Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » İslamiyet’in Amerika’daki ilk misyoneri

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-16-2007, 13:35   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan İslamiyet’in Amerika’daki ilk misyoneri


Tarihin katlarını açmaya başladığınızda işin nereye gideceğini tahmin dahi edemezsiniz. Öylesine dal budak salar ki konu, yabancı zannettiğiniz birçok yüze ne kadar aşina olduğunuzu fark eder, gitmediğiniz kıtalar ayağınıza gelir, mekânın peteklerinde gizlenmiş zaman mumları yanmaya ve içinizi ışıtmaya koyulur.
Bu defa da böyle oldu. II. Abdülhamid’in 1893 Şikago Dünya Fuarı’nda ‘Oryantal’ bir Osmanlı görmeye heveslenen Amerikalılara nasıl yaman bir sürpriz hazırladığını yazmıştım ya, o iş orada kalmadı, büyüdü, büyüdü ve Amerika’da İslamiyet’in köklerinden birine sarmaşık gibi dolandı. Bu yazıda Abdülhamid-Amerika ilişkilerine bakarken, yüzü karanlıkta kalmış bir başka şahsiyete de kement atacağız.

Şikago Fuarı sadece ülkelerin kendilerini ‘teşhir’ ettikleri sergilere değil, aynı zamanda çok sayıda etkinliğe de sahne olmuştu. Bazıları bu her Allah’ın günü yeni bir etkinliğin baş gösterdiği dönemde şehrin “kâinatın merkezi” haline geldiğini dahi söylemişlerdi. İşte bunlardan birisi de, Türkiye’nin 1990’lı yılların ortalarından itibaren -yani neredeyse bir asır sonra- aşinası olacağı dinler arası diyalog çalışmaları olmuştu.

Birinci Dünya Dinleri Kongresi 10-27 Eylül 1893 tarihlerinde yapılacaktı. Bu, ABD tarihinin en önemli tarihî ve kültürel hadiselerinden biri sayılıyordu. Tebliğ gönderenler arasında, kongrenin “dünya tarihinin en önemli olaylarından biri” olduğunu beyan etmiş olan ünlü Alman Şarkiyatçısı Max Muller de vardır. Kongrede İslamiyet’i temsil görevi ise bir Amerikalıya, Muhammad Alexander Russell Webb’e düşmüştür.

‘Peki kimdir bu zat-ı muhterem? Hangi hakla İslamiyet’i temsil etmiş?’ diye geçirdiniz içinizden sanki. Ben de aziz dost İbrahim Özdemir’in Ömer Faruk Abdullah’tan çevirdiği makale sayesinde haberdar oldum kendisinden. Öğrendim ki, ABD’de, özellikle beyazlar arasında İslam’ın yayılmasında onun olağanüstü katkıları olmuştur.

1846’da New York’ta Presbiteryen bir ailede doğan Webb, babası gibi uzun yıllar (35 yıl) gazetecilikle iştigal etti. “Hudson Daily Star” gazetesinin editörlük ve sahipliğini üstlendi. Başka gazetelerde de çalıştıktan sonra siyaset ve diplomasi sahnesinde görüyoruz onu. Önce Cumhuriyetçidir, sonra saf değiştirip Demokratlaşır. Bu saf değiştirmede Başkan Grevor Cleveland’ı desteklemesi büyük rol oynamıştır. Siyasette ahlak reformu yapma vaadinde bulunan Cleveland, ruhî ve manevî bir değişimi amaçlıyordu, Webb de; her ikisi de emperyalizm aleyhtarıydı; Bush’un tersine, Amerika’nın diğer milletlerle ilişkisini “vicdan” üzerine oturtmaya gayret ettiler.

Cleveland günün birinde Webb’i Filipinler’e başkonsolos olarak atadığında, nasıl bir kader yalımına dokunmakta olduğunu tabii ki bilemezdi. 1887’de Filipinler’e giden Webb, zaten daha önce Hıristiyanlıktan şüpheye düşmüş ve mistik akımlardan, Doğu dinlerinden, Budizm’den, ruhçuluktan vs. medet umar olmuştur. Manila’ya gitmesi teklif edildiğinde, arayışlarına Doğu’da yeni bir ivme kazandıracağını ummuştu. Ama İslamiyet onu Amerika’da değil, bu yeni topraklarda bir gölge gibi takip ediyordu.

Filipinler’de daha önce görmediği kitaplara ve belgelere erişti. Emir Ali’nin “İslam’ın Ruhu” adlı kitabını okuyunca feleği şaştı. İslamiyet’i tanımak için büyük bir merak uyandı içinde. “Arabistan Peygamberi”nin hayatını merak etti. Ardından konsolosluk işlerini bir yana bırakıp kendini İslam’ı incelemeye adadı ve aynı yıl Müslüman oldu. Amerika’nın Filipinler Başkonsolosu, bir Müslüman beyaz Amerikalıydı artık. Onun “ilk Müslüman Amerikalı” olup olmadığı kesin değil. Ancak Webb’in, İslam’ın Amerika’da yayılması için canla başla çalışan “ilk Müslüman misyoner” olduğu açık. Çünkü kaba kacağa sığmayan bu delişmen ruh, İslamiyet’le müşerref olduktan sonra, 1892’de görevinden istifa ederek Amerika’ya dönmüş ve kolları sıvayıp işe girişmişti. Onun adı artık “Muhammad”dı.

İşte Şikago Fuarı’nın açıldığı sene, aynı zamanda Webb’in Amerika’da tebliğ dükkânının kepengini açtığı tarihtir. Yeni “misyon”unu şöyle açıklamıştı kendisi: Kilise çürümüştür, Amerikan şehirlerinde zeki ve ilerici birçok insan, kilisenin bu durumundan dolayı arayış halindedir. İslamiyet bu derde derman olacak tek dindir. Öyleyse, iş başına.

Broadway Caddesi 1122 numarada açtığı büroyla işe başlayan Webb, “The Moslem World” adlı dergiyi ancak 7 ay çıkarabildiyse de, son olarak Fethullah Gülen Hocaefendi röportajını yayınlayan “Muslim World” dergisine ilham kaynağı oldu. Konferanslar verdi, yazılar yazdı, kütüphaneler ve okuma odaları açtı, çalışma grupları oluşturdu, velhasıl Amerika’da İslamiyet’in yayılması için akıl almaz bir azimle çalıştı. “Amerikan Müslüman Kardeşliği” adlı, Hz. Peygamber’in hayatını, ahlâkını, hedefini ve öğretilerini incelemeyi amaçlayan bir kurum oluşturdu. Kur’an-ı Kerim’i sağlıklı bir şekilde İngilizceye çevirmeyi planladı. Amerika’nın, filmlerden de hatırlayacağınız en ünlü caddelerinden birisi olan Broadway üzerinde bir cami açtı. Ancak vefatından bir yıl önce, maddi kaynak yetersizliği yüzünden bu caminin kapanmış olması gerçek bir talihsizliktir. Bugün yerinde olsaydı, muhakkak ki Amerika’da İslamiyet’in varlığı adına son derece değerli bir sembol işlevi görecekti.

Şikago Fuarı’nda İslamiyet hakkında peş peşe iki çok önemli konferans veren Muhammad Webb kardeşimizi hıncahınç dolan salonlarda dinleyenler arasında Amerikan edebiyatının şahikalarından Mark Twain’in de bulunduğunu ve ünlü romanı “Tom Sawyer”da Müslümanlar hakkındaki bahiste sözü edilen kişinin Webb olduğunu söylemekle yetinelim şimdilik. Çünkü açıldıkça açılıyor tarihin katları, gördüğünüz gibi.

Abdülhamid’in çocuk ruhu

Bayan Max Muller, Abdülhamid’in Şikago Fuarı’ndaki performansından etkilenmiş olacak ki, ertesi yıl sefir olan kocasıyla İstanbul’un yolunu tutmuş ve Sultan’la birkaç defa görüşme şerefine nail olmuş, Yıldız’daki özel kütüphanesi ile “kumruhane”sini gezdikten sonra onun hakkında şu ilginç satırları yazmıştır: “Harikulade mükemmel bir ev sahibi, çok zeki ve çok güzel konuşan, iyi kalplı ve merhametli.., daima etrafını memnun etmek arzusu ile dolu bir insan... Çocuklara karşı beslediği büyük sevgi herkesin malumudur. İstanbul’da iken duymuştuk, Saray’da bir oda dolusu Paris’ten getirtilmiş en güzel ve değerli çocuk oyuncakları varmış. Harem dairesine ziyarete gelen bir annenin çocuğunu da beraberinde getirdiğini padişah duyar duymaz, derhal bu oyuncaklardan birini o çocuğa gönderirmiş.” (”İstanbul’dan Mektuplar”, Çev. Afife Buğra, İst. 1978, s. 163-164.)

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 18/09/2005 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:30.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382