ehsanın olsun. Ama onu babasız koma, bilirsin sen babasızlığı. Harbet oğul, düşmanla, cahille, arsızla, hırsızla harbet. Şehid ol oğul şehid ol!.. Seni canından can seven Anan Hatçe. (İhsan bu mektubu annesinin ölüm haberiyle birlikte aldı.) Merve Nur Mert
__________________
Yaşamak,gecenin tüm karanlığına rağmen, buğulu bir cama güneşin resmini çizebilmektir |
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|