Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Vahdettin ve Mustafa Kemal sürekliliği (1919-1922)

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-15-2007, 20:25   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Vahdettin ve Mustafa Kemal sürekliliği (1919-1922)


1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’nin ardından Damad Ferid Paşa, yayınladığı bir bildiride, Sultan Vahdettin’i kastederek, “Padişah’ın kalbi, halkının kalbiyle beraber titremektedir.” diyordu. Vahdettin’in popülaritesi, halk arasındaki itibarı yükselişteydi. Çünkü memleketin başına musallat olan İttihatçı ekibe düşmandı. Osmanlı Devleti’nin, hak etmediği halde ağır bir yenilgi ile çıktığı Birinci Dünya Savaşı’na soktukları için İttihatçıları halkla beraber suçlu buluyordu. (Mustafa Kemal Paşa da, Vahdettin de İttihatçılara karşıydı; bu, birleştikleri noktalardan birisiydi.)
Nitekim Mustafa Kemal 1919’dan itibaren bütün bildirilerinde Sultan ve Halife’nin şahsını hedef almamış, tam tersine, onu korumak ve düşmanın zincirlerinden kurtarmak için çabaladıklarını ilan etmişti. Hatta 24 Nisan 1920 tarihinde, yani TBMM’nin açılışının ertesi günü Meclis’te yaptığı konuşmada, “Halifenin kutsal şahsiyeti”nden söz edince, meşhur Bakü Kongresi’nde Sovyet yöneticisi Zinoviev tarafından şiddetli bir eleştiriye maruz kalmıştı.

Vahdettin’in tahttan indirilmesi teklifi ilk defa 25 Eylül 1920 tarihinde gündeme gelmişti; lakin bu teklife karşı çıkanlardan ilki, yine Mustafa Kemal olmuştu. Gerekçesi de, üzerinde yalnız Halife sıfatı kalan birisi uğruna milletin savaşmayacağıdır. Ocak 1921’e geldiğimizde, Ankara’da demokrasi ilkesine dayalı geçici anayasa tasvip edilince Mustafa Kemal Paşa, Padişah’a bir öneride bulundu ve bir hatt-ı hümayun çıkararak TBMM’yi tanımasını istedi; aksi halde tahtın meşruiyeti tehlikeye düşecekti (“Nutuk”, cilt II, 1934, s. 90). Vahdettin bu öneriyi kabul etmese de, ismi 1922 Kasım’ına, yani İstanbul’u kendi ayaklarıyla terk edinceye kadar cuma hutbelerinde okunmaya devam etmişti.

Oliver Baldwin adlı soylu bir İngiliz siyasetçisi, 1932 Nisan’ında Erzurum’u ziyareti sırasında bize ilginç görünen, ama o vakitler için vukuat-ı âdiyeden sayılmak gereken bir olaya şahitlik etmişti. Erzurum’da Vahdettin’in doğum yıldönümü kutlanmaktadır. Şunları yazar Baldwin:

“Padişahın doğum günü şerefine büyük bir merasim düzenlenmişti; askerî birlikler flamalarıyla geçit resmi yapıyor, idarecilerinin (yani Vahdettin’in) iyilikleri ve Mustafa Kemal Paşa’nın dehası üzerine nutuklar çekiliyordu. Böyle bir merasim alakamı çekti, zira ben 1921 ‘Kemaliye’sinin son derece cumhuriyetçi olacağını tasavvur etmiştim.”

Şuna da dikkat edilmelidir ki, Mustafa Kemal, Temmuz 1919’da, Erzurum’a ulaştıktan bir gün sonra Vahdettin’in cülus (tahta çıkış) yıldönümü kutlamaları yapılıyordur ve bizzat resmî memurlar ile sivil görevlilerin tebriklerini kabul etmiştir; tabii Padişah adına!

Alman araştırmacı Gothard Jaschke’nin 50 yıl önce İngilizce yayınlanmış olan bir makalesinden (”The Moral decline of the Ottoman dynasty”) derledim yukarıda okuduğunuz bilgileri. Benim gibi şaşırtıcı ve ilginç buldunuz mu bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey varsa, o da, Cumhuriyet’in “erken” tarihinin, henüz çok taraflı olarak yazılmamış olduğudur. Bu tarihi yazma zamanının, geç de olsa geldiğini söyleyebiliriz şimdilik. Yazıldıkça bize keskin bir kopuş olarak anlatılan Osmanlı-Türkiye eklemlenmesinde bakalım daha ne çarpıcı süreklilikler bulacağız?

İrade-i Milliye seferberliği

Geçen hafta “Cumhuriyet tarihini yazarken ihmal edilen kaynaklardan “İrade-i Milliye” gazetesinin nüshalarını bulup tamamını (ki yaklaşık bin sayfa tutmaktadır) yeni harflere aktarma işinde var mısınız?” diye sormuştum. Doğrusunu söylemem gerekirse, bu kadar yoğun bir talipli kitlesi ve bu sayıda gönüllü çıkacağını tahmin etmemiştim. Çağrımı tekrarlıyorum; ama özellikle Osmanlıcası iyi olanları tercih edeceğim. Gelen mesajları inceliyorum. Bu organizasyonu nasıl yapabileceğimiz hususunda düşünüyorum. (Teklifi olanlar varsa bildirsinler.) Muhtemelen bir web sitesi üzerinden bu işi yapmak daha doğru olacak. Ancak öncelikle yapmamız gereken şey, ister Sivas’ta olun, ister Chicago’da, bulunduğunuz yerdeki kütüphanelerde “İrade-i Milliye”nin nüshalarının olup olmadığını tespit etmek olmalıdır. Ben kendi payıma, İstanbul’da birkaç arkadaşımla araştırmalara başladım. İlk 10 sayıya (ki benim için asıl önemli olanlar bunlardı) ulaştım. Eğer bu koleksiyonu toplamayı başarabilirsek, yakın tarihimiz adına ciddi bir adım atmış olacağız. Latin harflerine aktarma işine daha sonraki bir tarihte başlayacağız.

Yazmaya ve özellikle soru sormaya devam edin. Zira gelecek haftadan itibaren burada bir köşe açarak, her hafta en az bir sorunuzu cevaplandırmak istiyorum. Böylece sizin de katkılarınız köşeme bu şekilde yansımış olacak.

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 09/10/2005 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 15:00.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382