Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Osmanlı tarihinin en karanlık idamları

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-24-2007, 10:46   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Osmanlı tarihinin en karanlık idamları


Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN yazısıdır...
Saddam Hüseyin’in idam görüntüleri, hafızamızda 11 Eylül görüntülerinin yanındaki mutena yerini alırken, dikkatlerimizi de idam olayına çevirmiş oldu. Tevafuk bu ya, bir okurum da Osmanlı’da idamları sormuş. Dolayısıyla bu hafta Osmanlı tarihinin en karanlık; ama aynı oranda da en dramatik idam sayfalarından birini açacağım önünüze.
“Tarih, çizilecek bir tablo değil, çözülecek bir problemdir.” demiştir Buckle adlı İngiliz tarihçisi. Ne kadar isabetli bir söz olduğunu bu köşeyi bitirdiğinizde bir kere daha anlayacaksınız. Bazen tek taraflı okumak, insanı ana meselenin uzağına nasıl savuruyor. Bu yüzden sadece Osmanlı tarihçilerini okuyarak Osmanlı tarihini hakkıyla kavrayamayacağımızı da göreceğiz.

Şimdi bazılarınız bana kızdınız, biliyorum; ama işin hakikati tek taraflı ortaya çıkmaz ki. Başka gözler, başka bakış noktaları, “kale arkası kamera” vs. hepsi seferber edilmelidir tarihi araştırırken. Nasıl topun çizgiyi geçip geçmediğini merak ettiğimizde sıfır noktasındaki kameraya uzatıyorsak bakışlarımızı, tarihteki bir olayın çizgiyi geçip geçmediğini öğrenmek için de en yakındakiler kadar en uzaktakiler de göreve çağrılmalıdır. Bu yüzden bir tarih metodu dersi gibidir Cidde olayları.

Tarih: 15 Temmuz 1858 Cuma.
Yer: Şimdiki Suudi Arabistan’ın Cidde Limanı.
Anlatan: Ord. Prof. Enver Ziya Karal.
Kaynak: Türk Tarih Kurumu Yayınları’ndan çıkan “Osmanlı Tarihi”nin Islahat Fermanı cildi. (s. 32-33)

Bölgede Osmanlı Devleti’nin hükümranlığının devam ettiği yıllar. Büyük bir halk kalabalığı birtakım fesatçılara katılarak Hıristiyanların üzerine yürümüş ve mahiyeti “dinî” olan bir kavga başlamıştır. Fransız Konsolosu ile İngiliz Viskonsolosu, Cidde’de bulunan kendi tebalarını korumak isterken öldürülmüşler, emniyet güçleri de olayları bastırmakta yetersiz kalmıştır. Tabii İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak harekete geçmiş, savaş gemilerini yollayıp Cidde Limanı’nı bombardıman ettirmişler, daha sonra askerleri şehre çıkıp olayın elebaşılarını yakalayıp 10’unu idam etmişlerdir.

Karal’a göre Cidde olayları “mutaassıp bir halk güruhunun eseri”ydi ve bu bakımdan “teessüfe şayan”dı. Ancak İngiltere ve Fransa’nın da şehri bombalaması ve adaleti yerine getirmek için adam asmaları tasvip edilir gibi değildi. Bu ecnebi müdahalesi Müslüman halk ve özellikle Dürziler arasında önceden kestirilemeyen bir heyecan yaratmış ve hemen arkasından Dürzilerin Marunilere saldırmalarıyla Suriye’de bir intikam isyanına sebebiyet vermiştir.

Olayı burada kesen Ordinaryüs Profesörümüzün meseleyi “din” ve “taassup” temelinde ele alışı sizin de dikkatinizden kaçmamıştır. Bu fazlasıyla taraflı anlatımın asıl ihmal ettiği nokta ise olayın uluslararası bağlantısıydı. Meseleyi ‘bir mutaassıp dindar güruh’a havale ederek işin içinden sıyrılmaya kalkınca bunu Menemen gibi iç olaylarda yutturabilirsiniz belki; ama Cidde olayları gibi yabancıların da işin içinde bulunduğu olaylarda dış gözlerin takibinden kurtulamazsınız.

Burada bir parantez açarak alim tarihçimiz Cevdet Paşa ne demiş diye bakınca yine mat bir yüzeyle karşılaşıyoruz. Gerek “Ma’ruzât”ında, gerekse “Tezâkir”inde olayı gayet yüzeysel olarak geçen Paşamız, onu “gâile” olarak adlandırmıştır. Karal’dan tek farkı, çıkış sebebini “bir gemiye İngiliz ya İslam sancağı çekilme”si olarak tespit etmiş olmasıdır. Bir de İngiliz konsolusunun “pek fena bir adam” olduğu notu dikkat çeker. O kadar.

Peki hakikaten bundan mı ibarettir “Cidde gailesi”? Bu soruyu sorunca farklı kaynaklardaki malumatı önünüze dökmek vacip oluyor fakir için. Artık yerimiz ne kadarına müsaade ederse...

Önce yıla dikkat edelim: 1859. Bu, Islahat Fermanı’nın üzerinden 3 yıl geçtiğini gösterir. Aynı yıl Paris Kongresi’nde Türkiye “Avrupa Konseri”ne, yani uyumuna dahil edilmiştir. (Yani biz AB’ye 150 yıl önce girmiştik aslında. Tabii sözde!) Dolayısıyla fermandan destek bulan Avrupalı tüccarlar Cidde Limanı’nda üslenmişler, hatta İngiliz buharlı gemileri İslam âleminden Müslümanları deniz yoluyla hacca götürüp getirmeye bile başlamıştır. Bu yeni gelişmenin Kızıldeniz civarında yüzyıllardır iş yapan başta Hadramevtli gemiciler olmak üzere bölge sakinlerinin geçim kaynaklarını baltalayacağını kestirmek için kâhin olmaya gerek yok. Yani 1859’da Cidde, İngiliz ve Fransız tüccarlarının cirit attıkları, büyük ticarethaneler açtıkları canlı bir liman şehridir.

Islahat Fermanı ile “eşitlik artı ayrıcalık” gibi eşine az rastlanır bir avantaj elde eden yabancı tüccarın palazlanacağı yeni bir döneme girilmiş oluyordu. İşte Cidde’de ilki 1857’de çıkan Hıristiyanlara karşı silahlı saldırıların bir sebebi buydu.

Ancak asıl sebep, bir yıl önce kanlı bir şekilde bastırılan Hint isyanıydı. 1857’de İngiliz idaresine karşı başlatılan ve Müslümanların başını çektiği büyük isyan, bir yıl kadar sürmüş ve kanlı bir şekilde bastırılmış, geniş çaplı idamlar ve sürgünlerle sonuçlanmıştır. Bu, modern tarihte İslam âleminde emperyalistlere karşı başlatılan Cihad’ın ilk adımı olmuş, adeta bir kırılma noktası meydana getirmişti. İngilizler Hindistan’ı toptan Hıristiyanlaştırmaya karar vermişler, bu da özellikle Müslümanları harekete geçirmişti. İsyan sonunda binlerce Hintli öldürülmüş ve asılmış, diğer suçlular ise kitleler halinde sürgüne gönderilmişti.

Nereye mi? Yemen’e, Mısır’a, İstanbul’a, Cidde’ye, Mekke ve Medine’ye... Nitekim 1860’larda Cidde’deki İngiliz konsolosu, Arabistan’da 10 bin Hintli Müslüman’ın varlığından söz etmektedir. Bu on binlerce insanın içlerindeki İngiliz düşmanlığını gittikleri yerlere taşımalarından ve etraflarına aşılamalarından daha doğal bir şey olamazdı. Zaten Cidde olayı da İngiliz konsolosunun bir Müslüman kızına sarkıntılık etmek istemesinden çıkmıştı. Burasına kadar gelen halk, Hintli asilerin de tahrikiyle olayları başlatmıştı.

İşte Cidde’de baş gösteren ecnebi düşmanlığının kökleri, bir yıl önce kanlı bir şekilde bastırılan Hint isyanına dayanıyordu.

Peki Osmanlı ne yaptı bütün bu olanlar karşısında? Elmecbur, suçluları yakalattı ve kendi eliyle idam ettirdi. Takvimler, 12 Ocak 1859’u gösteriyordu. Osmanlı tarihinin en karanlık idam seanslarından biri Cidde’de gerçekleşiyor, beri yanda tarihlerimizin gözlerinden uyku akıyordu.
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 13:31.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382